DEVA Partisi’nden Zam Tepkisi: Milletin Tahammülü Kalmadı

DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, yapılan zamlar üzerinden iktidarı eleştirerek, “Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı. İktidar artık vakit kaybetmeksizin boş gündemlerle uğraşmaktan vazgeçmeli ve vatandaşlarımızı rahatlatacak önlemler almalı. Kötü sonuçlardan gerekli dersleri çıkarmalı, orta ve uzun vadeli yerinde adımlar atmalı ve sorumluluklarının farkında olmalı. Ya da kötü yönettiğini kabul ederek artık yol açmalı.” dedi.

Haber Merkezi / Dünyada yükselen emtia fiyatları ile yüksek dolar kurunun elektrik ve doğal gaz faturalarını artıracağını ve iktidarı emtia fiyatlarındaki düşüş dönemini kaçırmakla eleştiren Birol Aydemir “Enerji sektöründe daha rutin işleri bile yürütemeyen iktidardan iyi kaptan olmasını beklemek mantık dışı” ifadelerini kullandı. “İktidar kötü yönetimde sınır tanımıyor” diyen Aydemir, şöyle konuştu;

“İktidar; yatırım ortamını bozarak, piyasayı siyasete alet ederek yeterli yatırımların yapılmasına engel olmuş ve vatandaşımızı elektrikte ve doğal gazda zam yağmuruna ve elektrik kesintilerine maruz bırakmıştır. Son olarak Temmuz 2021’de elektrik tarifelerine yapılan %15’lik zam ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminden bu yana sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama tarifelerindeki artış %168’e, mesken tarifesindeki artış ise %105’e ulaşmıştır. Yine doğal gazda Eylül 2021’de doğal gaz tarifelerine yapılan son zamlarla Ocak 2018’den bu yana elektrik üretici tarifesindeki artış %196’ya, sanayi tarifesindeki artış %156’ya ve mesken tarifesindeki artış %95’e varmıştır.

Bu iktidar bir şeyde sınır tanımıyor: Kötü yönetim. Zamlar kötü yönetimin sonucu. İktidarın bu konudaki performansını sürekli artırması ‘Yok artık! Bu kadarı da olmaz!’ denilen her şeyi olduruyor, olduracak. Örnek vermekte hiç zorlanmıyoruz; elektrik ve doğal gazda gelen zam yağmurlarına rağmen yeni zamlar gelir mi? Ne yazık ki evet. Umarız haklı çıkan biz olmayız da vatandaşlarımızın üzerine ek yük binmez. Ancak korkarız ki son dönemde dünyada yükselen emtia fiyatları ile (özellikle kömür ve doğal gazda) ülkemizdeki yüksek dolar kuru enerji faturalarımızı daha da kabartacak. Ülke içindeki sıkıntılar konusunda gerekli iradeyi ortaya koymayan, aksiyonları almayan iktidar, küresel bazda yaşanan artışlar konusunda da zamanında alabileceği önlemleri almamış ve vatandaşımızı göz göre göre yeni zamlarla karşı karşıya bırakmıştır.

“Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı”

Ne yapabilirdi iktidar? En azından 2020’de yaşanan emtia fiyatlarındaki düşüş dönemini değerlendirerek, bu dönemde alıcı bulmakta sıkıntı yaşayan tedarikçiler ile bugüne kıyasla oldukça iyi şartlarla alım anlaşmaları yapabilirdi. İktidar zamanında gerekli adımları atmadığı için yüksek fiyatla ithal edilecek olan doğal gazın bedeli gerek elektrikte gerekse doğalgazda; sanayiye, tarım sektörüne, ticarethane ve konutlara yani tüm vatandaşlarımıza yansıyacak. Önümüzdeki dönemlerde de global düzeyde fırtınalar olabilir. İyi kaptan fırtınada belli olur. Enerji sektöründe daha rutin işleri bile yürütemeyen iktidardan iyi kaptan olmasını beklemek mantık dışı.

Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı. İktidar artık vakit kaybetmeksizin boş gündemlerle uğraşmaktan vazgeçmeli ve vatandaşlarımızı rahatlatacak önlemler almalı. Kötü sonuçlardan gerekli dersleri çıkarmalı, orta ve uzun vadeli yerinde adımlar atmalı ve sorumluluklarının farkında olmalı. Ya da kötü yönettiğini kabul ederek artık yol açmalı.”

