Fenerbahçe Kumpas Davası: Gecikmiş adalet adalet değildir

3 Temmuz 2011’de başlayan ve 8 yıldır devam eden Fenerbahçe Kumpas Davası’nın 13. duruşması Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu’nda devam ediyor.

20 gün sürecek olan 13. duruşmaya ilişkin açıklamada bulunan Fenerbahçe Kulübü Avukatı Naim Karakaya, sanık sorgularının devam ettiğini belirtti.

Ergenekon Davası’nın Gerekçeli Kararı’yla ilgili de konuşan Karakaya, “Gecikmiş adalet adalet değildir düşüncesiyle bu yargılamanın bir an önce bitmesi gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

Naim Karakaya’nın konuya ilişkin yaptığı açıklamadan öne çıkanlar şu şekilde:

“13. duruşma periyodundayız. Her duruşma geçmiştekilerin bazıları 1’er hafta bazıları 2’şer haftaydı. İlk defa 1 aylık bir duruşma periyodu yaşıyoruz. Sanık sorgulamalarının gecikmesi dolayısıyla bu uzun süreçler gerçekleşiyor. Bizim ısrarlı taleplerimiz konusunda da mahkemenin kabulüyle bu süreç gerçekleşiyor. Gecikmiş adalet adalet değildir düşüncesiyle bu yargılamanın bir an önce bitmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Sanık sorguları halen yapılıyor. Şu anda sorgusu yapılmayan 28 sanık var. Tutuklu sanıkların sorguları genelde uzun sürüyor. Pazartesi günü başlayan sanığın sorgusu halen devam ediyor.

“Hukuk açısından önemli bir şeydir”

3 Temmuz sürecini yürüten ağırlıklı olarak buradaki sanıklar kolluk mensubu insanlar. Bu süreci hukuksuz, hukuka aykırı düşüncelerle FETÖ üyesi oldukları ve o örgütün bilgi ve direktifleri doğrultusunda yaptıkları gerekçesiyle bu dava açıldı. Hukuk açısından önemli bir şeydir.

Hukuksuzluğun hukuk önünde hesabının sorulması açısından son derece önemli. Bu sadece Fenerbahçelilerin davası değildir. Hukuka inanması gereken, inanan, hukuk konusunda hassasiyet gösteren herkesin davası olduğu için tüm Fenerbahçelileri, tüm futbol camiasını ve tüm Türkiye halkını bu davaya hassasiyet göstermeye bekliyoruz.

Naim Karakaya

Toplam 107 sanığımız vardı. Sorgusu yapılmayan 28 sanık kaldı. Bazı sanıklar sorgularını çok uzun yapıyorlar. Bunu hukuken eleştiriyoruz zaten. Hukuka aykırı evrakları okuyorlar, aynı ifadeleri tekrar tekrar okuyorlar. Bu süreyi ağırlıklı olarak geçirdikleri yönünde şüphelerimizi mahkemeye anlatıp bu sürenin hızlandırılması, sanıklara baskı yapılması yönünde taleplerimiz her duruşma mevcuttur. Ama yine de savunma hakkı açısından hassasiyet gösterilen bir durum olduğu için mahkeme savunma hakkını kısıtlamıyor. Bazı sanıklar bugün olduğu gibi 5 gün savunma yapabilir hale geliyor.

Firari olan 14 sanığımız var. O sanıklar için mahkeme yargılamanın sonuna kadar bekleyecek. Yargılamanın sonuna kadar yakalama işlemi gerçekleşmezse onların dosyalarını ayırıp onları yakalama hallerinin devamına karar verip bu davada karar vereceğini düşünüyoruz.

“Kumpasın tescili açısından çok önemli bir karardır”

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ergenekon Davası ile ilgili verdiği karar kumpasın tescillenmesi açısından önemli bir karardır. Bu kararda 3 Temmuz sürecine yönelik de bir takım tespitlerde bulundu. Bu sürecin hukuksuz başlatıldığı, oluşmayan bir suç nedeniyle suçun örgütünün kurulduğu gerekçesiyle başlatıldığı, kararların örgüt kurumu üzerinden alındığı, hukuksuz kararlar alındığı, yargılamanın hukuka aykırı yapıldığı ve Yargıtay sürecinin diğer dosyalardan ayrılarak hızlı bir şekilde onandığı ve yine gerek Yargıtay gerekse buradaki ilk mahkeme, 3 Temmuz sürecinin Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinin önemli bir kısmının FETÖ üyeliği dolayısıyla ihraç edilmiş olması ve bir kısmının bu suçlama nedeniyle yargılanıyor olmasının gerekçelerini ortaya koydu.

Bu anlamda önemli bir tespittir. Kumpasın tescili açısından çok önemli bir karardır. Biz bu kararla cesaret bulduk. Bu kararı veren hakimler gerçekten cesur hakimler. Türkiye’de hukukun uygulanması açısından son derece önemli bir karar olduğunu düşünüyoruz. Bu mahkemenin de o karara değer vereceğini, dikkate alacağını, bu kararı isteyeceğini düşünüyoruz. Biz de bu kararın o mahkeme dosyasından getirtilmesini talep edeceğiz.”