Recaizade Mahmud Ekrem Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Mart 1847’de İstanbul’da dünyaya gelen Recaizade Mahmud Ekrem, 31 Ocak 1914’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Babasından Arapça ve Farsça öğrenen Recaizade Mahmud Ekrem, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan’dan mezun oldu. Harbiye İdadisi’niden sağlık sorunları nedeniyle öğrenimini tamamlamadan ayrıldı.

Haber Merkezi / Hariciye Mektubi Kalemi’nde çalışmaya başladı. Tanzimat ve Nafia dairelerinde başmuavinlik, Danıştay üyeliği, Mekteb-i Mülkiye ve Galatasaray Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği, Kamil Paşa kabinesinde birkaç ay Evkaf ve Maarif Nazırlığı , Meclis-i Âyân üyeliği yaptı.

Recaizade Mahmud Ekrem, Namık Kemal’le tanışmasının ardından edebiyat çevresine girdi. Tasvir-i Efkar gazetesinde yazmaya başladı. Namık Kemal gazetenin yönetimini Recaizade Ekrem’e bırakarak Avrupa’ya kaçtı. Döneminin yazarları gibi siyasetle fazla ilgilenmedi, kendisini edebiyata verdi. Yazılarını Ahmet Mithat Efendi’nin çıkardığı Dağarcık dergisinde yayımlamaya başladı. Batı edebiyatından çevirmeler yaptı. Eski edebiyatı savunan Muallim Naci ve çevresiyle girdiği edebiyat tartışmalarıyla Edebiyat-ı Cedide akımının doğmasına zemin hazırladı. Başta Tevfik Fikret olmak üzere döneminin genç şair ve edebiyatçılarını çevresinde topladı. Öğrencilerini Tevfik Fikret’in yönetiminde Servet-i Fünun dergisine yöneltti ve Edebiyat-ı Cedide’nin doğuşuna öncülük etti.

Kendisinin yetkin tiyatro oyunu olarak bilinen Çok Bilen Çok Yanılır, ölümünden sonra yayımlandı. Sanatta güzellik ilkesine bağlı kaldı. “Sanat sanat içindir” anlayışını savundu. Doğaya dönük, insanı doğa içinde ele alan, oğlu Nejad’ın ölümünden duyduğu acıyı dile getiren şiirler yazdı. Aşk ve ölüm temalarını işledi. Eski-yeni edebiyat tartışmalarının merkezinde yer aldı. Tek romanı, Türk edebiyatında gerçekçiliğin ilk örneklerinden sayılan Araba Sevdası adlı eseridir.yazar bu eserde ailesinin parasını zevk ve eğlencesine harcayanları eleştirdi. Bu eseri yazdığı dönemde ailesini karşısına almış ve baba mirasından olacağını bile bile eserini yazmaya devam etmiştir.

Eserleri;

Şiir; Nağme-i Seher (1871), Yadigâr-ı Şebâb (1873), Zemzeme (3 cilt, 1883-1885), Tefekkür (düzyazı ile karışık, 1888), Pejmürde (düzyazı ile karışık, 1893), Nijad Ekrem (2 cilt, anılarla birlikte, 1900-1910), Nefrin (1914)

Roman; Araba Sevdası (ilk realist roman)

Öykü; Saime (1888), Muhsin Bey Yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1890), Şemsa (1895)

Oyun; Afife Anjelik (1870), Atala Yahut Amerikan Vahşileri (1873), Vuslat Yahut Süreksiz Sevinç (1874), Görev Çağrısı (1914), Çok Bilen Çok Yanılır (1916)