Karabük: Hadrianapolis Antik Kenti

Hadrianapolis Antik Kenti; Karabük’ün Eskipazar İlçe Merkezinin 3 km batısında Viranşehir Mevkii çevresinde dağınık şekilde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kuzeybatı Anadolu’nun klasik antik çağlardaki sosyo-ekonomik yapısı, kültür tarihi ve arkeolojisi üzerine bugüne değin çok durulmamıştır. Bu yüzden Hadrianapolis Kenti kalıntıları da fazla tanınmamaktadır. Gerçek anlamda kentte birden fazla merkez vardır. Bunlardan birinde Roma kalıntıları yoğunlaşmaktadır. Bu alan bir kaya yüzüne işlenmiş aedicula’sı bulunan bir kutsal alandır. Bunun dışında kentin Roma Dönemi mimari kalıntıları sınırlıdır. Erken Bizans Dönemi kalıntıları ise yoğundur.

Kent içinde üç adet Erken Bizans kilise kalıntısı vardır. Bunlardan ikisi kaçak kazılar sonucu açılmıştır. Bunun dışında bir sarnıç kalıntısı hala tonozları ile ayaktadır. Kentin Roma ve Bizans dönemi mimari dokusuna ait bloklar devşirme olarak ilçenin çeşitli yerlerinde kullanılmıştır. Proje kapsamında bu devşirme malzemenin tümünün yerlerinin saptanması, harita üzerinde işaretlenmesi, belgelenmesi ve korumaya alınması gerekmektedir.

Antik yerleşim özellikle üç adet kilise kalıntısının bulunduğu alanda yoğunlaşmaktadır. Bu kiliselerin tamamı İS 6’ncı yüzyıla aittirler. En erken kilise olarak hemen Eskipazar’ın 2 kilometre batısında kent çıkışında, bir mevki üzerinde inşa edilmiştir.

2003 tarihinden itibaren yapılan çalışmalarda 15 x 23.5 metre ebatlarındaki kilisede dört önemli mozaik bulunmuştur. Kadın, erkek, hayvan ve meyve figürlerinin yer aldığı mozaiklerin önemli bir özelliği üzerlerinde Hıristiyan inancına göre cennetteki dört nehir “Phison”, “Geon”, “Euphrates” (Fırat) ve “Tigris” (Dicle)’in personifikasyonun ve adlarının yer almasıdır. Bu tür bir kompozisyona Anadolu’da henüz rastlanılmamıştır.

Kilise tabanındaki mozaikli alan içinde yine bir de adak yazıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta “Sadık saray muhafızı Himerios ile pek onurlu ve değerli Valentina’nın adağıdır” ibaresi geçmektedir. Himerios adı üstüne yapılan çalışma sonucunda bu ismin bir “Skholarios”, yani bir İmparatorluk muhafızı olduğunu ve bu ismin filolojik ve prosografik olarak yalnızca İ S 6’ncı yüzyılda görüldüğü fark edilmiştir. Ayrıca Himerios ile Valentina evli olduğu düşünülmektedir. Yalnız bu mozaik yazıtında bir verbum yoktur, bu da yazıtın devamının bir yerlerde olabileceğini düşündürmektedir.

Mozaikler 2003 yılında, hava koşullarından etkilenmemeleri için geçici olarak özel bir örtüyle kapatılmıştır. Kilisede yapılan ayrıntılı incelemelerde fark edilen diğer bir husus, atrium duvarının en alt taş sırasındaki taşlardan ikisinin dış yüzünde en az 10 satırlık Yunanca yazıtın varlığıdır. Bu yazıt “damnatia memorae” şeklinde kazınmış olsa da yazılar halen seçilebilmektedir. Ayrıca kilise giriş kapısında tabana gömülü tabula ansata şeklinde bir yazıtta ‘Burada anısı azizler arasında yer alan Iordannes yatıyor’ ibaresi bulunan mermer bir yazıt mevcuttur.

Karabük: Kimistene Antik Kenti

Kimistene Antik Kenti; Karabük’ün Eskipazar İlçesi, Deresemail Köyü, Değirmenbaşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Deresemail Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

İmparator Caracalla (211-217) ve Diacletianus (284-305) ait heykel kaideleri, Zeus Kiminsteros, Demeter, Artenis Kratione Hermes kütleleri ile ilgili tapınak ve yazıtları, mezar yazıtları bulunan Kimistene, Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir yerleşim yeri idi. Yazıtlar arasında Kimisteneliler’in Romanya’da maden işçisi olarak çalıştıklarına ait yazıtlar bulunmuştur.

