Her Gün Kahve İçmek Felç Riskini Yüzde 21 Azaltıyor

Güne bir fincan kahve içmeden başlayamayan kaç kişi var? Pek çoğumuz, sadece sabah değil, kendimizi enerjik ve uyanık tutmak için gün boyunca daha fazla kahve tüketiriz. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, her gün içtiğimiz kahve miktarının kalp krizi ve felç riskini etkilediğini ortaya koydu.

Haber Merkezi / 11 yıl süren araştırma, 468.629 katılımcıyı içeriyordu. Araştırmaya katılanlar, kahve tüketimlerine göre üç gruba ayrıldı: düzenli olarak kahve içmeyen, az veya orta düzeyde kahve tüketen ve çok fazla kahve tüketen.

Sonuçlar yaş, cinsiyet, kilo, boy, sigara içme durumu, fiziksel aktivite, yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol düzeyi, sosyoekonomik durum, alkol alımı, et, çay, meyve ve sebze tüketimine göre ayarlandı.

Araştırmada, az ve orta derecede kahve tüketen kişilerin, kahve içmeyenlere kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 12 daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Ayrıca araştırmanın diğer bir çarpıcı sonucu da, az ve orta derecede kahve tüketen kişiler de, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskini yüzde 17 ve felç riskini ise yüzde 21 daha azalttığını buldu.

Görüntüleme analizi ile elde edilen bulgular da, günlük kahve tüket kişiler ve düzenli olarak kahve içmeyen kişiler karşılaştırıldığında, günlük kahve tüketenlerin daha sağlıklı büyüklükte ve daha iyi işleyen bir kalbe sahip olduğunu gösterdi. Bu, yaşlanmanın kalp üzerindeki zararlı etkilerini tersine çevirmekle ilgili.

Uzun vadede her gün 0,5 ila 3 fincan kahve içmenin, kalp sağlığımız ve genel sağlığımız üzerinde faydalı bir etkiye sahip olduğu bulundu. Her gün 0,5 ila 3 fincan kahveyi güvenle tüketebilirsiniz.

Ancak, her ay bir hafta gibi bir süre kahve içmeye de ara verin. Kahve tüketmek için doğru zamanın uyandıktan bir saat sonra ve yatmadan bir kaç saat önce olduğu söyleniyor.

Kalp Krizi Gençlerde Neden Bu Kadar Yaygınlaştı?

Kalp krizi, kalp durması ve diğer kardiyovasküler hastalıklar dünya çapında önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor, ancak genç nüfus arasında kardiyovasküler problemi son zamanlarda oldukça artmış durumda. Doktorlar ve tıp uzmanları bu duruma henüz kesin cevaplar bulamamış olsalar da, buna yol açabilecek birkaç faktör üzerinde duruyorlar.

Haber Merkezi / Kalp krizi veya miyokard enfarktüsü, atardamarlarda oluşan bir tıkanıklık sonrası kalbe giden kan akışının engellenmesi sonucu oluşur. Kalp krizlerinin çoğu ölümcül olabilir, bu nedenle ortaya çıktıklarında acil tıbbi bakıma ihtiyaç vardır.

Gençlerde kalp krizine ne yol açar?

Kardiyovasküler hastalıklar çok eski zamanlardan beri var olmuştur. Son zamanlarda teşhis edilen veya keşfedilen bir şey değil. Bununla birlikte, yaşlı nüfusu ve önceden kalp rahatsızlığı olanları hedef alan kalp hastalıkları, genç nüfusu da etkilemenin bir yolunu bulmuş gibi gözüküyor. Bu durum endişeleri arttırdı.

Uzmanlara göre temel nedenler;

  • Bilinçsizce yapılan spor
  • Sağlıksız beslenme

Egzersiz ve sağlıklı beslenme yeterli mi? Yoksa genetik faktörler rol oynuyor mu?

