İran’da Kaykay Yaparken Başörtülerini Çıkaran Kızlar Tutuklandı

İran polisi, ülkenin güneyinde tarihi Şiraz kentinde, “kaykay etkinliğinde” başörtülerini çıkaran çok sayıda kızı tutukladı. Polisin, etkinliği düzenleyen organizatörleri de tutukladığı bildirildi.

İran’da 1979 yılında gerçekleşen devrimden bu yana kadınların saçlarını gizlerken, baş ve boyunlarını örtecek şekilde başörtüsü takmaları zorunlu.

Şiraz polis şefi Faraj Shojaee, resmi haber ajansı IRNA’ya yaptığı açıklamada, “Bazı genç kızlar, spor müsabakasının sonunda dini ve yasal kurallara uymayıp, başörtülerini çıkardı. Dini ve yasal kurallara saygı gösterilmeden her türlü spor veya spor dışı karma toplantı düzenlenmesi yasak. İhlali yapanlar yasalara göre cezalandırılacak. “dedi.

Polis şefi, etkinliği düzenleyenlerin de yasalar uyarınca cezalandırılacaklarını sözlerine ekledi.

Tutuklamalar, kentteki “Go Skateboarding Day” (Kaykay gününe gidin) sloganıyla düzenlenen etkinlikte çekilen görüntülerin sosyal medyada çok fazla izlenmesinin ardından perşembe günü gerçekleşti.

Şiraz Valisi Lütfullah Şeybani, etkinliği düzenleyenleri ve katılanları eleştirerek, “Bu olayların toplumsal, dini ve ulusal kuralları ihlal etmek amacıyla önceden planlandığından şüphe yok.” ifadesini kullandı.

İran medyası, ülkenin kuzeyindeki bir ormanda pazar günü içki içip, kızlı erkekli dans ettiği ve kızların başörtü takmadığı bir partiye düzenlenen baskında 120 kişinin tutuklandığını duyurmuştu.

(Kaynak: Euronews)

Çağla Şıkel, Formda Vücuduyla Göz Kamaştırdı

Sosyal medyayı aktif ve cesur kullanan isimlerden olan Çağla Şıkel, son paylaşımıyla yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Düzenli bir şekilde spor yapan Şıkel, formda vücuduyla göz kamaştırdı.

Haber Merkezi / İki çocuk annesi Çağla Şıkel’in ‘Tatile son’ notunu düştüğü paylaşımına kısa süre içerisinde binlerce beğeni ve yorum geldi.

2 Ocak 1979 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Çağla Şıkel, 1997 yılında katıldığı Miss Turkey yarışmasında birinci oldu. Aynı yıl katıldığı Miss World yarışmasında Avrupa Güzeli (Europe’s Queen of Beauty) seçildi. Yarışmanın ardından oyunculuk ve sunuculuk kariyeri başladı.

1997-2003 tarihleri arasında Fransa, ABD, Almanya, Çin, Rusya, Yunanistan, İsviçre ve Mısır’da defilelere çıktı.

Çağla Şıkel, eğitim hayatına İstanbul’da 1985-1989 tarihleri arasında Ahmet Hamdi Tanpınar İlkokulu’nda başladı ve ilkokul 4. sınıftan itibaren İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda bale eğitimi aldı.

İlkokulu bitirdikten sonra 1990-1993 yılları arasında ortaokul eğitimini, 1993-1996 yılları arasında lise eğitimini tamamladı. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda 1997-1999 yıllarında lisans eğitimi aldı ve 1999 senesinde mezun oldu.

Çağla Şıkel, 1996 yılında Odessia adlı sinema filminde oynadı . 2004-2007 yılları arasında Cennet Mahallesi’nde ve 2008’de Görgüsüzler dizisinde oynadı. YouTube kanalı üzerinden düzenli olarak videolar yayımlamaktadır.

Eğitimini aldığı ancak, uzun süre ara verdiği baleye, tam 16 yıl sonra, 11. Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nde Samsun Devlet Opera ve Balesi dansçılarıyla, “Bach Alla Turca” adlı bale eseriyle, 10-11 Ağustos 2013 tarihlerinde sahne alarak geri döndü.

