İstanbul: Haydarpaşa Garı

Haydarpaşa Garı; İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Rasimpaşa Mahallesi içerisinde yer alır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme süreci içinde II. Abdülhamit, demiryollarının önemli bir yeri olduğuna inanıyordu.

Padişah, demiryolu yapımı için gerekli kaynağı bulamayınca, yardım için Alman müttefiği Kayzer II. Wilhelm’e başvurdu ve Deutsche Bank, demiryolunun yapımı ve işletmesine yatırım yapma kararı aldı.

1898’de Alman mühendisler, uzak yörelere uzanan demiryolunun inşaatına başladılar. Bu sırada bir dizi gar binası da inşa edildi.

Bunların en büyüğü olan ve deniz kıyısındaki konumu, azametli yapısı ile etkileyici bir havası olan Haydarpaşa Garı 1908 yılında tamamlandı ve hala hizmet vermektedir.

İstanbul: Osman Ağa Camii

Osman Ağa Camii; İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Osmanağa Semti, Söğütlü Çeşme Caddesi üzerinde yer alır.

Osman Ağa’nın 1713 yılında yaptırdığı camiyi, 1813 yılında II. Mahmut onartmıştır.

Üç dizi tuğla, bir dizi taş düzenindedir. Tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Önünde 1713 tarihli çeşme yer alır.

İstanbul: Zühtü Paşa Camii

Zühtü Paşa Camii; İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Kızıltoprak Semti, Cami Sokak’ta yer almaktadır.

1884 yılında II. Abdülhamit’in Maarif Nazırı olan Ahmet Zühtü Paşa tarafından yapılmıştır.

Caminin duvarları kağır, kubbesi ahşaptır. Tek minareli ve tek şerefeli olan bu caminin bahçesinde şadırvan bulunmaktadır.

Caminin caddeyle arasında beş mezardan ibaret küçük bir hazire vardır. Burada Zühdü Paşa, ikinci eşi Hatice Vahide Kamer Hanım, oğlu Asım Bey, kızı Sulhiye Hanım ile vakfın mütevellisi olan kızı Ayşe Lutfiye Hanım’ın mezarları bulunmaktadır.

İstanbul: Filizli Köşk

Filizli Köşk; İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Göztepe Mevkii, Mustafa Mazhar Bey Sokağı’nda yer alır.

II. Abdülhamid`in (1876-1909) Başkâtib`i olarak Yıldız Sarayı`nda görev yapan Tahsin Paşa`ya ait olan yapı, 19. yüzyılda saray ileri gelenlerinin yazlık olarak kullandıkları bir yöre olan Göztepe`dedir.

19. yüzyılın son çeyreğine ait olan Filizli Köşk, genel olarak dönemin beğenisi olan Art-Nouveau özellikler taşımasına karşılık, birkaç kez el değiştirdiğinden dolayı kimi yerlerde bu özelliğini yitirmiştir.

Üç katlı ve orta sofaya açılan yan odalardan oluşan planıyla geleneksel Türk Evi Planı`na sahip olan yapı, restore edilmiş ve Türk Parlementerler Birliği sosyal tesisi olarak hizmete girmiştir.

İstanbul: Fenerbahçe Müzesi

Fenerbahçe Müzesi: İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Şükrü Saracoğlu Stadyumu içerisinde yer alır.

Türk sporunun temel direği Fenerbahçe Spor Kulübü, tam 35 dalda 100 yıllık başarılarla dolu çalışmalarında çok değerli ödüller ve kupalara sahip olmuştur.Fenerbahçe ilk kupasını 5 Haziran 1910’da İstanbul’un ünlü Rum kulübü Sturugglers’i 3 – 1 yenerek kazandı.

Gümüş işlemeli bir kupa ile başlayan bu ilk ödül ile Fenerbahçe müzesinin temelleri de atılmış oldu. 1913 yılında Altıyol ağızındaki lokalde kupa ve heykellerin sayısı 10’a ulaşınca bunlar için küçük bir vitrin satın alındı.

1914 yılında Kuşdili’nde iki katlı ahşap Lokale geçildiğinde git gide zengin bir kimliğe bürünen müze için ikinci katta bir oda ayrıldı. Kazanılan ödülleri koymak için yeni vitrinler yaptırıldı. 1932 yılında ki yangına dek oturacağımız Kuşdili lokalinde ödüllere (kupalara) ayrılan bu küçük odanın da bir süre sonra yetmediği, ihtiyacı karşılamadığı göründü.