Kılıçdaroğlu: Alın Terine, Emeğe Değer Veren Bir Partiyiz

Bir dizi ziyaret için Rize’ye giden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Rize’nin Bozkale Köyü’nde çay üreticileri ile kahvaltıda buluştu. Köy halkı ile sohbet ederek, yaşadıkları sorunları dinleyen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, “Biz alın terine, emeğe değer veren bir partiyiz. Az önce içeride söz verdim. Kaçak çay Türkiye’de büyük bir sorundur. İktidar olacağız, kaçak çayları Rize meydanda yakacağım. Hiç kimsenin Rizelilerin alın terini çalmasına izin vermeyeceğim. Ben adalet dediysem, 400 km yol yürüdüysem o kaçak çayları yakalayıp, Rize meydanda yakmakta benim boynumun borcu” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Konuşmasında çay üreticilerinin sorunlarına değinen Kılıçdaroğlu, “Çay üretiminde en büyük emeği harcayan kadınların dertleri var. Fiyatlardan memnun değiller. Fiyatların yükseltilmesini istiyorlar. ‘Bizi özel sektöre mahkum etmeyin’ diyorlar. Bu rahatsızlığın giderilmesi konusunda bir kanun teklifi hazırladık bunu parlamentoya verdik” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, “Bütün partilere açık ve net çağrı yapıyorum. Rizeli çay üreticisinin sorunlarını çözmek istiyorsanız bu kanunu meclisten birlikte geçirir. İsterseniz bu kanunu CHP değil onlar teklif etsin biz destek verelim. Rize’nin bu sorunu aşılabilir. Taban fiyatın altında bir alım yapılmasın. Rizelilerin, üreticilerin hakkını savunuyoruz. Rize’de üreticilerin büyük bir kısmı öteden beri iktidar partisine destek veriyor. Bugün gelinen noktada onların alınteri birilerine peşkeş çekiliyor” diyen Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi;

“Rize deyince akla doğal olarak çay geliyor. Dünyanın neresine giderseniz, bir Rizeli ile karşılaşınca ortak sorununuz çay olur. Burada da çay sorunu var, üreticilerinin sorunları var. Az önce içeride kadın kardeşlerimiz ile konuştum; malum çay toplama konusunda, çay fidanlarının bakımı konusunda en büyük emeği harcayan kişiler, Rizeli kadınlar.

Onların dertleri var, fiyatlardan memnun değiller, bu fiyatların yükseltilmesini istiyorlar. ‘Bizi özel sektöre mahkum etmeyin. Topladığımız ürünün hakkını almak istiyoruz, alın terini almak istiyoruz, emeklerimizin boşa gitmesini istemiyoruz. Biz mahkum etmeyin. Dolayısıyla devlet ürünü alsın, istiyorsa özel sektöre satsın’ diyorlar.

Dolayısıyla var olan yapıdan müthiş bir rahatsızlık var. Bu rahatsızlığın giderilmesi konusunda ve bir kanun teklifi hazırladık. Kanun teklifinin parlamentoya verdik. Buradan bütün partilere açık ve net çağrı yapıyorum; Rizeli çay üreticinin sorununu çözmek istiyorsanız o kanun teklifini Meclis’ten geçirelim, beraber geçirelim hatta istiyorsanız bu kanun teklifini CHP değil onlar versinler, destekleyelim. Bunun tamamı yapılabilir ve bu sorun aşılabilir, çözülebilir” dedi.

Sorular sordular, neler yapılacağı konusunda. Söyledik; taban fiyatı belirlesin, taban fiyatının altında bir alım yapılmasın. Özel sektör tarafından da yapılmasın çünkü taban fiyat adı üstünde, tavan değil taban fiyat. Taban fiyat, makul bir karı içeren bir fiyattır. Bu fiyatın altında eğer özel sektöre satmaya mahkum ediliyorsa çay üreticisi, alın teri çalınıyor demektir. Bunun önüne geçmek lazım.

“İnşallah iktidar olacağız, Rizelilerin oylarıyla iktidar olacağız”

Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak çaba harcıyoruz. Rizelilerin ve üreticilerin haklarını savunuyoruz. Bakın adım gibi biliyorum, Rize’de üreticilerin büyük bir kısmı, öteden beri iktidar partisine destek veriyor ama bakın bugün gelinen noktada onların alın teri, birilerine peşkeş çekiliyor. Alın terine, emeğe değer veren bir partiyiz.

Herkesin kazanmasını, herkesin üretmesini, herkesin alın teri dönmesini ve onun karşında da alın terinin karşılığını almasını isteyen bir partiyiz. Buradaki soruna el koyduk. Az önce içeride Rizeli kadınlara söz verdim; kaçak çay Türkiye’de ciddi bir sorundur. İnşallah iktidar olacağız, Rizelilerin oylarıyla iktidar olacağız.

