Tevfik Akdağ kimdir? Hayatı, Eserleri

29 Şubat 1932 yılında İzmir’de dünyaya gelen Tevfik Akdağ, 28 Eylül 1993’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Tam adı Tevfik Fikret Akdağ olan şair, Maliyeci İhsan Akdağ ve Havva Hanım’ın oğludur. Ortaöğrenimini 1951’de İzmir İnönü Lisesinde tamamlayan Akdağ, 1958’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu.

Haber Merkezi / Küçük yaşlarda başlayan şiir tutkusu üniversite yıllarında da devam etti. İlk şiirleri 1952’den itibaren Mülkiye, Varlık, Ataç, Şairler Yaprağı, Yeditepe gibi dergilerde yayımlandı. Askerlik vazifesini tamamladıktan sonra İş Bankası ve Merkez Bankası’nın ardından uzun yıllar Akbank’ta müfettiş olarak görev yaptı, emekliye ayrıldı.

Akdağ, ilk şiirlerinden sonra ürünlerini Pazar Postası, Yelken, Yeditepe, Türk Dili, Ataç ve Papirüs dergilerinde yayımladı. Ankara’da yaşadığı yıllarda İlhan Berk, Turgut Uyar, Yılmaz Gruda, Tarık Dursun K., Muzaffer Erdost ve Orhan Duru ile 6 sayı süren (Ocak-Haziran 1955) Şimdilik adlı bir fikir ve sanat gazatesi çıkardı. “Gazetenin ilk üç sayısında sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Tevfik Akdağ’dır”.

İkinci Yeni hareketi içinde ikinci planda da olsa adı geçen Akdağ, Asım Bezirci’ye göre ismi öne çıkan altı şair (T. Uyar, C. Süreya, E. Cansever, E. Ayhan, A. Oktay, Ü. Tamer) kadar bu hareketin kurulmasına, gelişmesine ve yayılmasına emeği geçen şairler arasında yer aldı.

II. Yeni tarzı şiirlerini 1968’de yayımlanan Lacivert Kanatlı Bir Kuştur Gece’de topladı. İkinci şiir kitabı Çıplak ve Sevinçle’yi uzun bir aradan sonra 1977’de çıkarır. İki bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde ilginç bazı imgeler üzerine kurulan ve ilk okuyuşta bir çoğaltma, bir yineleme izlenimi ve duygusu veren bir teknik görülür. İkinci bölümde boyutları kısa ve tekniği farklı şiirler daha yalın, sese daha önem veren bir ustalığın ürünleridir.

“Kişisellikten toplumsala kadar uzanan bir özü getiren bu bölümdeki şiirleriyle Akdağ, bir yaşama sevinci, mutluluk, tertemiz bir sevi ardında görülmekte ve dünyaya gelişle ‘Çıplak ve Sevinçle’ başlayan bu özgür ve mutlu yaşamdan haz alışın havasını duyurmaktadır. Farklı bir şiir tekniği, özgün imgeleriyle yaşama sevinci ve yaşamdan duyulan mutluluk özlemi, Akdağ’ın şiirlerinin ilgi çekmesinin asıl sebeplerini oluşturur.

“Kimse Soğutmaz Beni”

Savrulsa da uzaklara düşüncen
Tıkansa da sevgimin pınarı
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Uğraşsam da söndürme hızını
Bastırsam da aklımla fışkıranı
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Vurulsa da doğam zincirlere
Yasaklansa da huylarım sana
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Kör etseler de beni
Sağır koysalar da bir kenarda
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Paramparça olsa da beynim
Dağılsa da algımın çatısı
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Sarsılsa da değer yargılarım
Sallansa da boşlukta duygularım
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Uyansam da aşk deliliğinden
Silkinsem de çılgın sarhoşluğumdan
Sıcaklığını taşıyorum içimde

Gömülse de evren sulara
Kalmasa da tek kıpırtı
Sıcaklığını taşıyorum içimde

“Küçük Haberciler”

Şairler küçük hırçın habercilerdir
Gelirler aramak için yaşamın özünü

Her çizgisindedirler coğrafyanın
Kurarlar iç denizlerinde duygu adalarını

Sesleri ayrıdır müzik parçaları gibi
Aldırmazlar anlaşılmasalar da çalarlar çalgılarını

Vücutları yoktur gerçekte
Sözcüklerle giyindikleri

Dili kazarlar durmadan
Bulmak için sevginin gizini

Ruhun en eski bilginidirler
Dizelerin dibinde yoğunlaştırırlar maddenin bu işlevini

Kimi kez gözlerini ayrıntı kamaştırdığından
Görmez olurlar bütünün düzenini

Bilinçleri uyanıktır bakışları uyuduğunda
İlk sorandırlar yeni nedenleri

Ne düş kırıklığına uğrarlar bulamadıklarında
Ne aramadan usanırlar gerçeğin izini

Ve insana inanırlar en güzeli
Getirdikleri bunca kitaptan belli değil mi