“Öğün Atlamak Zorunda Kalanların Oranı Yüzde 13’e Ulaştı”

Ekonomideki kötü gidişat bir rapora daha yansıdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) hazırladığı, “Gıda fiyatları krizi” raporu Türkiye’de yaşanan krizinin bir kez daha ortaya çıkardı.

Rapora göre, ürünlerin kalitesinden ziyade fiyatı öncelik haline geldi. Ev emekçisi kadınların tane ve gramla alışveriş yaptığı ve çürük ürünlere yöneldiği kaydedilen raporda, “Öğün atlamak zorunda kalanların oranı yüzde 13’e ulaştı” verisi de yer aldı.

Cumhuriyet’ten Göhan Kam’ın haberine göre İPA’nın raporunda dikkat çeken başlıklar şöyle:

“Türkiye’de yaşanan gıda krizi son 30 yılın tarihi zirvesine ulaştı. İstanbul’da derin yoksulluk her geçen gün arttı. Katılımcıların yüzde 65,9’u değişen ekonomik koşullar nedeniyle gıda alışverişlerinde miktarı azalttı. Yüzde 56,8’i alışveriş yaparken ürünlerin fiyatına dikkat ederken, İstanbullu yurttaşların sadece yüzde 14,8’i gıda alışverişinde ilk olarak ürünün kalitesine bakıyor.

‘Ev emekçisi kadınlar çürük ürünlere yöneldi’

Ev emekçisi kadınların yüzde 62’si temel gıda ürünleri dışında gıda alışverişi yapmayı kesti. Ayrıca, kadınların yüzde 42’si taneyle ve gramla alışveriş yapmaya başladı. Özellikle son 6 ayda her iki ev emekçisi kadından biri akşam pazarında “çıkma” diye nitelenen ve çürümeye yüz tutmuş ürünlere yöneldi.

Temel gıdaya erişim krizinin en görünür olduğu alan kahvaltılık ürünler. Son bir yılda ekonomik nedenlerle yeterli gıdaya erişemeyeceğine dair kaygı taşıyanların oranı yüzde 23, öğün atlamak zorunda kalanların oranı yüzde 13’e ulaştı.”

İstanbul’da Yaşamanın Aylık Maliyeti 19 Bin 950 TL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) 3 aylık periyotlar halinde yayınladığı İstanbul’daki yaşam maliyeti araştırmasının mart-nisan-mayıs sonuçları açıklandı.

Haber Merkezi / Buna göre 4 kişilik bir ailenin İstanbul’da yaşama maliyeti ortalama 19 bin 950 lira oldu. Çayın fiyatı nisan ayından mayıs ayına gelene kadar yüzde 30 arttı.

Araştırmada, İstanbul’da ortalama bir hanenin yaşam maliyetindeki değişiklikler tespit edildi. Yaşam maliyetini etkileyen harcama grupları ve incelenen maddeler paylaşıldı.

Buna göre mayıs ayında İstanbul’da yaşam maliyeti artış oranı yüzde 7,78 olarak gerçekleşti. Mayıs ayı değişim oranlarına göre İstanbul’da yaşam maliyetinin yıllık (son 12 ay) artış oranı ise yüzde 86,02 oldu.

4 kişilik bir ailenin mayıs ayında yaşama maliyeti ortalaması 19 bin 950 lira olarak belirlendi. Maliyet nisan ayına göre 1440 lira arttı. Mart ayı ortalaması 17 bin 77 lira, nisan ayı ortalaması ise 18 bin 510 liraydı.

Raflardaki fiyatlar el yakıyor

Araştırma kapsamında ürün fiyatlarındaki aylık değişimler de incelendi. Buna göre, mayıs ayında nisan ayına göre en çarpıcı fiyat değişimlerinden biri yüzde 30 artışla çayda görüldü.

Yine araştırmaya göre et-kıymanın fiyatı mart ayında yüzde 21, nisan ayında yüzde 2, mayıs ayında ise yüzde 15 arttı. Yoğurdun fiyatı da nisan ayında yüzde 28, mayıs ayında yüzde 19 artarken ağız ve diş bakımı ürünlerinde mayıs ayı fiyat artışının oranı yüzde 22’yi buldu.

TÜİK açıkladı: Enflasyon yüzde 73,50

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs 2022 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, enflasyon mayısta yüzde 2,98 arttı, yıllık bazda ise yüzde 73,50 oldu.