Kaçak çayları, Rize meydanında yakacağım, bunu söyledim. Hiç kimsenin, Rizelilerin alın terini çalmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer ben haktan, hukuktan, adaletten söz ettiysem 450 kilometre yol yürüdüysem o kaçak çayları yakalayıp, Rize meydanında yakmak da benim boynumun borcu olacak.”

Türk Tabipleri Birliği’nden Kritik Aşı Açıklaması

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını can almaya devam ederken Türk Tabipleri Birliği (TTB) kritik bir açıklama geldi. TTB açıklamasında “Unutmayın; Covid-19 tam doz aşı ile önlenebilir. Özellikle ilk dönem aşılanan sağlık çalışanları ve yaşı nedeniyle öncelik verilenler: Üçüncü hatırlatma dozuyla etkili aşı olmadan tam aşılı sayılmazsınız.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / TTB, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada etkili doz aşı öncesi ve sonrası sağlık çalışanlarının vefat sayılarını paylaşarak, aşı olun çağrısını tekrarladı.

TTB’den konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

“Sağlık çalışanı ölümlerinin etkili doz aşı ile durması, güvenle aşı olunması için değerli bir veri sunmaktadır.

Etkili doz aşılanmanın tamamlanmaya başladığı Haziran 2021’den önce 435 (ayda ortalama 29) sağlık çalışanı kaybı yaşanırken; son dört ayda bu sayı toplam 26 oldu.

Son dört ayda kaybettiğimiz 26 sağlık çalışanından 13’ü aşısızdı, 10’unun hatırlatma doz aşısı eksikti. Etkili doz aşılanması tamamlanmış bir sağlık çalışanının bağışıklığı baskılayan tedavi aldığı biliniyordu. İki sağlık çalışanının aşı bilgisine ise ulaşılamadı.

Unutmayın; COVID-19 tam doz aşı ile önlenebilir.

Özellikle ilk dönemde aşılanan sağlık çalışanları ve yaşı nedeniyle öncelik verilenler: Üçüncü hatırlatma dozuyla etkili aşı olmadan tam aşılı sayılmazsınız.”

 

Düz Bir Göbek İçin 7 Egzersiz

İster kabul edelim ister kabul etmeyelim, çoğu insan spor yolculuğuna karın bölgesinde biriken yağları azaltmak için başlar. Düz bir karın, çekici görünmenin yanı sıra güveni de artırır. Karın bölgesinin sıkılaştırmasının bir başka faydası da orta bölgede viseral yağ birikimine bağlı olarak gelişebilecek kronik hastalıklar riskini de azaltır.

Haber Merkezi / Gerçek şu ki, özellikle vücudun bu kısmından yağ kaybetmek o kadar kolay değil. Araştırmalara göre, düzenli egzersiz yapmaya başlanılsa da en son yağ kaybedilen bölge karın bölgesi. İşte düz bir karın elde etmeye yardımcı olacak, karın bölgesindeki farklı kas gruplarını hedef alan 7 egzersiz.

L-Oturmak;

1. adım: Avuç içleriniz yanlarınızda ve bacaklarınızı öne doğru uzatarak yere oturun. Bacaklarınızı düz ve birbirine yakın tutun.

2. adım: Uyluklarınızı sıkın ve vücudunuzu ellerinizle dengelerken vücudunuzu yukarı kaldırmaya çalışın.

3. adım: Dengeyi korumak için gövdenizi hafifçe öne doğru eğebilirsiniz.

4. adım: Bu pozisyonu birkaç saniye tutun ve ardından başlangıç ​​pozisyonuna geri dönün.

V-Up;

1. adım: Ellerinizi başınızın üzerine uzatarak sırt üstü yatın. Ellerinizi kulaklarınıza yakın tutun.

2. adım: Her iki bacağınızı da 90 derecelik açıyla tavana doğru kaldırın. Aynı zamanda kollarınızı yerden düz bir şekilde kaldırın.

3. adım: Hem elleriniz hem de bacaklarınız vücudunuza dik olmalıdır.

4. adım: Bir süre bu pozisyonda kalın, ardından yavaşça başlangıç ​​noktasına geri dönün.

Ayı Sürünmesi (Taraması);

1. adım: Kalçalarınız dizlerinizin altında ve elleriniz omuzlarınızın altında olacak şekilde dört ayak üzerine gelerek başlayın. Bacaklarınız kalça genişliğinde ve kollarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır.

2. adım: Sırtınızı kaldırmadan dizlerinizi hafifçe kaldırın.

3. adım: Sol eliniz ve sağ bacağınız ile bir adım ileri gidin ve ardından ilerlemek için aynısını alternatif taraflarla tekrarlayın.

