Hatay: İssos (Epiphaneia) Antik Kenti

İssos (Epiphaneia) Antik Kenti; Hatay’ın Erzin İlçesi, Gözeneler mevkiinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Antik kent, yaklaşık 800 x 1000 m genişliğindedir. Kent merkezinin doğu bölgesinde küçük bir höyük yer almaktadır. Su kemerleri kentin doğusundan başlayıp höyüğün üst bölgesinden geçmiştir. Tiyatro höyüğün kuzey eteklerinde ve batıya bakmaktadır.

Höyüğün batı bölgesinde kuzey – güney doğrultusunda uzanan sütunlu cadde bulunmaktadır. Sütunlu Caddenin kuzeyinde odeon, güneyinde kilise yer almaktadır. Kentin kuzey ve batı bölgesinde bazalt taştan yapılmış yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Epiphaneia Kenti, Ovalık Kilikya içerisinde yer almaktadır. M.Ö. II. binyılın ikinci yarısının başlarından itibaren bölgede Hitit etkisi görülmüştür. Yeni Babil kralları, Hume dedikleri bölgeye en az üç defa sefer düzenlemiş, Yeni Asur kaynaklarındaki Que olarak adlandırılan bölgede M.Ö. IX. yüzyıldan itibaren faaliyetler başlatmışlardır. Bölge M.Ö. VI. yüzyılda Perslerin hakimiyetine girmiştir.

Büyük İskender’in M.Ö. III. yüzyılda Persleri yenmesi ile bölge de Helenistik dönem başlamıştır. Seleukos kralı IV. Antiokhos Epiphanes tarafından ismi değiştirilen Epiphaneia kentinin M.Ö. II. yy ortalarına kadar kullanılan ismi Oiniandos’tur. Roma’nın Kilikya bölgesine ilk doğrudan müdahalesi M.Ö.II. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır.

M.S. I. yy da bölgenin yeniden düzenlenmesi ile Romalıların imar faaliyetleri artmış ve M.S. III. yüzyıla kadar devam etmiştir. M.S. III. yüzyılda Persler (Sasani) Kilikya bölgesini işgal etmiştir. Haru-ar-Rasid (Abbasi) M.S. VIII. yy da Roma-Bizans egemenliğini sonlandırmıştır. Erzin, XV. yüzyılda Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devletine katılmıştır.

Epiphaneia Hamamı: Epiphaneia hamamının 18 mekanı ortaya çıkarılmış olup alt yapısının bir kısmı da ortaya çıkarılmıştır. Hamamın doğusunda Roma dönemine ait dükkanlar ve sütunlu, taş döşeli meydan ve üst tabakasında Abbasilere ait mekanlar bulunmaktadır.

Geç Roma Dönemine tarihlenen Epiphaneia hamamının planına bakıldığında kuzey-güney doğrultusunda uzandığı görülmektedir. Hamam odalarının dizilişinde asimetrik bir plan uygulanmıştır. Hamamın güneyinde soğuk mekanlar, orta bölümünde kilit mekan, ılık ve kuzeyinde sıcak mekanlar yer almıştır.

Hamamın doğusunda mekanlar yoğunlaşmış, odalar ve geniş havuz bulunurken, batısında küçük ve tek sıra halinde odalar bulunmaktadır. Hamam da üst yapısının yanında alt yapısının bir kısmı da ortaya çıkarılmıştır. Genel olarak bakıldığında hamam mimarisinde bölgenin volkanik olan bazalt taşları ile tuğla kullanılmış ve sıvanmıştır.

Epiphaneia hamam mozaikleri, hamamın ortasında, güney ve güneydoğu bölgesindeki mekanlarda toplanmıştır. Hamamın orta bölgesinde yer alan soğuk mekanda mozaiğin merkez bölümünü oluşturan Artemis ve av sahneli I. pano yer almıştır. 9,20 x 9,80 m boyutlarındadır. Artemis ve av sahneli mozaiğin devamı olan II., III. ve IV. pano da güneye doğru genişleyen soğuk mekanın tabanındadır.

Hatay: Erzin, Başlamış Kaplıcaları

Başlamış Kaplıcaları; Hatay’ın Erzin İlçesi, Başlamış Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Erzin İlçe merkezine 3 kilometrelik bir mesafededir.

