Dört Yıl Sonra Bir İlk: Konut Kiralarında Tablo Altüst Oldu

Ocak 2024’te yüzde 80,5 olan cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı, Şubat 2024’te yüzde 65,2’ye geriledi. Bu oran, TÜİK’in açıkladığı yüzde 67,07’lik şubat enflasyonunun altında kaldı.

Böylece Türkiye genelinde kira fiyatlarında enflasyondan arındırılmış yıllık reel artış oranı şubatta yüzde -1,1 oldu ve Mart 2020 sonrasındaki dört yıllık dönemin ardından ilk kez negatif bölgeye geçti.

sahibinden.com ile Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırlanan “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” araştırmasında sonuçlar dikkat çekti.

Sözcü’den Emre Deveci’nin aktardığına göre; Türkiye genelinde cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı şubatta enflasyonun altında kaldı ve reel düşüş görüldü. Ocak 2024’te yüzde 80,5 olan cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı, Şubat 2024’te yüzde 65,2’ye geriledi. Bu oran, TÜİK’in açıkladığı yüzde 67,07’lik şubat enflasyonunun altında kaldı.

Böylece Türkiye genelinde kira fiyatlarında enflasyondan arındırılmış yıllık reel artış oranı şubatta yüzde -1,1 oldu ve Mart 2020 sonrasındaki dört yıllık dönemin ardından ilk kez negatif bölgeye geçti. Ortalama reel kirada yıllık artış Şubat 2023’te yüzde 86,6 ile zirve yaptıktan sonra inişe geçmiş, aralıktan ocağa 4 puanlık azalışla yüzde 9,5’e gerilemişti.

Türkiye genelindeki reel kira endeksi (2017 Eylül=100) Haziran 2023’te 216,2 ile zirve yaptıktan sonra düşmeye başlamıştı. Şubat 2024’te bir önceki aya göre ortalama cari kira fiyatları yüzde 3,8 artarken TÜFE’nin aynı dönemde yüzde 4,5 artması sonucu reel kira fiyat endeksi 1,1 puan azalarak 169,7 oldu.

Reel kira fiyat endeksi İstanbul’da ve İzmir’de beş aylık düşüşten sonra aralık ayında bir miktar artmış, ocak ayında ise üç büyükşehirde de düşüş devam etmişti. Şubat ayında endeks İstanbul’da 1,9 puan, İzmir’de ise 1 puan düşerken, Ankara’da 1,6 puan arttı.

Neticede reel kira endeksi şubat ayında İstanbul’da 170,7, Ankara’da 231, İzmir’de ise 190,2 oldu. Buna göre reel ortalama kiralar referans dönemi olan 2017 Eylül’e kıyasla İstanbul’da yüzde 70,7, Ankara’da yüzde 131, İzmir’de ise yüzde 90,2 oranında arttı.

İstanbul’da reel düşüş yüzde 4,9

Yıllık reel kira artışları İstanbul’da Ocak 2023’ten (zirve yüzde 55,8), İzmir’de marttan (zirve yüzde 90,3) Ankara’da ise depremin neden olduğu gecikmeyle mayıstan itibaren (zirve yüzde 109,3) düşüşe geçti.

Geçtiğimiz ay Ankara’da yüzde 47,9 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay yüzde 29,7 olarak gerçekleşti. İzmir’de geçtiğimiz ay (ocak) yüzde 22 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay (şubat) yüzde 13,2 oldu.

İstanbul’da ise geçtiğimiz ay durma noktasına gelen yıllık reel kira artışı bu ay artık negatife döndü ve reel kira İstanbul’da yıllık bazda yüzde 4,9 azaldı. Geçen yıl şubatta 86,9 TL olan Türkiye geneli güncel ortalama metrekare kira fiyatı şubatta 143,5 TL oldu. Kiralık ilan metrekare fiyatlarındaki yıllık artış oranları üç büyükşehirde azaldı.

Yıllık kira fiyatı artış oranı ocaktan şubata İstanbul’da yüzde 66,2’den yüzde 58,9’a, Ankara’da yüzde 143,9’dan yüzde 116,7’ye, İzmir’de ise yüzde 101,2’den yüzde 89,1’e düştü. Şubatta ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatları İstanbul’da 185,7 TL, Ankara’da 131,6 TL, İzmir’de ise 160 TL oldu.

Şubatta cari kirada yıllık bazda en yüksek fiyat artışı görülen il, yüzde 185,5’lik oranla Diyarbakır oldu. 6 Şubat depremlerinin yaşandığı Kahramanmaraş, yıllık yüzde 184,5’lik kira artışıyla ikinci olurken, Ordu yüzde 171,4’lik artışla üçüncü, Erzurum yüzde 170’lik artışla dördüncü ve Van yüzde 168,5’lik artışla beşinci oldu.

Şubatta yıllık bazda en düşük kira artışının görüldüğü il, yüzde 25’lik artışla Antalya oldu. En az kira artışında yüzde 42,9’luk oranla Muğla ikinci, yüzde 58,9’luk oranla İstanbul üçüncü, yüzde 61,5’lik oranla Mersin dördüncü, yüzde 64,7’lik artışla Adana beşinci oldu.

Şubat verilerine göre bu 5 şehirde yıllık kira fiyatı artış oranı yıllık TÜFE enflasyon oranından düşük oldu. Kiralık konut talep göstergesi ağustos ile kasım arasında düşerken aralıkta ve ocakta bir miktar yükseldi. Şubat ayında ise talep yatay seyretti. Kiralık konut talep endeksi ocaktan şubata yüzde 0,1 arttı. Yıllık bazda bakıldığında ise kiralık konut talebinde yüzde 25’lik bir düşüş mevcut.