Çağla Şıkel, 2002 yılında kendisi gibi manken olan Bozok Gören ile kısa süreli bir aşk yaşadı. Daha sonra Beyazıt Öztürk ile bir birlikteliği oldu. Çağla Şıkel, yaklaşık 4 sene pop şarkıcısı Emre Altuğ ile birlikte kaldı.

Çift, 10 Ağustos 2008 tarihinde eğlence mekanı Sortie’de evlendi. 31 Ekim 2009’da Hüseyin Kuzey adını verdiği bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Uzay Tuncer adında bir oğlu daha vardır. Çağla Şıkel ve Emre Altuğ çifti 12 Ocak 2015 tarihinde boşandı.

Sigara Ve Alkole Yeni Zam İddiası

Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş, sigara ve alkole zam geleceğini iddia etti. Zammın net olmadığını belirten Aybaş, “Sigara ve alkolde yüzde 15 ile yüzde 20 aralığında bir artış söz konusu olabilir” dedi.

Artan enflasyon ve dolar kurundaki yükseliş birçok üründe olduğu gibi sigara ve alkolde de zam yağmuruna yol açtı.

Konuya ilişkin Gazete Durum’dan Deniz Dalgıç’a konuşan Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş, “Temmuzun ilk haftası sigara ve alkole zam gelebileceği yönünde fısıltılar var. Ancak, henüz net değil. Hafta sonu netleşir. dedi.

Aybaş, “Biliyorsunuz motorin fiyatları çok yükseldi. Dolar kuru da yerinde durmuyor. Kur artışı devam ediyor. Bu çerçevede temmuz ayının ilk haftası zam gelebileceği yönünde bir beklentimiz var. Sigara ve alkolde yüzde 15 ile 20 aralığında bir artış söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı.

“Satışlar yüzde 50 azaldı”

Son zammın ardından sigara ve alkol satışının belirgin biçimde düştüğünü vurgulayan Aybaş, “Satışlar yüzde 50 azaldı. Artık herkes kaçak sigara ve alkol tüketiyor. Vatandaş, içeceği içkiyi kendi evinde kendisi yapmaya başladı. Etil alkolü internet sitelerinden çatır çatır satın alıyor. İnsanlar ciddi biçimde kaçağa yöneldi” diye konuştu.

Öte yandan, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla 27 Mayıs’ta alkollü içkilerde ÖTV’ler artırılmıştı. Bu artışla birlikte içki fiyatları da yükselmişti.

Babacan, Karar Çıktıktan 2 Ay Sonra ‘Gezi Davası’ndan Çekildi

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Gezi Davasında çıkan mahkumiyet kararından iki ay sonra mahkemeye dilekçe vererek şikayetçi olmadığını belirtti.

Dilekçeyi kaleme alan Babacan avukatı Hüseyin Kaderoğlu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği dilekçede müvekkilinin mağdur veya suçtan zarar gören sıfatının olmadığını söyledi. Kaderoğlu, “yargılama konusu edilen suç isnatları arasında ‘hükümete karşı suç’ olması dolayısıyla Ali Babacan’ın isminin dosyada yer aldığını tahmin ettiklerini” ekledi.

Bu durumu Ali Babacan’ın birçok kez medyada beyan ettiğini ifade eden Kaderoğlu “Müvekkilinin soruşturma ve kovuşturma aşamalarının hiçbir safhasında mahkemeye mağdur olduğunu, zarar gördüğünü, yargılanan kişilerden şikayetçi olduğunu belirtmediğini” ifade etti. Buna karşın gerekçeli kararda Ali Babacan’ın isminin olduğunu belirten Kaderoğlu, müvekkilinin isminin listeden çıkartılmasını istedi. “Dosyada müvekkilimin iradesi hilafına yer alan ‘mağdur’ sıfatının kaldırılmasını talep ederim” dedi.

Ali Babacan, Gezi döneminde 61. hükümette Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın yardımcısı konumundaydı.