Kimistene yerlileri Amasra ve Bartın kıyılarına Dalmaçya kıyılarından gelerek yerleşmişlerdir. Deresemail, Hanköy, Bayındır antik yerleşim alanlarıdır. Latince ve Eski Yunanca yazılmış kitabeler, taşlar üzerine yazılmış çeşitli tasvir ve heykeller bulunmuştur.

Asar Tepe isimli dağ silsilesinin üzerinde yer alan Kimistene Antik Kenti dört yükselti üzerindedir. Bu yükseltilerden ortadakine Akropolis, diğerlerine de Birinci Nekropolis Tepeliği, İkinci Nekropolis Tepeliği ve Sarnıç isimleri verilmiştir. Akropolis zirvesinin kuzeyindeki suni bir düzlüğe Roma döneminde bir tapınak inşa edilmiştir.

Bu tapınak şu anda sadece temel seviyesinde korunmuş olup, bulunduğu platform dikdörtgene yakın bir formda düzeltilmiş ve bu düzlüğün kenarları büyük boyutlu taşlarla setlenmiştir.  Kimistene, kutsal nitelikli bir yerleşim olup dağlık bir alanda kurulmuş olması bir tesadüf değildir. Bu tür dağlık mahalli kutsal alanlara bu bölgede başka yerlerde de rastlanmıştır.

 

Karabük: Baklabostan Şelalesi

Baklabostan Şelalesi; Karabük’ün Merkez İlçesi, Başköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İl Merkezi’nden Başköy Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Az bilinen ve hala bakir sayılabilecek bir doğa harikası şelaledir. Yüksekliği ortalama 8-10 metredir.
Bu görülmeye değer doğa harikası şelaleyi görmek isteyenler; Köknar, Kızılağaç, Çam ve Kayın gibi iki yandan yolu kucaklayan dev ağaçlarında tadını çıkarabilir.

Şelale, muhteşem görüntüsünün yanı sıra, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenler için ideal bir ortam sunmaktadır.

Mükemmel doğa manzaralarıyla karşılaşacağınız şelaleye gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Şelalelerin bulunduğu bölgede ihtiyaçlarınızı karşılayacağınız işletme bulunmamaktadır.

Şelalenin yer aldığı vadiye yaya olarak inmeniz ve yürümeniz gerekmekte. Zaman zaman dere içerisinden geçmek zorunluluğu olacağından kıyafet ve ayakkabı konusuna dikkat etmeniz gerekmektedir.

Karabük: Eski Hamam

Eski Hamam; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Hamamın Candaroğlu Süleyman Paşa tarafından 1322 yılından sonra yapıldığı sanılmaktadır. Eski Hamam, Osmanlı hamam mimarisinde Çifte Hamam plan düzenindedir. Kadınlar ve erkekler bölümleri simetrik olarak yapılmıştır.

Kesme taş ve moloz taştan yapılan hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Soyunmalık ve ılıklığın üzeri tromplu kubbelerle örtülüdür. Sıcaklık bölümü haçvari plandadır. Bölümlerin üzerleri tromplu kubbelerle örtülmüştür.

Yalnızca sıcaklık haçvari planda olduğundan ortasında kubbe, bunun dışında kalan haçın kolları da beşik tonozlarla örtülüdür. Köşelerde kalan bölümlerde küçük kubbeler bulunmaktadır. Günümüze iyi bir durumda gelmiştir.

Karabük: Yazıköy Hamamı

Yazıköy Hamamı; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Yazıköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Yazıköy Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Tarihi Yazıköy Hamamı, kitabesi ve vakfiyesi yıkılmış olduğundan dolayı yapım tarihi net olarak belli olmamakla birlikte, yapı üslubu göz önünde bulundurulduğunda 18. yüzyılın ortalarında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Geleneksel hamam planı şemasının kullanıldığı Tarihi Yazıköy Hamamı’nda soyunma bölümü, ılıklık ve sıcaklık bölümleri bulunmaktadır. Moloz taş ve kesme taşın ağırlık olarak kullanıldığı Tarihi Yazıköy Hamamı’nda her bir bölüm dikdörtgen plan şemasına sahiptir.