Paylaşın

“Kiraya Yüzde 25 Zam Sınırı Kalkıyor” İddiası

Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024 yılında bitecek olan düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kaldırılacağı öne sürüldü.

Sözcü yazarı Nedim Türkmen, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basına kapalı olarak yaptığı toplantıda, konut kiralarındaki yüzde 25 zam zorunluluğu uygulamasının kaldırılacağını söylediğini yazdı.

Nedim Türkmen, “Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir” diyerek Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıya ilişkin kulis bilgileri verdi.

Sözcü yazarı Türkmen’in “Basına kapalı toplantıdan yansıyanlar” başlıklı yazısının ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Bugün sizlerle; Sayın Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıda, kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlardan çıkarttığım önemli konuları paylaşmak istiyorum (Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir).

Sayın Cumhurbaşkanımızın uyguladığımız programa tam desteği var. İster inanın ister inanmayın. Zaten ben seçim sonrasına yönelik beklentilerinizi de anlamlandıramıyorum. Seçim sonrası da bu program aynı şekilde sürecektir, sabır ve kararlılıkla bunu uygulayacağız.

Konut kiralamalarında kira artış oranını %25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te bitecek olan düzenlemeye, önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulmayacak ve süre uzatılmayacak. Bir kişinin birinci evine farklı, ikinci evine farklı vergi ve evin değerine göre farklı vergi gibi uygulamaları planlıyoruz.”

Yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağı yalanlandı

Öte taraftan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Bazı basın yayın organlarında yer alan, ‘Bakan Şimşek, yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağını açıkladı’ iddiası manipülasyon içermektedir” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, basına kapalı bir toplantıda iş ve finans dünyası temsilcileri ile bir araya gelmiştir. Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te sona erecek olan düzenlemeye ilişkin sorulan soruya yanıt olarak Bakan Şimşek, düzenlemenin sona ermesine yakın yeniden gözden geçirileceğini ifade etmiştir.

Bahse konu haberlerde iddia edildiği gibi konut kira artışlarında düzenlemeyle ilgili henüz bir karar alınmamış olmakla beraber, Bakan Şimşek’in kamuoyuna resmi bir açıklaması da bulunmamaktadır.

Paylaşın

Kira Fiyatlarındaki Artış Dört Yılda Yüzde 800’ü Aştı

2019 yılından itibaren son dört yılda İstanbu’da kira fiyatları yüzde 800’ü aştı: Üsküdar yüzde 961, Kağıthane yüzde 954, Beykoz yüzde 889, Başakşehir yüzde 879, Küçükçekmece yüzde 861, Eyüpsultan yüzde 804.

İstanbul’da son bir yıl içerisinde konut satış fiyatları yüzde 84,14 oranında, kira fiyatları yüzde 75,56 artış gösterdi. Metrekare fiyatları değerlendirildiğinde ise satılık fiyatının yüzde 82,54, kiralık fiyatının ise yüzde 84,33 arttı.

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) “Bir Hak Olarak Barınma: Sağlıklı, Dayanıklı ve Güvenli Konuta Erişim Herkes İçin Mümkün Mü?” başlıklı bir rapor yayımladı.

Raporda Türkiye ve İstanbul’daki barınma krizinin nedenlerini ve enflasyonunun etkilerini incelenirken ortaya çıkan sonuçlardan biri en çok zam gelen bölgeler yoksul ve emekçilerin yaşadıkları yerler.

Kasım 2023 verilerine göre İstanbul’da son bir yıl içerisinde konut satış fiyatları yüzde 84,14 oranında, kira fiyatları yüzde 75,56 artış gösterdi. Metrekare fiyatları değerlendirildiğinde ise satılık fiyatının yüzde 82,54, kiralık fiyatının ise yüzde 84,33 arttığı görülüyor.

Raporda, “2000’li yıllarda İstanbul genelinde konut sunumunda yaşanan artışa rağmen, orta ve düşük gelir grubu için konut satın alımı imkansızlaştı. Kent genelinde sunulan kiralık konutlar da düşük ve orta gelir grubu için ödenebilir olma niteliğini kaybetti” değerlendirmesine yer verildi.

Pandeminin etkisiyle birlikte kira fiyatlarının 2020-2022 arasında tüm ülkelerde artış gösterdiğine dikkat çekilen raporda, dünya genelinde kiraların 1,6, İstanbul’da 5,2 kat arttığı aktarıldı.

2019 yılından itibaren son dört yılda kira fiyatlarının en çok arttığı ilçeler:

Üsküdar: Yüzde 961
Kağıthane: Yüzde 954
Beykoz: Yüzde 889
Başakşehir: Yüzde 879
Küçükçekmece: Yüzde 861
Eyüpsultan: Yüzde 804

Rapordan öne çıkanlar

“Asgari ücrette yaşanan artış ve kira fiyatlarında yaşanan artış karşılaştırıldığında asgari ücret zamlarının kiralardan çok daha az arttığı görülüyor.

Hane halkı bütçesine aşırı yük getirmeyen bir fiyat veya kira düzeyinde ve belirli standartlarda konut, ödenebilir konut olarak nitelendiriliyor. Hane halklarının, aylık gelirlerinin yüzde 30’undan az bir kısmını konut harcamalarına tahsis etmeleri, oturdukları konutların hane halkı için ödenebilir olduğuna işaret etmektedir.

TÜİK’e göre ortalama hane halkı gelirinin 2023 yılında yaklaşık 13 bin lira olduğu düşünüldüğünde, konut kredilerinden yalnızca ayda 100 bin lira üzeri geliri olanların, yani toplumun en çok gelir elde eden yüzde 5’inin yararlanabildiği görülüyor.

Toplumun yüzde 95’inin konut kredisinden faydalanamadığı bu dönem kredili konut satışlarının da ülke genelinde tarihin dip noktasına düşmesi, evin bir barınma değil finansal yatırım aracına dönüşmesine yol açıyor.

