Muğla: Fethiye Kalesi

Fethiye Kalesi; Muğla’nın Fethiye İlçesi,  Cumhuriyet Mahallesi, Çarşı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Fethiye Kalesi, sahilden bakıldığı zaman Amintaş Kaya Mezarlarının sağındadır. Bu yüzden kesinlikle gidilmeli ve manzarasına şahit olunmalı. Fethiye’yi ayaklarınıza serecek olan Fethiye Kalesi, fevkalade görüntüsü eşliğinde çevresindeki güzellikleri göstermeye hazır.

Kesin yapılış tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 15. yy’da Rodos Şövalyeleri tarafından onarıldığı düşünülen bir Ortaçağ Kalesi göze çarpar. Duvarlara oyulmuş birkaç yazı ve tarihi belirsiz bir sarnıç dışında kale içinde başkaca bir kalıntıya rastlanmamaktadır.

Muğla: Fethiye, Telmessos Tiyatrosu

Telmessos Tiyatrosu; Muğla’nın Fethiye İlçesi, Karagözler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Antik çağda Telmessos kahinler kenti olarak ünlüymüş. Erken Roma döneminde inşa edilmiş olan tiyatro M.S 2. yy’da onarım görmüştür. Tiyatronun orijinalinde 6.000 kişi kapasiteli olduğu ve arena olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Günümüzde tiyatroda 2000-2500 kişi oturabilmektedir.

Fethiye İskelesinin yanında bulunan telmessos antik tiyatrosu 1993 yılında müze müdürlüğü başkanlığında yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır. MS 2yy Roma dönemi esri olduğu sanılan Tiyatronun 5 bin kişilik olduğu sanılıyor. Günümüzde 1500 kişilik kullanım alanı ile çeşitli kültürel etkinliklerde kullanılmaktadır.

Muğla: Fethiye, Araxa

Araxa; Muğla’nın Fethiye İlçesi, Ören Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Kent adı yazıtlardan belirlenmiştir. 1946 yılında Ören’de bir vatandaş, Orthagoras adlı ünlü bir vatandaşın kamu hizmetlerini gösteren Araxa halkının bir bildirisini buluncaya kadar kent hakkında bir şey bilinmiyordu.

Yazıttan MÖ 2.yy da Araxa’nın Bubon ve sonra da ülkeyi yağma eden ve birçok yurttaşı  esir alıp götüren Cibyra ile savaşa tutuştuğu yazılı idi. Orthagoras durumu anlatmak üzere elçi olarak Likya Birliğine gönderilir. Tlos ve Xanthos’taki zorbaca başkaldırılar döneminde Orthagoras, birlik ordusunda başarıyla savaşır.

Likyalılar ve Telmessos arasındaki çatışmada da aynı başarıyı gösterir. Araxa’nın komşusu olan Orloanda’nın birliğe katılmasında büyük rol oynar. Ve daha sonraları da Roma’dan gönderilen elçilerle görüşmeleri Orthagoras sürdürür.

Araxa’da büyük bir yapıdan bazı kalıntılara rastlanmaktadır. Bu yapının bir duvarı 3 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Taşlar poligonal ve yer yer dörtgen biçimli ve ustalıkla işlenmiştir. Hayli alçak olan akropol tepesinde, köye bakan yüzünün doruktan az aşağısında, masif bir duvar göze çarpar.

Aşağıda çay kenarında birçok Gotik lahit mezar kapağı göze çarpar. Yazıları okunamaz durumdadır ancak aralarında en ilginçleri, köyden bir mil kadar batıda yol kenarındaki alçak bir tepeciğin dibindeki kayaya oyulmuş bir düzine kadar mezardır.

Muğla: Fethiye, Kayaköy

Kayaköy; Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı yaklaşık 3.500 evden oluşmuş bir mahalledir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kayaköy, eski bir Rum yerleşimiydi. Anadolu Rumları iyi tarımcı olduklarından ekilir dikilir araziye ev kurmazlardı. Evler çevredeki kayalık, taşlık alanlara kurulurdu. Kayaköy de bu anlayışa uygun kurulmuş. Köyde 1922’ye kadar 25 bin kişi yaşıyordu. İstiklal Savaşı’ndan sonra “Mübadele”de köyün sakinleri Yunanistan’a göçtüler. Köyde 13. yy’dan beri hıristiyan toplumun yaşadığı biliniyor.

