OPEC+, Petrol Fiyatların Düşmemesi İçin Üretimi Azaltma Kararı Aldı

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve Rusya (OPEC+) dünya ekonomisindeki yavaşlama endişesi karşısında fiyatların düşmemesi için petrol üretimini azaltma kararı aldı. Petrol üreticileri söz konusu kararla ekim ayında üretimi günlük 100 bin varil düşürecek. Bu miktar ekim ayı için küresel talebin yüzde 1’ine denk geliyor.

Üyeler ayrıca istikrarsızlığın sürmesi halinde OPEC lideri Suudi Arabistan’ın bir sonraki toplantının yapılacağı 5 Ekim tarihinden önce gerektiğinde olağanüstü toplantı çağrısı yapması üzerinde anlaştı.

Karar esas olarak OPEC’in petrol fiyatlarında önümüzdeki aylarda yaşanabilecek büyük dalgalanmaları gözlemlerken statükoyu korumasına imkan veriyor.

Dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan geçen ay yaptığı açıklamada, yaşanabilecek yüksek fiyat dalgalanmalarına karşı üretimi kesme olasılığına işaret etmişti.

Brent ham petrolün varil başına fiyatı Batı’daki ekonomik yavaşlama ve resesyon korkularıyla 120 dolardan 95 dolara gerilemişti. OPEC+’nın kararı pazartesi günü fiyatları yüzde 4 civarında yükselterek Brent ham petrol fiyatını 96,40 dolara çıkardı.

İran mesajı

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak OPEC+’nın üretim azaltmasının zayıf küresel ekonomik büyüme beklentilerinin bir yansıması olduğunu kaydetti.

Ancak, 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlanması halinde İran ham petrolünün yeniden piyasalara dönerek arzı arttırma olasılığı da petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. Petrol aracı şirketi PVM uzmanı Tamas Varga petrol üretimini azaltma kararında siyasi bir açı bulunduğu ve Suudi Arabistan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne İran nükleer anlaşmasının canlandırılması konusunda mesaj vermeye çalıştığını düşünüyor.

İran nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması ve karşılığında yaptırımların hafifletilmesi halinde İran’ın arza günde 1 milyon varil eklemesi bekleniyor, bu da küresel tüketimin yüzde 1’ine denk geliyor.

Beyaz Saray’dan pazartesi günü yapılan açıklamada ABD Başkanı Joe Biden’ın enerji arzını ve düşük fiyatları desteklemek için gerekli bütün tedbirleri almayı taahhüt ettiği ifade edildi.

Uzmanlar ne diyor?

Enerji, danışmanlık ve analiz şirketi Energy Aspects uzmanı Matthew Holland Reuters haber ajansına yaptığı değerlendirmede OPEC+’nın “makro ölçekteki ekonomik zayıflığın yarattığı ve uzun süredir devam eden fiyat istikrarsızlığına, düşük ticaret hacmine, Çin’de Covid-19’a karşı yinelenen kapatmalara, olası İran-ABD nükleer anlaşmasına dair belirsizliklere ve Rus petrol fiyatlarına tavan uygulaması getirilmesine karşı” temkinli hareket ettiğini belirtti.

Yatırım bankası ve finansal hizmetler şirketi UBS’ten Giovanni Staunovo “Üretim kesintisi petrol fiyatlarının varil başına 90 doların üzerinde kalması amacına işaret ediyor” dedi.

Siyasi risk danışma danışmanlığı veren Eurasia Group’tan Raad AlKadiri ise “Bu bir niyet göstergesi… Üretim kesintisi kararı ‘bizi hafife almayın’ mesajını esaslı bir şey yapmadan güçlendiriyor” yorumunu yaptı.

Finansal hizmetler şirketi Oanda’dan Craig Erlam ise dünyanın hayat pahalılığı krizi ile karşı karşıya olduğu bugünlerde üretim artışının yeni dostluklar yaratmayacağı görüşünde.

Fiziksel piyasadan gelen işaretler arzın sıkı olduğunu ve Batı, Rus ihracatını yeni yaptırımlarla tehdit ederken, birçok OPEC ülkesinin hedeflenenden daha az ürettiğini gösteriyor

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’dan enerji arzına tavan fiyat uygulaması getirilmesi fikrini destekleyen ülkelere petrol sevkiyatını durduracağını belirtmişti. Rusya, Avrupa’ya yönelik doğal gaz akışını da azaltmayı sürdürüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Petrol Devi Aramco Kar Rekoru Kırdı

Suudi Arabistan’nın ulusal petrol ve doğalgaz şirketi Aramco (Saudi Arabian Oil Company), 2022’nin ikinci çeyreği için 48,4 milyar dolar kârla kendisine ait kar rekorunu kırdı.

BBC Türkçe’nın aktardığı habere göre, geçen yılın aynı döneminde 25,5 milyar dolarlık kâr açıklayan şirket, böylelikle kârını yüzde 90 oranında artırmış oldu.

Bu miktarda bir karın en büyük sebebi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle birlikte petrol ve gaz fiyatlarının artması oldu.

Rusya, dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından birisi. Ancak Batılı ülkeler, enerji ihtiyaçları için Moskova’ya olan bağlılıklarını azaltacaklarını söyledi.

Suudi şirket, rekor kârların yanı sıra üçüncü çeyrek için temettüsünü değiştirmeden 18,8 milyar dolarda tutacağını açıkladı.

Şirket, talebi karşılamak için genişlemeye devam edeceğini söyledi.

Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, “Kısa vadedeki ekonomik belirsizlik ve piyasa oynaklığı devam ederken bu yılın ilk yarısında yaşananların sektörde devam eden yatırımların gerekli olduğu görüşümüzü doğruluyor” dedi.

Nasser, “Kısa vadeli küresel tahminler üzerindeki aşağı yönlü ekonomik baskılara rağmen, petrol talebindeki artışın devam etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ülke ekonomilerinin Covid-19 pandemisinden kurtulmaya başlaması ve talebin arzı karşılayamaması nedeniyle, petrol fiyatları Ukrayna savaşı öncesinde de yükseliyordu.

ExxonMobil, BP ve Chevron da dahil olmak üzere dünyanın en büyük petrol üreticileri, emtia fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle bu dönemde rekor kârlar açıkladı

ABD Başkanı Joe Biden Haziran ayında, Exxon’un “bu yıl Tanrı’dan daha fazla para kazandığını” söyledi.