İPA tarafından 3 Ağustos – 1 Eylül 2023 tarihleri arasında 317 İstanbul sakiniyle yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 84,7’si binalarında kentsel dönüşümün gerekli olduğunu düşünüyor. Kentsel dönüşümün gerekli olduğunu düşünen katılımcıların yüzde 93,4’ü 30 yıl ve üzeri binalarda yaşıyor.”

Paylaşın

Kira Fiyatındaki Artış Yüzde 10O’ün Üzerinde

Nisan ayında yüzde 117 olan yıllık kira fiyatları artış oranı mayıs ayında yüzde 101’e geriledi. En yüksek fiyat artışı görülen iller yüzde 288 ile Trabzon, yüzde 261,4 ile Malatya, yüzde 213,2 ile Ordu, yüzde 192,7 ile Mardin ve yüzde 192,2 ile Ankara oldu.

En düşük kira artışının görüldüğü iller ise Gaziantep yüzde 117,3, İstanbul yüzde 109,4, Adana yüzde 98, Antalya yüzde 57,6 ve Muğla yüzde 23,5. oldu.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “2 Temmuz 2023’ten itibaren 1 yıl süreyle konutlarda kira artışı üst sınırı yüzde 25 olarak uygulanacak” dedi.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Mayıs ayı ‘Kiralık Konut Piyasası Görünümü’ araştırmasını yayımladı.

Buna göre, ülke genelinde ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatındaki yıllık artış oranı mayısta yüzde 101 oldu. Böylece nisan ayında yüzde 117 olan yıllık kira fiyatlarının yıllık artış oranı mayısta yüzde 101’e geriledi.

Mayıs ayında ülke genelindeki ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatı 113,2 liraya yükseldi. Yıllık kira artış oranı İstanbul’da yüzde 109,4, Ankara’da yüzde 192,2, İzmir’de ise yüzde 150 olarak öne çıktı.

En yüksek fiyat artışı görülen iller yüzde 288 ile Trabzon, yüzde 261,4 ile Malatya, yüzde 213,2 ile Ordu, yüzde 192,7 ile Mardin ve yüzde 192,2 ile Ankara olarak öne çıktı. En düşük kira artışının görüldüğü iller ise şöyle oldu: Antep yüzde 117,3, İstanbul yüzde 109,4, Adana yüzde 98, Antalya yüzde 57,6 ve Muğla yüzde 23,5.

TEPAV tarafından yayımlanan ‘Doğrudan Yatırımlar Bülteni’ne göre yılın birinci çeyreğinde yabancılara konut satışı yüzde 24 düşerken Rus vatandaşlarına satışlar 2,5 katına çıktı. Satışların 3 bin 603’ü İstanbul, 4 bin 177’isi ise Antalya’da yapıldı.

Bakan Tunç: Yüzde 25 sınırı uzatıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç konutlardaki kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan düzenlemenin uzatılacağını açıkladı. Bakan Tunç, “2 Temmuz 2023’ten itibaren 1 yıl süreyle konutlarda kira artışı üst sınırı yüzde 25 olarak uygulanacak” dedi.

(Kaynak: Sol Haber)

Paylaşın

Türkiye Genelinde Kiralar 4 Yılda 6 Kat Arttı

Türkiye genelinde kiralar son 4 yılda 6 kat arttı, büyükşehirlerde bu oran çok daha yüksek. Dar ve orta gelirli vatandaşlar için sıfırdan bir ev alabilmek ise neredeyse hayal. Gayrimenkul krizi en çok hem kendine ait bir mülkü bulunmayan hem de yüksek kira bedelleriyle karşı karşıya kalan alt ve orta gelirli vatandaşları kesimi vuruyor.

Sektör temsilcilerine göre gayrimenkul sektöründeki kriz esas olarak yıldan yıla bozulan arz-talep dengesi sebebiyle yaşanıyor. Ayrıca, sektör temsilcilerine göre bu sorunu tek bir cevapla yanıtlamak pek mümkün değil.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe’nin ortaya koyduğu verilere göre, 2019-2023 arasında ülke genelinde kiralarda %583 artış gerçekleşti, büyükşehirlerdeki ortalama artış oranı %697 oldu.

En fazla kira artışı %1109 ile Antalya’da gerçekleşirken; onu %963 ile Mersin, %935 ile Muğla, %833 ile Ankara ve %713 ile İstanbul takip etti.

Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu Başkanı Hacı Ali Taylan, “Dolardaki artışın bile üzerine 3-4 kat arttı, gayrimenkul tarihinde ilk defa böylesi bir fiyat yükselmesiyle karşı karşıyayız” diyor.

Gayrimenkul sektöründeki kriz en çok dar ve orta gelirli vatandaşları vuruyor. Bu kesim için artık ev sahibi olabilmek bir hayalken, yüksek kira bedellerini ödemek de her geçen gün zorlaşıyor.

Gökçe, Türkiye nüfusunun yüzde 75’inin yaşadığı 30 büyük şehirde, ortalama kira bedelinin asgari ücretin yüzde 79’unu aştığını kaydediyor:

“Tüm Türkiye’de 2019 yılının Nisan ayında kira bedeli ortalama ücretin sadece yüzde 27’si kadarken, bugün yüzde 45’e ulaşmış. Muğla’da kira bedeli ortalama ücretin yüzde 187’si, Antalya’da yüzde 120’si, İstanbul’da yüzde 117’si kadar.”

BBC Türkçe’den Fundanur Öztürk’e konuşan sektör temsilcilerine göre gayrimenkul sektöründeki kriz esas olarak yıldan yıla bozulan arz-talep dengesi sebebiyle yaşanıyor.

