14 Mayıs Seçimleri: Aday Listeleri Kürt Seçmene Ne Anlatıyor?

Rawest Araştırma Şirketi Genel Müdürü Roj Girasun, Millet İttifakı’nın güçlü bir listeyle seçmenlerin karşısına çıktığını söyledi. Mevcut adayların Kürt sorununun çözümünde etkili olabileceğini düşünmediğini vurgulayan Girasun, “Cengiz Çandar, Hasan Cemal gibi isimlerin varlığı önemli. Bunlar Kürt meselesini iyi bilen olanlara, bir döneme şahit olan, Türkiye kamuoyuna taşımış ve kamuoyunun da yakından tanıdığı isimler. Olumlu etkileri olabilir” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Kürt sorunu bağlamında aktör üretemediğini savunan Girasun, Millet İttifakı’ndaki CHP’nin adaylarının 2002 seçimlerinden beri en güçlü isimler olduğunu söyledi.

Cumhur İttifakı’nın son yıllarda Kürt sorununa ilişkin siyaset üretemediğine vurgu yapan Girasun, “Cumhur İttifakı’nın listesinin sönük olmasının sebebi, yeni aktör üretemiyor olmasına bağlı. Eski siyasetçilerden az isim var. Kürt meselesiyle ilgili isimlerin ortaya çıkması, konuşan isimlerin ortaya çıkması, siyaset üretmeyle mümkün oluyor. Galip Ensarioğlu dışında AK Parti’nin bölgede bir aktörü olduğunu söyleyemeyiz” diye konuştu.

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Kürt seçmenler gündeme geldiğinde akla ilk gelen parti Halkların Demokratik Partisi (HDP) oldu. Ancak Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası süren HDP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) adıyla seçime girecek. YSP Kürt seçmenlerin yoğun yaşadığı illerde, Kürt seçmen arasında tanınan bazı isimlere listelerde yer verdi.

Diyarbakır’da ilk sırada Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Berdan Öztürk aday gösterildi. Bu seçimin sürpriz ismi gazeteci Cengiz Çandar üçüncü sırada yer aldı. Eski Baro başkanlarından Emin Aktar, Barış Bildirisi’ne imza attığı için Ankara Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden ihraç edilen Doç. Dr. Sevilay Çelenk Özen, HDP’nin Hukuktan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren de listede yer alanlar arasındaydı.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar Şanlıurfa’dan aday gösterildi. HDP’nin önceki dönem 4 koltuk kazandığı Şanlıurfa’da Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan da ikinci sıradan listeye girdi. Diğer Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise Van’dan aday oldu. 1990’larda dokunulmazlıkları kaldırılan ve meclisten yaka paça gözaltına alınarak tutuklanan dönemin DEP Milletvekili Orhan Doğan’ın kızı Gazeteci Ayşegül Doğan da Şırnak 3. sıradan aday listesine girdi.

HDP’nin bölgedeki en önemli rakibi olan AK Parti’de ise Diyarbakır’ın tanınmış ailelerinden olan Ensarioğlu ailesine mensup eski milletvekillerinden Galip Ensarioğlu ilk sırayı aldı. Ensarioğlu’nun kuzeni Vejdin Ensarioğlu da İYİ Parti’den Diyarbakır 1. Sıradan aday gösterildi.

Kürt sorunu ile ilgili tartışmalarda adı öne çıkan Abdurrahman Kurt ile eski Tarım Bakanı Mehdi Eker listelerde yer almadı. Cumhur İttifakı’na desteği tartışmalara neden olan HÜDAPAR’ın iki adayı bölge illerindeki listelere konuldu. AK Parti, Şanlıurfa’da ilk sırayı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a verirken, Mardin, Van gibi iddialı olduğu illerde tanınan isimlere yer vermedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise Diyarbakır’da insan hakları, hukuk ve Kürt sorunu alanındaki çalışmaları ile tanınan Sezgin Tanrıkulu’nu listenin ilk sırasında aday gösterdi. İkinci sırada DEVA Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Ali İhsan Merdanoğlu, üçüncü sırada ise Saadet Partisi İl Başkanı Abdurrahman Ergin yer aldı. Şanlıurfa’da ilk sırayı Mahmut Tanal’a veren CHP Van’da, tanınan isimlerinden Seracettin Bedirhanoğlu’nu ilk sırada aday gösterdi.