Sağlıklı bir yaşam tarzının kardiyovasküler hastalıkları engelleyebileceğine ve ayrıca diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve hiperglisemi gibi diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltabileceğine şüphe yoktur. Düzenli egzersiz ve sağlıklı bir beslenme, hastalıkları uzak tutmada kesinlikle hayati bir rol oyuyor.

Bununla birlikte, genç nüfus içerisinde artan kalp hastalıkları, göründüğünden daha fazlasının olduğunu düşündürüyor. Kardiyovasküler hastalığı tamamen önlemek için yapılabilecek pek bir şey yoktur, ancak risk faktörleri hafifletilebilir.

Stres ve kaygı;

Kardiyovasküler hastalıklar genellikle stres ve kaygı ile ilişkilendirilmiştir. Araştırmalar, uzun süreli stresten kaynaklanan yüksek kortizol düzeylerinin, bir kişiyi yüksek kan kolesterolü, trigliserit, kan şekerine daha yatkın hale getirebileceğini ve hipertansiyon riskini artırabileceğini ileri sürmektedir. Uzmanlara göre, bunlar kalp hastalığı için yaygın risk faktörleridir.

Günümüz toplumunda gençler çok fazla strese sahipler; iş ve eğitim stresi, yaşam tarzı ile ilişkili stres. Ayrıca, sigara ve alkol tüketimi, sağlıksız beslenme alışkanlıklarını da bu duruma olumsuz katkı sağlayan faktörler arasında sayabiliriz.

Önleyici tedbirler;

Önlemek tedaviye ihtiyaç duymaktan daha iyidir. Bunun için yapabilecekleriniz var;

  • Hareketsiz yaşam tarzı değiştirin, mutlaka egzersiz ve yürüyüş yapın
  • Şeker tüketimini azaltın veya sınırlayın
  • Sağlıksız yağlardan uzak durun
  • Sigara ve alkolü bırakın
  • Sağlıklı yiyecekler tüketin
  • Düzenli ve yeterli uyuyun

Kalbinizin Acı Çektiğine Dair Uyarı İşaretleri

Tarihsel süreç içerisinde, ileri teknolojinin ve gelişmiş tesislerin ortaya çıkmasıyla, kalp rahatsızlıklarını tanımlamanın ve yönetmenin yolları hakkında daha bilinçli ve daha bilgili hale geldik. Kalp durması ve kalp krizi, en yaygın ancak ölümcül kalp komplikasyonlarından bazılarıdır.

Haber Merkezi / Bununla birlikte, ne zaman harekete geçeceğimizi bilmemiz son derece önemlidir. İşte dikkat etmeniz gereken bazı uyarı işaretleri.

Aşırı kaygı ve kalp çarpıntısı;

Kalp rahatsızlıkları olan kişiler anksiyete nöbetleri ve kalp çarpıntısı yaşayabilirler. Araştırmalar, hayatlarının çok erken dönemlerinden itibaren aşırı kaygı problemi olan kişilerin, kalp hastalığına daha yatkın olduğunu göstermiştir.

Anksiyete, stresli bir yaşam tarzının veya zihinsel sağlık bozukluklarının bir sonucu olabilir. Düzensiz kalp atış hızına sahip kişilerin genellikle kalp komplikasyonları riski altında olma olasılığı daha yüksektir.

Kola doğru yayılan ağrı;

Birçok insan, kalp krizi geçirmeden önce, göğsün merkezinde birkaç dakikadan fazla süren ağrı ve rahatsızlık bildirmiştir. Sol kol ağrısı, kalp krizinin en sık görülen semptomlarından biridir.

Mide bulantısı ve iştah kaybı;

Hazımsızlık, karın ağrısı, mide bulantısı ve iştahsızlık sorunları kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Bu semptomlar yaygın gastrointestinal rahatsızlıklar gibi görünse de, dikkatli olunmalı ve dikkat edilmelidir.

Baş dönmesi veya bilinçsiz düşme hissi;

Kalp, kanı iyi pompalamadığında ve beyne giden kan azaldığında, baş dönmesi ve bilinç kaybı olabilir. Böyle bir durum yaşadığınızda, doktorunuzla iletişime geçmeniz ve kalbinizi muayene ettirmeniz önemlidir.

