Milleti İttifakı İktidara Gelirse Kim, Hangi Koltuğa Oturacak?

Gazeteci Barış Pehlivan, son yazısında, Millet İttifakı’nda kimlerin hangi koltuğa oturacağının şimdiden belirlendiğini yazdı. Pehlivan, yazısında, oy oranının, koltukların dağılımında etkili olacağını da belirtti.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, bugünkü köşe yazısında çarpıcı ifadeler kullandı. “Tam uyumak üzereyken geldi mesaj: “Acaba ilk kararnamede kimler olacak?”” diyen Pehlivan “Neymiş, Millet İttifakı iktidara gelirse kimlerin hangi koltuğa oturacağı şimdiden belirleniyormuş. “Birinci kararname yazılmaya başlanmış bile” diyordu bir bilen.” sözlerin israf etti.

Duyduğu bilginin doğru sayıldığını söyleyen Pehlivan “Altılı masanın oluşturduğu yapılardan en kritiği Kurumsal Reformlar Komisyonu. Bu komisyon AKP iktidarının çürüttüğü devletin yeniden yapılandırılması için yol haritasını belirliyor. Alınan karara göre, seçim sonrası Strateji ve Planlama Teşkilatı’nın kurulması birinci hedef. Yani olası ilk kararnamede bu teşkilatın ilanını göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bürokraside kimler görevlendirilecek? 

Pehlivan, yazısının devamında “Deniyor ki Millet İttifakı’nda devletin önemli kurumlarına kimlerin atanacağına dair bir plan var. Başta CHP olmak üzere muhalefet cephesinde liste hazırlığı yapanlar bulunuyor.” diyerek şunları aktardı:

Yani Merkez Bankası’ndan TRT’ye, hangi kuruma kimin getirileceğine dair olası isimler tartışılıyor. Hatta bunun için Kemal Kılıçdaroğlu’nun “onurlu bürokrat” dediği ve devlette şu an görev yapan bazı kişilerle görüşmeler de yapılıyor. AKP döneminde suça bulaşmamış, hükümetin değil devletin adamı olmuş isimlerin deneyimlerinden nasıl yararlanılabileceği üzerinde çalışılıyor. Belki haberleri yok ama onların seçim sonrası oluşturulacak yeni yapılanmada görevlerine devam etmesi de planlanıyor.

Dahası, çürüyen devletin nasıl yeniden ayağa kaldırılacağına dair, bizzat çürümeye tanık olan yani devlette aktif olarak çalışan bazı isimlerden destek de alınıyor. Yani Millet İttifakı iktidara gelirse çıkarılacak kanunlar için “içeriden” öneriler geliyor. Kim onlar, diye sorduğumda “Ağırlıklı olarak ekonomi bürokrasisindeki yöneticiler” deniyor.

Kuşku yok ki altılı masadan bir iktidar çıkması kadar hangi partinin ne kadar oy alacağı da önem arz ediyor. Buna göre, seçmenden alınan güç, koltukların dağılımında kimin görüşünün ağırlık kazanacağını da belirleyecek.

Son olarak…

Yüzlerce kişilik değişimden bahsediyorum.

Bir CHP kurmayı, “Biz kazandığımız anda kimin devlette hangi koltuğa oturacağı önceden belirlenecek, yani kaos olmayacak” dedi. Ağırlıklı görüş o isimlerin seçim sonrası açıklanması olsa da Demokrat Parti, “Bazı kritik kadroların seçimden önce ilan edilmesi gerek” diye düşünüyor.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

DP Lideri Uysal’dan Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına Destek

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmede bulunan DP Lideri Uysal, “Ben Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakarım. Bu manada bizler de gerekli desteği veririz” dedi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, Afyonkarahisar’da yerel yayın yapan bir radyoda Gazeteci Yazar İsmail Akar’ın konuğu oldu.

“Siz kendiniz adaylık düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt veren Uysal, “Kendi adıma bireysel bir hesap içinde hiç olmadım. 20 yılı aşkın siyasi hayatımda ilkeli duruşa devam ediyorum. Bu yüzden Afyonkarahisarlı olarak ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim Afyonkarahisar’dan milletvekili adaylığı önceliğimdir” ifadelerine yer verdi.

“Gerekli desteği veririz”

“Kılıçdaroğlu’nun aday olmasına durumuna nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna da yanıt veren Uysal, şu ifadeleri kullandı;

“Bizim için birinci öncelik cumhurbaşkanlığı. Tabiî ki TBMM’de de Millet İttifakı olarak parlamenter sisteme geçmek adına güçlü çıkmak zorundayız. Cumhurbaşkanı adayı konusunda temel kuralları koyduk 6’lı masa olarak. Ben Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakarım. Bu masanın oluşumunda önemli katkılar sağlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu doğal olarak da isterse hakkıdır. Bu manada bizlerde gerekli desteği veririz.”