“Adayların çoğu toplumda tanınmıyor”

Rawest Araştırma Şirketi Genel Müdürü Roj Girasun’a göre toplumda bilinen aday sayısı az. VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan’ın sorularını yanıtlayan Girasun, sadece Millet İttifakı’nın güçlü bir listeyle seçmenlerin karşısına çıktığını söyledi. Mevcut adayların Kürt sorununun çözümünde etkili olabileceğini düşünmediğini vurgulayan Girasun, “Cengiz Çandar, Hasan Cemal gibi isimlerin varlığı önemli. Bunlar Kürt meselesini iyi bilen olanlara, bir döneme şahit olan, Türkiye kamuoyuna taşımış ve kamuoyunun da yakından tanıdığı isimler. Olumlu etkileri olabilir” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Kürt sorunu bağlamında aktör üretemediğini savunan Girasun, Millet İttifakı’ndaki CHP’nin adaylarının 2002 seçimlerinden beri en güçlü isimler olduğunu söyledi. Cumhur İttifakı’nın son yıllarda Kürt sorununa ilişkin siyaset üretemediğine vurgu yapan Girasun, “Cumhur İttifakı’nın listesinin sönük olmasının sebebi, yeni aktör üretemiyor olmasına bağlı. Eski siyasetçilerden az isim var. Kürt meselesiyle ilgili isimlerin ortaya çıkması, konuşan isimlerin ortaya çıkması, siyaset üretmeyle mümkün oluyor. Galip Ensarioğlu dışında AK Parti’nin bölgede bir aktörü olduğunu söyleyemeyiz” diye konuştu.

“Kürt birlikteliği önemli”

Aday listelerini değerlendiren Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Sedat Yurtdaş, Kürt partileri arasında yapılan ittifakların Kürt karşıtlığı üzerinde yürütülen politikalara karşı kurulduğunu söyledi.

YSP’nin aday gösterdiği Hasan Cemal ve Cengiz Çandar gibi isimlerin Kürt sorununun tartışılması açısından önemli olduğuna vurgu yapan Yurtdaş, “Cengiz Çandar gazeteci olarak Turgut Özal’a, Celal Talabani’ye danışmanlık yapan, Kürt meselesinin çok temel düzeyde çözülmesi için çok önemli katkılarda bulunmuş biri. Hasan Cemal 2009’dan beri Kürt meselesinin her düzeyde konuşulması tartışılması, çözülmesi için çok önemli yazıları yazmış, tutum sergilemiş. Takındığı tutum nedeniyle de bir anlamda cezalandırılmış ötekileştirilmiş bir yerde duruyor. Dolayısıyla bundan sonra da gazeteci, siyasal yorumcu yazar olarak birikimini çok önemli oranda aktaracaklarından şüphe duymuyorum” dedi.

Kürt yazar ve dil bilimci Zana Farqini’nin listeye alınmamasını eleştiren Yurtdaş, eksikliklere rağmen, Kürt siyasetinde yaratılan birlikteliğin önemli olduğuna vurgu yaptı.

Cumhur İttifakı adaylarını da değerlendiren Yurtdaş, ittifakın ‘Kürt sorunu yoktur’ teziyle oy isteyeceğini söyledi. Aday listelerinde Kürt meselesine duyarlı isimlerin bulunmadığına dikkat çeken Yurtdaş, şöyle konuştu: “Cumhur İttifakı, AK Parti, Erdoğan, Türkiye cephesinden MHP, Kürt cephesinde hem MHP hem de HÜDAPAR çizgisinde bir yandan milliyetçiliği diğer yandan da Hizbullah çizgisinde politika yürüttüğü son derece açık. Kürtler oy verecekse de benim bu tercihime, benim ittifak anlayışıma, benim ‘Kürt sorunu yoktur’ düşüncesine katılarak oy versinler demeye getiriyor. “

Dört kuzen dört partiden aday

Bölgedeki en ilginç aday listesi ise Şırnak’ta hazırlandı. Botan aşireti Hacı Beyran koluna mensup Tatar Ailesinden dört isim dört partinin ilk sırasına yer aldı. AK Parti’den Aslan Tatar, MHP’den Halil Tatar, Yeniden Refah Partisi’nden Sabri Tatar ve Zafer Partisi’nden Mahmut Tatar aday oldu. Girasun , bunun bölgede sıkça karşılaşılan bir durum olduğuna dikkat çekerek, aynı aileden isimlerin farklı partilerden aday olması, rakiplerinin elini güçlendirdiğini ifade etti.