Bağımsız akademisyen ve ekonomistlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre, Mayıs 2022’de enflasyon yüzde 5,46 olurken yıllık enflasyon yüzde 160,76’ya yükseldi. ENAG nisan ayı enflasyon rakamlarının yıllık yüzde 156,86 oranında olduğunu duyurdu.

İstanbul’da ise perakende fiyatlar Mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 87,35 artış kaydedildi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre bu artış 1998’den bu yana görülen en yüksek artış oldu. Aylık bazda artış ise yüzde 5,84 olarak kaydedildi. İTO verilerine göre Mayıs’ta toptan fiyatlarda yıllık yüzde 79,12; aylık olarak ise 5,76 artış oldu.

İmamoğlu’nun Yargılandığı Dava 21 Eylül’e Ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Eski Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven ve kurul üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava 21 Eylül’e ertelendi.

Savcı 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ettiği İmamoğlu hakkında TCK’nın “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını da istemişti. Duruşmaya Ekrem İmamoğlu katılmadı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile CHP yöneticileri mahkemede duruşmayı takip etti.

Ne olmuştu?

30 Ekim 2019 günü Fransa’nın Strasbourg kentinde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde konuşan İmamoğlu, yerel seçimlerde eşitsizlik ve adaletsizlikleri eleştiren bir konuşma yapmıştı. İmamoğlu konuşmasında “İktidar, manipülasyonla kazanamadığı seçimi, seçimleri yönetmekle yetkili olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla iptal ettirerek kazanmak istedi. Ama iktidarın gücüne rağmen yurttaşlarımızın güçlü iradesi 23 Haziran gecesi bir kez daha ve çok daha gür bir sesle demokrasiden yana oldu” demişti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019 tarihinde İmamoğlu’nun konuşmasına atıfta bulunarak “Avrupa Parlamentosu’na gidip, Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun” ifadelerini kullanmıştı.

İmamoğlu aynı gün Üsküdar Fethipaşa Korusu’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” demişti.

Bu sözler üzerine YSK Başkanlığı’nın yaptığı suç duyurusundan hareketle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, İmamoğlu hakkında dava açtı. 20 Nisan’da yapılan duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık İmamoğlu hakkında “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istedi. Savcı, İmamoğlu hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını talep etti.

İmamoğlu: Ahmak diye Soylu’ya dedim

İmamoğlu duruşmadan sonra İstanbul Bağcılar’da muhtarlarla yaptığı sahurda konuyla ilgili tekrar bir açıklama yapmıştı. Soylu’nun kendisini eleştirdiği konuşmada kendisine “ahmak” dediğini  hatırlatan İmamoğlu “Ben de kendisine iade-i cevapla, karşılığını ona sundum. Dedim ki, siz seçimi iptal ettiniz, ahmak sizsiniz anlamında. Bunu ben Bakan’a söyledim ama Yüksek Seçim Kurulu’na böyle bir şeyde bulunmadım. Bunun da ifadesini verdim” diye konuşmuştu.

The Guardian’dan Dikkat Çeken İmamoğlu Analizi

The Guardian, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “Erdoğan’ın ezeli rakibi mi olacak, yoksa siyasetten men mi edilecek?” başlığıyla geniş bir haber analiz yayınladı. İmamoğlu The Guardian’a, “Şu an gündemimde cumhurbaşkanlığı seçimleri ya da cumhurbaşkanlığı yok” dedi.

İngiliz kuruluşun, İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ve savcının siyasi yasak istemiyle yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülecek olan karar duruşması öncesinde yayınladığı haberde, dava ve genel olarak Türkiye’deki adaylık tartışmaları ele alındı.

Haberde, İBB Başkanı için şu ifadeler kullanıldı: “İmamoğlu, Türkiye’nin Karadeniz kıyısına dayanan ortak kökenlerine rağmen, bilgili ve adanmış bir sosyal demokrat olarak kendisini Erdoğan’ın zıddı gibi konumlandırmaya çalışıyor. Onu eleştirenlere göre iktidara fazla istekli; Münih Güvenlik Konferansı’na giderek veya Türkiye hükümetindeki birçokları için hâlâ kadim bir düşmanın başkenti olan Atina ile İstanbul arasında gayrı resmi bir ortaklık kurarak imajını güçlendiriyor. Fakat destekçileri için de, İmamoğlu Erdoğan’ın 20 yıllık yönetimine ve ülkenin otokrasiye kayışına meydan okunması için Türkiye’nin en büyük umudunu temsil ediyor. En geç gelecek sene düzenlenecek seçimlerde, CHP içinde cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkabilir.”