Davutoğlu da dilekçe vermişti

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve Gezi döneminin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Haziran başında mahkemeye dilekçe vererek bir şikayetlerinin olmadığını söylemişti. Davutoğlu’nun avukatı Ahmet Başçı mahkemeye sundukları dilekçede “Müvekkilimiz bu dosyayla ilgili olarak bu zamana kadar herhangi bir şikayette ve beyanda bulunmamış, taraf olmamıştır” demişti.

Gezi davasında müştekiler kimlerdi

61. hükümet dahil 746 kişi dosyada müşteki olarak belirtilmişti. Müştekilerin başında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan vardı. Yine dönemin Başbakan Yardımcıları ve Bakanları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Binali Yıldırım, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar, Ahmet Davutoğlu, Muammer Güler, Ömer Çelik, Mehmet Şimşek, Nabi Avcı, Zafer Çağlayan, Sadullah Ergin gibi isimler müştekiler arasındaydı.

Gezi Davası kararı

25 Nisan’da karar duruşması görülen Gezi Davasında İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Osman Kavala’ya ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsten’ ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’ye ise bu suça yardımdan 18 yıl hapis cezası verdi. Heyette bulunan üye hakim Murat Bircan’ın AKP’den Samsun milletvekili aday adayı olduğu ortaya çıktı.

(Kaynak: Bianet)

‘Başkanlık Sistemi’nde Ekonomi Ne Kadar Kötüleşti?

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Türkiye’de geçilen başkanlık sisteminin ekonomik sonuçlarını ele alan bir rapor hazırladı.

Rapor, başkanlık sisteminin asgari ücret, enflasyon, işsizlik, döviz kuru ve bölüşüm ilişkileri üzerine etkilerini ele alıyor. Rapordan sonuçlar şöyle:

Dolar 4,8 liradan 17,4 liraya çıktı, asgari geriledi

2018 ve 2022 arasında geçen 4 yılda dolar ve euro kurları fırladı. 2018 Haziran’da 4,8 TL olan dolar kuru 2022 Haziran’da 17,4 TL’ye, 2018 Haziran’da 5,5 TL olan Euro ise 2022 Haziran’da 18,3 TL’ye yükseldi.

Başkanlık sistemiyle geçen dört yılda dolar ve Euro kurları 3,5 katına yükselmiş oldu.

Artan döviz kurları sebebiyle asgari ücret döviz cinsinden geriledi. 2018’de 1.603,1 TL olan asgari ücret 2022’de 4.253,4 TL olarak belirlendi. Aradan geçen dört yılda asgari ücret yüzde 156,3 artmış olarak görünse de asgari ücret Euro ve dolar karşısında değer kaybetti. Haziran 2018’de asgari ücret 336,8 dolar iken 2022’de 245 dolara geriledi.

Benzer şekilde Haziran 2018’de 292 euro olan asgari ücret Haziran 2022’de 233 euroya geriledi.  Başkanlık sisteminde asgari ücret 91,8 dolar ve 58,9 euro azaldı.

Asgari ücretlinin milli gelirdeki payı azaldı

Başkanlık sisteminde asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı geriledi. Asgari ücretin kişi başına gayri safi yurt içi hasılaya oranı giderek düşmektedir. 2017’de Kişi Başına GSYH’nin yüzde 53’ü olan asgari ücretin Haziran 2022 itibarıyla yüzde 37 seviyesine gerilediği tahmin edilmektedir.

Resmi enflasyon yüzde 15,4’ten yüzde 73,5’e

Başkanlık sistemi öncesi, Haziran 2018’de TÜFE (enflasyon) yıllık yüzde 15,39 ve gıda enflasyonu ise yüzde 18,89’du.

Seçim sonrası artmaya başlayan fiyatlar, ekonomik kriz ve 2021 sonunda başlayan döviz krizi sonrasında TÜFE 2022 Mayıs’ta yıllık yüzde 73,5 ve gıda enflasyonu ise yüzde 91,63 olarak açıklandı.

Başkanlık döneminde TÜFE yüzde 161 ve gıda enflasyonu yüzde 207 arttı.

Asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırına göre geriledi

2018 Haziran’dan bu yana artan fiyatlar ve hayat pahalılığı sebebiyle alım gücü düştü ve yaşam zorlaştı; açlık ve yoksulluk sınırı yükseldi. 2018 Mayıs’ta açlık sınırı bin 686 TL ve yoksulluk sınırı ise 5 bin 833 TL’ydi. Açlık sınırının asgari ücrete oranı yüzde 95,1, yoksulluk sınırının asgari ücrete oranı ise yüzde 28,8’di.

2022 Mayıs’ta açlık sınırı 5 bin 557 TL ve yoksulluk sınırı ise 19 bin 220 TL oldu. 2022 Mayıs’ta açlık sınırının asgari ücrete oranı yüzde 72,9 ve yoksulluk sınırına oranı yüzde 22,1 oldu.

Böylece başkanlık sisteminde açlık ve yoksulluk sınırı 3,5 katına çıkarken açlık sınırının asgari ücrete oranı 22,2 ve yoksulluk sınırının asgari ücrete oranı 6,7 puan geriledi.

Geniş tanımlı işsiz sayısı 2,6 milyon kişi arttı

Başkanlık sistemi sonrasında işsizlik oranları daha da arttı. Başkanlık seçimi öncesi, Haziran 2018’de dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 444 bin ve dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,7’ydi.

Nisan 2022’de dar tanımlı işsiz sayısı 409 bin artarak 3 milyon 853 bine ve dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,6 puan artarak yüzde 11,3’e yükseldi.

Haziran 2018’de 5 milyon 506 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı da Nisan 2022’de 2 milyon 601 bin artarak 8 milyon 107 bin oldu. Böylece geniş tanımlı işsiz sayısı yüzde 47,2 artmış oldu.

Haziran 2018’de yüzde 16,3 olan geniş tanımlı işsizlik oranı ise Haziran 2022’de 5,4 puan artarak yüzde 21,7’ye yükseldi.

Başkanlık sistemi bölüşüm ilişkilerini kötüleştirdi

Başkanlık sisteminde emeğin milli gelir içindeki payı düştü. Ocak, şubat ve mart aylarını içeren 2018 1. çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,4 büyümüştü.

2018 1. çeyreğinde GSYH içinde işgücü ödemeleri (emek payı) yüzde 37,8 ve net işletme artığı/karma gelir (sermaye payı) ise yüzde 44,4 oranında paya sahipti.

2022 1. çeyreğinde ise GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,3 oranında gerçekleşti. 2022 1. çeyrekte emek GSYH’den yüzde 31,5 oranında pay alırken sermayenin payı yüzde 47,6 oldu.

Böylece başkanlık döneminde emeğin büyümeden aldığı pay 6,3 puan azalırken sermayenin aldığı pay 3,2 puan arttı. Başkanlık döneminde gelirin sınıfsal dağılımı kötüleşti. Ülke büyürken işçiler büyümeden payını alamadılar.

Ekonomiye güven

Başkanlık sistemi döneminde tüketici güveninde ciddi bir gerileme yaşandı. Ekonomik kriz, Covid-19 salgını ve artan pahalılık tüketici güven endeksinde çakılmaya sebep oldu. Haziran 2018’de 90,6 olan tüketici güveni Haziran 2022’de 63,4’e geriledi Böylece başkanlık döneminde tüketici güveni yaklaşık 30 puan düştü.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Harami Düzenini Yıkacağım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hizmette 3. Yıl Sunumu”na katıldı. CHP Lideri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasının ardından kürsüye çıktı ve açıklamalarda bulundu.

Birgün’de yer alan habere göre; “Bir yola çıktık aydınlık Türkiye için” diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Belediye başkanlarımızın üzerinde baskı olduğunu biliyorum. Ellerinin kollarının bağlanmak istendiğini biliyorum. Millet iktidarında biz yeni bir hedef ortaya koyacağız. Merkez ile yerel arasında sağlıklı bir denge oluşturacağız. Yeni kaynaklar yaratacağız” ifadelerini kullandı”