Rusya, Ukrayna Üzerinden Avrupa’ya Petrol Sevkiyatını Durdurdu

Rusya’nın komşusu Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş, 167. gününde devam ediyor. Rusya’nın petrol boru hattı temsilcisi Transneft, Rusya petrolünün Ukrayna üzerinden Avrupa’ya sevkinin durdurulduğunu açıkladı.

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Transneft, Rusya petrolünü Ukrayna üzerinden Macaristan, Slovakya ve Çekya’ya taşıyan Drujba hattının güney kolu için Ukrtransnafta şirketine ön ödeme yapılmasının gerektiğini, fakat son ödemelerin Transneft’e geri döndüğünü söyledi.

Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’nın işgali sebebiyle Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar nedeniyle ödemenin yapılamadığını aktaran Transneft, gerekli ödemenin gerçekleşmemesi üzerine Ukrtransnafta’nın Transneft’e sevkiyat hizmeti sağlamayı durdurduğunu açıkladı.

Buna göre, Rusya petrolünün Ukrayna üzerinden Macaristan, Slovakya ve Çekya’ya sevkiyatı 4 Ağustos itibarıyla durduruldu.

Transneft’ten yapılan açıklamada ayrıca şirketin Drujba hattının diğer kollarındaki sevkiyatının devam ettiği, Belarus üzerinden Polonya ve Almanya yönündeki sevkiyatlarda sorun yaşanmadığı belirtildi.

ABD, anti-radar füzesi gönderdiğini kabul etti

Öte yandan, Ukrayna’ya 1 milyar dolarlık yeni askeri yardım paketi açıklayan ABD, Ukrayna uçaklarının Rusya radar sistemlerini hedef alabilmesi için anti-radar füzeleri gönderdiğini ilk kez kabul etti.

CNN International’ın aktardığına göre, ABD Savunma Bakanlığı Savunma Politikalarından Sorumlu Müsteşarı Colin Kahl, ABD’nin Ukrayna’da kullanılması için “bir miktar” füze gönderdiğini söyledi.

Kahl, ne tür anti-radar füzesinin gönderildiği, kaç adet füzenin sağlandığı veya ne zaman gönderildiğine dair detay vermedi.

Daha önceki askeri yardımlarda söz konusu füzenin gönderildiği açıklanmasa da Kahl, Ukrayna’nın hava kuvvetlerinin güçlü kalmasını sağlamak için pek çok destek sağladıklarını söyledi.

ABD’nin, Ukrayna’ya Sovyet döneminden kalma Mig-29 savaş uçaklarının yedek parçaları gönderdiğine dikkati çeken Kahl, gönderilen füzelerin Rus radarları ve sistemleri üzerinde etkileri olabileceğini kaydetti.

Toplam 9,8 milyar dolarlık askeri yardım

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da dün (8 Ağustos) yaptığı açıklamada, ABD ordusunun envanterinden Ukrayna’ya verilmek üzere 1 milyar dolarlık silah ve mühimmatın ayrıldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yazılı açıklamasında, Ağustos 2021’den bu yana ABD’nin Ukrayna’ya 18 defada toplam 9,8 milyar dolarlık silah ve mühimmat sağladığını, en son yapılacak 1 milyar dolarlık yardımın ise tek seferdeki en büyük yardım paketi olacağını kaydetti.

Blinken, açıklamasında şöyle dedi:

“ABD, Rusya’nın saldırganlığına karşı Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasını desteklemek için hayati güvenlik yardımı sağlamada 50’den fazla ülkeden müttefik ve ortakla birlikte hareket ediyor.

“Bu savaş uzadıkça, Ukrayna ordusunun ve halkının cesareti ve gücü daha da belirgin ve olağanüstü hale geliyor.

“Birlikte, Ukrayna ile yakın şekilde istişare etmeye ve savaş alanında fark yaratmak ve Ukrayna’nın müzakere masasındaki nihai konumunu güçlendirmek için dikkatlice ayarlanmış ilave mevcut sistemleri ve yetenekleri artırmaya devam edeceğiz. Ukrayna ile birlik içerisindeyiz.”

2 tahıl gemisi daha Ukrayna’dan hareket etti

Ukrayna, Rusya, Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin 22 Temmuz’da İstanbul’da imzaladığı tahıl koridoru anlaşması ile birlikte Ukrayna limanlarından başlayan tahıl sevkiyatı da devam ediyor.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili bugün yaptığı açıklamada, tahıl taşıyan iki geminin daha Ukrayna’dan ayrıldığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre, Güney Kore’ye 64 bin 720 ton mısır taşıyan Liberya bayraklı “Ocean Lıon” isimli gemi ve İstanbul’a 5 bin 300 ton dökme ayçiçeği küspesi taşıyan Türkiye bayraklı “Rahmi Yağcı” isimli gemi bu sabah Çornomorsk’tan hareket etti.

Gece saatlerinde İstanbul Ahırkapı açıklarına demirleyen dört geminin denetlemesi de ilerleyen saatlerde gerçekleştirilecek.

(Kaynak: Bianet)

Avrupa Birliği’nde Rusya’ya Petrol Ambargosunda Kısmi Uzlaşı

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri Brüksel’de gerçekleşen toplantıda Rusya’ya karşı petrol ambargosu konusunda kısmen uzlaşı sağladı. İlk yapılan açıklamalarda uzlaşı sağlanamadığı ifade edilmişti. Ancak Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, ilerleyen saatlerde Twitter hesabından yaptığı bir açıklamayla kısmi bir anlaşma sağlandığını ifade etti.

Konsey Başkanı Charles Michel, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Rusya’dan ithal edilen petrolün üçte ikisini kapsayacak şekilde bir azaltmaya gidileceğini ifade etti. Michel “Rus petrolünün AB’ye satışına yasak konusunda anlaşma sağlandı. Bu yaklaşık olarak Rusya’dan yapılan petrol ithalatının üçte ikisini kapsıyor ve Rusya’nın savaş makinesine giden büyük bir finans kaynağı böylece kesiliyor” dedi.