Üzerleri basık birer kubbe ile örtülü olan bu bölümler, oldukça kullanışlı olup, geçmiş zamandan günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmeyi başarmıştır. Günümüzde hala kullanılan bu hamam, yerli ve yabancı tüm turistlerin ilgi odağı olmaktadır.

(Görselle: doguvebatisanati.blogspot.com)

Karabük: Bulak Hamamı

Bulak Hamamı; Karabük’ün Merkez İlçesi, Bulak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İl Merkezi’nden Bulak Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Haftada 5 günü sabahları bayanlar için, geri kalan zamanlarda erkekler için hizmet veren Bulak Ayan hamamı, geleneksel Türk hamamları hizmetlerinin yanı sıra, akşamları sıra gecesi konsepti de bulunduğundan dolayı oldukça ilgi görmektedir.

Bölgenin en çok ilgi gören hamamları arasında yer alan bu hamam, çevresinde yer alan tarihi dokuları da hamamın ilgi çekmesi için kullanılmıştır. Tam olarak yapım tarihi bilinmemesine rağmen 18. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bu hamam nesillerden bu yana aynı aile tarafından işletildiğinden dolayı işletme kalitesi açısından da beğenilmektedir.

Hamam içerisinde yer alan gösterişli aksesuarları ile de oldukça beğenilen ve rağbet gören Bulak Ayan hamamı, hamam içerisinde kullanılan suyu ön tarafta bulunan su kuyusundan sağlamakta, arka tarafta ise moloz ve kesme taş kullanılarak yapılan hamam kısmı, soyunma bölümü, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinin üzerinde basık bir kubbe yer almaktadır.

Karabük: Taş Minare Camii

Taş Minare Camii; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Hüseyinçelebi Mahallesi, Taşminare Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Taş Minare Caminin kuzey tarafında bulunan Taş Minare Çeşmesinin kitabesine dayanılarak, caminin Zaim Osman Ağa tarafından 1763 tarihinde yaptırıldığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan Taş Minare Caminin Candaroğulları döneminde kiliseden çevrildiği de rivayet edilmektedir.

Taş Minare Caminin tavanında bulunan H. 1218/ M.1803 tarihinin, onarım ve tamirini yapan ustalar tarafından yazıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 1976 yılında yapılan onarım sırasında, caminin kuzeyine ortada giriş ve yanlarda iki odadan oluşan bir bölüm ilave edilmiştir.

Taş minare cami kuzey-güney doğrultusunda, 14,50 x 19,90 m boyutlarında dikdörtgen bir plana sahiptir. Caminin kuzeydoğu köşesinde; sekizgen kaideli, yivli gövdeli ve tek şerefeli taş malzemeyle inşa edilmiş bir minare bulunmaktadır.

Taş minare caminin beden (taşıyıcı) duvarlarının köşelerde kesme taş, diğer kısımlarda ise kaba yonu taş malzemeyle inşa edildiği ve hem içeriden hem de dışarıdan sıvandığı görülmektedir. Ayrıca caminin kiremit kaplı kırma çatıyla örtülü olduğu görülmektedir.

Taş minare cami ahşap tekne tavanlı camilerdendir. Caminin kuzeyinde ahşap mahfil yer almaktadır. Caminin tavan göbeği yirmi dört kollu dairesel yıldız motifi şeklidedir. Ayrıca tavanın tekne bölümünün güney kenarının orta kısmında çıta ve çivilerle ev biçiminde tasvir edilmiş bir motifin bulunduğu görülmektedir.

Diğer taraftan tavanın orta bölümü sahte bindirme tekniği kullanılarak çıtalarla diyagonal olarak yerleştirilmiş karelerden oluşmaktadır. Taş minare caminin minaresi kuzeydoğu köşesinde yer almaktadır. Minarenin şerefe ve petek kısmı birleştirilerek yekpare olarak düzenlenmiştir.

Söz konusu caminin minaresi tek şerefeli yivli yuvarlak gövdeli ve taş malzemeden inşa edilmiştir. Ayrıca minaresinin kaidesi de taştan yapılmıştır. Diğer taraftan yivli minare tezyinat (motif) açısından dikkat çekici özelliğe sahiptir. Ancak farklı zamanlardaki onarımlarla maalesef özelliğini yitirmiştir.