Altılı masa açıklaması

Açıklamasında altılı masaya da değinen CHP Lideri, “Evet beraberiz, evet birlikteyiz, evet Millet İttifakı’yız. 6 lider bir aradayız. Ayrı partileriz, doğru. Ayrı programlarımız var, doğru. Hedeflerimiz farklı olabilir ama ortaklaştığımız alanlar var. Demokrasi gibi, adalet gibi, devlette liyakat gibi, kadın erkek eşitliği gibi, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye gibi… Temel, ana normlarda birlikteyiz. Beraber yapacağız bunları” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Ben bazen diyorum ya ‘helalleşme’ diye. Helalleşme; gücü elinde bulunduranın yaptığı haksızlık dolayısıyla kişiden özür dilenmesidir, burada bir yanlış yaptık demesidir. Yoksa tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlerle oturup helalleşeceğiz diye bir kavram yok. Onun hesabını mutlaka soracağız. Öyle çocuklarına vakıflar kurduracaksın, milyon dolarlarla oynayacaksın, ABD’lerde gökdelenler yapacaksın, Kılıçdaroğlu onları görmeyecek! Göreceğim, hepsini göreceğim! O paraların tamamını Türkiye’ye getireceğim ve halkın hizmetine sunacağım.”

“Bir soygun düzenini, bir harami düzenini yıkacağım. Kararlıyım” diyen Kılıçdaroğlu, “Haramilerin olduğu yerde adalet olmaz, haramilerin olduğu yerde gelir dağılımı dengeli olmaz, haramilerin olduğu yerde halkın hakkı yenir, haramilerin olduğu yerde milyonlarca insan yatağa aç girer. Haramilerin iktidarını yıktığımızda göreceksiniz aydınlık Türkiye’yi, göreceksiniz çağdaş uygarlığı…” ifadelerini kullandı.

“Güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz”

Kılıçdaroğlu, açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Asla umutsuzluğa kapılmayın. Hep beraber Türkiye’yi Gazi Mustafa Kemal’in öngördüğü çağdaş uygarlığa ulaştıracağız. Ve birlikte mücadele edeceğiz, birlikte çalışacağız. Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ayırmadan, kadını erkeği ayırmadan, yaşlısı genci ayırmadan birlikte yapacağız. Güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.”

HDP’de ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ İçin İsimler Tartışılıyor

Kongreye hazırlanan Halkların Demokratik Partisi (HDP), Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile yola devam etmeyi düşünüyor. Seçimlerde ortak aday konusunda “şeffaf müzakere” tutumunu açıklayan HDP’de cumhurbaşkanı adaylığı için de isimler zikredilmeye başlandı.

Berivan Altan’ın Mezopotamya Ajansı’nda yer alan haberine göre, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 3 Temmuz’da Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştireceği 5’inci Büyük Olağan Kongresi çalışmaları sürüyor. Hazırlıkları koordine eden ve yeni dönem kurullarını belirleyecek olan Merkezi Mutabakat Komisyonu hafta içerisinde bir araya geldi. Kongre hazırlık çalışmaları ve Parti Meclisi’ne (PM) yönelik başvuruları ele alan komisyon çalışmalarını hızlandırdı.

Komisyonda mevcut Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile devam etme eğilimi ortaya çıktı. Yanı sıra yeni dönem için başka isimler de tartışıldı. Parti yetkili organları henüz bir karar almadı ancak ağırlıklı görüş Buldan ve Sancar ile yola devam etmesi yönünde.

Daha çok 5’inci Büyük Olağan Kongresi’nde verilecek mesajlar ve HDP’nin Türkiye siyasetinde belirleyici olma gerçekliği üzerinden çalışmalara ağırlık veriliyor. Özellikle seçim politikası, Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki hamleler ve Kürt sorunun demokratik çözüm modeline dair kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda Merkezi Mutabakat Komisyonu’nun bir ekip oluşturduğu ve bu ekibin kongreye kadar verilecek mesajlara dair çalışacağı öğrenildi. Kongrede seçilecek yeni eşbaşkanların mesajlarına yönelik hummalı bir çalışma başlamış durumda.