Havada Çember;

1. adım: Ayaklarınız kalça genişliğinde açık olacak şekilde düz durun ve iki elinizle başınızın üstünde bir sağlık topu veya dambıl tutun.

2. adım: Omurganızı nötr ve dengenizi korurken topu bir daire içinde hareket ettirin (sol taraftan başlayarak).

3. adım: Sekiz kez daire çizin, ardından diğer tarafta da aynısını yapın.

Ayakta Eğik Crunch;

1. adım: Bacaklarınız kalça genişliğinde olacak şekilde düz durun ve ellerinizi başınızın arkasına koyun.

2. adım: Ağırlığınızı sol bacağınıza verin, ardından dizinizi sol dirseğinize doğru (çapraz olarak) getirerek sağ bacağınızı kırın.

3. adım: Başlangıç ​​noktasına dönmek için sağ bacağınızı indirin.

4. adım: Aynı işlemi diğer taraf için de tekrarlayın.

Dambılla Yan Bükme;

1. adım: Her iki elinizde birer dambıl ile yerde düz durun.

2. adım: Nefes alın, dambılı zemine doğru hareket ettirmek için gövdenizi belinizden sağa doğru bükün.

3. adım: Dizlerinizi bükmeden mümkün olduğunca yana doğru bükün.

4. adım: Duraklatın, ardından başlangıç ​​pozisyonuna dönün.

5. adım: Aynısını diğer elinizle tekrarlayın.

Bacak Kaldırma – Yan Tahta;

1. adım: Sağ tarafınıza yatın ve vücut ağırlığınızı sağ ön kolunuz ve sağ ayağınız üzerinde dengeleyin.

2. adım: Omuzlardan ayak parmaklarına kadar düz bir çizgi oluşturmak için kalçalarınızı havaya kaldırın.

3. adım: Gövdenizi sabit tutarak sol bacağınızı dizinizi bükmeden kaldırın.

4. adım: Sol bacağınızı başlangıç ​​noktasına geri getirin. Bu egzersizi yaparken kalçanızı düşürmemeye çalışın.

En Tehlikeli 5 Burç

Herkesin en karanlık sırlarını ortaya çıkaran bazı özellikleri vardır. Bu özellikler aynı zamanda, bireyi çok zor duruma sokabilir. Öfke, hüsran, suçluluk, manipülasyon ve üzüntü, bizi tehlikeli ve kötü olarak görebilecek durumlara dönüşebilir.

Haber Merkezi / Neyse ki astroloji, kişinin niteliklerini tanımlayarak, onu tanımanıza yardımcı olur. İşte en tehlikeli burçlar;

İkizler burcu; En sosyal burçlar olabilirler, ancak inanılmaz derecede manipülatiftirler. İnsanlarla nasıl bağlantı kuracaklarını çok iyi bildikleri için, onları neyin savunmasız yaptığını da iyi biliyorlar. Bunu insanlara saldırmak ve onlara en beklenmedik darbeyi vurmak için bir fırsat olarak kullanabilirler.

Akrep; Kendilerine zarar veren birini asla affetmezler. Affetmediği kişi için o kadar karmaşık bir plan yapar ki, sonunda diğer kişi yaptığına fazlasıyla pişman olur. Son derece manipülatiftirler ve birisi ihanet ederse fazlasıyla tehlikeli olabilirler; hiçbir şeyi asla unutmazlar.

Balık Burcu; Sevdikleri kişiye karşı çok hassastırlar ve bu duyguda tutarlıdırlar. Partnerlerine tam olarak güvenmezlerse bu bir takıntıya dönüşebilir. Ve  hüsrana uğradıklarında, sevdikleri şeyi yapma eğilimindedirler; intikam.

Koç: Hırs ve güç onları yenilmez yapar. Başkalarının koyduğu sınırlara bağlı kalamayacakları için çok acımasız olabilirler. İstediklerini elde etmek için her yolu deneyeceklerdir. Çünkü onlara göre dünyanın tüm hazineleri onların olmalı.

Kova: Duygularını gizleyip kontrol altında tutabilseler de, kendilerine ihanet edilirse, ihanet eden kişiyi mahvederler. Sakin ve sessiz görünebilirler, çünkü planlarını gerçekleştirmek için en savunmasız anı bekliyorlar.