Karabük: Lütfiye Camii

Lütfiye Camii; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Akçasu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Akçasu Deresi üzerine bir kemere oturtularak yapılmış olan camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Caminin giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre H.1269/M.1878-1879 yılında Müslih Beyzade Hacı Hüseyin Hüsnü tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Lütfiye Caminin mimarı Ulu Caminin de mimarı Anton Kalfadır.

Lütfiye cami Akçasu deresinin iki yanındaki kaya üzerine yuvarlak kemerlere oturtularak inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı olarak moloz taşlardan inşa edilmiş olan Lütfiye caminin dış görünümü sade şekildedir. Lütfiye cami, ahşap örtüsü ve ahşap minaresi ile çevresinde bulunan diğer yapılarla bütünlük sağlamaktadır.

Ayrıca Lütfiye caminin giriş kapısının üzerinde kalker taş üzerine rika (arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı) biçiminde yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Lütfiye cami kuzey-güney doğrultusunda 13,70 x 7,30 m boyutlarında, düz ahşap tavanlı ve kiremit kaplı kırma çatıyla örtülüdür. Caminin kuzey kısmında ahşap mahfil (camilerde parmaklıkla ayrılmış yüksek yer) ve tavanın ortasında ise onikigen bir göbek bulunmaktadır.

Caminin beden (taşıyıcı) duvarları köşelerde düzgün kesme taş malzemeyle diğer kısımlarda ise kaba yonu taş malzemeyle inşa edilerek içeriden ve dışarıdan sıvanmıştır. Diğer taraftan caminin girişin kısmının solunda beden duvarları üzerinde ve mahfilden çıkılan çokgen gövdeli bir ahşap minare bulunmaktadır. Ayrıca Lütfiye caminin şerefe bölümü gövdeden hafif çıkıntılıdır.

Dıştan dışa 13,70 x 7,30 m boyutlarında olan Lütfiye caminin doğu cephesi duvarında altlı üstlü düzenlenmiş ikişerden dört adet pencere bulunmaktadır. Doğu ve Batı cephelerinin pencere düzenlemeleri ve sayısı aynıdır. Ayrıca caminin doğu cephesinin kuzey kenarında mahfile girişi sağlayan ikinci giriş kapısı bulunmakta ancak bu kapının günümüzde kullanılmadığı görülmektedir.

Diğer taraftan caminin güney cephesinde, altta dikdörtgen açıklıklı iki adet ve bunların üstünde üst kısmı üçgen
şeklinde üç adet pencere olmak üzere, toplam beş adet pencere bulunmaktadır. Lütfiye caminin kuzey cephesinde ise giriş kısmı ile birlikte merdivenlerin başlangıç kısmının yukarısında dikdörtgen açıklıklı bir adet pencerenin bulunduğu görülmektedir.

Ayrıca caminin inşa kitabesi de bu pencerenin altında yer almaktadır. Diğer taraftan kuzey cephenin batı kenarında bulunan giriş kısmı cephenin içine doğru kaydırılmış ve çift kanatlı ahşap bir kapı ile harime giriş sağlanmaktadır. İç Mekan Lütfiye cami, içten 13 x 5,9 m boyutlarında dikdörtgen planlı ve üstü ahşap çatılı bir camidir. Caminin kuzey kısmında iki katlı kadınlar mahfili bulunmaktadır.

Lütfiye caminin minaresi kuzey cephesinin batı tarafında bulunmaktadır. Caminin minaresinin tamamen ahşap malzemeyle inşa edildiği, kaidesinin olmadığı ve petek kısımlarının birleştirilerek yekpare olarak düzenlendiği görülmektedir. Ayrıca bu ahşap minarenin soğan formunda bir külahla sonlandığı ve dışının tamamen sacla kaplandığı görülmektedir

Karabük: Kazdağlıoğlu Camii

Kazdağlıoğlu Camii; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Caminin giriş kapısı üzerindeki kitabeden 1779 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Caminin inşasının Kazdağlı olarak tanınan Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı bazı kaynaklarda belirtilmesine rağmen camiye ait kitabede böyle bir isme rastlanılmamıştır. Kazdağlıoğlu Cami 1935 tarih ve 31 sıra numarası ile Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edilmiştir.