Giderek artan konut ihtiyacı karşısında inşaat sektöründe yaşanan durgunluk ve yeni konutların dar ve orta gelirlilere yönelik değil, yatırım amaçlı lüks daireler olarak planlanması sektördeki açığı büyütüyor.

Taylan, tedbir alınmadığı sürece kira bedellerindeki artışın süreceğini değerlendirerek, doğru yorumlar yapabilmek için yeni hükümetin politikaları görmek gerektiğini söylüyor:

“Son birkaç yılda 6-7 kat artan rakamlar…Bunu kimse tahmin edemezdi. Sonrasını görebilmek için artık bizim uzmanlığımız da yetmiyor. Fakat tedbir alınmadığı takdirde kira artışları devam edecektir.”

‘Yatırımcılar sadece çok kârlı, lüks projelere giriyor’

Türkiye’de alt ve orta gelirli vatandaşların bulunduğu % 40’lık bir kesim için konut ihtiyacı olduğunu söyleyen Taylan, bu açığın yakın gelecekte kapanamayacağını değerlendiriyor.

Gayrimenkul krizi de en çok hem kendine ait bir mülkü bulunmayan hem de yüksek kira bedelleriyle karşı karşıya kalan bu kesimi vuruyor.

Gökçe, mevcut konut projelerinin daha çok yatırım amaçlı lüks daireler olarak planladığını, bu durumun krizi artırdığını değerlendiriyor:

“Yatırımcılar, kâr marjı çok yüksek olmayan işlerde, işe başladıktan bir süre sonra zarar eder hale geliyor. Hammadde fiyatlarının çok hızlı arttığı bir yerde, yatırımcı sadece çok kârlı projelere giriyor. Arz daha çok orta ve dar gelirli gruplar için kısıldı çünkü onların konutlarındaki kâr marjı düşük.”

“Dar gelirli ve orta gelirli için yeterince konut üretilmiyor, devlet bu anlamda kendini göstermiyor, özel sektör bu alan kârlı olmadığı ve enflasyonist ortamda kaybetmeye çok müsait olduğu için bu alana girmiyor.”

Gökçe’ye göre arz talep dengesinin bozulmasının temel sebepleri arasında konutun bir yatırım aracına dönüşmesi, dövize bağlı maliyetler sebebiyle inşaat piyasasında yaşanan durgunluk ve yatırım için güven vermeyen piyasa şartları yer alıyor:

“Birçok malzemenin dövize endeksli olduğu ve dövizin bu kadar arttığı bir ortamda hiç kimse önünü göremediği için arz kısıldı. Yatırımcı hammadde almıyor, tüketici kredi bulamıyor, bulsa çok yüksek faizin altına giremiyor, bu sarmal konut sektöründe arzı daraltmış durumda.”

“Vatandaşlar şaşkınlık içerisinde, bakıyor dağ taş beton oldu, her yere inşaat yapılıyor ama ben kiralık ev bulamıyorum diyor. Çünkü birileri 20. konutunu alıyor, birileri kira fiyatlarını belirleyecek sayıda konut yapıp boş tutmayı akıl ediyor ama dezavantajlı kesimlerin konut ve barınma sorunu çözülemiyor.”

Yabancılara satışların etkisi ne kadar?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2017-2022 döneminde yabancılar 274 bin 258 konut aldı. Bu rakam, toplam satışların % 5’ine tekabül ediyor.

2022 yılında yabancıların en çok konut aldığı 3 il ise İstanbul, Antalya ve Mersin oldu. Bu iller aynı zamanda en çok kira artışı yaşanan illerin başında geliyor.

Gökçe, sığınmacıların yoğun yaşadığı ilk 10 ildeki kira artışlarının ise Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu belirtiyor:

“Kira bedelleri yüzde 702 zamlanmış. Bu illerde kira bedelinin asgari ücrete oranı 2019’da yüzde 46 iken bugün yüzde 86’ya çıkmış. Yani asgari ücret kira bedeli karşısında erimiş.”

Taylan, gayrimenkul fiyat artışlarında yabancı satışların önemli bir yer tuttuğunu söylüyor:

“100 tane gayrimenkulün satılık olduğu bir sokakta, bir gayrimenkul döviz ile yüksek fiyattan alıcı bulduğunda, o yüksek rakam diğer 99 gayrimenkulün de fiyatını belirleyen taban fiyatını oluşturuyor. Biz buna ‘marjinal satış’ diyoruz. Yabancı satışın oranı küçük gibi görünse de fiyatlara etkisi büyük oluyor.”

Rusya-Ukrayna savaşından sonra yabancıların Antalya’da çok yoğun bir talep yarattığını söyleyen Taylan, Türkiye’deki en yüksek fiyat artışlarının bu yüzden Antalya’da yaşandığını söylüyor.

Antalya’daki talebin başka bir kıyı kenti olan Mersin’e de taştığını belirten Taylan hem depremlerden sonraki iç göç hem de yabancıların talebi sebebiyle Mersin’de de ciddi fiyat artışlarının görüldüğünü belirtiyor.

‘İstanbul’da güvenli konut talebi arttı’

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul’da “güvenli konut” talebinin arttığı belirtiliyor.

Gökçe, “Deprem sonrası daha güvenli konutta oturma ihtiyacı çoğaldıkça, büyük bir kira krizi çıktı. Kimse uygun kiralık evde bulamaz vaziyette” diyor.

2022 Ağustos ayında Kentsel dönüşüm alanlarındaki riskli yapılarda oturan kiracılara ve hak sahiplerine yapılan yardımı 4 bin 500 liraya çıkardıklarını söyleyen Gökçe, artık bu rakamın da yetmediğini belirtiyor.

Depremden sonra göç alan kentlerden olan Ankara, Mersin, Adana, Kayseri ve Antalya’da da son birkaç ayda radikal kira artışları görülüyor.