HDP’li Sancar: Bizim Kendi İttifaklarımız Var

HDP’li Sancar, ülkeye güçlü bir demokrasi ve sağlam bir barış getirmek istediklerini belirterek, “Seçimler çok önemli, bunun farkındayız. Milletvekilliği seçimleri için bir ittifak arayışında değiliz. Bizim kendi ittifaklarımız var, yolumuz ve gücümüz var. Bunu 2018 seçimlerinde de 2019 yerel seçimlerinde de hayata geçirdik. Biz bu ittifakları büyüterek kendi yolumuzda yürümeyi kararlaştırdık” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘HDP’liyiz, her yerdeyiz’ kampanyası kapsamında Bursa’da düzenlenen halk şöleninde BursaMuhalif’ten Uğur Ökdemir’e gündemin öne çıkan başlıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Seçimlerde bir ittifak arayışında olmadıklarını söyleyen Sancar, iktidarın kutuplaştırıcı ve düşmanlaştırıcı politikalarına karşı demokrasi güçlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkeye güçlü bir demokrasi ve sağlam bir barış getirmek istediklerini söyleyen HDP’li Sancar, “Seçimler çok önemli, bunun farkındayız. Milletvekilliği seçimleri için bir ittifak arayışında değiliz. Bizim kendi ittifaklarımız var, yolumuz ve gücümüz var. Bunu 2018 seçimlerinde de 2019 yerel seçimlerinde de hayata geçirdik. Biz bu ittifakları büyüterek kendi yolumuzda yürümeyi kararlaştırdık” dedi.

“İlkeler etrafında tartışmayı öneriyoruz”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sistemin farklı işlediğini belirten Sancar, “Orada yüzde 50+1 usulü var. Dolayısıyla oradaki ittifaklarda, çeşitli taktik hamleler daha kritik bir hale gelebiliyor. Bizim orada da söylediğimiz açık. Biz ilkelerin ve geçiş sürecinde temel hedeflerin tartışılmasını öneriyoruz. Bütün demokrasi güçlerine siyasal ve toplumsal muhalefete diyoruz ki sistematik bir diyalog ve düzenli bir müzakereyle temel ilkeleri belirleyelim. Temel ilkeler aynı zamanda geleceğe nasıl bir yürüyüş yapılacağını da gösteriyor. Yani hangi sorunu hangi yöntemle çözeceğimizi, gelecekte nasıl bir düzen inşa edeceğimizi ancak bu diyalog ve müzakere ile ortaya koyabiliriz. Bunlar olmadan şahıslar üzerinden tartışma yürütmenin sorunları çözmeye katkısı olmaz. Bizim bütün Türkiye’ye ve demokrasi güçlerine çağrımız budur. Daha sonra gelişmelere göre daha somut adımlar ve daha somut kararlar alacağız. Ama bunlar için de gelişmeleri göreceğiz. Halkımızla, demokrasi güçleriyle istişareler yapacağız. Kurullarımızda tartışmalar yapacağız. Her adımımızı buna göre atacağız” şeklinde konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş için verdiği kararlara da değinen Sancar, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş’ın bir siyasi rehine olarak tutulduğunu açıkça söylüyor. Ortada hukuka, kanunlara uygun bir durum yok. Yargılamanın siyasi bir amaçla yürütüldüğünü söylüyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Bunları biz de söylüyoruz. Türkiye, mahkemenin kararlarını tanımakla yükümlü ama bu kararı tanımıyorlar. Burada adalet yok, burada adalet olmadığı gibi uluslararası mahkemenin ve kurumlarında kararlarını tanımayan yönetim anlayışı var. Biz bu yönetim anlayışını ve zihniyeti değiştirmek için her türlü siyasal ve hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İktidar kutuplaştırma politikalarıyla varlığını sürdürmeye çalışıyor”

HDP’ye yönelik saldırıların kendilerini durdurmadığını, yolundan vazgeçirmediğini herkes biliyor ve görüyor diyerek sözlerine devan eden Sancar, “Bu politikaların herhangi bir sonuç alması mümkün değil, bizi de yıldırması mümkün değil. Bu iktidar kutuplaştırma, gerilim, düşmanlaştırma politikalarıyla varlığını sürdürmeye çalışıyor. İşte bu politikalara karşı çok geniş bir demokrasi ittifakı oluşturmamız gerekiyor. Bu saldırılar sadece HDP’ye değildir. Bu saldırılar Türkiye’de demokrasiyedir, özgürlüğedir, barış özleminedir” dedi.