Ancak The Guardian, mahkemeden çıkacak karara dikkat çekerek, “(İmamoğlu’nun) siyasi yükselişi kısa süre içinde en büyük engele takılabilir” dedi. Haberde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı olası cumhurbaşkanlığı adaylarına dair yapılan anketlerde, İmamoğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan sonra ikinci çıktığı ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi bir konumda olduğu savunuldu.

The Guardian İmamoğlu’nun olası adaylığının belediye başkanlığı koltuğunu bırakması anlamına geleceğini belirtirken, böyle bir durumda ne yapacağı sorulan İmamoğlu ise “Bu sorunun çözümü altılı masadan gelmeli” dedi.

‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı’ ile ilgili sorulara cevap vermeyi reddeden İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı veya seçimi ile ilgili bir gündemim yok” diye konuştu.

‘Sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez’

Gazeteyle söyleşisinde İstanbul’da Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğun iktidar kanadına ait olması nedeniyle çözülemeyen birçok sorun gibi taksi sorununa da değinen İmamoğlu, “Bu konuda üzgünüz. Gerçekten çözümler bulmaya çalışıyoruz. Özellikle ulaşım konusunda yaşanan şey kısmen komik, kısmen trajik. Üç yıldır taksi sorununa ve diğer meselelere çözüm bulmaya çalışıyoruz fakat bütün kararlarımız engelleniyor” dedi.

İmamoğlu, iktidarın belediyelere yönelik engellemelerinin kendisini CHP’nin söz verdiği gibi parlamenter sisteme dönmek yerine başkanlık sisteminin korunması gerektiğine ikna edip etmediği sorusuna ise “Bir sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez” yanıtını verdi.

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan ‘Parti İçerisinde Birlik’ Çağrısı

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”nda konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, ‘parti içerisinde birlik’ çağrısı yaparak “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz” dedi.

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve belediye başkanlarının katılımıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, çalıştayın açılış konuşmasını yaptı.

İki gün sürecek çalıştay, Torun’un konuşmasının ardından basına kapalı devam etti. Basına kapalı sadece başkanların bulunduğu bölümde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir konuşma gerçekleştirdi.

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’ın haberine göre, İmamoğlu konuşmasında, parti içerisinde birlik çağrısı yaparak seçim öncesinde iktidarın provokasyonlarına karşı sağ duyu çağrısında bulundu. İmamoğlu, “İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız” dedi.

İmamoğlu devamında, “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun konuşması şöyle:

“Belediyelere düşen 3 temel görev var, vatandaşlarımızda büyük bir yoksullaşma yaşanıyor, bu yoksullaşmaya karşı sosyal yardım politikalarımızı büyütmeli ve geliştirmeliyiz, İBB olarak sosyal yardım bütçesini 5 misli artırdık ve 2,5 milyon vatandaşımıza sosyal yardım gerçekleştiriyoruz, ikinci önemli görevimiz, belediyelerin kalkınması ve hizmetlerin eksiksiz gerçekleşmesini sağlamak, üçüncüsü ve en önemlisi vatandaşları sosyal yardıma mahkum etmeden ondan daha iyi belediyecilik beklentilerini gerçekleştirmek yani daha fazla talep etmeleri onların yurttaşlık hakkıdır biz bunu desteklemeliyiz.

Belediyelerin yaptığı hizmetlerin parti teşkilatımız ve milletvekillerimiz tarafından da sahiplenilmesi ve bu süreçte desteklemeleri gerekir, belediyelerin yaptığı hizmetlerin milletvekilleri ve parti teşkilatları tarafından duyurulması konusunda bile yeterince istekli davranılmadığını görüyorum, çatışmaya, küsmeye bu tarihi seçim öncesinde kimsenin hakkı ve tahammülü yoktur. Bunu hiç unutmadan davranmalı ve belediyelere parti yöneticelerinin ve milletvekillerinin de sahip çıkması gerektiğini düşünmeliyiz.

Seçim sürecinde bütün inançlara ve değerlere eşit yurttaşlık temelinde yaklaşmalıyız. Biz İBB olarak, kurduğumuz İnanç Masası ile bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İktidarın kutuplaştırıcı politikalarını etkisizleştirmenin yolu buradan geçiyor.

Toplumun bütün kesimlerini kucaklayan, onları eşit ve saygın bir şekilde kabul eden bir anlayışı sahiplenmeliyizi. İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız. Unutulmamalı ki medya onlara açık ise artık evlerin kapıları da bize açıktır.