Taylan, “Depremden sonra göç alan kentlerde kira fiyatları, bıçak kemiğe dayandı denilecek noktada. Hala da artış eğilimi devam ediyor” diyor.

Ev sahipleri haksız artış mı yapıyor?

Sektör temsilcilerine göre bu soruyu tek bir cevapla yanıtlamak pek mümkün değil.

Her ne kadar spekülatif artışlar, yatırım amaçlı dairelerin piyasayı tırmandıran etkisi ve denetimsizlik konuları ön plana çıksa da ülkede ev almak giderek zorlaştıkça kiraların da buna paralel yükselmesi, olağan bir durum.

Taylan, “Konut kredileri bir yıl öncesine göre çok daha yüksek ve bankalar konut kredisi vermekte çok iştahsız. Ev almak ne kadar pahalıysa, kiralar da o kadar yüksek olur” diyor.

Bundan 2-3 yıl öncesine kadar Türkiye’de bir evin kira bedeliyle kendini amorti etme (yatırılan parayı karşılama) süresinin 15-18 yıl olduğunu söyleyen Taylan, bugün, yüksek kiralara rağmen bu sürenin 25-35 yıla kadar çıktığını kaydediyor:

“Bu bizim sektörde daha önce hiç görülmeyen bir şey. Aslına gayrimenkulün fiyatıyla kira getirisini karşılaştırdığınızda kiraların hala biraz aşağıda olduğunu da söyleyebiliriz. Ama tabii ki esas sıkıntı, insanların alım gücü.”

Neler yapılmalı?

“Memur kenti” olarak bilinen ve kiraların görece daha düşük olduğu Ankara’da da artık vatandaşlar neredeyse İstanbul ile yarışan yüksek kira bedelleri ödemek zorunda kalıyor.

Artık başkentte görev yapan memurların maaşlarından konut kirası çıktıktan sonra gıda, ulaşım, giyinme ve temel ihtiyaçlarına ayırabileceği az bir miktar kalıyor.

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası Başkanı Hakan Akçam, kentte zaten geçmişten gelen bir konut eksiği olduğunu, bunun üzerine resmi verilere göre 350-400 bin depremzedenin geldiğini aktarıyor.

Akçam, “Ankara’da 3+1 ara katta normal yapılı bir ev en az 8 bin liradan başlıyor, 20 bin liraya kadar çıkıyor” diyor.

Akçam’a göre, lokasyona göre tavan kira bedeli belirleyen kent kurullarının oluşturulması ve aksini uygulayan mal sahiplerine ceza getirilmesi gerekiyor.

Akçam ayrıca kira artışlarına yıllık %25 sınır getiren uygulamanın da pratikte daha yüksek kira fiyatlarına sebep olduğunu değerlendiriyor:

“Mal sahipleri yıl sonunda %25 artış ile kısıtlanacağını bildiği için, evini ilk kiraya verdiğinde yüksek rakamla başlamak istiyor. Bu uygulamayı sürdürmek piyasayı sakinleştirmez.”

Taylan da “%25 sınırı da bir çözüm olmuyor, bu sefer sulh ceza mahkemelerinde bu kiracı davalarıyla dolmuş durumda” diyor.

Geçtiğimiz yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı kira sözleşmelerinin E-devlet üzerinden yapılabilmesi için harekete geçmiş, düzenlemenin 2024 yılına kadar hayata geçeceği belirtilmişti.

Bu uygulamaya bir an önce geçilmesi gerektiğini savunan Akçam, “Devlet son kiracının hangi rakamla evden çıktığının takibini daha rahat yapabilsin, son kiracısı 3 bin liradan çıkan bir kişi 10 bin lira kira isteyemesin” diyor.

Öte yanda mal sahipleri, evinin değerini genellikle ilan sayfalarındaki emsallerine bakarak değerlendiriyor.

Akçam, ilan sayfalarındaki fiyatların anlık değişmemesi gerektiğini, aylık artış için %10-20 oranında bir tavan belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

Ayrıca Kiracı-ev sahibi uzlaşmazlıklarıyla ilgili Eylül ayında devreye girmesi planlanan arabulucu sisteminin de mahkemelerdeki dosya yükünü biraz hafifletmesi bekleniyor.

“Dar gelirlilere kira yardımı yapılmalı”

TÜRK-İŞ Mayıs ayı verilerine göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamalarını kapsayan açlık sınırı 10 bin 362 TL oldu.

Dört kişilik bir ailenin kira, fatura, eğitim, giyim, ulaşım gibi tüm giderlerini kapsayan yoksulluk sınırı ise 33 bin 752 TL’ye yükseldi.

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, yoksulluk sınırı altında yaşayan ve düşük ücretli çalışanların kiralarının kamu tarafından ödenmesi gerektiğini, bunun artık bir zorunluluk olduğunu söylüyor.

Kira artışlarına getirilen %25’lik sınıra pek çok mal sahibinin uymadığını belirten Çakar, “Çok ciddi bir denetimsizlik söz konusu, insanlar birbirlerine bakarak kiraları yükseltmeye başladılar” diyor ve ekliyor:

“Yoksulluk sınırı altında yaşayan hanelere bir çözüm gerekiyor. Dar gelirlilerin ve asgari ücretlilerin kirasını devlet ödemelidir. Bu insanlar yemiyor içmiyor, çoluk çocuğu beslenmiyor ve kirasını ödemek durumunda kalıyor.”

 

Paylaşın

Ev Sahibi Oranı Düşüyor; Kiracı Oranı Artıyor

2006’da ev sahibi oranı yüzde 60,9 seviyesindeyken, 2022’de kendi evinde oturanların oranı yüzde 56,7 oldu. 2006’da kirada oturanların oranı yüzde 23,5’ken 2022 yılında bu oran yüzde 27,2 oldu.