Kazdağlıoğlu Cami taş ve tuğladan tek kubbeli olarak inşa edilmiştir. Caminin kubbesi sekizgen bir kasnak üzerine oturmuş ve tromplarla kubbeye geçiş sağlanmıştır. Caminin orta kısım kubbeyle yan kısımlar ise beşik tonozlarla örtülmüştür. Ayrıca Kazdağlıoğlu Caminde üç bölümlü son cemaat yeri ve bir kadınlar mahfili bulunmaktadır.

Caminin minaresi tuğla gövdeli tek şerefeli olarak girişin sağ tarafında bulunmaktadır. Diğer taraftan eğimli bir araziye inşa edildiği için caminin kuzeyi ve güneyi kısımları farklı kotlardadır. Kazdağlıoğlu Caminin doğu ve batı cephelerinin simetrik olduğu görülmektedir.

Her iki cephede saçak seviyesinde iki sıra kirpi saçaklarla sınırlandırılmıştır. Ayrıca her iki cephede en üstte sivri kemerli bir pencere, bu pencerenin altında sivri kemerli üç adet pencere ve bunların altında orta kısmın iki yanına yerleştirilmiş dikdörtgen çökertme kemerli iki adet pencerenin bulunduğu görülmektedir.

Caminin güney cephesinde yatay çift sıra, iki kirpi saçakla cephenin iki kısma ayrıldığı görülmektedir. Bu saçaklardan ilk sıra beden duvarının üst kısmında, ikinci sıra ise kubbe eteğinde yer almaktadır. Ayrıca caminin güney cephesinde üç sıra pencere düzenlemesi olduğu görülmektedir. Cephede üst kısımda duvarın ortasında sivri kemerli bir adet pencere, bu pencerenin altında sivri kemerli beş adet pencere ve en altta ise duvarın orta kısmının iki yanına yerleştirilmiş ikişerden dikdörtgen-çökertme alınlıklı dört adet pencere bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi bu cephenin pencere düzenlemesi doğu ve batı cephelerinden farklılık göstermektedir. Ayrıca güney cephesinin alt kısmında sivri kemer alınlıklı, dikdörtgen şeklinde ahşap üç adet kapının bulunduğu görülmektedir. Bu kapıların caminin eğimli arazide olması nedeniyle alt kata giriş için yapılmıştır. Kazdağlıoğlu Caminin kuzey cephesinin de iki sıra kirpi saçakla üç bölüme ayrıldığı görülmektedir.

Bu saçaklardan ilk sıra saçak son cemaat yerinin üst örtüsü altında, ikinci sıra saçak beden duvarının üstünde ve üçüncü sıra saçak ise kubbe eteğinde yer almaktadır. Ayrıca bu cephede üç bölümlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerindeki yuvarlak kemerleri taşıyan sütunların üçünün serbest birinin ise duvara gömülü olduğu görülmektedir. Ayrıca son cemaat mekanının içten örtüsünün orta kısımda kubbe, yanlarda ise beşik tonoz şeklinde olduğu görülmektedir.

Dıştan ise kiremit çatı ile örtülüdür. Diğer taraftan son cemaat yerinin ortasında ise yuvarlak kemerli ve çift kanatlı ahşap bir giriş kapısı yer almaktadır. Bu girişin sağ tarafında bir mihrabiye ve solunda ise sivri kemer alınlıklı bir pencere bulunmaktadır. Son cemaat yerinin batı tarafı beden duvarı ile kapatılmış ve burada üstte sivri kemerli bir adet pencere ve altta dikdörtgen çökertme alınlıklı bir adet pencere olmak üzere iki sıra pencere düzeni bulunmaktadır.

Caminin doğu tarafının ise bir çeşme ile kapatıldığı görülmektedir. Kazdağlıoğlu Caminin cepheleri
sekizgen kasnak üzerine oturan kiremit örtülü kubbeyle son bulmaktadır. Ayrıca sekizgen kasnağın her köşesinde birer adet sivri kemer pencerenin yapıldığı görülmektedir.

Kare planlı Kazdağlıoğlu caminin iç mekanının üzeri tromplarla geçilmiş ve sekizgen kasnak üzerine oturan kubbeyle örtülmüştür. Taş malzemeyle yapılmış ve oldukça sade olan mihrap caminin güney cephesinin orta kısımda bulunmaktadır. Mihrap nişi üç yönden beden duvarlarından dışa doğru çıkıntı yapan bir bordürle çevrilmektedir.