Tutuklu siyasetçilerin önerileri alındı

Bu çalışmalar kapsamında önceki dönem Eş Genel Başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile Buldan ve Sancar geçtiğimiz hafta içerisinde tutuldukları cezaevlerinde görüşmeler yaptı. Yeni dönem politikalar, izlenecek siyasete dair tutuklu siyasetçilerle de tartışmalar yürütülerek, öneriler alındı. Tutuklu siyasetçilerin önerileri ve düşünceleri de ilgili kurullara aktarıldı.

HDP’nin kongrede hem iktidarı hem de muhalefeti şaşırtacak mesajlar vereceği de kulislerde konuşulanlar arasında. Bu kapsamda da kongre beklenenden daha çok dikkati çekeceği ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı için isimler tartışılıyor

Bir diğer önemli konu ise HDP’nin cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday çıkarıp, çıkarmayacağıydı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar bu konuda açık, şeffaf bir şekilde müzakereye açık olduklarını söylemiş aynı zamanda alternatif bir aday ihtimaline işaret etmişti. Bu konunun da kongre öncesinde HDP’nin ittifaklarının oluşturulduğu kurullarda tartışılmaya başlandı. Hatta Cumhurbaşkanlığı için bazı isimlerinde tartışıldığı ve bu çerçevede öneriler götürülmesi de konuşuluyor.

HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimleri için izleyeceği politikada, muhalefetin HDP’ye yönelik baskılarda ve dokunulmazlıkların kaldırılmasında aldığı tutum belirleyici olacak. Muhalefetin HDP ve seçmeninin kabul edemeyeceği bir aday olması halinde Cumhur İttifakı adayı Erdoğan’a karşı alternatif ve güçlü bir isimle Cumhurbaşkanlığı adayı çıkaracağı belirtiliyor.

AB Sonuç Bildirgesinde Türkiye’ye Yunanistan Uyarısı

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin Ukrayna’ya ve Moldova’ya “tam üyelik” statüsü verdikleri tarihi zirvede Türkiye de gündeme geldi. Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’in Doğu Akdeniz’de Türkiye ile yükselen gerilimi gündeme getirmesi üzerine AB’nin sonuç bildirgesinde Doğu Akdeniz başlığı altında Türkiye konusu da yer aldı.

VOA Türkçe’den Arzu Çakır’ın haberine göre, AB sonuç bildirgesi dış ilişkiler bölümünde, “Doğu Akdeniz” başlığı altında, “AB’nin Türkiye’nin son zamanlarda tekrarlanan eylemlerinden ve açıklamalarından derin endişe duyduğu” belirtilerek, “Türkiye, tüm AB üye devletlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermelidir. Avrupa Konseyi, önceki sonuçlarını ve 25 Mart 2021 tarihli deklarasyonu hatırlatarak, Türkiye’nin uluslararası hukuka tam olarak uymasını, Doğu Akdeniz’de bölgesel istikrar adına gerilimleri azaltmasını ve iyi komşuluk ilişkilerini sürdürülebilir bir şekilde geliştirmesini beklemektedir” denildi.

Konuya ilişkin Brüksel’de gazetecilere açıklama yapan Yunanistan Başbakanı Miçotakis, “Atina sonuç bildirgesinde yer alan ifadelerin tamamen arkasındadır. Burada Türkiye’ye açık bir dille AB üyesi ülkelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sorgulamayı bırakması ve uluslararası hukuka uygun biçimde gerilimi düşürme tavrına geri dönmesi için çağrı yapılmıştır” dedi.

Miçotakis, “Umarım Türkiye bu sefer çağrılara kulak verir. Çünkü Doğu Akdeniz’de, son iki ayda, tamamen komşumuz tarafından tırmandırılan gerilimi düşürmenin tek yolu bu” diye konuştu.

Ukrayna’ya destek vurgusu

Sonuç bildirgesinde zirveye damgasını vuran, “Ukrayna’daki durum ile Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın üyelik başvurularına” ilişkin bölümde ise, “Avrupa Konseyi, Ukrayna’nın yanında olduğunu ve Avrupa Birliği’nin insani yardım da dahil olmak üzere genel ekonomik, askeri, sosyal ve mali dayanıklılığı için Ukrayna’ya güçlü destek sağlamaya devam edeceğini bir kez daha teyit eder” denildi.