Emek ve Özgürlük İttifakı içinde yer alan ama seçime en az 41 ilde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla gireceğini açıklayan Türkiye İşçi Partisi, Güneydoğu’nun hiçbir ilinde aday göstermedi.

Paylaşın

Kürt Kökenli Seçmenlerin Gözü Ortak Adayda

İktidardan muhalefete tüm siyasi partiler -bir sürpriz olmazsa- 18 Haziran 2023’te yapılacak seçimi son yılların en kritik seçimi olarak görüyor. Bir tarafta iktidarını devam ettirmek isteyen Cumhur İttifakı ortakları, diğer tarafta “artık değişim zamanı geldi” diyen muhalefet sahada.

Anketlere bakılırsa Cumhur İttifakı ortakları daha çok “düşen oylarını durdurmak, tabanını tutmak” için çalışıyor. İktidar hedefiyle yola çıkan muhalefet partileri ise bu süreçte atak yaparak oylarını yükseltmek zorunda. Bunun için de daha önce ihmal edilmiş, gidilmemiş, dinlenmemiş toplumun farklı kesimlerinin kapısı çalınıyor. CHP yöneticilerinin dahi geçen seçim dönemleri için “tabela partisi haline geldik” dediği Kürt seçmenin yoğun yaşadığı bölgeden oy alma isteği işte bu çabanın ürünü.

CHP’nin teşkilat yapısını güçlendirmek, oy oranını artırmak amacıyla kurduğu Doğu Masası yaklaşık 1.5 yıl önce çalışmaya başladı. Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ndeki 24 ilde sadece 8 milletvekili bulunan CHP bu sayıyı da arttırmak istiyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı başkanlığında geniş bir heyetin içinde yer aldığı çalışmalar kapsamında bugüne kadar birçok adım atıldı. Öncelikle il başkanlıklarında kimi değişimlere gidildi, ardından partiye yeni-taze kan için üye kampanyası başlatıldı. Doğu Masası çalışmasındaki partililer de zaman zaman tek ya da heyetler halinde bu kentlere giderek çalışmalara katkı sundu.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın aktardığına göre, Doğu Masası çalışmasının meyvesi ilk olarak yeni üye faaliyetinde görülüyor. Partinin verilerine göre CHP’de son dönem en çok üye artışı olan illerde ilk 10 sırada Doğu Masası illeri var. Örneğin bölgenin en büyük kentlerinden Van’da son gerçekleşen 600 katılımla birlikte üye sayısı bir buçuk yılda 4 kat artış göstererek 2 binden 8 bine çıkmış durumda. Diğer illerde de benzer bir süreç işlediği ifade ediliyor. Partililer üyelik çalışmasının önemini, “Üye aidiyet demek, yeni kadro demek, sahada daha çok çalışacak insan demek. Bunun bir de sandık güvenliği açısından önemi var” sözleriyle açıklıyor. Yeni üyelerin batıya göç etmiş akrabalarının da partiye yakınlık duyması hatta onların da bulundukları kentte üye olması bu “çalışmanın bonusu”, “çarpan etkisi” olarak görülüyor.

Doğu Masası’nda yeni yönetim ve üyelerin il teşkilatlarında yarattığı heyecanı gözlemlemek mümkün. Ama bu çalışmanın meyve vermesinde genel merkez yönetimindeki son politik atakların katkısı da tartışma götürmez. Çünkü Van’da da Hakkâri sokaklarında da insanlar CHP’nin sahada çalışmasını takdir ederken asıl CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun helalleşme süreci, Roboski ziyareti, Suriye tezkeresine ret oyu verilmesi ve Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne yapılan ziyaret gibi adımları konuşuyor.

Yine CHP lideri ve yöneticilerinin Kürt sorununu bir Türkiye sorunu olarak gördükleri, bunu Meclis zemininde çözecekleri açıklamaları da önem taşıyor. Bu gelişmeler CHP’de bir değişimin işaretleri olarak okunurken teşkilatların sahada çalışırken daha iyi karşılanmasını sağlıyor. Kürt seçmen, “Oy almak, vekil çıkarmak istiyorsanız insanların gönüllerine girmelisiniz”, “İktidar olunca değişmeyin, çok oy alamazsanız da yok saymayın, lütfen millete hizmetkâr olun” diyor.