2011 yılının başından bu yana konut fiyatlarında yıllık artış oranı ilk kez 2020 yılının nisan ayında yüzde 20’yi aştı. Yeni ekonomi modeline geçilmesiyle konut fiyatları hızla artışa geçti. Son verinin açıklandığı Mart 2023’de konut fiyatlarında yıllık artış oranı yüzde 133 oldu.

Türkiye’de konut ve kira fiyatları son yıllarda rekor seviyelere yükseldi. İnşa edilen konut sayısında yaşanan artışa rağmen kendi konutunda oturanların oranı son sekiz yıldan bu yana aralıksız düşüyor. Kirada oturanların oranı ise son 10 yıldan bu yana her yıl yükseliyor.

Türkiye’de halkın yüzde kaçı kendi evinde oturuyor, kiracı oranı kaç?

Kiraya ilişkin verilerin toplanmaya başladığı 2006’da kirada oturanların oranı yüzde 23,5’di. Bu oran 2012’de yüzde 20,9’a kadar düştü. Ancak 2012’den bu yana her sene kiracı oranı yükseliyor. 2018’da yüzde 25’i aşan kiracı oranı 2022 yılında yüzde 27,2 oldu.

10 yılda her 100 kişiden 6’sı daha kiracı oldu

Bu ne demek? 2012 yılında her 100 kişiden yaklaşık 21’i kiracıydı. 2022’de ise her 100 kişiden yaklaşık 27 kişi kiracı durumda. Bu da her 100 kişiden 6’sının daha kiracı ordusuna katıldığını gösteriyor. Aslında bu sayı 6’dan biraz daha yüksek çünkü artış yüzde 6,3 puan.

2006’da ev sahibi oranı yüzde 60,9 seviyesindeydi. Bu oran 2014’te yüzde 61,1’e kadar yükseldi. 2014’ten bu yana ise ev sahibi oranı her sene geriledi. 2022’de kendi evinde oturanların oranı yüzde 56,7 oldu.

2012’da her 100 kişiden yaklaşık 61 kişi ev sahibi iken bu oran 2022’de yaklaşık 57 oldu. Bu da son 10 senede her 100 kişiden 4’ü artık kendi evinde oturmadığını gösteriyor. Düşüş oranı yüzde 3,9 puan. Son 8 senedeki düşüş oranı ise yüzde 4,4 puan.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre konut fiyat endeksinde yıllık artış 2022 yılının eylül ayında yüzde 189’u aştı.

2011 yılının başından bu yana konut fiyatlarında yıllık artış oranı ilk kez 2020 yılının nisan ayında yüzde 20’yi aştı. Yeni ekonomi modeline geçilmesiyle konut fiyatları hızla artışa geçti. Son verinin açıklandığı Mart 2023’de konut fiyatlarında yıllık artış oranı yüzde 133 oldu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İstanbul’da Ortalama Kira, Asgari Ücretin Bir Buçuk Katı

İstanbul’da ortalama kira, asgari ücretin bir buçuk kat üzerine çıkarak 12 bin 394 TL’ye yükseldi. İstanbul genelinde konut kiraları yüzde 6,6, kiralanmayı bekleyen konut stoku ise yüzde 5 artış gösterdi. İstanbul genelinde ortalama metrekare kira ise 124 TL oldu.

İstanbul’da kira değeri en fazla artan ilçeler Şile, Beşiktaş, Ataşehir ve Ümraniye olurken; en az artış görülen ilçeler Avcılar, Beyoğlu ve Bahçelievler oldu. Esenler’de ise kiralar düşüş gösterdi. Kiralanmayı bekleyen konut stoku en fazla artan ilçeler Bakırköy, Şişli, Kadıköy, Beşiktaş, Beykoz; kiralık stoku en fazla düşüş gösteren ilçeler ise Eyüpsultan, Çatalca ve Esenler oldu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ülkedeki mevcut barınma sorunu derinleşirken, kiralarda yaşanan artış İstanbul’da da ortaya çıktı. İstanbul’da ortalama kira, asgari ücretin bir buçuk kat üzerine çıkarak 12 bin 394 TL’ye yükseldi.

Endeksa’nın depremlerin ardından İstanbul ilçelerindeki konut piyasası incelemesine göre şubat ayında İstanbul genelinde konut kiraları yüzde 6,6, kiralanmayı bekleyen konut stoku ise yüzde 5 artış gösterdi. İstanbul genelinde ortalama metrekare kira ise 124 TL oldu.

Kira değeri en fazla artan ilçeler Şile, Beşiktaş, Ataşehir ve Ümraniye olurken; en az artış görülen ilçeler Avcılar, Beyoğlu ve Bahçelievler oldu. Esenler’de ise kiralar düşüş gösterdi. Kiralanmayı bekleyen konut stoku en fazla artan ilçeler Bakırköy, Şişli, Kadıköy, Beşiktaş, Beykoz; kiralık stoku en fazla düşüş gösteren ilçeler ise Eyüpsultan, Çatalca ve Esenler oldu.

En büyük artış Şile’de

Şile’de şubat ayında kiralanmayı bekleyen konut stoku yüzde 10, konut kiraları yüzde 10,2 artış gösterdi, ortalama metrekare kira 87 TL, ortalama kira ise 11 bin 594 TL oldu.

Avcılar, Beyoğlu ve Bahçelievler’de şubat ayında kira değer artışı İstanbul genelinin oldukça altında gerçekleşti. Kiraların yüzde 4, kiralık konut stokunun yüzde 5 artış gösterdiği, deprem bilimcilerin zemini ve konumu açısından riskli bulduğu Avcılar’da ortalama metrekare kira 80 TL, ortalama kira ise 9 bin 151 TL oldu ve şehrin genel seviyesinin çok altında kaldı.