Buraya da Batı Trakya’dan göçenler yerleştirildi. Kayaköy’ün önündeki düzlüğe evler kurdular. Şimdi düzlükte 2000 kişilik bir yerleşik nüfus var, eski evler de kapısız, penceresiz bir yalnızlık içinde bekliyor. Evler bütünüyle koruma altına alındı ama bu işin epeyce geç yapıldığını siz de göreceksiniz. Eski adı Levissi olan köyde iki kilise, 14 şapel ( küçük kilise ) vardı.. Taksiyarhis ve Katopanayi kiliseleri çok harap durumda.

İkincisinin ahşap kapısı Fethiye Müzesi’nde. Panagia Pirgiotis Kilisesi (Aşağı kilise) ise iyi durumda. Freskleri ile ilgi çekici bu kilise, ziyaret etmeye değer. 1990’da Rodos’lu papaz ile Fethiye’li imam Ali Meryem Ana Kilisesi’nde barış ve dostluk için dua etmişlerdi.Mübadele’den önce kız ve erkek ilkokulları, doktor ve eczaneleri, çok sayıda dükkanı ile çok canlı bir yerleşimmiş.

Gazete bile yayınlanırmış. Mübadele ile gelen müslüman mübadiller burayı pek sevememişler, çoğu başka yerlere göçmüş. Buradan Yunanistan’a gidenler de Atina yakınlarında bir yabanıl yere iskan edilmişler. Burayı mamur edip adına Nea Makri demişler. Yani “Yeni Fethiye”yi kurmuşlar. Köyün alt taraftaki bazı evleri restore edilmiş. Burada oturanlardan biri İstanbul’lu bir ressam.

Diğer biri de köpeği ve tavuklarıyla yalnız yaşayan bir Kaptan. Yabancıların da bulunduğu öğrenciler heykel, seramik, fotoğraf gibi sanatlarla uğraşıyorlar. Taş döşemeli yolu izleyip tepedeki şapele ulaşınca Soğuksu Koyu’nu panoramik olarak görüyorsunuz. Hava çok sıcak da olsa burası her zaman serin bir esintiyle ferahlık veriyor. Solunuzda bu eski köye sırtını dayamış bir evi lokanta haline getirmişler, adı Dibektaş Restaurant.

Diğer lokanta ise Poseidon. Tam bir aile işletmesi. Yemek yiyebilir, çay-kahve veya alkollü bir şeyler içebilirsiniz. Köylü kadınlar evlerinin önünde hamur tahtasının başında gözleme açıyorlar. Gözlemeler esmer undan, ıspanak, peynir, maydanoz ve çevreden topladıkları çeşitli otlarla yapılıyor, lezzetli ve doyurucu. Çay ve ayran da var.

Muğla: Göbün Koyu

Göbün Koyu; Muğla’nın Fethiye İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Göbün koyu. Domuz adasının güneyinde, girişi epeyce dar, çevresi çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı uzunca bir koydur. Göcek koylarının en korunaklısıdır. Her havaya kapalı koy, aynı zamanda bir kış limanıdır.

Korunaklı ama küçük ve dar olan bu koya iki yüksek tepenin arasından girilir. Zaten koyun girişi dikkatli bakılmazsa uzaktan belli olmaz.Girişten itibaren derinlik düşer. Liman içi ortalama derinlik 5-7 metre arasıdır. Koyun batı tarafı tamamen sığlıktır.

Bu sığlığın altında su altı antik kalıntılar bulunur. SİT alanı içerisinde bulunan ve yerleşimin yasak olduğu Göbün’de denizin içindeki kalıntıların bir kısmının geç Bizans dönemine bir kısmının ise Rum evleri olduğu belirtiliyor.  Dar limanda Demirde kalınacak tek yer, girişte sancakta kalan tepenin iç kısmıdır. Burada küçük bir rıhtım bulunur.

Batı kıyısında, koyun uç noktasında karaya çıkanlar, kaya mezarları ve antik kalıntılarla karşılaşacaklardır. Sahilden tepelere ulaşan küçük patika ile, Türk bayrağının bulunduğu tepeye 20 dakikalık tırmanışın ardından muhteşem manzaraya tanık olabilirsiniz.

Muğla: Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi; Muğla’nın Fethiye İlçesi, Ölüdeniz Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kelebekler Vadisi’ne gitmek için önce Ölüdeniz’e gideceksiniz, oradan kiralayacağınız veya dolmuş usulü gidiş-dönüş bineceğiniz bir tekneyle vadinin kumsalına ineceksiniz.

