“Sıfır Karbon Hedefleri Boş Sözlerden İbaret”

İklim Faaliyet Takibi (CAT) 40 ülkenin küresel ısınmayla mücadelede ortaya konacak planlarını inceledi ve çok az sayıda ülkenin “kabul edilebilir” planları bulunduğunu vurguladı. CAT’in arkasındaki kuruluşlardan Climate Analytic’in Başkanı Bill Hare, “Oraya nasıl ulaşacakları konusunda bir planları yoksa ve 2030 hedefleri düşükse ki birçoğunun düşük, bu sıfır karbon hedefleri boş sözlerden ibaret” dedi.

İklim Faaliyet Takibinin (CAT) yaptığı yeni bir analize göre, İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleşen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansında (COP26) verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşılamadı.

Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gitti hesaplandı.

CAT’e göre, COP26’da büyük bir “güvenilirlik, faaliyet ve taahhüt açığı ” bulunuyor. Glasgow’daki zirve, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmakta hayati önemde görülüyor. Ancak bu tahmin, ormansızlaşmanın durdurulması da dahil büyük duyuruların yapıldığı zirvede geçen hafta ortaya çıkan iyimserlikle çelişiyor.

Mesele taahhütler değil uygulamalar

Raporda, hükümetlerin bu hafta sona ermesi gereken COP26’dan önce ve zirve sırasında verdiği sözler inceleniyor.

Çalışmada, 2030’da gezegenimizi ısıtan sera gazları salımının, sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için gerekenin iki katı olacağı sonucuna varılıyor. Uzmanlar, sıcaklık artışını 1,5 derecede tutmanın iklim değişikliğinin en tehlikeli etkilerini engelleyeceğini söylüyor.

Paris’te 2015’te yapılan COP zirvesinde, sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için girişilen çabaları takip de dahil bir plan üzerinde anlaşılmıştı. Ancak CAT hükümetlerin taahhütleri değil de gerçekte izlediği politikalar analiz edildiğinde 2100’deki sıcaklık artışının 2,7 derece olacağını öngörüyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre, CAT’in analizi, Almanya’daki prestijli Potsdam İklim Etkisi Enstitüsü de dahil birçok kuruluş tarafından destekleniyor.

Tahminler 2015’e göre iyileşti fakat…

Greenpeace’in Uluslarararası İcra Direktörü Jennifer Morgan “Bu yeni hesaplama dünyaya doğru yaklaşan bir göktaşına çevrilmiş bir teleskop gibi. Aklı başında bir dünyada Glasgow’daki hükümetleri derhal farklılıklarını bir kenara koyup, ortak geleceğimizi kurtarmak adına çalışmaya yöneltmesi gereken yıkıcı bir rapor” diyor.

Ancak görünüm, CAT’in politikaların 3,6 derecelik bir artışa yol açacağını söylediği 2015 Paris İklim Zirvesi’nden bu yana biraz gelişti.

CAT, bu durumdan sera gazı salımını 2030’da azaltmaya yönelik hedef gidişe “duran ivmeyi” sorumlu tutuyor. Kuruluş, ABD ve Çin’in net sıfır karbon salımına ulaşma taahhütlerinin, sıcaklık artışı tahminlerini bir parça geliştirdiğini vurguluyor.

Net sıfır karbon salımına ulaşmak, sera gazı salımlarını mümkün olduğunca azaltmak ve kalan salımları da örneğin ağaç dikerek dengelemeyi içeriyor. 140’tan fazla hükümet, net sıfır karbon salımına ulaşma sözü verdi. Ancak CAT, çok az sayıda ülkenin bu hedefe nasıl ulaşacağına dair planları olduğunu söylüyor.

“Boş sözlerden ibaret”

Kuruluş 40 ülkenin planlarını inceledi ve çok az sayıda ülkenin “kabul edilebilir” planları bulunduğunu vurguladı.

CAT’in arkasındaki kuruluşlardan Climate Analytic’in Başkanı Bill Hare “Oraya nasıl ulaşacakları konusunda bir planları yoksa ve 2030 hedefleri düşükse ki birçoğunun düşük, bu sıfır karbon hedefleri boş sözlerden ibaret” dedi.

Kuruluşa göre, taahhütler ve projeksiyonlar arasındaki açığın başlıca sorumlusu devam eden kömür ve doğalgaz üretimi.

COP26’da neler üzerinde uzlaşıldı?

Zirvede hala 197 ülkenin tümünün kabul edebileceği bir anlaşma müzakere ediliyor. Ancak geçen hafta da bir dizi uzlaşma duyurusu yapıldı:

  • 100’den fazla ülkenin lideri 2030 itibariyle ormansızlaşmayı durdurma ve geri çevirme sözü verdi. Buna Amazon yağmur ormanlarının ev sahibi Brezilya da dahil.
  • AB ve ABD, sera gaszı metan salımını 2030 itibariyle azatltmak için küresel bir ortaklık duyurusu yaptı. Atmosferdeki metan gazını azaltmak, küresel ısınmayı çabuk bir şekilde azaltmak için en iyi yöntemlerden biri olarak görülüyor.
  • 40’tan fazla ülke kömürden uzaklaşma taahhüdünde bulundu. Ancak dünyanın en büyük kullanıcılarından Çin ve ABD bu taahhüde katılmadı.
  • Kalkınmakta olan ülkelerin iklim değişikliğine adapte olabilmesi ve getireceği kayıplarla başa çıkabilmesi için yeni finans kaynakları açıklandı. Ancak çok sayıda kişi bunların yeterli olmadığını söyledi.

IEA da taahhütleri incelemişti

Bu zirvenin temel amacı küresel sıcaklık artışını bizi iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden korumak için 1,5 derece ile sınırlamaktı ancak COP26’dan önce gezegenin 2,7 derece ısınmaya doğru gittiği konusunda raporlar çıkmıştı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), dünya 1.5 derece sınırında kalacaksa, tüm yeni fosil yakıt geliştirmelerinin bu yıldan itibaren durdurulması gerektiğini söylemişti.

Ajans, daha sonra COP26’da verilen vaatlerdeki rakamları karşılaştırmış ve tüm taahhütler yerine getirilirse dünyanın küresel sıcaklıklarda 1.8 derecelik bir artışa devam edeceğini hesapladı.

IEA Başkanı Fatih Birol, bu sonuçları “ileriye doğru büyük bir adım” olarak nitelerken “çok daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu” da sözlerine eklemişti. Elbette bu öngörünün gerçekleşmesi için ülkelerin vaatlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Yani araştırmaların sonucu taahhütlerin uygulanması noktasında ancak ileriye doğru bir adım atılacağı noktasında uzlaşmış oluyor.

(Kaynak: bianet.org)