CHP’den Altılı Masa Açıklaması: Kritik Konularda Anlaştık

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi tarafından oluşturulan Kurumsal Reformlar Komisyonu, hafta başında iktidar olmaları halinde ekonomide izleyecekleri politikaları açıklayan dört maddelik bir programı paylaştı.

Komisyonda yer alan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, çalışmalarını Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’a anlattı. Öztrak, komisyonun bundan sonraki süreçte yeni çalışmalar yapabileceğini söyledi.

Öztrak, 6’lı masa olarak hafta başında ekonomi alanında açıkladıkları dört başlıklı programa ilişkin, “Ekonomiyi bir gömleğe benzetirsek, bütün bu tedbirler 6’lı masanın gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemekteki kararlılığını ortaya koymuştur. Aynı zamanda ‘Bir türlü anlaşamazlar’ demelerine rağmen en kritik konularda bile anlaştığımızı göstermiştir” dedi. Bu önlemlerin uygulanabilmesi için bir an önce seçim yapılması gerektiğini vurgulayan Öztrak, “Milletin önüne sandık getirilmeli” dedi.

Açıklanan başlıklar arasında yer alan Hasar Tespit Komitesi’ne (HTK) ilişkin bilgi veren Öztrak, “Duyurduğumuz tedbirlere baktığınız zaman bu ülkenin başına bela olan tek kişilik karar alma süreçlerini katılımcılığa çeviren, Merkez Bankası’na müdahaleyi ortadan kaldıran ve enflasyonla mücadelede etkinliğini artıran bir yaklaşım görüyoruz. Bunların arasında en önemlilerinden bir tanesi de HTK. Şu anda bu hükümet yönetiminde birçok şey halının altına süpürülmüş vaziyette. Bu kapsamda verilerin gerçekliğinin ortaya çıkarılması ve kamu maliyesine güvenin yeniden sağlanması gerekiyor. Bunu da HTK sağlayacak. Orada 128 milyar dolar ne oldu? 20 Aralık 2021 gecesi ne oldu? Bunların hepsine de bakılacak” diye konuştu.

“Kadroyu gösterdik”

Pazartesi yaptıkları açıklamayla 6’lı masanın kadrolarını da tanıtmış olduklarını söyleyen Öztrak, “O masada iki eski bakan, iki eski Hazine müsteşarı, bir dış ticaret müsteşarı ve bir eski Merkez Bankası başkanı oturuyordu. Orada oturan kadroyu en başta Nebati olmak üzere iktidarın kadrosuyla karşılaştırmak lazım” dedi.

HDP, Kararını Altılı Masadaki Partiye İletti: İki İsmi Desteklemeyiz

T24 yazarı Murat Sabuncu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetiminin cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili “Akşener ya da Yavaş aday olursa kendi adayımızı çıkarırız” kararını altılı masaya ilettiğini iddia etti.

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalmışken, ekonomik kriz başta olmak üzere yaşanan sorunlar muhalefetin adayının kim olacağına dair tartışmaların gündemde kalmasına neden oluyor.

Bu kapsamda yapılan bazı anketlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere birçok ismin adı öne çıkıyor.

Ancak seçim denkleminde önemli bir yere sahip olan HDP’nin, iki ismi ‘veto ettiği’ öğrenildi.

T24 yazarı Murat Sabuncu, “Kısa bir süre önce HDP yönetimi bir karar aldı. Ve bunu altılı masada şu an itibariyle en yüksek oyu olan siyasi partinin genel başkanına iletti” dedi; ardından şu bilgileri verdi:

“Karar şu: Altılı masa Meral Akşener ya da Mansur Yavaş’ı aday gösterirse HDP cumhurbaşkanlığı için aday çıkaracak. İlettikleri bir diğer konu da şu. Altılı masanın adayı açıklanmadan önce bu masanın bir temsilcisiyle, çıkartılacak adayın şeffaf bir şekilde kendileriyle konuşulması.

Bunu biraz açalım.

Uzun süredir ‘Kürtler Mansur Yavaş’a oy verir’ konuşması yapılıyordu. Ancak önce Kürt siyasetinin önemli ismi Ahmet Türk’ün ‘oy vermezler’ çıkışı, ardından Yavaş’ın Van ziyareti sırasında kalabalık içinden bir kişinin ‘Demirtaş’ı da aramızda görmek istiyoruz’ demesinin Yavaş’ın o an ‘inşallah’ demesiyle aynı anda okunması ve sonrasında basın ekibinin bununla ilgili yalanlayan açıklama yapması. HDP’nin itirazının ana temelleri burada.