AB’nin askeri ekonomik, sosyal ve finansal destek vermeye devam edeceği belirtilen açıklamada, “Avrupa Birliği, Ukrayna’nın Rus saldırganlığına karşı doğal meşru savunma hakkını kullanmasına ve toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunmasına yardımcı olmak için daha fazla askeri destek sağlama konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Bu amaçla, Avrupa Konseyi, Konsey’den askeri yardımın daha da artırılması için hızla çalışmasını talep etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Avrupa Konseyi’nin, 2022’de Ukrayna’ya 9 milyar Euro’luk yeni istisnai makro-finansal yardım sağlamak için Komisyon tarafından yapılacak bir öneriyi not ettiği, Ukrayna’nın yeniden inşaası için AB yardımına ilişkin Komisyonun uluslararası ortaklar, kuruluşlar ve uzmanlarla istişare içinde önerilerini hazırlayarak hızla sunmakla görevlendirdi.

Ukrayna ve Moldova’nın “aday ülke” statüsü bildirgede

Avrupa Konseyi’nin, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın Avrupa perspektifini tanıdığı vurgulanan sonuç bildirgesinde, “Bu ülkelerin ve vatandaşlarının geleceği Avrupa Birliği’ndedir. Avrupa Konseyi, Ukrayna ve Moldova Cumhuriyeti’ne aday ülke statüsü vermeye karar verdi. Konsey, gereken koşullar tam olarak karşılandıktan sonra daha fazla eyleme karar verecektir” denildi.

Konseyin, Gürcistan’ın üyelik başvurusuna ilişkin görüşünde de “Gürcistan’a aday ülke statüsü vermeye hazır olduğu”; bu ülkenin üyelik sürecinin ilerlemesinin Kopenhag kriterlerini karşılama konusundaki girişimlerine bağlı olacağı vurgulandı.

Batı Balkanlar

Zirve öncesinde 6 Batı Balkan ülkesiyle bir araya gelen AB liderleri, bu zirvede Bulgaristan vetosuyla uzlaşma sağlanamayınca, sonuç bildirgesinde “AB Konseyi, Batı Balkanlar’ın AB’ye katılım olasılığına tam ve kesin olarak bağlı olduğunu ifade eder ve katılım sürecinin hızlandırılması için çağrıda bulunur” denildi.

Bildiride ayrıca 6 Batı Balkan ülkesi Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk’a, özellikle hukukun üstünlüğü, yargı sisteminin bağımsızlığı ve işleyişi ile yolsuzlukla mücadele ile ilgili reformların önemi hatırlatıldı. Bu ülkeler ayrıca azınlıklara mensup kişilerin haklarını ve eşit muameleyi garanti etmeye davet edildi.

Zirvede Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile katılım müzakerelerinin hızla başlayabilmesi için, Kuzey Makedonya ile Bulgaristan arasındaki sorunların hızla çözülmesi çağrısı da yapıldı. Özellikle Sırbistan ve Kosova arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine ilişkin, ikili ve bölgesel anlaşmazlıkların çözümünde somut ilerlemeye duyulan acil ihtiyaç yeniden teyit edildi.

Avrupa Siyasi Topluluğu kurulması

AB liderleri zirvenin gece yarısı süren bölümünde de Fransa Cumhurbaşkanı ve AB dönem Başkanı Emmanuel Macron’un “Avrupa Siyasi Topluluğu” kurulması önerisini tartıştı. Liderler, sonbahardan itibaren, dönem başkanlığını devralacak Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da bu konunun yeniden ele alınması konusunda anlaştı.