Biz ve İBB olarak hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu nedenle ülkenin her yerine hizmet götürmeye hazırız. Örneğin, Marmara bölgesinde 9 şehirdeki belediyelerle 379 işbirliği projesi gerçekleştiriyoruz. Seçim sürecinde iktidarın, uygulayacağı politika aşağı yukarı belli olmuştur. Kendileri istikrar, bizi ise kaos, kavga ve intikam merkezi olarak göstermeye çalışacaklar.

İktidar bu seçimleri kazanmak için her yolu mübah kılacak. Çünkü seçmenin seçim sürecinde istikrara meyil edeceğini düşünüyorlar. Bu nedenle de 6’lı masa içinde ya da partimiz içerisinde bir çatışma olması için ellerinden geleni yapıyorlar ya da bu tür şeyleri mümkün olduğu kadar provoke ediyorlar. İktidarın bize biçtiği kaos ve intikamcı imajdan mümkün olduğu kadar uzaklaşmalı belediyeler olarak hizmetlerimiz üzerinden vatandaşa ulaşmalıyız. Yeni bir döneme giriyoruz, Gezi davası, belediyelere yapılan baskınlar, konser yasaklamaları hepsi muhalefeti itibarsızlaştırmaya yönelik atılan adımlar. Bu adımları boşa çıkarmalıyız. Parti içerisindeki kavgaya kesinlikle tahammülsüz davranmalıyız.

“Yapılacak çok ama çok işimiz var”

Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var. Seçim kampanyası dönemine sadece CHP olarak değil 6’lı masayla koordineli bir biçimde hareket etmeli onları da kampanya sürecine katmalı hatta 6’lı masa dışında kalan partilere de ulaşmalı ve onları da dinlemeli, dikkate almalıyız.

Bizler, seçim sürecinin neferleriyiz. Kendi içimizde kavga yaşanacak en büyük ayıptır. Ancak bir arada çalışarak, uzlaşarak zorlukları aşarız. Topluma güven veren, kavga dilini reddeden, yeni bir anlayışı seçmenlere anlatmalıyız. Van’da dün yaptığımız saha çalışmalarında, iki şey bizi çok etkiledi. Gençler işsiz, aileler bırakın geçinmeyi yeterince besin alamamaktan şikayetçiydi. Düşünün ki Van, yaşı 24’ün altında olan nüfusa sahip Türkiye’nin 5’inci büyük ili.”

‘Muhalefete Kumpas Hazırlanıyor’ İddiası

Eski Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), CHP’li ilçe belediyeleri ve ana muhalefet partisi yöneticilere karşı bir kumpas hazırlandığı görüşünü dile getirdi.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, 4 Nisan’da ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla tutuklanan eski Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli’yle konuştu .

“Türkiye seçime giderken, yargı merkezli operasyonlar arka arkaya geliyordu. Ona göre kendisinin tutuklanması başka hamlelerin habercisi. Benli, ‘dosyanın bugüne kadar bekletilip, seçim öncesi gündeme konması başka operasyonlar için zemin oluşturmak ve tepki ölçme maksatlı’ ifadelerini kullanıyor” ifadesini kullanan Terkoğlu, şöyle devam etti:

“Dedim ya, ‘Benli bir şey söyleyemeye çalışıyor’ diye…

Baştaki soruyu sordum. ‘Soruşturma, CHP’li belediye başkanı olduğum sürece ilişkin hazırlandı. Hedef ben değilim, CHP’ dedi ve devam etti: ‘Bu dosyalar, komşu belediyelerimiz dahil diğer CHP’li belediyeler için de hazırlandı.’

Benli; Beylikdüzü, Bakırköy, Silivri, Sarıyer, Aydın’ı saydı. Başka belediyelerde de operasyonların devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Ona göre plan CHP’yi yolsuzlukla ilişkilendirmek ve karalamaktı. Benli, ‘Sayın İmamoğlu ve CHP üst düzey yöneticilerine yönelik operasyon yapılmasını’ beklediğini söyledi.

Son dönem, belediyelere operasyon denilince, karşımıza en çok çıkan isim Erkan Karaaslan. Karaaslan, Hükümet medyası tarafından, ‘FETÖ’nün belediyeler imamı’ olmakla suçlanıyor. Bu yüzden uzun süre tutuklu kalan Karaaslan, geçen Aralık’ta ‘FETÖ üyeliği’ suçlamasından beraat etti. Karaaslan, CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle, yeniden tutuklandı. Haberlerde adı, ‘FETÖ’nün belediyeler imamı’ olarak geçmeye devam etti.