Hedefte sadece HDP varmış gibi düşünen herkesin yanıldığına dikkat çeken Sancar, “Kayyım rejimini örnek vermek gerekirse sanki bu sadece HDP’li belediyelere uygulanan bir uygulamaymış gibi algılandı ama şimdi ülkenin her tarafı kayyumlarla yönetiliyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kendisi bir kayyum düzenidir. Dolayısıyla bize yönelen saldırıları ve bize karşı yürütülen politikaları sadece HDP’ye ve Kürt halkına değil Türkiye’nin tamamına, demokrasi mücadelesine, özgürlük umuduna, barış özlemine yönelik bir saldırı olarak görmek gerekiyor. Eğer böyle görebilirsek Türkiye’yi de güçlü demokrasiyi de sağlam barışı da özgür geleceği de birlikte getirebiliriz” ifadelerini kullandı.

Galatasaray’ın Süper Lig’de Galibiyet Hasreti 4 Maça Çıktı

Kayserispor, Süper Lig’in 6. haftasında Kadir Has Stadyumu’nda Galatasaray’ı konuk etti. Yaşar Kemal Uğurlu’nun düdük çaldığı karşılaşma, 3-0’lık Kayserispor üstünlüğüyle noktalandı.

Haber Merkezi / Kayserispor, bu skorla 10 puana çıkararak ligde 8. basamağa yükseldi. Galatasaray ise 8 puan ile 11. sırada kaldı. Galatasaray, Süper Lig’in 7. haftasında Göztepe’yi ağırlarken, Kaysrispor ise Giresunspor’a konuk olacak.

Karşılaşmadan dakikalar;

1. dakikada sol kanatta topu kapan Cardoso’un ceza sahası için attığı pasta topla buluşan Emrah Başsan’ın şutu auta gitti. 12. dakikada ceza sahasına uzak bir bölgede topla buluşan Emre Kılınç’ın kaleye çektiği şut üstten auta gitti.

16. dakikada Feghouli’nin pasında sol kanatta topla buluşan Oğulcan Çağlayan’ın ceza sahası içine girerek kaleye çektiği şutu Lung kornere çeldi. 25. dakikada Aanholt’un köşe vuruşunda topla buluşan Mostafa Mohamed’in kafayla vuruşunu kale çizgisinde bulunan Hosseini kornere çeldi.

26. dakikada ceza sahası içinde topla buluşan Cardoso’nun kaleye çektiği şut yandan auta gitti. 29’uncu dakikada Mensah’ın ceza sahası dışından çektiği şutu kaleci Muslera çeldi. Ardından Galatasaray savunması topu uzaklaştırdı.

31. dakikada sağ çaprazda Emre Kılınç’ın pasında ceza sahası ön çizgisinde topla buluşan Oğulcan Çağlayan’ın kaleye çektiği şut yandan auta gitti. 39. dakikada sağ kanattan Mensah kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlağı ceza sahası içerisine yerden yolladı. Topla buluşan Thaim’in kaleye çektiği şut ağlarla buluştu: 1-0.

45. dakikada ceza sahası dışında Mensah’ın verdiği pasta topla buluşan Emrah Başsan’ın kaleye çektiği şut ağlarla buluştu: 2-0. 48. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Taylan’ın kaleye çektiği şut üstten auta gitti.

51’inci dakikada ceza sahası içinde Galatasaraylı Yedlin’in Kayserisporlu Thiam’ın şutunda elle müdahalesini VAR’da izleyen hakem penaltı noktasını gösterdi. 53. dakikada Thiam, kullandığı penaltıyı ağlarla buluşturdu 3-0.

64. dakikada sağ kanatta Yedlin’in ortasında topla buluşan Mohamed’in şutu auta gitti. 83. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Mohamed’in kaleye çektiği şut yandan auta gitti. 87. dakikada Galatasaray atağında ceza sahasında yaşanan karambolde kale çizgisi önünde topla buluşan Nelsson’un şutu üstten auta gitti.

Stat: Kadir Has

Hakemler: Yaşar Kemal Uğurlu, Ali Saygın Ögel, Serkan Çimen

Kayserispor: Lung, Onur Bulut, Carole, Attamah (Dk. 86 Fernandes), Kolovetsios, Hosseini, Emrah Başsan (Dk. 86 Yasir Subaşı), İbrahim Akdağ, Mensah (Dk. 86 Mane), Cardoso (Dk. 67 Kemen), Thiam (Dk. 90 İlhan Parlak)

Galatasaray: Muslera, Yedlin, Alpaslan Öztürk, Nelsson, Aanholt (Dk. 46 Ömer Bayram), Assunçao, Taylan Antalyalı (Dk. 79 Atalay Babacan), Oğulcan Çağlayan (Dk. 58 Diagne), Emre Kılınç (Dk. 46 Kerem Aktürkoğlu), Feghouli (Dk. 46 Morutan), Mohamed

Goller: Dk. 39, Dk. 53 (P) Thiam, Dk. 45 Emrah Başsan (Yukatel Kayserispor)

İklim Değişikliği: Balıklar Yavaş Yavaş Boğuluyor

İklim değişikliğini düzeltmek için hemen çalışmaya başlasak bile, anlamlı bir ilerleme oldukça uzun zaman alacaktır. Santa Barbara ve Güney Carolina Üniversitesi’nden yapılan yeni araştırma, balıkların yavaş yavaş boğulduğu konusunda bizi uyarıyor.