Akşener’e de HDP’yi muhatap almayan ve ‘terör’ ile bağlantılı gösteren sözleri nedeniyle karşı çıkıyorlar. Kamuoyu önünde kendileriyle konuşulmasını istemeleri ise; yerel seçimlerde özellikle uzun süredir kazanılmayan büyük şehirlerin kazanılmasında ‘belirleyici aktörlerden biri olduklarının’ seçim sürecinde ve sonrasında önemsizleştirildiğini düşünmeleri. “

Altılı Masa 128 Milyar Doları Araştıracak

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını sürdüren altı muhalefet partisinin kurduğu Kurumsal Reformlar Komisyonu, ilk çalışmasını büyük ölçüde tamamladı. Komisyon, ilk raporunu pazartesi açıklayacak.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre komisyon, seçim sonrası TÜİK verileri, altın rezervi gibi konular ile 128 milyar dolar iddialarına ilişkin araştırma yapılması için anlaşmaya vardı. Merkez Bankası’nın Ankara’ya taşınması konusunda da mutabakat sağlandı.

Altılı masa tarafından kurulan Kurumsal Reformlar Komisyonu’nda eski Hazine Müsteşarı CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, eski Merkez Bankası Başkanı İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, eski Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, eski Devlet Bakanı Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir, eski Ulaştırma Müsteşarı Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feridun Bilgin ile eski Hazine Müsteşarı DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı yer alıyor. Ekonomi alanında kamuda üst düzey görevlerde bulunmuş isimlerden oluşan komisyon, hazırladığı sekiz sayfalık raporu pazartesi günü saat 11.00’de açıklayacak.

128 milyar dolar nerede sorusuna yanıt aranacak

Edinilen bilgiye göre seçim sonrası ekonomi alanında yol haritasını belirleyecek olan ilke ve esasları içeren rapor dört başlıktan oluşacak. Komisyon, ilk olarak seçim sonrasında Özel İnceleme Ekibi kurulmasını kararlaştırdı. 10 civarında bakanlığın yanı sıra Sayıştay ve Devlet Denetleme Kurulu’ndan da yetkililerin yer alacağı ekip, en fazla tartışılan konuların başında yer alan 128 milyar dolar iddiasını araştıracak.

Merkez Bankası’nın 2019 yılı Mart ayından itibaren faizleri düşük tutmak amacıyla rezervlerden 128 milyar dolar harcadığı iddiaları gündeme gelmişti. CHP de “128 milyar dolar nerede?” kampanyası başlatmıştı. Özel İnceleme Ekibi, aynı zamanda verilere yönelik duyulan güvensizliği de araştıracak. Bu kapsamda TÜİK verileri, Merkez Bankası’nın altın rezervi gibi başlıklarda da çalışmalar yapılacak.

KÖİ projeleri mercek altına alınacak

Komisyonun gündeminde olan bir diğer başlık da Ekonomik Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılması olacak. Konseyin faaliyete geçirilmesi, nasıl işleyeceği, hangi konularda çalışacağı ve hangi sıklıkla toplanacağına yönelik ilke ve esaslar raporda yer alacak.

Ekonomik Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılarak özel sektörün kamu karar alma mekanizmalarına katılımı sağlanacak. Komisyon raporunda Strateji ve Planlama Teşkilatı’na ilişkin ilkeler de yer alacak. Varılan mutabakata göre Strateji ve Planlama Teşkilatı, özellikle müteahhitlere garanti ödemeleri içeren Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri ile ilgili çalışma yapacak.

Komisyonun açıklayacağı rapordaki diğer başlık da Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sağlanmasına yönelik ilkeler olacak. Buna göre Merkez Bankası’nın kurumsal yapısı güçlendirilecek ve bağımsızlığı teminat altına alınacak. Raporda Merkez Bankası Başkanı’nın nasıl göreve geleceği, nasıl görevden alınacağı ve niteliklerine ilişkin ilkelere yer verilecek. Öte yandan seçim sonrasında Merkez Bankası Ankara’ya taşınacak.

CHP’de Kılıçdaroğlu Kulisleri: Parti Rozetini Çıkaracak, Yetkilerini Paylaşacak

AK Parti ve MHP liderlerinin “cumhurbaşkanı adayını açıkla” baskısına karşın, altılı masada yer alan muhalefet partilerinin seçim sürecini bekleme tutumunda şimdilik değişiklik yok.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, ancak muhalefetin adayının Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmasına “yüksek ihtimal” gözüyle bakılan CHP’de, hesaplar da büyük ölçüde buna göre yapılıyor.