Ciltteki renk değişimi;

Cildiniz ayrıca kalbinizin ne kadar iyi çalıştığı hakkında çok şey ortaya koyabilir. Kalbinizin yeterince kan pompalamaması durumunda ciltte renk değişimleri olabilir. En sık görülen belirti olmasa da, ciltteki renk değişiminin kaynağını ayırt etmek için doktorunuza başvurun.

Kalp krizi geçirdiğinizi düşünüyorsanız ne yapmalısınız?

Kalp krizi genellikle 15 dakikadan fazla göğüs ağrısına neden olur. Bazı kişilerde hafif göğüs ağrısı varken bazılarında daha şiddetli ağrı vardır. Rahatsızlık genellikle bir basınç veya göğüs ağırlığı olarak tanımlanır, ancak bazı kişilerde hiç göğüs ağrısı veya baskı yoktur. Kadınlar mide bulantısı, sırt veya çene ağrısı gibi daha belirsiz semptomlara sahip olma eğilimindedir. Bazı kalp krizleri aniden vurur, ancak çoğu insan saatler veya günler öncesinden uyarı işaretlerine sahiptir.

Haber Merkezi / Çoğu zaman, kalp krizi sadece hafif bir rahatsızlık ve ağrı ile yavaş başlar, vurmadan önce uyarı işaretleri verir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, hemen 112’yi arayın veya birinden hemen 112”yi aramasını isteyin.

Kalp krizinin belirtileri şunlar olabilir;

  • Göğüste, özellikle de merkezde, birkaç dakikadan fazla süren veya gelip giden rahatsızlık. Rahatsızlık, ağırlık, dolgunluk, sıkışma veya ağrı gibi hissedilebilir
  • Kollar, sırt, boyun, çene veya mide gibi vücudun üst kısımlarında rahatsızlık. Bu, ağrı veya genel bir rahatsızlık gibi hissedilebilir
  • Nefes darlığı; Bu, göğüs rahatsızlığı olsun veya olmasın gelebilir
  • Soğuk terleme, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi veya baş dönmesi gibi olağandışı hisler. Kadınların bu tür semptomları yaşama olasılığı erkeklerden daha fazladır.

1. Birinin ambulans çağırmasını sağlayın; Etrafta başkaları varsa, acil tıbbi hizmet çalışanları gelene kadar yanınızda kalmalarını söyleyin. Birinden sizi arabasıyla hastaneye götürmesini istemenin aksine, 112’yi aramak genellikle acil bakım almanın en hızlı yoludur.

2. aspirin alın; Hala bilinciniz yerindeyse, elinizde varsa normal dozda aspirin alın. Aspirin, kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Kalp krizi sırasında aspirin kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır ve oluşabilecek kan pıhtılarının boyutunu en aza indirir.

Kalp krizini durdurmanın hızlı bir yolu var mı?

Hayır, hastanede acil tıbbi tedavi görmeden kalp krizini durdurmanın hızlı bir yolu yoktur. İnternette birçok “hızlı” kalp krizi tedavisi bulacaksınız. Ancak, bu “hızlı” tedaviler etkili değildir ve acil tıbbi tedaviyi geciktirerek tehlikeli olabilir.

Kalp krizi ile ilişkili risk faktörleri nasıl azaltılır?

Yaşlanma, cinsiyet (erkekler daha yüksek risk altındadır) ve kalıtım gibi tüm kalp krizi risk faktörlerini kontrol edemezken, kontrol edebileceğiniz bazı faktörler vardır. Kalp krizi riskinizi önlemek için:

  • Sigarayı bırakın ve sigaraya maruz kalma oranınızı en aza indirin
  • Beslenmenizi değiştirerek, kilo vererek, ilaç alarak veya bunların bir kombinasyonunu yaparak yüksek kan kolesterolünüzü ve yüksek tansiyonunuzu kontrol altına alın
  • Her gün fiziksel olarak aktif kalın
  • Fazla kilolu veya obezseniz kilonuzu kontrol edin
  • Şeker hastalığınız varsa, tedavi planınıza sadık kalarak ve kan şekerinizi yöneterek dikkatli olun
  • Derin nefes alma veya yoga gibi rahatlama tekniklerini uygulayarak hayatınızdaki stresin üstesinden gelin veya konuşma terapisini deneyin
  • Alkol tüketiminizi sınırlayın
  • Çeşitli vitamin ve mineraller açısından zengin, sağlıklı ve dengeli bir diyet yapın

Kalp Krizi nedir? Belirtileri, Tedavisi

Miyokard enfarktüsü olarak da adlandırılan Kalp Krizi, kalbi oksijenle besleyen kan akışının kesilmesi ve kalp kasının ölmeye başlaması durumudur. Ani ve şiddetli olan Kalp Krizi uyarı işaretlerinden herhangi birini yaşarsanız, yardım almak için beklemeyin.

Göğüs kafesinde, göğsün orta çizgisinden biraz sola doğru bulunan ve hayati önem taşıyan kalp, kaslı bir yapıya sahiptir. Günde ortalama 100 bin kez kasılarak neredeyse 8000 litre kanı dolaşıma pompalayan organın erkeklerde ağırlığı 340 gram, kadınlarda ise 300-320 gram kadardır. Kalp yapısında oluşan herhangi bir bozukluk nedeniyle kalp kapak hastalıkları, kalp kası hastalıkları, koroner kalp hastalıkları, kalbin iltihabi hastalıkları ve kalp krizi gelişebilir. Ani ölümle sonuçlanan kalp hastalıklarının başını %75-80 oranıyla kalp krizi çeker.

Nedenleri;

Kalp krizi nedenleri içinde en önemli nokat, kolesterol plaklarının arter duvarına birikmesi (ateroskleroz) dir. Bu durum sonucunda damar duvarlarında sertleşme meydana gelecek ve arter iç kanalı daralacaktır. Daralan damarlar vücuda yeterince kan akışı sağlayamazsa, kalp kasına yeterli oranda oksijenli kan gidemez. “Kalp krizi neden olur” sorusuna verilecek diğer yanıtlar arasında sağlıksız beslenme, aşırı stres, genetik yatkınlık ya da sigara öncelikli nedenler olarak sayılabilir.

Pek çok insanlar koroner damarlara yağ ya da plak birikimi yıllar boyunca sessiz şekilde devam eder. Üst üste eklenen faktörler zamanla damarların tıkanmasına neden olurken, özellikle sigara kullanımı bu konuda hızlandırıcı etki olarak rol oynar. Sigara kullanan kadın ve erkek fark etmeksizin kalp krizi riski 3 kat daha fazladır.

Kalp krizinin diğer bir nedeni de kötü kolesterol olarak tanımlanan LDL oranının yüksek olmasıdır. Bu tür kolesterolü en alt seviyede tutmak için işlenmiş et (salam, sucuk, sosis), kırmızı et, midye, kalamar, kızartma, sakatat, krema, mayonez, tam yağlı ürünler ve tereyağı gibi gıdalardan uzak durulması gerekir.

Şeker hastalığına sahip olmak da kalp krizi riskini artırabilir. Yapılan araştırmalara göre, şeker hastalığı bulunan kişilerin daha sık kalp krizine yakalandıklarını ortaya koymaktadır. Şeker hastalığı, damar duvarlarındaki esnekliği yok eder, kandaki pıhtılaşma seviyesini artırır ve damar iç yüzeyindeki hücrelerin daha kolay hasar almasına neden olur. Bunların yanı sıra fiziksel aktivite azlığı ve sağlıksız beslenme gibi durumlar da eklenince kalp krizi riski ortaya çıkar.