Michel ayrıca mevcut yaptırım kararları çerçevesinde Rusya’nın en büyük bankası Sberbank’ın uluslararası para transfer sistemi SWIFT’ten çıkarılması, Rus hükümeti tarafından işletilen 3 TV kanalının yayınlarına AB ülkelerinde son verilmesi ve savaş suçuna karıştıkları gerekçesiyle bazı Rus vatandaşlarının da yaptırımlar listesine alınmasına karar verildiğini duyurdu.

AB üyesi ülkeler Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları başladıktan sonra bugüne dek AB’de görülmemiş bir hızla harekete geçerek Rusya’ya karşı 5 farklı yaptırım pakedi konusunda adım attı. Ancak özellikle petrol ambargosunu içeren altıncı yaptırım pakedi konusunda tartışmalar uzun sürdü.

Birçok Avrupa ülkesinin enerji konusunda Rusya’ya bağımlı durumda olması liderlerin bu konuda ortak adım atmasını da engelliyor. AB üyesi 27 ülkenin lideri yeni yaptırım pakedini görüşmek üzere Brüksel’de buluştular. İki günlük zirvede uzun tartışmalar neticesinde Rusya’ya petrol konusunda da kısmi ambargo uygulanmasında anlaşıldı.

Zirve sırasında açıklama yapan Estonya ve Letonya başbakanları petrol ambargosu konusunun zaman alabileceğine işaret etmişlerdi. Letonya Başbakanı Krisjanis Karins de büyük resmin unutulduğunu mali konulardan bahsedilirken Ukrayna halkının yaşananları canlarıyla ödediklerini söyledi.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban da ülkesinin enerji sorununa çözüm bulunması halinde ambargoya destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Macaristan hali hazırda enerji ihtiyacını Rusya’dan Ukrayna üzerinden gelen boru hattı üzerinden karşılıyor.

İlk anda zirveden anlaşma çıkmadı haberleri üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski de tavır gösterdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı AB ülkelerine sert eleştiriler yöneltti. Zelenski “Neden Rusya’ya ve onun baskılarına bağlısınız da bunun tam tersi olmuyor? Rusya’nın siz bağımlı olması lazım. Rusya neden hala enerji satarak neredeyse her gün bir milyar euro kazanıyor? Neden hala terörist bankalar Avrupa ve küresel finans sisteminde çalışabiliyorlar? Bunlar ciddi sorular” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği, Rusya Petrolüne Ambargoda Uzlaşamadı

Rusya’ya karşı 6’ncı yaptırım paketini hazırlayan Avrupa Birliği (AB), yeni paket içinde yer alan “petrol ambargosu” üzerinde uzlaşma sağlayamadı. Başta Macaristan ve Slovakya olmak üzere enerjisi Rusya’ya bağımlı olan ülkeler, AB’den garanti isteyince, yaptırım paketi resmiyete kavuşamadı.

Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Malta, Kıbrıs gibi ülkeler de garanti isteyince tartışmalar uzadı. AB yönetimi, sorunların çözümünü tartışmak üzere üç gün süre verdi.

Almanya’nın başkanlığında sanal olarak toplanan G7 liderleri Rusya’ya yeni yaptırımları konuşurken, dün Brüksel’de aynı saatlerde toplanan AB’ye üye 27 ülkenin büyükelçileri de, “Rus petrolüne ambargo uygulanması” konusunu görüştü.

Amaç, 9 Mayıs Avrupa Günü’nden önce 6’ncı yaptırım paketinde uzlaşma sağlayarak, Moskova’ya “ambargo” mesajını göndermekti. Ancak G7 zirvesinden, “Moskova’ya olan enerji bağımlılığını kademeli olarak azaltma” kararı çıkarken, AB’ye üye 27 ülke büyükelçisi Rusya’yı hedef alacak yeni yaptırımların altıncısı üzerinde anlaşmayı başaramadı.

Komisyon, 4 Mayıs’ta üye ülkelere “6 ay sonra Rus ham petrolünün yanı sıra yıl sonuna kadar da rafine ürünlerin ithalatını durdurmayı” amaçlayan bir öneri taslağını üye ülkelere sundu.

Komisyon öneriden sonra yaşanan uzun müzakerelerin ardından, “prensipte anlaşıldığı” açıkladı ve büyükelçiler dün bu anlaşmayı resmileştirmek üzere bir araya geldi. Ancak toplantıda da tartışmalar yaşanınca beklenen uzlaşma sağlanamadı.

Bazı ülkelere süre tanındı

Toplantıda en çok, “karayla çevrili ve büyük ölçüde Rusya’dan gelen tedariklere bağımlı olan Macaristan ve Slovakya’nın” itirazları tartışıldı.

Bu iki ülkeye 6 ay değil, 1 yıllık muafiyet verilmesi planlandı. Ancak Çek Cumhuriyeti de kendi durumunun bu ülkelerden farklı olmadığını belirtince, Çek Cumhuriyeti’nin de karardan muaf tutulmasına karar verildi.

Böylece, diğer ülkeler için 2022 sonuna kadar Rus petrolünden tamamıyla çıkmak zorunlu hale getirilirken, bu ülkelere altyapılarını ve enerji alternatiflerini düzenlemeleri için 2024 yılı sonuna kadar süre tanındı.

Arz güvenliği sorunu

Üç ülke kendisine verilen muafiyetleri yeterli bulmadı, üstelik tartışmalar ilerledikçe Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs, Malta gibi ülkeler de kendi zorluklarını masaya sürdü.

Bu ülkeler hem teknik fizibilite sorunlarını hem uygulamada gecikmeleri hem de finansman sorunlarını gündeme getirdi.

Ayrıca, AB’den altyapı yatırımlarının bir kısmını üstlenmesini de istediler. Budapeşte ve Bratislava “garantili bir arza” sahip olmak istediklerini dile getirdi. Rus petrolünü kestiklerinde AB’nin kendilerine “arz garantisi” vermesini istedi.

Görüşmelerde Rusya’ya petrol ambargosuna karşı çıkan ülkelerin başını çeken Macaristan Başbakanı Viktor Orban, “Bu ambargonun AB’nin birliğini baltaladığını” belirterek, “Macaristan’ın enerji ihtiyacı nedeniyle, petrol ambargosunun kırmızı çizgileri” olduğunu dile getirdi. Orban, “Enerji ambargosunun aşamayacağımız bir kırmızı çizgi olduğunu başından beri belirttik” dedi.