CHP kulislerinde seslendirilen görüşe göre altılı masadan aday olarak çıkması halinde Kılıçdaroğlu, genel başkanlık rozetini çıkarıp yerine bir vekil atayacak, seçimi kazanması halinde de parti görevinden istifa edecek ve partide kurultay süreci başlayacak.

Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde geçiş süreci boyunca birçok yetkisini parlamenter sistem ilkelerine göre paylaşacak.

Siyasi kulislerde en çok konuşulan konuların başında, muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı geliyor.

Altılı masada yaygın görüş, adayın CHP’li bir ismin olacağı yönünde.

CHP ise hesaplarını Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına göre yapıyor.

Hatta Kılıçdaroğlu’nun aday olması ve cumhurbaşkanı seçilmesi halinde atılacak adımlara ilişkin strateji üzerinde çalışılıyor.

‘Parti rozetini çıkaracak, yerine vekil atayacak’

CHP kulislerinde aday olması halinde Kılıçdaroğlu’nun yapacağı ilk işinin parti rozetini çıkarmak olacağı ifade ediliyor.

Parti içinde bazı yöneticiler, partinin seçim sürecinde genel başkansız kalmaması ve seçimden hemen sonra kurultay telaşı yaşanmaması için 5-6 ay gibi görevde kalabileceğini savunsa da ağırlıklı görüş, aday olması halinde Kılıçdaroğlu’nun parti rozetini hemen çıkaracağı yönünde.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuda son derece hassas olduğuna dikkat çeken bazı parti yöneticileri, 2018 seçimlerinde partinin adayı Muharrem İnce’nin de parti rozetini çıkardığını anımsatıyorlar.

Ancak İnce’den farklı olarak Kılıçdaroğlu genel başkan olduğu için, genel başkan vekilliği formülü düşünülüyor.

CHP tüzüğü, genel başkanın yokluğunda Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinden birisini yerine vekaleten atamasına ve genel başkanın yetkilerini kullanmasına olanak tanıyor.

Bu çerçevede, seçim sürecinde partinin genel başkansız kalmaması ve bir kurultay zorunluluğu doğmaması için Kılıçdaroğlu’nun aday olduktan sonra yerine genel başkan vekili atayacağı aynı zamanda genel sekretere de, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde genel başkanlıktan istifa edeceğine ilişkin bir dilekçe verebileceği ifade ediliyor.

Bu hesaba göre Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde genel başkanlık istifa edecek ve genel başkanvekili partiyi tüzükte öngörülen süreler içinde kurultaya götürecek.

Yetki kullanımına dört kriter

Güçlendirilmiş parlamenter sistem taahhüdüyle seçime gidecek olan altılı masada yer alan partilerin temsilcilerinden oluşan komisyon, geçiş süreci planlaması için çalışmalarını sürdürüyor.

Ancak masada yer alan partilerde ortak görüş, fiili parlamenter sistem uygulanması ve bu çerçevede mevcut sisteme göre seçilecek cumhurbaşkanın yetkilerinin de buna göre dizayn edilmesi yönünde.

CHP kulislerinde cumhurbaşkanının yetkilerine ilişkin dört temel kriter dile getiriliyor.

Bunlar;

  • Kullanabileceği yetkiler,
  • Anayasa ve yasalarda olmasına karşın kullanmayacağı yetkiler,
  • Hükümet ile müştereken kullanacağı yetkiler
  • Ve Cumhurbaşkanı’nın yerine kullanılacak yetkiler olarak ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanının kullanmayacağı yetkilerle ilgili “Mesela, partisinin il başkanını atamayacak veya kayyum atamayacak” değerlendirmesi yapılırken, “yerine kullanılacak yetkiler” kapsamında da rektör ataması gösteriliyor.

Seçilecek cumhurbaşkanının rektör atama yetkisi bulunmasına karşın, üniversite öğretim üyeleri ve öğrencilerin seçimi doğrultusunda atama yapabileceğine dikkat çekiliyor.

Müştereken kullanacağı yetkilere de hükümette görev alacak cumhurbaşkanı yardımcısı ve kabine üyelerinin atanması veya eşgüdümü gibi parlamenter sistemde kullanılan yetkiler örnek gösteriliyor.