Haber Merkezi /  Ekolojideki değişikliklerin yanı sıra iklim değişikliği, su sıcaklığı ve okyanusun daha derin katmanlarının çözünmüş oksijen içeriğini kaybetmesine neden oluyor. Bu da balıkları ya yüzeye yaklaşmaya ya da boğulmaya zorluyor.

Önemsiz bir konu gibi görünebilir, ancak bu değişim deniz ekosistemlerinde geniş çaplı değişikliklere neden oluyor. Bulgular, 15 yıllık kayıtlara, anketlere ve ölçümlere dayanmaktadır.

Bu bulgular, değişen derinliklerde alınan su numunelerindeki çözünmüş oksijen, sıcaklık, tuzluluk ölçümlerini ve belirli balık türlerinin toplanma eğiliminde olduğu ortalama derinlik araştırmalarını içeriyor.

Veriler, 1995’ten 2009’a kadar her sonbaharda toplanırken araştırma ekibi, Güney Kaliforniya’daki Anacapa ve Santa Cruz adaları arasındaki üç resife odaklandılar.

Bu süre zarfında 23 balık türünde derinlik değişiklikleri gözlemlediler. Bu balık türlerinden dördü daha derin sulara doğru kayarken, diğer 19 balık türü düşük oksijen koşullarına tepki olarak yüzeye doğru hareket ettiler.

Araştırmada yer alan bilim insanları, çalışmalarının nispeten küçük bir alanı kapsadığını, ancak araştırmanın nihai amacı olan çok çeşitli derinlikleri içerdiğini kabul ediyor.

Bu daha dar alan aslında kafa karıştırıcı faktörlerin azaltılmasına yardımcı oluyor, çünkü çoğu koşulun (derinlik dışında) tüm araştırma alanlarında sabit olmasına izin veriyor.

Bilim insanları, balıkların düşük oksijenli suyu sevmediğini göstermek için laboratuar deneyleride gerçekleştirdiler.

Araştırma ekibi, iklim değişikliğinin deniz ekosistemleri üzerinde ve dolaylı olarak Dünyadaki tüm yaşam üzerinde oldukça ciddi olumsuz etkileri olabileceğini açıklıyor.

UC Santa Barbara Deniz Bilimleri Enstitüsü’nden araştırmacı Milton Love, “türlerin hayatta kalamayacakları derinlik aralıklarına zorlandıkları bir nokta bile görebiliyorduk.” dedi.

Ayrıca, birçok balık türünün de yüksek su sıcaklıklarına tahammül edemediğini ve daha düşük derinliklere doğru göç ettiğini gösteren önceki araştırmalara da atıfta bulunan araştırma ekibi, “bu faktörler birçok türü imkansız bir durumda bırakabilir; çok derinlerde nefes alamazlar, yüzeye çok yakın olurlarsa ısıya dayanamazlar” ifadelerini kullanıyorlar.

İklim değişikliğini düzeltmek için hemen çalışmaya başlasak bile, anlamlı bir ilerleme oldukça uzun zaman alacaktır.

O zamana kadar, politika yapıcıların balık türlerinin karşılaştığı baskıları tanıması ve bunlara tepki vermesi ve onları mümkün olan en iyi şekilde koruyan düzenlemeler yapması ya da dünya okyanuslarında geniş çaplı ekolojik çöküşü riske atması gerekiyor.

Kovid 19’da Son Veriler Açıkladı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 28 bin 168 yeni vaka tespit edilirken, 242 kişi hayatını kaybetti. Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Koca, “Covid-19 tablosuna karşı aşılarımızı hemen yaptıralım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 351 bin 655 test yapıldı, 28 bin 168 yeni vaka tespit edildi. 23 bin 96 kişi de sağlığına kavuşurken Kovid 19 nedeniyle bugün 242 kişi hayatını kaybetti.

Bakan Koca’dan uyarı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Koca, “Türkiye genelinde, 18 yaş ve üzeri nüfusta iki doz aşı olma oranımız %68,91. Sadece 7 ilde bu oran %75’in üzerinde. İki doz aşıda, il bazında en düşük oranımızsa %42,5. İlk doz başlangıç, ikinci dozla sonuç almaya başlıyoruz. Covid-19 tablosuna karşı aşılarımızı hemen yaptıralım” dedi.