Kiralanmayı bekleyen konut stokunun en fazla düşüş gösterdiği ilçelerden Çatalca’da şubat ayında kiralık konut stoku yüzde 20 düştü, kiralar yüzde 4,5 artış gösterdi.

Paylaşın

Depremin Etkilediği İllerde Kiralar Yüzde 17 Arttı

Depremin etkilediği illerde satılık konut fiyatları deprem sonrasında ortalama yüzde 14, konut kiraları ise ortalama yüzde 17 artış gösterdi. Çevre illerde ise satılık konut fiyatları yüzde 7, konut kiraları yüzde 4 artış kaydetti.

Ocak ayında deprem illerinde satılık konut fiyatları yüzde 9, kiralar yüzde 5 artmış; çevre illerde satış fiyatı yüzde 9, kiralar ise yüzde 7 artmıştı.

Depremler sonrası büyükşehirlerde ise satılık konut fiyatları yüzde 11, konut kiraları ise yüzde 14 arttı. Ocak ayında büyükşehirlerde ise satış fiyatı yüzde 13, kiralar yüzde 11 artmıştı.

Yapay zeka ve büyük veri analizi kullanarak gayrimenkul değer hesabı yapan Endeksa’nın raporuna göre depremin yıkıma yol açtığı iller ve çevre illerde konut stoku depremin ardından önemli ölçüde düştü. Bunun sonucu olarak şubat ayında konut fiyatlarındaki artış beklentinin üzerinde gerçekleşirken, depremin etkilediği illerdeki konut fiyat artışı çevre iller ve büyükşehirlerdeki fiyat artışından yüksek oldu.

Kiralık konut stoku yüzde 59 düştü

Endeksa verilerine göre depremin etkilediği illerde satılmayı bekleyen konut stoku ortalama yüzde 53, kiralanmayı bekleyen stok adedi ise ortalama yüzde 59 düşüş gösterdi. Stoklardaki düşüşe bağlı olarak, depremin etkilediği illerde satılık konut fiyatları dehrem sonrasında ortalama yüzde 14, konut kiraları ise ortalama yüzde 17 artış gösterdi. Çevre illerde ise satılık konut fiyatları yüzde 7, konut kiraları yüzde 4 artış kaydedetti. Büyükşehirlerde ise satılık konut fiyatları yüzde 11, konut kiraları ise yüzde 14 arttı.

Ekonomim’in aktardığı Endeksa verilerine göre depremden önce ocak ayında deprem illerinde satılık konut fiyatları yüzde 9, kiralar yüzde 5 artmış; çevre illerde satış fiyatı yüzde 9, kiralar ise yüzde 7 artmıştı. Ocak ayında büyükşehirlerde ise satış fiyatı yüzde 13, kiralar yüzde 11 artmıştı.

Öte yandan, rapora göre deprem sonrası çevre iller arasında gayrimenkul fiyatlarının en fazla etkilendiği iller Dersim ve Kayseri oldu. Dersim’de satılık konut fiyatları yüzde 16 artarken, kiralar yüzde bir arttı; Kayseri’de ise satılık konut fiyatları yüzde 13, kiralar yüzde 29 artış gösterdi.

Çevredeki neredeyse tüm illerde stok düşerken Mersin’de satılık konut stokunun yüzde 36, kiralık konut stokunun ise yüzde 31 arttığına dikkat çeken Endeksa Genel Müdürü Görkem Öğüt, “Özellikle Adana’daki depremzedeler başta olmak üzere Mersin’de yazlık konutu bulunan kişilerin bu konutları kiraya veya satışa çıkarttığı bu nedenle stokların yüzde 30 üzerinde arttığı, artan stok ve acil ihtiyaç durumu ile birlikte kiraların düştüğü, satış fiyatının ise diğer illere göre daha az arttığı görülüyor” dedi.

Kiraların en fazla artığı büyükşehir Ankara

Endeksa’nın analizinde, depremin büyükşehirlerdeki gayrimenkul piyasasına etkisinin çok düşük olduğu, fiyat artışının beklenti ile aşağı yukarı paralel olduğu belirtildi. Buna göre, deprem öncesi ve sonrasında büyükşehirler içerisinde konut satış fiyatlarının en fazla arttığı il Muğla olurken, kiraların en fazla arttığı il Ankara oldu.

Muğla’da satılık konut fiyatları yüzde 13 artarken, kiralar yüzde 20 artış gösterdi. Ankara’da ise kiralar yüzde 26, satılık konut fiyatları ise yüzde 11 artış gösterdi. Deprem sonrasında kiralar İstanbul’da yüzde 13, İzmir’de yüzde 16 artarken, satılık konut fiyatları İstanbul’da yüzde 12, İzmir’de yüzde 10 artış kaydetti.

Paylaşın

Kamunun Parası Kiraya Akıyor!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından 2018-2022 döneminde kiralanan ya da satın alınan taşınmazların maliyeti dudak uçuklattı. Bakanlığa bağlı kuruluşların kira için on milyonlarca lira harcadığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin kağıt üzerinde kaldığını ortaya koyan verilere göre, MTA’nın iki binası için 653 bin TL, TEİAŞ’ın iki binası için 807 bin TL, EPDK’nin bir binası için 10,1 milyon TL kira ödemesi yapıldı.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın CHP Milletvekili Abdurrahman Tutdere’nin soru önergesine verdiği yanıt da kamuda tasarrufun lafta kaldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bakanlığa bağlı birimlerin lojman, irtibat bürosu, idari ve hizmet binası olarak kullanmak üzere kiraladığı taşınmazlara beş yılda on milyonlarca lira para döktüğü belirlendi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez imzasıyla hazırlanan yanıtta, idareye bağlı müdürlüklerin kiracısı olduğu taşınmazlar için 2018-2022 döneminde ödediği kira miktarı şöyle sıralandı:

  • Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün, iki adet binası için toplam 653 bin 656 TL,
  • TEİAŞ Genel Müdürlüğü’nün, iki adet binası için toplam 807 bin 191 TL,
  • EPDK’nin, bir adet binası için 10 milyon 125 bin 539 TL,
  • BOTAŞ’ın, 10 adet lojman ve irtibat bürosu için 2 milyon 273 bin TL kira ödemesi yapılmıştır.