Benli’ye Karaaslan ile ilişkisini de sordum:

‘Erkan Karaarslan, AKP döneminin belediyecilik uygulamalarını ve bunların dijitalde raporlanmasını kamu kuruluşlarında anlatan, yani meslek içi eğitimler veren ve Türkiye’de çok az bulunan birçok konuda tek olan kişi ve kuruluş sahibi. Bu nedenle AKP’li belediyeler ve bakanlıklara da hizmetler vermiş. CHP’li belediyeler ise çok küçük bir oranda, onda bir gibi, hizmet aldı. Avcılar Belediyesi’nin bütçesi çok küçük. Soruşturmaya yönelik iddialar, 2014-2016 yılları arasında, toplamı 300 bin lirayı geçmeyen, belediye bütçesinde küçük yekün tutan, tamamen meslek içi hizmetlere yönelik.’

“Kumpas hazırlanıyor”

Daha önce Karaarslan üzerinden İmamoğlu’na kumpas kurulmaya çalışıldığını anlatmıştık. Benli benzer bir duruma işaret etti:

‘Karaarslan’ı FETÖ ile ilişkilendirip, belediyelerimizi de teröre kaynak sağlamakla suçluyorlar. Bu, Ergenekon, Balyoz kumpasları gibi hazırlanmış bir kumpas. Karaarslan, FETÖ’den beraat etmiş olmasına rağmen, algı operasyonlarına devam ettirmek için, hazırlanan bu dosyayı, 6 yıl sonra, seçim öncesi işleme koydular. Dosyada beni burada 1 dakika bile tutabilecek bir suç yok.’

Benli bir ayrıntıya daha dikkat çekiyor:

“Bir kez bile ifadeye çağrılmadım”

‘Karaarslan dosyası 6 yıldır basına düşmüş, bilinen tartışılan bir konu olmasına rağmen, bir kez bile ifadeye çağrılmadım. Düğmeye basılmış gibi, dosyamıza gizlilik kararı aldırılıp bir sabah evime arama ve gözaltı için polisler geldi. Basın, henüz bana bile okunmamış olan suçlamaları duyurdu. Masumiyet karinem ihlal edilip, adım suçlamalar eşliğinde geçirildi. 4 gün gözaltında kaldım ve bugüne kadar savcı karşısına çıkarılmadım. İfadem sadece Emniyet’te alındı. 4 gün sonunda, 11 kişi olarak, toptan hakim huzuruna çıkarıldık. Önceden verildiği belli tutuklama kararı okundu. Adil yargılanmayı bekliyorum.'”

Ekrem İmamoğlu, Tepki Çeken Sözleri İçin Özür Diledi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karadeniz gezisi sırasında aralarında Nagehan Alçı, Ertuğrul Özkök, Akif Beki’nin de bulunduğu isimlerle olan fotoğrafına gelen eleştirilere yönelik kullandığı, “Bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadeleri nedeniyle özür diledi.

İmamoğlu, katıldığı bir programda, Karadeniz gezisine davet ettiği gazeteci tercihine yönelik eleştirelere verdiği ‘Vız gelir tırıs gider’ ifadelerine ilişkin konuştu. “Ben çiftçi çocuğuyum, benden kibir doğmaz” diye konuşan İmamoğlu, “Bu açıklamaları yapan arkadaşlardan, sadece ve sadece dün bir konuşmada kullandığım ‘vız gelir tırıs gider’ sözlerimden dolayı özür diliyorum” diye konuştu.

İBB Başkanı İmamoğlu sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Bir fotoğrafla linç edilen yok sayılan tabiri caizse kaptanlığını yaptığım gemiden inilen artık yok sayılan oy vermem denilen bir kişi durumuna düşürülürse insanın kalbi kırılıyor canı yanıyor birkaç cümle de yanlış laf kurabiliyorum. o yanlış kurduğum laflar için özür diliyorum altını çizeyim. Ben dostluklarımı, yıllardır beraber olduğum arkadaşlarımı bir fotoğrafla terk edilsin diye edinmedim. Bu dostlukları bir fotoğrafla düşmanlığa çevirmek gibi bir niyetle yola çıkmadığım gibi hayatımda kimseyi de düşman niyetine koymadım koymayacağım.