AB’li diplomatlar, “siyasi bir tıkanıklık olmadığını, eğer bağımlı ülkelere garantiler sağlanırsa, bir uzlaşmanın imkansız olmadığını” dile getirdi. Ambargoya itiraz eden, Rus petrolüne bağımlı kara ülkelerine, boru hattıyla alternatif tedarik kaynakları sağlanmasını istedi. Bu da yalnızca AB finansmanını değil, devletler arasında anlaşmalar gerektiren yeni altyapı ve teknolojik değişiklikleri de içeriyor.

“Putin’e 50 milyar Euro ödendi”

Rus petrolü, Avrupa Birliği petrol ithalatının üçte birini oluşturuyor. Bu nedenle, bazı ülkeler arasında “yeni tedarik röleleri ve tazminat mekanizmaları” bulma ihtiyacı var. Özellikle böyle bir ambargonun uygulanabilmesi için üye devletlerin oybirliği gerekiyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Bu paketi kabul edeceğimizden eminim. Bir gün daha sürecekse, bir gün daha sürer. Ama sonunda uzlaşmaya varacağımızdan eminim” diye konuştu.

AB, daha petrol ambargosuna ilişkin kararda bölünürse, daha zorlu bir aşama olan “doğal gaz ambargosuna gelindiğinde” AB’nin aynı birliği gösterememesinden endişe ediyor. AB diplomatları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinden bu yana, Putin’e fosil yakıt ithal ederek 50 milyar Euro ödeme yapıldığını dile getiriyor ve kararın daha hızlı alınması gerektiği konusunda ısrar ediyor.

Diğer gerginlik konuları

Petrol ambargosunun da olduğu 6’ncı yaptırım paketiyle ilgili tartışmalarda, ambargonun yanı sıra, başka konularda da AB üyeleri arasında tartışma yaşandı.

Bazı başkentler Rus Ortodoks Patriği Kirill’in, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e olan desteği nedeniyle “Avrupa kara listesine” alınmasını protesto etti. Bazı delegasyonlar da, Avrupalı yük gemilerinin Rus petrolünü taşımasını yasaklama planını sorgulayarak, “bunun yalnızca Çin veya Türkiye’ye fayda sağlayacağını” söyledi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Avrupa Birliği’nden Rusya Petrolüne İthalat Yasağı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya uygulayacağı yeni yaptırımlar paketini açıklayarak, “Rusya’dan ham petrol alımının 6 ay içinde, işlenmiş petrol ürünlerinin alımının ise yıl sonuna kadar tamamen durdurulmasının hedeflendiğini” söyledi.

Von der Leyen, Rusya’ya uygulanacak altıncı yaptırım paketini “Ukrayna’nın Rusya’ya karşı verdiği savaşın sonucu AB’nin geleceğini de belirleyecek. Avrupa’nın güçlü, toplumlarla kaynaşık ve krizlere dayanıklı olmasının cevabı Ukrayna’da verilecek” sözleriyle duyurdu.

Yeni yaptırım paketinin içeriği hakkında Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapan Von der Leyen, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı açtığı savaşın sadece Avrupa’nın güvenliğini değil, küresel güvenliği de tehdit ettiğini belirterek, uluslararası toplumun tepkilerinin haklı olduğunu dile getirdi.

Avrupa Komisyonu Başkanı, “Güçlünün değil, uluslararası hukukun üstün ve belirleyici olacağı tartışılmaz. Bu yüzden Putin’in vahşice başlattığı saldırının bedelini ödemesi gerekiyor” dedi.

27 AB ülkesinin onayı gerekiyor

27 AB ülkesi tarafından onaylanması gereken yeni pakette Rusya’ya karşı petrol ambargosu ve bankacılık sektörüne yeni yaptırımların yanı sıra Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile yakınlığıyla bilinen Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill’in AB ülkelerine girişini yasaklama kararı da yer alıyor.

Pakette yer alan en önemli yaptırım ise, Rus petrolünün Avrupa’ya ithalatının yasaklanması. Von der Leyen, “ham petrol alımının 6 ay içinde, işlenmiş petrol ürünlerinin alımının ise yıl sonuna kadar tamamen durdurulmasının hedeflendiğini” söyledi.

AB ülkeleri enerji bakanları önceki gün Brüksel’deki buluşmalarında, petrol ambargosunu ele almış, Polonya ve Baltık ülkeleri ithalat yasağının hemen başlamasını isterken, Almanya ve diğer AB ülkeleri ise bu yaptırımın hayata geçirilebilmesi için zamana ihtiyaç olduğunu savunmuştu.

Konuşmasında bu konuda yaşanan anlaşmazlığa değinen Von der Leyen, daha önce petrol ithalatı yasağına onay vermeyeceklerini duyuran Macaristan ve Slovakya’ya özel bir konum tanınacağını ve bu ülkelerin petrol ambargosuna sonradan dahil olabileceklerini bildirdi.

Macar hükümeti, petrol talebinin yüzde 65’ini Rusya’dan karşıladıklarını belirterek, “Ülkenin enerji güvenliğini garanti altına almanın bizim tarafımızdan somut adımlar gerektirdiğini açıkça söylüyoruz. Bu nedenle Rusya’dan Macaristan’a gaz ve petrol tedarikini sınırlayacak yaptırımlara onay vermeyeceğiz” açıklaması yapmıştı.

Bankalar SWIFT’den çıkarılıyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yeni yaptırım paketi kapsamında Sberbank, Moskovskiy Kreditniy Bank ve Rosselhozbank dahil büyük Rus bankalarının SWIFT sisteminden de çıkarılacağını ifade etti. Von der Leyen, böylece Rusya’nın küresel ödeme sisteminden tamamen kopacağını dile getirdi.

AB ve ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının hemen sonrasında bazı Rus bankalarını SWIFT’ten çıkarmışlardı. Von der Leyen ayrıca, Rus devletine ait uluslararası yayın yapan kuruluşlara da yasak getirileceğini duyurdu. Von der Leyen, “AB’de kablo, uydu, internet veya akıllı telefon uygulamaları aracılığıyla, hangi şekil ve biçimde olursa olsun yayın yapmalarına izin verilmeyecek” dedi.