Aşılamada son durum

Güncel verilere göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 85.51, ikinci doz ortalaması yüzde 68.91, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 106 milyon 492 bin 764 oldu.

Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye ‘HDP’ Yanıtı

MHP Lideri Bahçeli’nin “HDP’yi meşru organ görmek demek, PKK’yı muhatap almak demektir” açıklamasına yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “O zaman o Sayın Genel Başkan’a söyleyelim, HDP’nin TBMM Başkanvekilliği yaptığı zaman el kaldırıp söz istemesinler. Söz istiyorlarsa, nasıl istiyorlar? Biraz mantık olur” dedi.

Haber Merkezi / Ankara’da Gaziler Haftası Buluşması’na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Kürt sorununa çözümü ve HDP tartışmaları kapsamında yeni açıklamalarda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, gazetecilerin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “HDP’yi meşru organ görmek demek, PKK’yı muhatap almak demektir. CHP yönetimi siyasi ikbal ve istikbalinin çürük şifrelerini Kandil mağaralarının pespaye karanlığında bulmak üzere harekete geçmiştir” açıklamasını hatırlatması üzerine, şunları söyledi:

“Eğer millete hizmet edeceksek, her politikacının samimi ve dürüst olması lazım. Bu ülkenin sorunları var mı? Evet, sorunları var. Bu sorunlar kronikleşmiş mi? Evet, kronikleşmiş. Bugüne kadar çözülmemiş mi? Evet, çözülmemiş. Bir sorun varsa, bu sorunu çözecek organ hangisi? TBMM. TBMM’den daha büyük bir güç yoktur.

“Bu ülkeye huzuru, bu ülkeye barışı birlikte getireceğiz”

Milli Kurtuluş Savaşı’nı veren Meclis, bizim TBMM’dir. Dolayısıyla, ‘adres şöyleydi, adres böyleydi, şu sorun vardı, bu sorun vardı.’ Türkiye’de dünya kadar sorun var. Biz sorunlardan korkmuyoruz. CHP’nin Genel Başkanı olarak da bütün millete açık ve net söylüyorum, sizin oylarınızdan çok sizin sorunlarınıza talibim. Bu sorunları, samimi ve dürüst olarak çözeceğim. Bu ülkeye huzuru, bu ülkeye barışı birlikte getireceğiz. Dostlarımızla beraber getireceğiz.

Yeter artık bu millet bıktı. Kavgadan bıktı. Açlık var, sefalet var, yoksulluk var. Öğrenciler mezun olmuş, yurt bulamıyorlar yaptıkları tartışmalara bak. Bu tartışmalar Türkiye’yi kısır bir sürecin içine sokar. Dürüst ve namuslu olan siyasetçi, ahlaklı olan siyasetçi halkına güven veren siyasetçi doğruları her yerde her ortamda dillendirmek zorundadır, ben de bunu dillendiriyorum. Bunu söylüyorum.

“Söylediğiniz şeylerin mantığı olur”

Sorun var, evet. Bu sorun nerede çözülecek? TBMM’de çözülecek, bu kadar açık bu kadar net. ‘Öbür Genel Başkan şunu söylemiş, şu Genel Başkan bunu söylemiş’ o zaman o Sayın Genel Başkan’a söyleyelim, HDP’nin TBMM Başkanvekilliği yaptığı zaman el kaldırıp söz istemesinler. Söz istiyorlarsa, nasıl istiyorlar. Biraz mantık olur. Söylediğiniz şeylerin mantığı olur, mantık çerçevesinde hareket edersiniz.

“Bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım, dostlarımızla beraber çözeceğiz”

Onu düşmanlaştır, bunu düşmanlaştır, kamplaşma yap. Bu kadar dert varken bunların derdi mi yok ya. Çocuklar yatağa aç giriyor. Sen 20 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’nde görev yapıyorsun, yönetiyorsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, 20 yılda yurt sorununu çözemedin. Bir yılda çözülecek sorunu çözemedin. Şimdi kalkmış bana bir sürü laf ediyorlar. İstediklerini etsinler yine söz veriyorum, bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım, dostlarımızla beraber çözeceğiz.

Sorunlarla boğuşan değil, nefes alan bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Sorunlarıyla ‘nereye gidiyor bu memleketin hali’ diye sormayacak vatandaş, o sorunlardan sıyrılacak, görkemli, güzel, ahlaklı, temiz bir siyaseti ve onun büyüttüğü Türkiye’yi görecek. Hedefimiz bu.”