Kupa, şilt ve vazoların bir bölümü diğer odalara alt kattaki büyük salona konmaya başlandı. Fenerbahçe Spor Kulübünün kupa sayısı 1932 yazı başlarında 150’yi aşmıştı.

Ancak kulübün ilk 25 yıllık faaliyetlerinin kanıtı olan bu kupa, şilt v.b. ödüller 5/6 haziran 1932 gecesi çıkan yangında kulüp binası ile birlikte yandı. Sıfırlanan Fenerbahçe Müzesi yangından sonra hemen ve yeniden doğdu.

1932 yılından sonra çalışma dallarının çeşitlenmesi ile de her yıl kazanılan sayısız kupa, şilt, plaketler ile günümüze dek gelindi. Fenerbahçe burnundaki sosyal tesislerin açılmasından sonra uzun yıllar kazanılan kupa, şilt ve plaketler oradaki vitrinlerde sergilendi.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu stadının yeniden yapılması sırasında Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulumuz Avrupa standartlarının üzerinde modern bir müzenin stadımızın içinde kurulması kararını aldı. Bu karar kısa bir sürede hayata geçirildi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Müze Tarih ve Arşiv Kurulu Başkanı sayın Sertaç Kayserilioğlu’nun önderliğinde yaklaşık bir yıl süren yoğun çalışmalardan sonra müzenin resmi açılışı 19 ekim 2005 tarihinde yapıldı.

Müzenin Yeri Ve Bölümleri:

1 – Dünya’da futbolıun doğuşu bölümü.

2 – Fenerbahçe Spor Kulübünün ilk kuruluş toplantısının, dönemin eşyaları ile mumyalarla canlandırıldığı bölüm.

3 – Mütareke ve İşgal dönemi sırasında Dereağzı’ndaki lokalimizden cepheye silah, cephane kaçırılma anının mumyalarla canlandırıldığı bölüm.

4 – Union Clup sahasından Şükrü Saracoğlu’na stadın evrelerini sunulduğu bölüm.

5 – Kuruluştan itibaren tüm branşlarda ki başarıları simgeleyen her türlü şilt, madalya berat fotoğraf, belge v.b. materiyallerin sergilendiği bölümler.

6 – Kuruluştan günümüze her dönemde ki bir kısmı orijinal forma, çorap v.b giysilerin sergilendiği bölümler.

7 – İlk tüzükler, eski üye kartları, eski lisanslar, eski maç biletleri, kulüp piyango biletleri v.b. belgelerin sunulduğu bölümler.

8 – Eski maçlardan filmlerin ve Fenerbahçe belgesellerinin oynatıldığı sinema odası.

9 – Atatürk’ün 3 Mayıs 1918 yılında ki kulübü ziyareti ve şeref defterini imzalama anının mumyalı olarak canlandırıldığı bölüm.

10 – Bütün bu bölümlerden başka yıllara göre sınıflandırılmış olarak Fenerbahçe Spor Kulübünün 100 yılda çeşitli branşlarda kazandığı 3000 (üç bin) kupa şilt ve plaket’in 426 tanesi de müzede sergilenmektedir.

İstanbul: Oyuncak Müzesi

Oyuncak Müzesi; İstanbul’un Kadıköy İlçesi, Göztepe Mahallesi, Ömerpaşa Caddesi, Dr. Zeki Zeren Sokağı üzerinde yer alır.

İstanbul Oyuncak Müzesi, şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur.Müze,kapılarını 23 Nisan 2005’te ziyarete açmıştır.

Müzede sergilenen oyuncaklar dünyanın çeşitli yerlerinden açık arttırmalarda edinilmiş veya antikacılardan satın alınmıştır, müzenin açılışında bu şekilde edinilmiş 1000 civarında oyuncak varken, şuanda bu sayı 4000’e çıkmıştır.

Sergilenen oyuncaklar,sanatçının sahne gösterileri,tiyatro oyunları gibi bireysel çabaları sonucu kazandıklarıyla edindiği teliflerle satın alınmıştır.

Müzenin her odası bir tiyatro sahnesi görünümünde olup,sahne tasarım sanatçıcı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze,2009 yılında ICOM’a (Uluslar Arası Müzeler Birliği) üye olmuştur.

Avrupa Müzeler Forumu’nun faaliyetlerine katılmaya başlamıştır.2010 ve 2011 yıllarında ”Avrupa’nın En İyi Müzesi” yarışmasında ödüle aday gösterilmiştir.