CHP oyları yüzde 3-4’ten yüzde 10’a çıktı

CHP oy artışında iddialı. Partililer bölge illerindeki oyun 3, hatta 4’e katlandığını söylüyor. Bu, yüzde 3-4 bandında, hatta MHP’nin de gerisinde olan oyların yüzde 10 civarına geldiği anlamına geliyor. Rawest Araştırma’dan Roj Girasun da bu veriyi doğruluyor. Girasun, “CHP Diyarbakır’da oyunu 3, hatta 4 kat arttırmış görünüyor. 4 büyükşehir Diyarbakır, Mardin, Urfa, Van’da CHP’nin yüzde 2.5-3’te seyreden oyunun bugün 9’larda seyrettiğini görüyoruz. Bu önemli bir başarı” diyor.

Araştırmalara göre “HDP’nin oylarında büyük değişim yaşamadığı” tabloda bu oy artışı iktidar partisini işaret ediyor. CHP yöneticileri gelen oyların AK Parti’den olduğunu, son dönem partiye katılan üyelerin de bunun işareti olduğunu söylüyor. Bunu doğrulayan Girasun’un dikkat çektiği bir de yeni seçmen, ilk kez oy kullanacak gençler var. Girasun CHP’deki oy artışını şöyle açıklıyor:

“Geçmiş dönem özellikle merkez sağdan (DYP-ANAP gibi) AK Parti’ye eklenmiş oylar bugün CHP’ye doğru akıyor. Merkez sağ, milli görüş koalisyonu olan AK Parti merkez sağı kaybediyor. Ama CHP’nin Kürt seçmen içinde yükselişinin en önemli sebeplerinden birisi, sadece burası da değil ülke genelinde artışta ilk defa oy kullanan seçmenler var. Bölgede ilk defa oy kullanan seçmende, CHP’nin ikinci parti olduğunu görüyoruz. Genç seçmenler eski tarz siyasetten rahatsız. İkincisi sosyolojik bir değişim var. Daha seküler, daha esnek bir seçmen var ve CHP’yi daha merkez, kendilerine yakın bir parti olarak görüyorlar. CHP’nin İstanbul, Ankara’da belediyeleri kazanması ile oluşan yeni iklim, Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu fenomenlerinin görülmesi, sosyolojik olarak sekülerleşme önemli. Din yorgunu bir gençlik var.”

‘CHP Van ve Diyarbakır’da vekil çıkarabilir’

CHP bölgede arttırdığı oyla hiç milletvekili olmayan Van, Diyarbakır gibi büyük kentlerde milletvekili çıkarmak istiyor, bunu da yapacağı iddiasında. Rawest Araştırma’dan Roj Girasun da anketlere bakıldığında önümüzdeki seçimde CHP’nin Diyarbakır, Urfa, Van’da uzun bir aradan sonra vekil hatta vekiller çıkarmasının kuvvetle muhtemel olduğunu söylüyor.

CHP’ye bölgede yeni katılımlar açısından özel bir aşiret parantezi açmak gerekiyor. Daha önce AK Parti ile hareket eden bazı aşiretler bu süreçte CHP’ye katıldı. Hakkâri’den Diri Aşireti Kanaat Önderi Faris Diri, Badikan aşiretinden Fatih Cengiz, Suruç’ta Dına, Şedadi ve Asi Aşiretleri ve Van Ertuşi aşireti lideri İskender Ertuş CHP’ye üye oldu. Aşiret temsilcilerinin CHP’ye katılımı “Aşiretler iyi koku alır. Bunu yapıyorlarsa iktidar gerçekten gidici. İktidar değişimini hissediyorlar” şeklinde yorumlanıyor. Ancak bu isimlerin başta milletvekilliği olmak üzere taleplerinin, batı seçmeni ve aşiret sistemine karşı olan siyasi tutumlar da dikkate alınarak nasıl yönetileceği CHP açısından önemli bir sınav olacak gibi görünüyor.

Altılı Masa’nın adayı bekleniyor

CHP’nin Doğu Masası çalışmasında parlamento seçimi kadar Cumhurbaşkanlığı seçimi de büyük önem taşıyor. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek ve DEVA Partilerinin oluşturduğu Altılı Masa’nın çıkarmak istediği ortak Cumhurbaşkanı adayı Kürt seçmenin de yakın takibinde. 6 siyasi yapının yer aldığı Emek ve Özgürlük İttifakı ile seçime girme hazırlığı yapan HDP, yaklaşık bir yıl önce açıkladığı tutum belgesindeki ilkeler çerçevesinde ortak adayı müzakere etmek istediğini ilan etmişti. Bölgede en güçlü parti olan HDP’nin yönetimi ve bölge seçmeninin bu sürecin nasıl sonuçlanacağına kilitlendiğini söylemek mümkün. HDP yöneticileri CHP’nin bölgedeki hareketliliğini izlediklerini bundan da memnuniyet duyduklarını ifade ediyor. Ortak adayla ilgili ise hem partililerin hem de Kürt seçmenin endişeleri var.