Altılı Masa ‘Seçim Güvenliği’ Adımlarını Açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi tarafından oluşturulan Seçim Güvenliği Komisyonu, hazırladıkları raporu kamuoyu ile paylaştı. Komisyon 6 partinin seçim sürecinden atacakları adımları açıkladı. Rapora göre, 200 bin sandık görevlisi eğitilecek.

Altı Parti’nin bir araya gelerek oluşturdukları Seçim Güvenliği Komisyonu, seçim güvenliğinin sağlanması için gerekli unsurları belirleyerek, bu konularda alacakları önlemleri kamuoyu ile paylaştı.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre; Partilerin ortak çalışması; seçim öncesi, seçim sürecinde yapılacak çalışmalar, seçim günü yapılacak çalışmalar ve seçim sonrasında yapılacaklar şeklinde 4 başlıkta sıralandı.

Komisyonun çalışmalarını CHP’den Oğuz Kaan Salıcı, DEVA Partisi’nden İdris Şahin, Demokrat Parti’den İlay Aksoy, Gelecek Partisi’nden Ayhan Sefer üstün, İYİ Parti’den Şenol Sunat, Saadet Partisi’nden Hasan Bitmez birlikte açıkladı.

Seçim öncesi alınacak önlemler

  • Her parti seçim kütüklerini YSK’dan alarak bunlar üzerinde çalışma yürütecek. ‘Anormal sayıda seçmen kaydı, vefat ettiği halde kütüğe yazılanlar’ gibi başlıklar değerlendirilecek.
  • Sandık başı işlemlerini takip edecek kadrolar belirlenecek. Yaklaşık 200 bin civarında kurulacak sandık için görevlisi belirlenecek. Bu görevliler eğitimden geçirilecek.
  • Partiler ortak seçim alt yapısı sayesi oluşturacak. Bu konuda partiler iş birliği yapacak

Seçim takvimi boyunca yapılacaklar

  • Sandık kurulu başkanı ve memur üye belirleme süreci takip edilecek
  • Her siyasi parti seçim sürecinde düzenleyeceği, miting, toplantı benzeri faaliyetler konusunda diğer partileri bilgilendirecek.
  • Altılı masayı oluşturan partiler propaganda faaliyetlerinin sağlıklı, eşit ve adil şekilde yürütülmesi için iş birliği yapacak.

Seçim günü yapılacaklar

  • Seçim günü bütün sandık kurullarının mevzuata uygun şekilde oluşumu takip edilecek.
  • Sandık başından gerçekleşecek, usulsüz işlemleri, mükerrer oy kullanımı, kamu gücü kullanarak yapılan manipülasyonlar ile yerel ve yöresel müdahaleler konusunda şikayet ve itiraz yolarını kullanılacak.
  • Seçmenin oy vermesi teşvik edilerek ve kolaylaştırılacak

Seçim sonrasında yapılacaklar

  • Seçim sürecinde yapılan itirazlar takip edilecek.
  • Islak İmzalı sandık sonuç tutanağının alınması ve yetkili birimlere iletilmesi sağlanacak.
  • Oy torbasının ilçe seçim kuruluna ulaşması takip edilecek.
  • YSK tarafından resmi sonuçların ilanına kadar her türlü itiraz mekanizması takip edilecek.

‘Altılı Masa’nın İlkeler Metnine Laiklik İfadesi Sonradan Eklendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi liderlerinin Pazar akşamı 7 saat 15 dakika süren toplantısının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

Partilerin üst düzey yetkililerinden edinilen bilgiye göre, birebir görüşmeler sırasında henüz hazırlanmamış olan ve gündeme gelmeyen Temel İlkeler ve Hedefler metni, genel başkanlara Cuma akşamı ulaştı. İlk metinde laiklik ifadesinin olmadığı öğrenildi. Diğer genel başkanların talebi üzerine metne, Gelecek Partisi’nin parti programında yer alan “Özgürlükçü laiklik” ifadesi eklenmesi konusunda toplantıda uzlaşma sağlandı.

Toplantı 7 saat 15 dakika sürmüştü

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını sürdüren muhalefet partilerinin liderleri, geçen Pazar günü Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katıldığı toplantı yaklaşık 7 saat 15 dakika sürdü.

Toplantının ardından 10 maddelik Temel İlkeler ve Hedefler metni yayınlandı. Metinde “Kendi parti programlarımızdan ve söylem ve hedeflerimizden vazgeçmeksizin, karşılıklı güven ve saygıya dayalı fedakarlıklarda bulunarak cumhuriyetimizi ikinci yüzyılına taşıyacağız” ifadesi dikkat çekti. Metinde laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün güvence altına alınmasına ilişkin ifadeler de yer aldı.