Fethiye çevresinin en çarpıcı yerlerinden birisi Kelebekler Vadisi’dir. 1995’in 8 Şubat’ında 1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide biraz zahmetlice tırmanıştan sonra milyarlarca, milyarlarca kelebeğin kayaları, ağaçların gövdelerini ve yapraklarını, kısacası her yeri bir şal gibi örttüğünü görmek çok şaşırtıcı bir etki yaratıyor.

Önce bunu farkedemiyorsunuz, doğal görüntü böyleymiş gibi geliyor insana. Ama bir ses, bir hareketle havalanıveren kelebekler gökyüzünü kaplıyor, vadiye gölge düşüveriyor. Koy, Ködürümsü limanı olarak da bilinir. Tekne yolculuğu yarım saat sürüyor. Yolda dileyenler mavi mağaraya da uğrayabilirler.

Mağaranın sularına bırakıp, mavi-yeşil yansımalara koyverebilirler kendilerini. 2000 metrelik Babadağ’ın eteklerindeki Kelebekler Vadisinin içinde iki patika var. Biri şelalelere, diğeri Faralya köyüne çıkıyor. Sportmen, doğa yürüyüşleri konusunda birazcık da olsa tecrübeli olmayanlar vadinin yukarılarına tırmanmayı denemesinler.

Birinci şelaleye kadar çıkmakla yetinsinler. Kendine güvenen, vadinin olağandışı çağrısına dayanamayanlar çıkışa devam ederlerse yukarıda sözettiğimiz manzarayı görecekler. Köye çıkan yol ise çok dik. Bir iki yerde ancak ip yardımıyla yukarı tırmanılabiliyor. Dağcılık deneyiminiz yoksa hiç kalkışmayın. Köydeki manzara ise olağanüstü.

“George House” tabelasını izlerseniz, yayık ayranı eşliğinde güzel köy yemekleri yiyebileceğiniz bir eve ulaşacaksınız. Kelebekler vadisi kumsalında konaklama tesisi yok. Çadır kurabilir ya da üzeri çalı ve yapraklarla kaplı çardaklarda, ağaç dalları arasına kurulmuş teraslarda geceleyebilirsiniz. Kumsalda bir kır lokantası kuruluyor yazları. İşletmeciler vadiye çıkış konusunda size yardımcı olacak, yol göstereceklerdir.

Muğla: Şövalye Adası

Şövalye Adası; Muğla’nın Fethiye İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tarihte Meğri Adası, Fethiye Adası isimleriyle de anılan Şövalye Adası, Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği şeklinde bir adadır ve limanı korunaklı bir yer haline getirmiştir. Bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde üzerinde yerleşim yeri bulunan tek adadır.

Şövalye Adası’nın batısında Kızılada, doğusunda Çalış Plajı, güneyinde Fethiye, kuzeyinde açık deniz vardır. Limanın tam göbeğinde olan yerleşiminden dolayı gün boyu tüm güneş ışığını takip eder.

Jeolojik dönemlerde ana karanın bir parçası iken, Oyuktepe Yarımadası’ndan koparak müstakil bir parçaya dönüşen Şövalye Adası, antik Glaukos Körfezi’nin en güneyini kapatarak, Fethiye Körfezi’ne doğal bir liman özelliği kazandırmıştır.

Muğla: Ölüdeniz

Ölüdeniz, Muğla’nın Fethiye İlçesi sınırları içerisinde yer alan eşine az rastlanır bir doğa harikasıdır. Fethiye’ye 14 km. mesafedeki Ölüdeniz’e şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yokuşlu inişli yolun sonunda birden müthiş bir mavi çıkıverir karşınıza. Burası Belcekız Koyu’dur. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz. Ölüdeniz büyülü gibidir, kıpırtısız durur öylece. Dibinde tek bir yosun bile yoktur, beyaz bir kumla örtülüdür. Suyun ve dibinde kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk verir. Ölüdeniz’e Çamların gölgesi düşer ve bu etkileyici turkuazı zenginleştirir.

Belcekız adı da bir efsaneye dayanıyor. Eski çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış. Bir gün yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekız’ı görür. Görür görmez de vurulur. Kızın yüreğine de ateş düşer. Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundadır. Gemi uzaklaşıp gider.

Belcekız hep kıyıyı, sevgilisini kollar. Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde su almaya gelir. Böylece görüşür, sevişirler. Bir gün gemi buralardan geçerken fırtına patlar. Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söyler. İhtiyar kurt ise oğlunun gönül macerasını bilmektedir. Oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanır.

Dalgalarla birlikte kavga da büyür baba oğul arasında. Gemi tam kayalıklara çarpacakken kaptan bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar ve dümene yapışır ki durumu görür. Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya girmektedir. Oğlan orada ölür. Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp ölür.

İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere Ölüdeniz denir. Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz belki de bir oğlana bir kıza yanmaktadır. Ölüdeniz’de 950 hektarlık alan Kıdrak Tabiat Parkı ilan edildi ve koruma altına alındı. Ölüdeniz Lagünü ve Kıdrak Plajını kapsayan bu alan aynı zamanda SIT bölgesi ve özel çevre koruma alanı içinde kalıyor.

Muğla: Hisarönü ve Ovacık

Hisarönü ve Ovacık; Muğla’nın Fethiye İlçesine bağlı iki şirin beldedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ovacık şehir merkezine 6 km. uzaklıkta. Ölüdeniz’e uzaklığı ise 5 km. Belde çok sayıda yeni otel ve tatil köyü ile turistik bir merkeze dönüştü. Ölüdeniz ve Fethiye arasında olması, istendiğinde 10 dakikada Ölüdeniz’e ve Fethiye’ye inilebilmesi, şehir kalabalığından uzak konaklamak isteyenler için ideal bir mekan haline getirdi.

Hisarönü’ne ise Ovacık’ın hemen bitiminden sağa ayrılan yolla ulaşılıyor. Çok sayıda irili ufaklı otel, pansiyon ve tatil köyü hizmet veriyor. Fiyatları da makul. Buradan Ölüdeniz ve Belcekız koyları da yakın, isterseniz denize oralara gidebilirsiniz. Ovacık ve Hisarönü’ne Fethiye’den minibüsler düzenli çalışıyor.

Muğla: Tersane Adası

Tersane Adası; Muğla’nın Fethiye İlçesi sınırları içerisinde yer alan Göçek Körfezi’ndedir. Tersane Adası’na derin bir kanaldan geçerek ulaşılıyor.

Osmanlı döneminde tersane olarak ta kullanılmıştır. Adını buradan almaktadır. Tersanenin kalıntıları günümüzde hala bulunmaktadır. Geçmişte küçük gemilerin yapım, bakım ve onarımlarının yapıldığı bir tersaneymiş. Adada mübadele sonrasında boşaltılmış eski Rum evleri bulunmaktadır.

Tarihsel kaynaklara göre ada geçmişte Telandria ismiyle iskân edilmiş. Bizans döneminde de denizcilerin Fethiye Körfezindeki en güvenli sığınaklarından birisiymiş. Lozan Anlaşmasından sonra, 1922 mübadelesiyle boşaltılarak, sakinleri Yunanistan’a göç etmiş. Tersane Adası üzerinde erken Roma dönemine kadar uzanan fakat çoğunluğu Akdeniz mimarisi özelliği taşıyan, çok sayıda bina kalıntısı bulunmaktadır. Ayrıca bir de gözetleme kulesi vardır.

12 adalar turlarının uğrak yerlerinden olan adada günümüzde hayvancılık ve ziraat ile uğraşan birkaç aile yaşamaktadır. Ayrıca kıyıda hizmet veren küçük ama şirin restoranıyla, üzerinde balıkçıların Yaz Limanı ve Kış Limanı olarak adlandırdıkları iki ayrı korunaklı koyu ile yatçılar için bölgenin en güvenli yeridir. Adanın doğu tarafındaki demirlemeye elverişli ve korunaklı diğer koy ise yaz limanı adıyla biliniyor.

Tersane Adasının kuzey batı yakasında iyi korunmuş bir doğal liman vardır. Bizans dönemin de burada bir tersane olduğu söylenmektedir. Sahildeki yıkıntılar arasında bir çok ev kalıntısına da rastlanır. Ada çanak görümündedir. Kıyıda tek tük palmiyeler, zeytin ağaçları ve bol miktar da keçi bulunur. Diğer bir koyda kuzeye bakan kısımda yer alan girintidir. Yazlık liman adı verilen bu koyda demirleme için elverişlidir.

100 Metre genişliğindeki derin ve temiz kanaldan geçilerek yosunlu balçık zemine 5 metre derine demirleyip güneydoğu yönünde tekne bağlanır. Limanın tüm doğu ve kuzeydoğu kısımları kayalar ve batık rıhtım duvarları nedeniyle uzak durulması gereken yerlerdir. Demirleme yeri sadece kuzeybatıya açıktır. Limanın kuzeydoğu girintisindeki çeşmeden temiz su akmaktadır. Sahilde restoranlar vardır. Tepeler ise gün batımını seyretmek için oldukça idealdir.