‘Herkezi davet edip dinleyeceğim’

Anne vicdanının Twitter’da falan da eksik olmamasını diliyorum. Orda da o duyguya ihtiyacımız var hepimizin. Benimle dertleşmek, eleştirisini bana söylemek duygularını bana aktarmak ve dostça yol arkadaşı olarak prensipleri doğrultusunda uygarca duygularını bana aktarmak isteyen herkesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı; günü veya bir gün veya bir gün sonrası tespit edeceğim bir salona davet edeceğim, hepsini tek tek dinleyeceğim.

Uygar bir biçimde dinleyeceğim uygar bir biçimde de cevaplarını vereceğim. Biz bu süreci büyük bir seferberlik süreci olarak kabul ettik ve bu sürecin bu tür kazalara uğramaması için hassas olmamız gerektiğini hatırlatıyoruz. Akıllı olalım, akıllı olun dediğim kavram da gerçek akıldır, ayar veren bir laf değildir. Ben bir toplumun temsilcisiyim, 16 milyon kişinin temsilcisiyim.

Bu saatten itibaren benim gündemim buradaki milyonlarca fidedir. Benim nezdimde bu konu kapanmıştır. Bu konu benim nezdimde kapanmıştır, yol arkadaşlarım, kurumumu temsil eden hiç kimse bu konuyla ilgili tek bir cümle etmeyecek, edemez, tek muhatabı benim. 19 Mayıs’ta bana yapılan eleştirileri uygarca dinleyeceğim. Bu toplantı da basına kapalı olacak.”

Ekrem İmamoğlu ne demişti?

İmamoğlu, Karadeniz turuna davet ettiği gazeteciler üzerinden gelen eleştirilere yanıt vermiş; “Bir fotoğraf üzerinden kurban etmeye çalışan insanlar olabilir, benimle aynı şeyi düşündüğünü, aynı şeyleri inandığını söyleyen ne yazık ki anlık hırslarına yenilmiş insanlar olabilir ya da bir takımın renkleri üzerinden ayrıştırma gayreti içinde olanlar olabilir. Başkalarının değirmenine su taşıdıklarının farkında olmayanlar da olabilir bunun içerisinde, farkında olup yapanlar da olabilir. Ama bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu’nun “Vız gelir tırıs gider” ifadesi, büyük tepki çekmişti.

İmamoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Fotoğraf’ Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Salı günü başlayan ve Rize, Artvin ve Trabzon’u kapsayan Karadeniz turuna katılan bazı gazeteciler üzerinden başlayan tartışma ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İnceleme gezisi yaptığı Sarıyer Büyükdere Fidanlığı’nda konuşan İmamoğlu, İBB Başkanı olarak, İstanbul halkının sesini ülkeye duyurmak amacında olduğunu vurguladı:

Bugün Nagehan Hanım gelmiştir, yarın örneğin Abdülkadir Selvi’yi davet etmek istiyorum. Çünkü beni, iki yıldır bir görevli gibi Genel Başkanımla kavga ettirme çabasında bir insan. Kötü yazanlarla daha da ayrı sohbet edeceğim. Ben, ‘Evet muhalifleri’ istiyorum talimatını verdim, arkadaşlarım da onları sırasıyla yerine getirecekler. Yarın ilerleyen günlerde bunun daha da farklı örneklerini görebilirler. Tek şart da tabii benimle konuşmaya cesaretli olanlarla yapacağım”

İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

Hatırlayın, seçimden önce gittiğim TV kanalında bana nasıl bir muamele yapıldı. Ben, hala onlarla bile irtibat kurmanın arayışı içerisindeyim. Yok sayarak bir memleket değişmez. Toplumda bu insanlar var. Bir rehabilitasyonu mümkünse, karşılıklı bir diyalogla bunları aşabileceksek, ne mutlu. Ben, bu çabayı gösteririm.”

Nagehan Alçı ne demişti?

Nagehan Alçı ise eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

İmamoğlu’nun Karadeniz Ziyaretinin Ardından Neler Konuşuldu?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram vesilesiyle Karadeniz turuna çıktı. Belediye seçimlerinden bu yana devam eden, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıyla ilgili tartışmalar, bu gezi ve yaptığı meydan konuşmalarıyla tekrar canlandı. Bir tartışma konusu da geziye çağırılan gazeteciler oldu.