Ukrayna’ya AB üyeliği perspektifi

Konuşmasının sonunda, “Biz Ukrayna’nın bu savaşı kazanmasını istiyoruz” diyen Von der Leyen, devletin ayakta kalabilmesi için her ay 5 milyar Euro mali yardım gerekeceğini, savaş sonrasında ülkenin yeniden inşası için ise 100 milyarlarca Euro desteğin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Von der Leyen, “AB olarak bize düşen sorumluluğu üstleniyoruz. Bu yolun sonunda Ukrayna’nın AB üyeliği de bulunuyor” diye konuştu.

Rusya Petrol Ve Doğalgazını Kime Satacak?

Rusya dünyanın en büyük doğal gaz ve petrol ihracatçısı konumunda. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre Rusya’nın 2021 bütçesinin yüzde 45’ini petrol ve doğal gaz gelirleri oluşturdu.

Avrupa Birliği (AB) Rusya’nın uzun süredir en iyi müşterisi idi. Amerikan Enerji Bilgi Yönetim İdaresi’nin (EIA) Ekim 2021 verileri, Rusya’nın petrolünün yüzde 49’unu Avrupalı OECD ülkelerine sattığını gösteriyor. Avrupa, Rusya’nın doğal gaz ihracatında daha da öne çıkıyor. EIA’ya göre Rusya doğal gazının yaklaşık yüzde 75’ini Avrupa ülkelerine satıyor.

Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Rus ordusunun savaş suçu işlediğine dair iddialar AB’nin Rus fosil yakıtlarından uzaklaşma planlarını hızlandırdı. Diğer yandan özellikle doğal gaz söz konusu olduğunda Almanya ve İtalya gibi ülkelerinin, bunu hangi hızda ve ölçüde yapabileceği yoğun bir tartışma konusu oluyor. Ancak Avrupa Komisyonu’nun “2030’dan çok önce” tüm Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığın sonlandırılması planı gerçekleşirse, Rusya’nın bazı yeni müşterilere fena halde ihtiyacı olacak.

Olası yeni müşteriler

Peki bu müşteriler kim olabilir? Rusya muhtemelen, örneğin Çin gibi yaptırımlara katılmayan mevcut müşterilerine satışları artırmaya odaklanacaktır. Petrol söz konusu olduğunda, Çin Rusya’nın Avrupa ülkeleri haricindeki en büyük müşterisi. Rusya’nın 2021’de Asya ve Okyanusya ülkelerine yönelik petrol ihracatının yüzde 38’i Çin’e gitti.

Rusya hali hazırda Suudi Arabistan’ın ardından Çin’in en büyük petrol tedarikçisi. Uzmanlara göre, Moskova’nın önümüzdeki yıllarda hedefi Ortadoğulu rakiplerini geride bırakarak ilk sıraya yükselmek.

DW’ye değerlendirmede bulunan jeopolitik risk analisti Fernando Ferreia, “Bu yıl enerji piyasalarında izleyeceğimiz en ilginç rekabet Rusya’nın uzun süredir devam eden ticari ilişkilerini Ortadoğu’dan Doğu Asya’ya kaydırmaya çalışması olacaktır” diye konuştu. Moskova’nın bir diğer büyük hedefi de Hindistan’a ihracatını artırmak. 1,38 milyar nüfusa sahip ülke dünyanın üçüncü büyük petrol tüketicisi.

2021’de Hindistan’ın petrol ihtiyacını karşılayan başlıca ülkeler Irak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Hindistan’ın petrol ithalatında Rusya’nın yeri sadece yüzde 2 seviyesinde. Ancak bunun değişeceğine dair sinyaller var. Öncelikle Hindistan, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınamadı. Rusya’dan satın aldığı petrol miktarını da Mart ve Nisan aylarında ciddi şekilde artırdı. Batılı ülkeler Rusya’nın ham petrolünden uzaklaşırken, Hindistan bunu indirimli fiyata almak için can atıyor.

Harvard Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve diplomasi alanında dersler veren öğretim üyesi Margarita Balmaceda, Hindistan’daki iki büyük rafineriye yakın zamanda Rusya’dan büyük miktarda petrol nakliyatı yapıldığına dikkati çekti.

Ancak Hindistan ve Çin’in Avrupa’nın yerini ne ölçüde alabileceğine dair şüpheler de var. Ortadoğu ülkeleri ile Çin ve Hindistan arasındaki petrol ticaretine dair ilişkilerin gelişmesinin onlarca yıl sürdüğünü hatırlatan Ferreira, “Bence hem Hindistan hem Çin, Ortadoğu ülkelerine kapıyı tamamen kapatmak konusunda temkinli olacaktır” dedi. Fernando Ferreia ayrıca, Batı yaptırımları yüzünden Rusya’nın petrol üretimi için gerekli olan teknolojiyi satın almada zorlanacağına işaret ederek, “Rusya, Batı teknolojilerine erişim olmadan arz seviyelerini korumakta zorlanacak” değerlendirmesinde bulundu.

Doğal gaza yeni pazarlar bulmak daha zor

Rusya’nın doğal gaza kıyasla petrolüne yeni pazarlar bulma konusunda daha az sıkıntı yaşayacağı tahmin ediliyor. Zira petrol fiziksel olarak yeni pazarlara nispeten kolay bir şekilde taşınabilirken, doğal gazın boru hattına ihtiyacı var; ya da sıvılaştırılarak taşınması gerekiyor. Ancak Rusya’nın LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) üretim kapasitesi hala rakiplerinin çok gerisinde.

Eğer Rusya, Avrupa yerine doğal gaza yeni pazar aramak zorunda kalacaksa görünüşe göre bu yine Çin olacak. Şubat ayında iki ülke doğal gaz ticareti konusunda 30 yıllık bir anlaşmaya imza atmıştı. Satışın Euro üzerinde yapılmasında da uzlaşma sağlanmıştı.

Rusya diğer yandan Pakistan’la da yakın ilişkiler kurdu. Moskova, 2 milyar dolar maliyeti olan Pakistan Akımı isimli boru hattı projesini üstlendi. Komşu ülke Hindistan gibi Pakistan da Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınamadı.