Metin ilk kez Cuma günü gündeme geldi

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün edindiği bilgiye göre, Temel İlke ve Hedefler Metni aslında genel başkanlar için sürpriz oldu. Gelecek Partisi, uzun süredir İlkeler ve Hedefler metninin hazırlanıp ilan edilmesi gerektiğini savunuyordu. Ancak, Davutoğlu’nun toplantıdan önce yaptığı birebir ziyaretlerde metin gündeme gelmedi. Toplantıdan iki gün önce Cuma günü, Gelecek Partisi tarafından kaleme alınan taslak metin, partilerin Siyasi İşler Komisyonu üyesi olan genel başkan yardımcılarına iletildi. Daha önceki toplantılarda tüm gündem maddeleri birebir görüşmelerde değerlendirildiği için, bu yöntemin usule aykırı olduğu ifade edildi.

İlk metinde “laiklik” ifadesi yoktu

una karşın genel başkanlar bu iki günlük sürede metin üzerinde çalıştı ve masaya değişiklik önerileriyle oturdu. Muhalefet partilerinden bazı üst düzey yetkililerin verdiği bilgiye göre ilk metinde “laiklik” ifadesi de yer almamıştı. Diğer genel başkanların, laiklik vurgusunun güçlü bir şekilde yapılması gerektiği yönündeki görüşleri üzerine metne laiklikle ilgili ifadenin eklenmesi için ortak karar alındı. Edinilen bilgiye göre, yapılan değerlendirmeler sonucunda metne, Gelecek Partisi’nin parti programında kullandığı “özgürlükçü laiklik” ifadesinin eklenmesi kararlaştırıldı. Metinde birkaç kez değişiklik yapıldığından toplantı süresi de oldukça uzadı.

“Tüm dini anlayışlara eşit mesafede yaklaşım”

Metnin “Din ve Vicdan Özgürlüğü” başlıklı 5’inci maddesinde “Kamusal ve özel yaşamda herkesin inanç pratiğine saygılı olmayı özgürlükçü laiklik anlayışının zorunlu bir gereği olarak görüyoruz. Bu bağlamda din ve vicdan özgürlüğü çerçevesindeki kazanımların koruyucusu ve güvencesi olacağız” ifadeleri yer aldı. Gelecek Partisi, “Özgürlükçü laiklik” kavramı ile inanç özgürlüğünün yanı sıra bütün dini, mezhebi, felsefi anlayış ve topluluklara eşit mesafede yaklaşımın teminat altına alınması gerektiğini savunuyor.

28 Şubat’ta da tartışma yaşanmıştı

6 genel başkanın 28 Şubat’ta imzaladıkları Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni ile ilgili de tartışmalar yaşanmıştı. Metinde laiklik vurgusunun güçlü bir şekilde yapılmadığı ve laikliğin unutulduğu eleştirileri getirilmişti. Metinde, “Din ve Vicdan Özgürlüğü” maddesi altında “Din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan demokratik laik hukuk devleti çoğulcu toplum düzeninin temelidir” ifadesi yer almıştı.

‘Altılı Masa’nın Ortak Metnine Kim Karşı Çıktı?

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi Genel Başkanları, dördüncü kez altılı masada bir araya geldi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı, 7 saat 15 dakika sürdü.

Altılı masanın çalışma süreci hakkında ise “En erken seçim sonuçları resmi olarak açıklanana kadar bir arada hareket edilmesi” kararı alındı.

Kasım ayında olası bir erken seçimin artık ciddi bir ihtimal haline geldiği tespitiyle yola çıkılan liderler toplantısında, genel başkan yardımcıları tarafından çalışmaları sürdürülen komisyonda gündeme geldi.

Komisyonların çalışma programlarını inceleyen liderler, bu kapsamda ilk olarak Seçim Güvenliği Komisyonu’nu ele aldı.

Seçim öncesi, seçim dönemi, seçim günü ve seçim sonrası olmak üzere dört aşamada yapılacak ortak çalışmaları ele alan liderler, yüzde 98’e ulaşan sandık görevlilerinin atanması konusunda elde edilen ilerlemeyi kamuoyu ile paylaşmaya karar verdi.

Bu kapsamda, komisyondan sorumlu genel başkan yardımcılarının 6 Haziran Pazartesi günü kamuoyunun önüne çıkması kararlaştırıldı.

Sürecin ortak ilkeleri

BirGün’ün haberine göre, görüşmede ev sahibi Ahmet Davutoğlu’nun öncülüğünde kaleme alınan metne, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın “Haberimiz yok” diyerek çekincelerini belirttiği öğrenildi.