Mihrap’ın dışa doğru taşan bölümün ortasında, yarım daire mihrap nişinin üzerinde, sivri tonozlu kavsarası bulunmakta ve kavsaranın iki kenarında da rozet içinde çiçek motifinin olduğu görülmektedir. Ayrıca mihrabın sağında batı duvarına bitişik olarak ahşap bir minber ve güney doğu köşesinde ise duvara bitişik olarak ahşap bir vaaz kürsüsü bulunmaktadır.

Caminin iç kısmının kuzeyinde zeminden yükseltilerek yapılmış ahşaptan kadınlar mahfili bulunmaktadır. Bu mahfili altı tane ahşap ayak taşımaktadır. Mahfilin alt kısmına iki basamak ve üst kısma ise doğuda bulunan bir merdiven ile çıkılmaktadır. Ayrıca mahfilin üst kısmının kenarlarının kare şeklinde dışa doğru taştığı ve cephelerdeki pencerelerle aydınlık bir mekan elde edildiği görülmektedir.

Kazdağlıoğlu caminin minaresi güneybatı köşesinde yer almaktadır. Kesme taştan yapılmış minarenin çokgen bir kaidesi bulunmaktadır. Bu kaideden sonra kenarları pahlanmış pabuçluk kısmına ve sonra da gövde kısmına geçildiği görülmektedir. Caminin minaresinin gövdesi ise tuğladan yuvarlak şekilde yapılmıştır. Ayrıca minarenin sade tek şerefesinin olduğu ve konik külahının kurşun ile kaplandığı görülmektedir.

Karabük: İzzet Mehmet Paşa Camii

İzzet Mehmet Paşa Camii; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi, Celal Bayar Bulvar üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

İzzet Mehmet Paşa sadrazamlığı sırasında, doğduğu Safranbolu kasabasını unutmamış, tarihi Safranbolu’ya cami, kütüphane, çeşme ve su tesisleri yaptırmıştır. Bu tesislerin idamesi (sürdürülebilmesi) için 1796 tarihinde İzzet Mehmet Paşa vakfiyesi kurmuştur.

İzzet Mehmet Paşa Camii, Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami kendi adıyla anılan mahallede ve tarihi kentin çarşısı içinde yer almaktadır. Caminin giriş kapısının üzerinde iki yazıt bulunmaktadır.

Bu yazıtlardan da caminin üçüncü Selim sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Tarihi Safranbolu’da 18. yüzyıldan kalma en ilginç yapılardan birisi olan İzzet Mehmet Paşa Cami tamamen kesme taştan yapılmıştır.

Küçük bir külliyeyi oluşturan ve eğimli araziye uyumlu bir şekilde inşa edilmiş yapılardan camiye merdivenlerle ulaşılmaktadır. İzzet Mehmet Paşa Caminin ana mekanını örten kubbeye pandantifle geçilmekte ve aradaki kasnağa ise pencerelerin açıldığı görülmektedir.

Ayrıca caminin köşelerinde ağırlık kuleleri bulunmaktadır. Diğer taraftan caminin ana mekânın kuzeyinde üç kubbeyle örtülü bir kısım bulunmaktadır. Caminin ana mekanıyla sıkı ilişkili bu kısım kadınlar mahfili olarak düşünülmüştür.

Bunlara ilave olarak İzzet Mehmet Paşa Caminde ortadaki kubbeli ve yanlardakiler aynalı tonozlu olmak üzere üç bölümden oluşan son cemaat bulunmaktadır. Son cemaat yerinin sağında ise taştan malzemeden inşa edilmiş tek şerefeli bir minare yer almaktadır.

Ayrıca caminin bütün örtü elemanları dıştan kurşunla kaplanmıştır. İzzet Mehmet Paşa Cami mihrabı, minberi, pandantiflerdeki kalem işleri ve pencerelerdeki parmaklıklarına kadar bir bütünlük taşımaktadır. İzzet Mehmet Paşa Cami çeşitli zamanlarda onarım görmüştür.

İlk olarak 1903 yılında esaslı bir onarım görmüş daha sonra 1980’li yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğünce cami yeniden onarılmış ve bezemeleri de (süslemeleri) eskisine sadık kalınarak yenilenmiştir. Bugün ise caminin tekrar restorasyonu ve onarımı devam etmektedir.