Ancak Balmaceda, doğal gaz ihracatını Batı’dan Doğu’ya kaydırma konusundaki Rus söyleminin olasılığı aştığını belirterek, “Gerçek şu ki, bu projelerin büyük finansmana ihtiyacı var; ve finansman yoksa bunlar yapılamaz” ifadesini kullandı. Balmaceda’ya göre Rusya, Çin ve Hindistan’a doğal gaz sevkiyatı sağlamak için gelecekte yeni boru hatları inşa edebilir. Ancak bunların devasa yatırımlar olduğu ve Moskova’nın ekonomik vaziyeti düşünüldüğünde durumun pek de gerçekçi olmadığını vurguluyor uluslararası ilişkiler uzmanı Balmaceda.

Ferreira’ya göre ise, doğal gaz için Rusya’nın Asya’daki terk gerçekçi seçeneği Çin ile Batı Sibirya arasındaki mevcut veya yeni boru hatları olabilir. Bunun biraz zaman alacağını belirten uzman, “Dolayısıyla Rus gazı için kısa vadeli bir çözüm yok” söyleminde bulundu.

Enerji piyasasında güç kaybı

Bu görüşe göre uzun vadede Rusya küresel enerji piyasalarındaki önemli rolünü yitirebilir. “(Rusya) bugünkü gibi bir enerji merkezi olamayacak” tahmininde bulunann Ferreira, “Rezervleri olmadığı için değil, satabilecekleri pazar ya da bunu çıkarabilecekleri teknolojileri olmadığı için” dedi.

Balmaceda ise farklı düşünüyor. Ona göre, Rus enerji kaynaklarına karşı olan gruplar, örneğin kömür üreticileri, yenilenebilir enerji yanlıları veya LNG üreticileri, hükümetleri aksine ikna edemediği takdirde Moskova Avrupa pazarına yeniden girebilir. Bazı şirketlerin, Rusya’dan doğal gaz alımına devam etmek isteyebileceğini ve aksi takdirde sırf bu nakliyat için döşenen boru hatlarına yatırılan paranın boşa gideceği görüşünü savunabileceğini belirtti.

Bu nedenle Rus gazını bırakma konusunda hükümetleri ve şirketleri ikna etmek için alternatif enerji yatırımlarının hızla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Macaristan ve Sırbistan gibi ülkelerin gelecekte Rusya’dan doğal gaz alacağına dair net sinyaller var. Macaristan geçen yıl Rusya ile, Karadeniz’den geçen TürkAkım boru hattı üzerinden doğal gaz sevkiyatı öngören bir anlaşma imzalamıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Rusya’dan Avrupa Ülkelerine Uyarı

Kremlin, Rus petrolüne yönelik olası bir ambargonun Avrupa’ya pahalıya mal olacağı uyarısında bulundu. Baltık ülkeleri dâhil bazı Avrupa devletleri, Ukrayna işgali nedeniyle Moskova’ya uygulanan yaptırımlar kapsamında Rus petrolüne ambargo koyulmasında ısrarcı.

Almanya ise Rusya’dan enerji ithalatının tamamen durdurulmasına karşı çıkıyor. Avrupa Birliği dışişleri bakanları bugün Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları ele almak için bir araya geliyor. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov ise gazetecilere yaptığı açıklamada petrol ambargosunun “herkesi vuracak bir karar olduğunu” söyledi.

“Böyle bir ambargonun dünya enerji piyasasında çok ciddi bir etkisi olur. Avrupa’nın enerji dengesinde çok çiddi anlamda olumsuz etkisi olur” ifadesini kullanan Rus sözcü, çok karışık bir konu olarak tanımladığı olası bir petrol ambargosunun ABD’yi Avrupa’ya kıyasla çok daha az etkileyeceğini vurguladı.

ABD Başkanı Joe Biden, Perşembe günü Brüksel’de Ukrayna konusunda yapılacak bir AB zirvesine katılacak. Zirvede enerji fiyatları ve tedarik güvenliği ele alınacak. ABD geçtiğimiz haftalarda Rus petrol ve gazına yasak getirmişti. İngiltere de Rusya’dan petrol ithalatına bu yıl içinde aşamalı olarak son verecek.

“Görüşmelerde kayda değer ilerleme yok”

Kremlin sözcüsü Peskov, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmeleriyle ilgili de açıklamada bulundu. Şu ana kadarki buluşmalarda henüz Rusya lideri Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında görüşme yapılmasını sağlayacak düzeyde bir ilerleme kaydedilemediğini belirten Peskov, “İki başkan arasındaki bir görüşmeden bahsedebilmemiz için önce ev ödevinin yapılması lazım. Görüşmeler yapılmalı ve sonuçları üzerinde anlaşılmalı” dedi. Peskov, “Şu ana dek kayda değer bir ilerleme yok” diye ekledi.

Peskov ayrıca görüşmelerde anlaşmaya varılması için Rusya’nın Ukrayna tarafından daha fazla gönüllülük gösterdiği yönündeki iddialarını yineledi. Kremlin sözcüsü, “Kiev üzerinde nüfuz sahibi olan” ülkelerden Ukrayna’yı “daha yapıcı” davranmaya teşvik etmelerini istedi.

Dünya, Rusya Petrolüne Ne Kadar Bağımlı?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avrupa Birliği (AB), Rusya’dan petrol ithalatını kısıtlayacaklarını açıkladı. Petrol ithalatı yasağının gündeme gelmesiyle Rusya, Avrupa ülkelerini doğal gaz akışını kesmekle tehdit etti.

ABD, Ukrayna’nın yaptırımların genişletilmesi çağrısında bulunmasının ardından Rusya’dan petrol, gaz ve kömür ithalatını tamamen yasakladığını duyurdu. İngiltere, Rus petrolünün ithalatını yıl sonuna kadar aşamalı olarak durduracak ve AB, gaz ithalatını üçte iki oranında azaltacak.

İngiltere hükümeti, bunun tedarik alternatfilerini bulmak için yeterli zaman sağladığını söylüyor. Rusya’nın Başbakan Yardımcısı Aleksander Novak, Rus petrolünü reddetmenin “küresel pazar için feci sonuçlara” yol açacağını söylemişti.

Petrol ve gaz fiyatları şimdiden keskin bir şekilde yükseldi. Rusya ihracatı tamamen durdurursa daha da yükselebilir. Petrol fiyatlarının artması sadece benzin fiyatlarını etkilemiyor, küresel emtia fiyatlarının daha da yükselmesine neden olup yaşam standartlarını düşürebilir.