Metnin üzerinde çalışılması isteğini ileten Uysal’ın ikna edildiği ve metne imza atmasının sağlandığı bildirildi.

Henüz resmi ittifak sürecine girilmediği için, altılı masanın çalışmalarından, “İşbirliği Süreci” olarak bahsedilen ortak ilkeler metninde, özetle şu ifadeler yer aldı:

“İşbirliği Süreci’nde yer alan bütün partilerin genel başkanları olarak önümüzdeki kritik tarihi süreçte aşağıdaki ilkelere sadık kalacağımızı taahhüt ve ilan ediyoruz.

•Hukuk devletinin yeniden tesisi için güçlendirilmiş parlamenter sisteme bir an önce geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.

•Demokratik hak ve özgürlüklerin evrensel ilkelerini savunan bizler, insan haklarına dayalı bir siyasal düzenin kurulması gerektiğine inanıyoruz.

•Temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal ve yasal güvenceleri temin edeceğiz.

•Hiç kimse siyasi tercihleri nedeniyle suçlanmayacak, toplumsal barışımızın rövanşist bir tavır ve kolektif suç anlayışı üzerinden zarar görmesine müsaade edilmeyecektir.

•Türkiye’yi Anayasa’mızda yer aldığı şekliyle gerçek bir sosyal devlet haline getireceğiz.

•Sosyal devlet ilkesiyle adil bir gelir dağılımını önceleyen bir ekonomi politikası benimseyeceğiz.

•Devlet yapısını kurumsal kültür, ehliyet ve liyakat temelinde yeniden inşa edeceğiz.

Altılı Masada Planlamalar, ‘Kasım’da Erken Seçim’ Olasılığı Gözetilerek Yapıldı

İlk olarak “güçlendirilmiş parlamenter sistem” konusunda mutabakata varan 6 muhalefet partisi, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğindeki dördüncü toplantısında, “işbirliği süreci”ne ilişkin “tutum belgesi”, “temel ilkeler ve hedefler” başlığı altında 10 maddelik bildiri üzerinde de uzlaşmaya vardı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, toplantıdan çıkan ikinci somut sonuç ise daha önce kurulan 4 komisyonun çalışmalarını kamuoyuna açıklamak için takvim ortaya koymaları oldu. Kulislere yansıyan bilgilere göre, bu kararlarda, Kasım ayında yapılabilecek bir “erken seçim olasılığı” etkili oldu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğini üstleneceği bir sonraki toplantının tarihi ise 3 Temmuz olarak belirlendi. Muhalefet liderlerinin Pazar günü bir araya geldiği toplantı yaklaşık 7 saati buldu ve gece saat 02:20’de, alınan kararlar yazılı açıklamayla kamuoyuna duyuruldu.

Seçim öncesi ve sonrasına dönük işbirliği ilkelerini içeren 10 maddelik “temel ilkeler ve hedefler” bildirisinin yanısıra, “parlamenter sisteme geçiş süreci”, “seçim güvenliği”, ekonomi konusundaki temel hedefleri içeren çalışma yapmakla görevlendirilen, “kurumsal reformlar” ve parlamenter sisteme geçiş için anayasal ve yasal değişikliklerle ilgili çalışmayı yürüten komisyonun çalışmaları da büyük ölçüde takvime bağlandı.

6 parti temsilcisinden oluşan seçim güvenliği komisyonu, hazırladığı çalışmayı 6 Haziran’da, kurumsal reformlar komisyonu 13 Haziran’da, anayasal ve yasal değişiklikler komisyonu da bir sonraki toplantıya kadar çalışmasını tamamlayacak. Ancak geçiş süreci komisyonu için net bir takvim konulmadı ve çalışmalarının daha uzun soluklu olacağı değerlendirildi.

Liderlerin ortak metin için önerileri

Edinilen bilgiye göre liderlerin en uzun süren görüşmesinde, ekonomiden, dış politikaya kadar hemen her alandaki gelişmeler ele alındı. Liderlerin mesaisinin büyük bölümünü ise 10 maddelik “temel ilkeler ve hedefler” bildirisinin hazırlanması oluşturdu.

Daha önce her siyasi partinin yaptığı çalışmalar doğrultusunda, ortak başlıklar belirlendi. Ayrıca her lider, diğer partilerle çelişmeyecek önerilerini de masaya getirdi. Bildiride yer alan 10 madde içinde “Kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı güçlendirilmiş parlamenter sistem”, “siyasi etik reformu” gibi başlıklar ortak öneri olarak yer alırken, Kılıçaroğlu’nun temel söylemlerinden olan “hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceği” vaadi de “sosyal devlet ve gelir adaleti” başlığı içinde yer buldu.