Salı günü uçakla Trabzon’a giden İBB Başkanı, buradan otobüsle Rize’ye geçti. Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ilçelerinin ardından Artvin Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve son olarak Trabzon’da meydan konuşmaları yaptı. Trabzonspor Kulübü’nü ziyaret ederek 38 yıl sonra gelen şampiyonluğunu tebrik etti. Yomra Belediye Parkı açılışına katıldıktan sonra da İstanbul’a geri döndü.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’ye giderek hem il hem de ilçe merkezlerinde konuşma yapması, bunun bir “meydan okuma” olup olmadığıyla ilgili tartışmalara yol açtı.

İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Geziye katılan gazeteci İsmail Saymaz Halktv’deki yazısında, “Derepazarı’nda bir yurttaş, elini sıktığı İmamoğlu’na ‘Adaylığını koy, çekinme!’ dedi. Bu cümle gezi boyunca yüzlerce yurttaş tarafından ifade edildi. Belki de gezinin birincil amacı, bu cümleyi söyletmek ve duymasını istediklerine duyurmaktı. İmamoğlu, cümleyi işittiğinde ne mi yaptı? Ya sustu ya da gülümsedi” sözlerine yer verdi.

Karadeniz turuna katılan Habertürk yazarı Nagehan Alçı, “Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmak istiyor. Vücudunun her hücresiyle bunu istiyor” yazdı.

Ertuğrul Özkök de İmamoğlu’nun gezisindeydi. İmamoğlu’nun, cumhurbaşkanlığına adaylık kararının altılı masadan ilan edilmesini istediğini belirten Özkök yazısında, “İmamoğlu Rize’den Fındıklı ve Ardeşen’e kadar her ilçede ‘Ben altılı masanın en çok çalışan neferi olacağım’ diyor. O masayı sonuna kadar destekleyeceği sözünü veriyor. Ama bu ‘Merak etmeyin. Parlamenter sisteme geçiş konusunda hiçbir engel çıkarmayacağını’ mı anlatmak istiyor.” ifadelerini kullandı:

“Konuşmasında en büyük ağırlığı ‘Altılı masaya’ ve CHP’ye güven vermek üzerine verdi. Bu arada bir rakam verdi: ‘Halkın yüzde 60’ı değişim istiyor.’ Yani hedefinin yüzde 60 oy olması gerektiğini ima ediyor. Benim yorumum şu: Altılı masaya ‘Yüzde 60’la seçilecek bir aday profili anlatmak istiyor’ sanki…”

İmamoğlu ise kendisine sorulan cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soruya, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi elbette ki benim gündemimde yok ama benim gündemimde önümüzdeki seçimde değişim var. Hem de tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin, en başta sorun yaşayan kişi benim. Ben burada 150 maddelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin engellendiği, sıkıntı veya zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. Bir 150 daha yazarım. Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var.

“Bugün bizim gündemimizde ne cumhurbaşkanlığı meselesi, ne başka bir mesele, ne de kıymetli mevkidaşım, değerli yol arkadaşım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’la bir yarış söz konusu” şeklinde cevap verdi.

“İşte bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşler bir araya geldi. Memleketin tekrar özgürleşmesi için tekrar insanların özgürce fikirlerini ortaya koyabilmesi, ‘tekrar ben çalışırsam olur’, ‘dayım, halam, teyzem torpilim olursa olur’ değil; ‘ben okursam olur’, ‘ben çalışırsam olur’ diye bir gençlik umutlu dolsun, diye bir ittifak masası kuruldu. Ben de o ittifak masasının bütün o 6 liderin ortaya koyduğu düşüncenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak en güçlü neferi olacağım. Hepinizin huzurunda söz veriyorum” sözlerini ekledi.

CHP’nin İmamoğlu’nun turundan haberi var mıydı?

Cumhuriyet’in haberine göre Ekrem İmamoğlu’nun gezisinin CHP genel merkezinden izinsiz yapıldığıyla ilgili iddialara, partinin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bayram ziyaretine farklı bir anlam yüklememek gerek. Bizim bilgimiz dahilinde” şeklinde cevap verdi:

“Buna farklı anlamlar yüklemek, abartmak doğru olmaz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak ben, bu ziyaretlerle ilgili bilgilendirildim. Ben bilgilendirildiğime göre Genel Başkanımızın da mutlaka bilgisi vardır. Memleketine gitmesin mi? Bayramlaşmasın mı? Hiçbir mahzuru yok.”