Ortak Cumhurbaşkanı aday adayları arasında ismi sayılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a ülkücü geçmişi nedeniyle bölgede mesafe konulması sır değil. İlk seçildiği dönem bölgedeki Kürt seçmenin de ilgiyle izlediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu içinse bir “güven zedelenmesi” olduğunu ifade edenler var. Bunun nedenini bir Kürt seçmen, “İmamoğlu’nun son dönem yaptıklarını izliyoruz. HDP ile kazanıp Meral Akşener ile kol kola girersen Kürtlerin sempatisini kaybedersin” sözleriyle açıklıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığı içinse esnaf ziyaretlerinde seçmenin “Bay Kemal’e oy verebilirim” ifadeleri dikkat çekiyor.

Son 1 yılda oyunu en çok artıran isim Kılıçdaroğlu

Rawest Araştırma’dan Girasun 2021 yılı ocak ayında yapılan araştırmada Cumhurbaşkanı adayı olarak sırasıyla İmamoğlu, Yavaş ve Kılıçdaroğlu isimlerini tespit ettiklerini bugünse sıralamanın İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ve Yavaş’a dönüştüğünü söylüyor. Son 1 yıl içinde oyunu en fazla artıran ismin Kılıçdaroğlu olduğuna dikkat çeken Girasun, “Kılıçdaroğlu’nun bugün oy arttırma marjı İmamoğlu ve Yavaş’tan daha yüksek görünüyor. Ama HDP seçmeni Cumhurbaşkanlığı seçiminde parti yönetiminin tutumuna göre tavır alacağını, yol alacağını söylüyor. Bunun haricinde Kılıçdaroğlu’na sadece HDP seçmeninin değil genel olarak muhafazakâr Kürt seçmenin de ilgisi olduğunu görüyoruz. Bu ilgiyi desteğe dönüştürüp dönüştürmeyeceği, CHP’nin bu yükü ne kadar sırtlanacağı ile alakalı” diyor.

Van’da bir Kürt seçmenin, “Meclis’te HDP’ye oyumuzu veririz ama Cumhurbaşkanı adaylığında gelişmelere bakarız. HDP aday çıkarırsa adayımıza oy veririz. Çıkarmazsa destek verirse ortak adaya oy veririz. İşte İstanbul, Ankara’da vermedik mi?” sözleri de eğilimin ortak adayla ilgili anlaşmayla şekilleneceğini gösteriyor.

CHP’nin Doğu Masası çalışmalarını yakından izleyen Roj Girasun, CHP’de 2011 yılı ile başlayan değişimin Kürt seçmenler tarafından yakından izlendiğini belirterek, “Bugün 2011’de izlenmeye başlayan, sonra ilgiye, şimdi ise beğeniye dönüşen tabloda, CHP ile Kürt seçmen arasındaki iletişimin bugün oya dönüşmeye başladığını görüyoruz. Burada CHP’ye yakınlık büyük oranda ideolojik mesafenin açılması değil. Bir müttefiklik ilişkisine haiz olmak. Müttefiklik ilişkisi güveni vermek. CHP’nin kurumsal kimliğine, ideolojik geçmişine dair Kürt seçmenin kuşkuları, soru işaretleri var. Ama burada Kılıçdaroğlu’nu belki CHP’den ayırmak lazım. Kılıçdaroğlu’na duyulan güvenin CHP’nin kurumsal kimliğinin önünde olduğunu söyleyebiliriz. Bu da Kılıçdaroğlu’nun söylemini parti politikalarına yansıtma açısından yetersiz olduğunu gösteriyor bize” dedi.

Doğu Masası’nın 4 günlük bölge turunda seçmenlerin değerlendirmelerine bakılırsa CHP’ye değişim için kredi vermeye hazır olduklarını görebiliyoruz. Ancak bu kredi ortak Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, adayın vaatleri ve tabii seçim dışında da CHP’nin Kürt seçmenlerin sorunlarına kulak verip vermeyeceği ile ilgili olacak.

Paylaşın