6’lı masa kurulmadan önce “dinsel kazanımların korunacağı” taahhüdü içeren bildiri hazırlanması önerisini ilk gündeme getiren isim olan Davutoğlu da bu önerisini masaya taşıdı. “Din ve vicdan özgürlüğü” başlığı altında, “Kamusal ve özel yaşamda herkesin inanç pratiğine saygılı olmayı özgürlükçü laiklik anlayışın zorunlu bir gereği olarak görüyoruz. Bu bağlamda din ve vicdan özgürlüğü çerçevesindeki kazanımların koruyucusu ve güvencesi olacağız” ifadeleri temel ilkeler bildirisine girdi.

“Hiçkimsenin siyasi tercihleri nedeniyle suçlanmayacağı, toplumsal barışın rövanşist bir tavır ve kolektif suç anlayışı üzerinden zarar görmesine izin verilmeyeceği” taahhüdünü içeren “toplumsal barış ve tarafsız-bağımsız yargı önünde hesap verebilirlik” başlığı ise Babacan’ın önerisi doğrultusunda metinde yer aldı.

Erken seçim göstergeleri

Edinilen bilgiye göre masada, 6 ya da 27 Kasım’da bir erken seçim olabileceği güçlü olasılık olarak ifade edildi. İktidarın, ekonomik göstergeler dikkate alındığında, “zamanında bir seçimi” göze alamayabileceği görüşünün ağırlık kazandığı masada bazı liderler, AKP’nin teşkilatlarına “seçime hazır olun” talimatı verdiğine dikkat çekti.

İktidarın Temmuz ayında memur zamları, asgari ücrete ara zam, tarım kesimine dönük bazı iyileştirmeler, 3600 ek gösterge gibi adımlarla, hayat pahalılığına karşı geçici bir olumlu hava oluşturabileceği görüşü dile getirildi.

Suriye’ye yönelik olası operasyonun, “erken seçimin en önemli göstergesi” olacağı değerlendirmesinin yapıldığı toplantıda, bu nedenle muhalefetin hazırlıksız yakalanmaması için başta temel ilke ve hedeflerin belirlenmesi olmak üzere çalışmaların hızlandırılması görüşü benimsendi.

Edinilen bilgiye göre Davutoğlu, temel hedefler ve ilkeler bildirisinin yanısıra 4 komisyonun yaptığı çalışmaların da kamuoyuna açıklanmasını istedi, ancak komisyonların çalışmalarını henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle diğer liderlerce bu öneri kabul görmedi. Müzakereler sonucunda her bir komisyonun çalışmalarının takvime bağlanması ve komisyon üyeleri tarafından basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulması görüşü benimsendi. Toplantıda “aday” ve “ittifak”larla ilgili takvimin belirlenmesi önerisinin ise masa gündemine gelmediği öğrenildi.

Davutoğlu’nun “takvim ısrarı”nın altında, evsahipliğindeki toplantıda, “somut adımlar atıldığı” mesajını vermek istediği, toplantı öncesinde “Türkiye Masası” vurgusunun yapıldığı video mesajın da buna dönük bir hamle olduğu yorumu yapılıyor.

6’lı masada yer alan partilerin büyük bölümü, erken seçim olması halinde, ittifak hesapları değişeceği için, hem adayın, hem de ittifakların nasıl şekilleneceğinin, seçim kararının netleşmesinden sonra açıklanması gerektiğini savunuyor.

Göç sorununu Kılıçdaroğlu masaya getirdi

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, “kapsamlı göç politikası geliştirilmesi” için çalışma yapılacağı da vurgulandı. Edinilen bilgiye göre bu öneriyi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu gündeme getirdi ve bu konunun seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olacağına dikkat çekti. Bu çerçevede her siyasi partinin kendi içlerinde yaptığı çalışmaların ortaklaştırılması ve bu konuda bir komisyon kurularak, ortak bir “göç politikası” belirlenmesi konusunda da uzlaşmaya varıldı.

Davutoğlu, Fatih temalı tablo hediye etti

Haziran sonunda yapılması düşünülen Akşener’in evsahipliğindeki beşinci toplantı için liderlerin programının uygun olmaması nedeniyle, yeni toplantı tarihi de 3 Temmuz olarak belirlendi. Toplantının sonunda Davutoğlu, konuk liderlere, parti kurucularından, ebru ve kaligrafi sanatçısı Ahmet Çoktan’ın, İstanbul ve Fatih Sultan Mehmet temalı birer tablosunu hediye etti.