Kaplıcalar ve içmeler, özellikle yaz aylarında şehrin turizmini hareketlendirmektedir.

Başlamış Kaplıcaları, Amanos Dağı’nın eteklerinde, sıcak suyuyla, suyundaki minerallerle turistlerin ilgi odağı. Erzin’deki içme sularının içerisinde sülfat, bikarbonat, magnezyum ve karbondioksit bulunmaktadır.

Genellikle idrar yolları, metabolizma ve sindirim sistemine iyi geldiği bilinmektedir. Erzin Kaplıcaları’ndan yararlanmak isteyen turistler için belediyeye ait bir motel bulunmaktadır.

Motelin yatak kapasitesi 150 yataklıdır. Erzin Başlamış Kaplıcaları Hatay yolculuğunuzdaki duraklarınızdan biri olabilir.

Hatay: Erzin, İçmeler Kaplıcası

İçmeler Kaplıcası; Hatay’ın Erzin İlçesi, Başlamış Mahallesi, İçmeler Sokak üzerinde yer almaktadır. İlçe merkezinin  3 km doğusunda yer almaktadır.

Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır. Erzin İçmeleri özellikle yaz aylarında iç turizme hitap eder. 150 yatak kapasiteli Belediye Moteli ile şahıslara ait pansiyonlar artan talebi karşılamakta güçlük çekmektedir.

Çevre, maki ve meşe-çam karışık bir orman örtüsü ile kaplıdır. Sıcaklığı 24 derece, pH sı 6,7 olan Erzin İçme Suları bikarbonatlı, sülfatlı, magnezyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli ve bromürlü bir bileşime sahiptir.

İçme kürlerine elverişli olan bu sular sindirim sistemi hastalıkları, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları ve metabolizma bozukluklarına olumlu etki yapar.

Kaplıca ve içme sularımızın sağlık etkinliklerinin (olumlu etki yaptıkları hastalıkların) İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığınca (Çekmece-Nükleer Araştırma Enstitüsü) ile işbirliği içinde yapılmaktadır.

Yılın 12 ayı hizmet veren Belediye Motelinde mükemmel ortam tatile gelen tüm turistlerin beğenisini kazanmış ve yeni misafirlerini ağırlayacak olmanın heyecanını hiç bir zaman kaybetmemiştir.

Hatay: Erzin, Karagöl

Karagöl; Hatay’ın Erzin İlçesi, Gökdere Yaylası sınırları içerisinde yer almaktadır. Gölde bulunan şifalı sülükler yerli turistler için ilgi merkezi olmaktadır.

Karagöl, yüz ölçümü 0,15 km2, denizden yüksekliği 273 m olan doğal bir göldür. Gölü besleyen su kaynakları yağmur ve kar suları olup yıl içerisinde su derinliği oldukça değişmektedir.

Bölgede bunan narenciye bahçelerinin çokluğu ve bu bahçeleri sulama amacıyla çiftçilerin göl suyunu düzensiz ve bilinçsiz bir şekilde kullanması göl suyu derinliğinin mevsimsel değişimini de oldukça etkilemektedir.

Göl suyundaki bu değişim gölün biyolojisini de olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle balıkların üreme döneminde sulama amaçlı kullanım arttığından göl su derinliliğinin düşmesi bunun sonucu olarak da balık yumurtalarının büyük kısmının zarar görerek balık populasyonlarında gelişme sağlanamamaktadır.

Bölgede bulunan İskenderun Demir Çelik Fabrikası’nın bacalarından çıkan zararlı gazlar yağışlar sonucunda göl ortamına karışarak göl biyolojisini olumsuz yönde etkileyen diğer bir önemli faktördür.

Ayrıca yağmur ve eriyen kar sularının oluşturduğu erozyon sonucunda göle karışan suda askıda katı madde oranının yüksek olması da göl fizyolojisini ve biyolojisini etkileyen önemli faktörlerden biridir.

Belirtilen faktörlere ilave olarak; arazilerin ziraata açılması, toprakların tuzlulaşması, yoğun zirai gübre kullanımı, pestisitlerin yaygın kullanımı, erozyon ve organik madde ile bitkisel çeşitliliğin azalması en önemli çevresel problemler olarak su kaynaklarını tehdit eder olmuştur.