Rusya ne kadar petrol ihraç ediyor?

Rusya, ABD ve Suudi Arabistan’ın ardından dünyanın üçüncü büyük petrol üreticisi. Rusya’nın her gün ihraç ettiği yaklaşık beş milyon varil ham petrolün yarısından fazlası Avrupa’ya gidiyor.

Rus ithalatı, toplam İngiltere petrol talebinin yüzde 8’ini oluşturuyor. 2020’de petrol arzının yaklaşık yüzde 3’ünün Rusya’dan karşılayan ABD ise ülkeye daha az bağımlı.

Alternatif petrol kaynakları neler?

Enerji Politikası Araştırmaları Analisti Ben McWilliams, alternatif petrol tedarikçileri bulmanın gaza göre daha kolay olması gerektiğini söylüyor, “çünkü çok fazla boru hattı yok. Bazıları Rusya’dan geliyor ama başka yerlerden de çok fazla sevkiyat var.”

ABD, Suudi Arabistan’dan petrol üretimini artırmasını istiyor. Ancak ülke daha önce ABD’nin petrol fiyatlarını düşürmek amacıyla üretimi artırma taleplerini geri çevirmişti.

Suudi Arabistan, uluslararası ticareti yapılan ham petrolün yaklaşık yüzde 60’ını üreten petrol karteli OPEC’in en büyük üreticisi. Bu nedenle OPEC, petrol fiyatlarını belirlemede kilit bir role sahip.

Rusya OPEC’e üye değil, ancak 2017’den beri organizasyonla birlikte çalışıyor. Ülkeler üreticilere kazanç sağlamak amacıyla petrol üretimine sınırlamalar getirebiliyor.

ABD ayrıca Venezuela’nın petrol yaptırımlarını gevşetmeyi de düşünüyor. Ülke, eskiden ABD’nin önemli bir petrol tedarikçisiydi ancak son zamanlarda Venezuela, petrolünün büyük bölümünü Çin’e satıyor.

Rus gazının Batı Avrupa’ya akışı durursa ne olur?

AB’de halihazırda yüksek olan enerji fiyatları daha da artacaktır. Rus gazı, AB’nin doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu kesilirse, İtalya ve Almanya özellikle savunmasız kalacak.

Avrupa, Katar veya Cezayir ve Nijerya gibi mevcut gaz ihracatçılarına yönelebilir, ancak bu ülkeler için üretimi hızla artırmanın önünde pratik engeller var.

Rusya, İngiltere’nin gaz arzının yalnızca yüzde 5’ini sağlıyor ve ABD, Rusya’dan gazı ithal etmiyor. Bununla birlikte İngiltere ve ABD’deki fiyatlar, arz kıtlığının zincirleme etkisi nedeniyle hala önemli ölçüde yükseliyor.

Rus gazına alternatif bulunabilir mi?

Rus gazına alternatif bulmak çok kolay değil. Ben McWilliams, “Gaz ithalatının kaynağını değiştirmek daha zor çünkü Rus gazını Avrupa’ya taşıyan büyük borularımız var” diyor.

Ekonomi alanında düşünce kuruluşu Bruegel, Rusya’nın Avrupa’ya gaz arzını durdurması durumunda, Avrupa’nın ABD’den daha fazla sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal edebileceğini öngörüyor. Gaz arzının kesilmesi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını da hızlandırabilir, ancak bunu yapmak hızlı veya kolay değil.

Araştırma Analisti Simone Tagliapietra, “Yenilenebilir kaynakların kullanıma sunulması zaman alıyor, bu nedenle kısa vadede bu bir çözüm değil” diyor ve ekliyor: Yani önümüzdeki kış için kömürle çalışan elektrik santrallerinin açılması gibi yakıt değişimleri fark yaratabilir. Bu, İtalya ve Almanya’nın acil durum planları arasında.

AB, 2030’dan önce Avrupa’nın Rus fosil yakıtlarına bağımlılığını bitirmek için bir plan önerdi. Bu plan gaz kaynaklarını çeşitlendirmeyi, ısıtma ve elektrik üretiminde gazın yerini almaya yönelik önlemleri içeriyor.

İngiltere’de enerji faturaları yükselebilir

Savaş nedeniyle tüketicilerin doğal gaz faturaları da artacak. İngiltere’de, hane halkı doğal gaz faturaları, belirlenen bir tavan fiyatıyla kontrol altında tutuluyor.

Ancak tavan fiyatlar Nisan ayında artırıldığında yıllık faturalar 700 sterlin artarak yaklaşık 2 bin sterline çıkacak. Bu sonbaharda üst sınır tekrar artırıldığında faturaların 3 bin sterline yükselmesi bekleniyor.

İngiltere’de benzin ve motorin fiyatları da yükseldi. Savaş devam ederken benzinin litre başına 175 peniye çıkması bekleniyor. Amerikan Otomobil Birliği’nin pompa fiyatlarının geçen hafta yüzde 11 arttığını açıkladığı ABD’de petrol fiyatları 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

McWilliams, “Bence Rus petrol ve gazının Avrupa’ya akışının durduğu bir dünyadaysak o zaman oranlama gibi önlemlere ihtiyacımız olacak” diyor ve ekliyor: Şu an konuşulan konulardan biri de hanelere termostatlarını bir derece kısmalarını söyleyemek. Bu da önemli miktarda gaz tasarrufu sağlayabilir.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Rusya’ya Uygulanan Petrol Ambargosu Ne Anlama Geliyor?

ABD Başkanı Joe Biden’ın Rusya’dan doğal gaz ve petrol ithalatını yasakladıklarını açıkladı. Biden, Rusya’dan enerji ithalatını yasaklama kararının Avrupalı müttefiklerle yaptığı istişareler sonrasında alındığını da sözlerine ekledi.

“Avrupa’daki birçok müttefikimizin ve ortağımızın bize katılmasının mümkün olmadığını biliyoruz” diyen Biden, “Başkaları için mümkün olmasa da biz bu adımı atabiliriz. Ancak Avrupa ve ortaklarımızla, Rus enerjisine olan bağımlılığı azaltacak uzun vadeli bir strateji geliştirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Başta Almanya olmak üzere Rusya’ya enerji alanında büyük ölçüde bağımlı olan ülkeler şu aşamada ambargoya yanaşmayacaklarının işaretini veriyor. Peki Avrupa ülkelerinin genelinde ambargoya yaklaşım nasıl, ABD’nin ambargosu etkili olur mu, gelişmeler hızla artan petrol fiyatlarına nasıl etki eder?