Kalp krizinin diğer nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • Obezite
  • Fiziksel aktivite azlığı
  • Doğuştan getirilen kalp hastalıkları
  • Yaş (kadınlarda >55, erkeklerde >45)

Belirtileri;

Kalp krizi bazen filmlerde gördüğümüz gibi ani ve yoğun belirtiler gösterir. Ancak bazen belirtiler yavaş bir şekilde başlar, hafif bir ağrı ve rahatsızlık hissedilir. Kalp krizinin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Göğüs ağrısı; Kalp krizine bağlı göğüs ağrısı genellikle göğsün orta kısmında, baskı, sıkışma tarzında şiddetli bir ağrı şeklinde tarif edilir. Genellikle birkaç dakikadan uzun sürer veya gidip gelen bir ağrı şeklinde hissedilebilir. Bu ağrı kollara, sırta, boyna, çeneye ve mide üzerine doğru yayılım gösterebilir
  • Nefes darlığı; Göğüs ağrısına eşlik eden, bazen de tek başına görülen nefes darlığı bir kalp krizi belirtisi olabilir.
  • Terleme
  • Bulantı
  • Kusma
  • Baş dönmesi

Kadınlarda kalp krizi belirtileri;

  • Kalp krizi dendiğinde aklımıza filmlerdeki aniden ellerini kalbinin üzerine koyup acıyla yere yıkılan erkekler gelir. Ancak gerçek hayatta kalp krizi geçiren kişi bir kadın da olabilir ve belirtiler bu kadar belirgin olmayabilir
  • Kadınlarda da kalp krizinin en sık görülen belirtisi göğsün orta kısmında hissedilen şiddetli ağrı/basınç olmakla birlikte, bazen bu belirti kadınlarda görülmeyebilir
  • Bunun yerine nefes darlığı, göğsün alt kısmı veya karnın üst kısmında ağrı, sırtta veya çenede ağrı, aşırı yorgunluk, bayılma, bulantı ve baş dönmesi gibi belirtiler görülür

Kalp krizi nasıl oluşur?

Kalp krizinin altında yatan temel neden damar duvarına biriken kolesterole bağlı oluşan plakların yırtılmasına bağlı oluşan pıhtıdır. Bu durum sonucunda damar tıkanarak kalp kasının kan ihtiyacı karşılanamamaktadır. Kalp kası hücreleri ölmeye başlayarak tıkalı bölgede kalp kası fonksiyonunu kaybetmektedir. Her geçen saniye kaybedilen kalp kası hücresi demektedir. Dolayısıyla kalp krizine erken müdahale hayati öneme sahiptir.

Tedavisi;

Kalp krizi acil bir durumdur ve belirtiler ortaya çıktığında mutlaka tam teşekküllü bir hastaneye başvurulması gereklidir. Kalp krizi ile ilgili ölümlerin büyük bir çoğunluğu kriz başladıktan sonraki ilk birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu nedenle hastaya tanının hızlı koyulması ve müdahalenin doğru yapılması hayati önem taşır. Kalp krizi geçiriyorsanız hemen bir yakınızı ve hastaneyi arayarak durumunuzu bildirin.

Su haricinde herhangi bir yiyecek, içecek ve ilaç tüketmeyin. Ambulans gelinceye kadar ayaklarınızı kalp seviyenizin üzerine kaldırarak bekleyin. Kalp krizi nedeniyle acile gelen hastaya gerekli acil tedaviler uygulandıktan sonra hasta kardiyoloji uzmanına yönlendirilir. Doktor gerekli gördüğü durumda hastanın damarlarını kontrol etmek amacıyla anjiyo yapabilir. Anjiyo sonucuna göre ilaçla tedavi ya da cerrahi işlem olup olmayacağı doktor tarafından belirlenir.

İkinci bir kalp krizi yaşamamak için…

  • Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi, ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat arttırır
  • Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacaktır
  • İlaçlar doktor kontrolünde ve düzenli olarak alınmalıdır. Oluşabilecek en küçük bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir, hem de kilosunu kontrol altında tutar ve kan kolesterol düzeyi ile tansiyonun yükselmesini önlemiş olur
  • “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana bir şey olmaz” yanılgısına asla düşülmemelidir. Çünkü yaşam tarzı değişiklikleri, kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.