Nagehan Alçı, “CHP’nin son dönemde öne çıkan isimlerinden Mersin milletvekili Mahir Başarır ise şunu söyledi: Ekrem Bey’in bu seyahati tamamen Genel Başkanımız Kemal Bey’in bilgisi ve onayı dahilinde. Zaten aksi mümkün olmaz.” diye yazdı. Gezi masraflarıyla ilgili de İmamoğlu’nun, “Bir kere otobüsümüzde ’16 milyon için çalışıyoruz’ yazıyor. Dolayısıyla o İBB’nin otobüsü. Ekrem İmamoğlu nereye giderse gitsin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kimliği ile gider. CHP’li kimliği illa ki vardır arka planda” dediğini ekledi.

Gazeteci Ruşen Çakır ise Medyascope yayınında; Ekrem İmamoğlu’nun bu geziyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde düzenlemesinin, orada yaptığı konuşmaların ve kurduğu temasların Kılıçdaroğlu’nun bilgisi ve onayıyla yapıldığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Nagehan Alçı neden geziye davet edildi?

Gezinin diğer bir önemli noktası da davet edilen gazetecilerdi.

Çakır, geziye çağırılan basın mensuplarının bir kısmının “hükümete yakın” isimler olduğunu, “bu gazetecileri görmenin Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte de Türkiye siyasetinde etkili olacağını” gösterdiğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu’nun çağırdığı isimler, özellikle de Nagehan Alçı sosyal medyada tartışıldı. TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, “Nagehan Alçı, menfaati için her güç odağına sırtını yaslamayı meslek edinmiş gazeteci kılığına girmiş bir tetikçidir” paylaşımı yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Twitter üzerinden, “Neden Mansur Yavaş? Çünkü Türkiye’nin ikinci Bir Erdoğan’a ihtiyacı yok. Kumpas davalarının psikolojik harp elemanları ile yürüyenler Türkiye’yi politik cehennemden çıkaramaz. Diyarbakır’da ayrı İstanbul’da ayrı konuşan çatal dille ülkemiz krizi aşamaz. Şovmene değil, liyakate gerek var” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Alçı ise bu eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

(Kaynak: BBC Türkçe)

İmamoğlu’ndan ‘Cumhurbaşkanlığı Adaylığı’ Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram dolayısıyla gittiği Rize ve Artvin’den bugün memleketi Trabzon’a geçti. Trabzon’da programı öncesinde konakladığı otelde basın mensupları ile kahvaltıda bir araya geldi. İmamoğlu’na gazeteciler ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla’ ilgili soru yöneltti.

İBB Başkanı İmamoğlu yanıtında, “Benim gündemimde yok. Gündemimde önümüzdeki seçimlerde değişim var. Buna hepimizin ihtiyacı var” dedi. İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“…Türkiye’deki bütün olumsuzluklar, ekonomiden yönetim biçimine, eğitimden işsizliğe, birçok konuda toplumun rahatsızlığı ya da memnuniyetsizliği yüzde 70-75-80 oranlarında. Böyle bir sorun yumağı içinde olan ülkede değişimin olmaması mümkün değil.

Değişimi motive edecek, umutlandıracak olan da muhalefet blokudur. Muhalefet bloku da üzerine düşeni yapmaktadır. 6’lı masanın tarihi birlikteliği ve bunun genişlemesi mümkün yolculuğu şu an Türkiye için umut ışığıdır. Tekrar demokratikleşme daha güçlü bir demokrasiye sahip olma, yüzyıllık Cumhuriyet’in demokrasiyle taçlanması bu masanın ana hedefi. Bizler de buna hizmet ediyoruz.

“İBB Başkanı ülkenin sorunlarına hassasiyet göstermeli”

…İstanbul her yönüyle lokomotif bir kent. Dolasıyla duyarsız bir İstanbul ya da konulara hiç müdahil olmayan İstanbul ya da hiç konuşmayan ağzını bıçak açmayan bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tasvip edilmez. Bu doğru bulunmaz. 16 milyon insanın tarihi bir oyla seçtiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye’deki birçok konuya hassasiyet göstermek, destek olmak, doğruları güçlendirme konusunda karakterli adım atmak mecburiyetindedir. O sorumluluk bilinci bende üst düzeyde var.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusu

…Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi benim gündemimde yok. Benim gündemimde önümüzdeki seçimlerde değişim var. Tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin en başta sorun yaşayan kişi benim. Burada İBB’nin engellendiği ya da sıkıntı, zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. O bağlamda Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var. Bu ülkenin belediye başkanlarının ihtiyacı var. Samimiyetle söylüyorum ki; AKP’li belediye başkanlarının bile ihtiyacı var.”