Avrupa ambargoya katılır mı?

ABD ve Avrupa ülkelerinin birlikte geniş çaplı bir petrol ambargosu uygulamaya koyma ihtimali şu an için zor görünüyor. Avrupa’nın en büyük ekonomisi ve Rusya’nın enerji alanındaki en büyük müşterisi konumundaki Almanya bu konuda tavrını dün net bir şekilde belli etti.

Başbakan Olaf Scholz Rusya’ya yönelik ambargo gibi bir planın şu an için gündemlerinde bulunmadığını açıkladı. Bu açıklamanın ardından ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, ABD’nin bir grup müttefikle birlikte yalnız başına hareket edebileceği sinyali vermişti. Nitekim ABD bu adımı atmakta gecikmedi.

ABD ambargosu Rusya’nın canını acıtır mı?

ABD’nin tek başına Rus petrolüne ambargo koymasının Moskova’ya etkisinin asgari düzeyde olacağı değerlendiriliyor. ABD, günde yaklaşık 100 bin varille Rus ham petrol ihracatında sadece yüzde 5’lik bir paya sahip. ABD’nin Rus petrol ve petrol ürünleri ihracatındaki payı ise geçen yıl yüzde 8 dolayındaydı. ABD Rusya’dan doğal gaz ise hiç almıyor.

Ambargo durumunda ABD’nin Rus petrolü açığını Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden karşılaması mümkün. Aynı şekilde Rusya da ABD’ye sattığı petrolü Çin ya da Hindistan gibi alternatif alıcılara yönlendirebilir.

Norveç merkezli enerji araştırmaları ve danışmanlık şirketi Rystad Energy’den Claudio Galimberti, Rusya’nın küresel pazardan dışlanması durumunda İran ve Venezuela gibi “haydut devletler”in petrol kaynağı olarak yeniden piyasaya davet edilebileceğini, bu tür ek kaynakların fiyat istikrarına katkıda bulunabileceğini belirtiyor.

Nitekim ABD’li üst düzey yetkililerden oluşan bir heyetin haftasonunda Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile “enerji arzı güvenliği” dahil olmak üzere bir dizi konuyu görüştükleri açıklandı. Washington’ın Rus petrolüne alternatif kaynak arayışı çerçevesinde Venezuela’ya 2019’dan bu yana uyguladığı ambargoyu yeniden gözden geçirdiği belirtiliyor.

Ambargo fiyatları daha da yükseltir mi?

Bir ay önce yaklaşık 90 dolar olan petrol varil fiyatı 120 dolar seviyelerine yükselmiş durumda. Alıcılar, yaptırımların yürürlüğe girmesi ve ellerindeki petrole müşteri bulamama korkusuyla Rus petrolünden uzak duruyor. Shell şirketi bugün yaptığı açıklamada Rus petrol ve doğal gazı alımını durduracağını ve ülkedeki benzin ve uçak yakıt istasyonlarını kapatacağını duyurdu.

Tüm dünyada olduğu gibi ABD’de de benzin fiyatları baş döndürücü hızla yükseliyor. Ortalama fiyatlar 2008’den beri ilk kez galon başına 4 doları buldu.

Enerji uzmanları, Batı’nın Rus petrolüne ambargo uygulaması ya da alıcıların Rus petrolünden uzak durmayı sürdürmesi durumunda ham petrol varil fiyatının 160, hatta 200 dolar seviyelerine ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Bu da ABD’de galon fiyatının 5 doları geçmesi anlamına geliyor. Böyle bir senaryonun ABD’deki ara seçimler öncesinde Biden yönetiminin işini zorlaştıracağına kesin gözüyle bakılıyor.

Avrupa’nın doğal gaz bağımlılığı azaltılabilecek mi?

ABD’den farklı olarak Rus petrolü ve doğal gazına çok daha bağımlı durumdaki Avrupa ise ambargodan çok daha sert etkilenecek. Avrupa’da ev ısıtma, elektrik ve sanayi kullanımında ihtiyaç duyulan doğal gazın yüzde 40’ı Rusya’dan ithal ediliyor. Petrolde ise bağımlılık yüzde 25 civarında. Avrupalı yetkililer rüzgar, güneş enerjisi, yeşil hidrojen gibi yenilenebilir enerjilere giderek daha fazla ağırlık verse de yeni enerjilerin doğal gaz ve petrolün yerini alabilmesi zaman alacak bir süreç.

Rusya da bu bağımlılığın farkında. Başbakan Yardımcısı Aleksander Novak, Rusya’nın Kuzey Akım 1 boru hattıyla Avrupa’ya yapılan doğal gaz sevkiyatını durdurmak için “her türlü hakka sahip olduğunu” olduğunu belirtti. Almanya, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından, inşası tamamlanan ama faaliyete geçirilmeyen Kuzey Akım 2’nin lisans sürecini durdurmuş ve bu adım Rusya’da rahatsızlık yaratmıştı.

Uzmanlar doğal gazın telafisinin petrole göre çok daha zor olduğuna dikkat çekiyor. Rusya’ya petrol ambargosu durumunda diğer ülkelerin üretimi artırıp petrolü Avrupa’ya sevketme imkanı mevcut. Ancak Rus doğal gazının yerini kısa vadede doldurabilmek çok daha zor. Rusya’nın Avrupa’ya gönderdiği doğal gazın büyük bölümü boru hatları üzerinden taşınıyor.

Bu doğal gazın yerini doldurabilmek için Avrupa’nın büyük miktarlarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal etmesi gerekiyor. Ancak Avrupa’da mevcut LNG terminallerinin ve gazı limandan iç bölümlere taşıyacak hatların sayısı yeterli değil. Ocak ayında Amerikan LNG ihracatının üçte biri Avrupa’ya yapıldı. ABD’li petrol ve doğal gaz üreticilerinin üretimi artırıp ihracat kapasitelerini yükseltebilmeleri içinse milyarlarca dolarlık yatırım ve yıllar alacak bir süreç gerekiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)