Avrupa Siyasi Topluluğu konusu sonuç bildirgesinde “Avrupa Birliği’nin Avrupa’daki ortaklarıyla ilişkileri konusunda stratejik bir tartışma gerçekleştirdiği” belirtilerek, “Bu topluluk ile amaç kıtadaki Avrupa ülkeleri için bir politik işbirliği platformu sağlamaktır. Bu platform, yakın ilişki içinde olduğumuz tüm Avrupa ülkelerini ilgilendirebilir. Avrupa kıtasının güvenliğini, istikrarını ve refahını güçlendirmek için ortak çıkar konularını ele almak için siyasi diyalog ve işbirliğini teşvik etmeyi hedefliyor. Bu çerçeve, genişleme de dahil olmak üzere mevcut AB politikalarının ve araçlarının yerini almayacak ve Avrupa Birliği’nin karar alma özerkliğine tam olarak saygı duyacaktır. Bu ilk görüş alışverişi temelinde, Avrupa Konseyi bu soruya geri dönecektir” ifadeleri yer aldı.

AB liderler zirvesinin ikinci gününde Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın da katılımıyla, enflasyon, enerji krizi ve devlet borçlanma faizlerinin yükselmesi gibi ekonomik konular ele alınacak.

TÜİK, Ölüm İstatistiğini Bu Yıl Da Erteledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen yıl olduğu gibi bu yıl da “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” raporunu yayımlamayı ertelerken “Hayat Tabloları, 2019-2021” haber bülteninin yayımlanmasının da erteleneceğini duyurdu.

TÜİK verilerin ertelenmesine ilişkin şu açıklamayı yaptı: ‘Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2021’ haber bülteni, istatistiklerin elde edildiği Kurumların idari kayıtlarındaki çalışmaların devam etmesi nedeniyle ertelenmiştir.

Ayrıca, analiz süreçlerinde ölüm istatistiklerinin kullanılacağı 21 Eylül 2022 tarihinde saat 10.00’da yayımlanması planlanan “Hayat Tabloları, 2019-2021” haber bülteninin yayımı da ertelenecektir.”

TÜİK eleştirilerin odağında

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinin diğer kurumlar tarafından oldukça düşük olması, sürekli olarak görev değişimlerinin yaşanması ve son olarak enflasyon verileri arasında karşılaştırma yapılmasını sağlayan madde sepeti verilerinin kaldırması TÜİK’in sık sık eleştirilmesine sebep oluyor.

Diğer bir yandan “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” raporunun ve “Hayat Tabloları, 2019-2021” haber bülteninin yayınlanmaması TÜİK üzerinde yeni şüpheler oluşturdu.

Burcu Esmersoy Dansıyla Olay Oldu

Burcu Esmersoy giydiği mayo ve bikinilerle çektiği videoyu sosyal medya hesabından yayınladı. Bikinili videosuyla resmen şov yapan Burcu Esmersoy’un paylaşımına kısa sürede yorum ve beğeni yağdı.

Haber Merkezi / Esmersoy’un kusursuz vücudu dikkatlerden kaçmazken, takipçileri, videoyu izleyenler ‘kim der ki 45 yaşında’, ‘böyle fiziğim olsa ben de dans ederim’, ‘tövbeler olsun bu kadın nasıl 40’lı yaşlarda ya’ yorumlarında bulundu.

Burcu Esmersoy

2 Ekim 1976 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Burcu Esmersoy , İstanbul Üniversitesinde Turizm İşletmeciliği okudu, ardından New York Üniversitesinden Hospitality, Tourism and Sports Management eğitimi aldı.

1997 yılında katıldığı güzellik yarışmasında Miss International seçilen Esmersoy, Dialog Spikerlik ve Sunuculuk Okulu’nda eğitim gördü ve derece ile bitirdi.

İyi derecede İngilizce ve İtalyanca bilen Esmersoy; muhabirlik, haber editörlüğü ve spor spikerliği yapmaktadır. Yazıları Evo Otomobil ve NYC dergilerinde yayınlanan Esmersoy, birçok televizyon programında sunucu olmuştur.

Konuk oyuncu olarak dizilerde yer alan Burcu Esmersoy, Yok Böyle Dans adlı yarışma programında sergilediği başarılı performansla dikkatleri üzerine çekti.

2011 yılında ise Yok Böyle Dans yarışmasında sunuculuk yapan Esmersoy, 2017 yılında Dünya Güzellerim adlı programda ve çeşitli reklam filmlerinde yer aldı.

Esmersoy, kariyerini bu alanlarda yaptığı çalışmalarla devam ettirmektedir.