Yanıtta öte yandan, Nükleer Düzenleme Kurumu’nun devraldığı binalar için harcanan para da paylaşıldı. Fahiş harcamaya ortaya koyan yanıtta, “Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından mülkiyeti Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmaz ve üzerindeki binalar 165 milyon 22 bin TL, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait iki taşınmaz 3 milyon 298 bin TL bedelle devralınmıştır” denildi.

“Vatandaşın parası çar çur ediliyor”

Tasarruf tedbirlerinin lafta kaldığının altını çizen CHP’li Abdurrahman Tutdere, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘İtibardan tasarruf olmaz’ anlayışı devletin tüm kurum ve kuruluşlarına sirayet etmiş durumda” dedi.

Kurumlar tasarruf etmek bir yana harcamalarına son sürat devam ettirdiğini ifade eden Tutdere, şunları kaydetti:

“Erdoğan, 1 Ağustos’ta gerçekleşen kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, ‘Vatandaşımızdan dışa bağımlı olduğumuz enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmalarını bekliyoruz’ ifadelerini kullanarak vatandaşları yine tasarruf yapmaya davet etti. Fakat enerjiden sorumlu bakanlık ise tasarruf yapmak bir yana vatandaşlarımızın parasını adeta çarçur etmeye devam etmiş. Erdoğan’ın söylediği gibi, ‘Bir tarafta açlığın, diğer tarafta lüksün hüküm sürdüğü bu düzen artık devam edemez’… Vatandaşlarımız açlıktan ve yoksulluktan kıvranırken kamu kaynaklarını talan edenlerin kamuyu tasarrufa çağırması asla kabul edilemez.”

Paylaşın

Kiralar Son Bir Yılda Yüzde 156 Arttı

Türkiye genelinde kiralar son bir yılda yüzde 156 arttı. Son 4 yıldaki artış ise yüzde 234 oldu. Ortalama kira ücretli 5 bin 361 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’un bazı semtlerinde 2+1 bir evin kira fiyatı 20 bin liraya kadar çıkıyor.

Derinleşen ekonomik kriz barınmka krizine de yol açarken, kiralardaki fahiş artışlar nedeniyle yurttaşlar tek başına yaşamak konusunda sorun yaşamaya başladı. Özellikle büyükşehirlerde ev arkadaşı aramak mecburiyetinde olan birçok yurttaş bulunurken, ayrimenkul değerleme platformu Endeksacom’un verilerine göre, Türkiye genelinde kiralar son bir yılda yüzde 156 arttı. verilere göre son 4 yıldaki artış ise yüzde 234 oldu. Ortalama kira ücretli 5 bin 361 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’un bazı semtlerinde 2+1 bir evin kira fiyatı 20 bin liraya kadar çıkıyor.

Cumhuriyet’ten Kader Çukay’ın haberine göre İstanbul’a bir yıl önce çalışmak için geldiğini söyleyen Yasemin A., Beyoğlu’ndaki bir dairede 2 ev arkadaşıyla birlikte kaldığını söyledi. Özel sektörde asgari ücretle çalıştığını belirten Yasemin A., “İstanbul gibi bir yerde zorunlu olarak arkadaşlarımla eve çıkmak zorunda kaldım. Önceden kira fiyatımız 2 bin 100 lirayken ev sahibi 4 bin liraya çıkardı. İtiraz ettik ancak bize ‘’Üç kişisiniz, ödersiniz’’ dedi. Tek başıma yaşasam mutfak, kira, faturalar derken elimde hiçbir şey kalmaz. Aileme para göndermek istiyorum ama elimde bir şey kalmıyor. Maddi durumum karşılasa tek başıma eve çıkmak isterim. Çünkü insan bazen yalnız kalmak istiyor” diye konuştu.

‘3. bir arkadaş daha aldık yanımıza’

Bahçelievler’de 2+1 evde 2 arkadaşıyla birlikte yaşayan ve adını vermek istemeyen bir yurttaş da tek başına eve çıkmak istediğini ancak maddi durumunun bunu karşılayamadığını söyledi. 4 yıl önce çalışmak için İstanbul’a geldiğini söyleyen yurttaş, “Arkadaşımla evin ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğimiz için 3. bir arkadaş daha aldık yanımıza” dedi.

İstanbul’da emlakçılık yapan Muhammer Kızılaslan, insanların tek başına 8-9 bin lira kira veremeyip ev arkadaşı aradıklarını belirtti. Kızılaslan artan kiralarla ilgili, “Bekâr ve genelde İstanbul’a çalışmaya gelen insanlar arkadaşlarıyla beraber ev tutup kirayı paylaşıyor. Arkadaşlarıyla anlaşamasalar bile anlaşmak zorunda kalıyorlar. Çünkü kira fiyatları çok yüksek. Kimse yüksek kira ücreti verip tek başına bir evi geçindiremiyor. İstanbul’a tek başına çalışmak için gelen insanlar geldikten sonra sıkıntı yaşıyor. Ucuz kiralık ev bulmaya çalışıyorlar. Mahalle aralarında bodrum katında oturmak zorunda kalan insanlar görüyorum. Daireler o kadar kötü oluyor ki kiralayan kişi sadece uyumak için evine gitmek istiyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın