Çankırı: Taş Mektep

Taş Mektep; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Vali Ayhan Çevik Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Taş Mektep ya da ilk adıyla İdadi Mektep, 1893 yılında açılan okulun yapımına 1886 yılında başlanmıştır. Bina iki katlı olup, kesme taştan yapılmıştır.

Lise, Ortaokul ve Güzel Sanatlar Lisesi olarak hizmet veren binanın bir diğer özelliği ise Atatürk’ün Şapka Devrimi nedeniyle çıktığı yurt gezisi sırasında bu binadaki bir dershanede konuk edilmesidir.

Günün imkânları doğrultusunda tefriş edilip, Atatürk’ün 31 Ağustos 1925 gecesi konakladığı dershane günümüzde “Atatürk Odasına” dönüştürülmüştür.

Çankırı: Koca Meşe

Koca Meşe; Çankırı’nın Yapraklı İlçesine bağlı Karacaözü Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Yapraklı İlçe Merkezi’nden hareket eden Karacaözü Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Koruma altına alınan meşe ağacının 400 yaşın üzerinde olduğu ve dünyanın en yaşlı meşeleri arasında sayıldığı bilinmektedir. Görenleri hayrete düşüren meşenin çevresi 14,10 metredir.

Ayrıca Merkez Müflis Tepesi mevkiinde Çınar Ağacı, Orta İlçesinde Paşasultan, Eldivan’da Türbe ve Gedene Çamları ile Kaba Meşe, Çerkeş’te Dokuzkardeşler Çamları ile Ilgaz’da bir ulu çam anıt ağaç olarak tescillidir.

Çankırı: Saat Kulesi

Saat Kulesi; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Alibey Mahallesi, Güdük Minare Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

II. Abdülhamit Döneminde yaygınlaşan saat kulesi uygulamalarından birisi de şehrimizde yer almaktadır. Yalın bir yapı olan eser için İsviçre’de yapılan saat 1866 yılında İnebolu yolu üzerinden Çankırı’ya getirilmiştir.

Kare planlı ve dikdörtgen gövdeli olan kule bir platform üzerine oturtulmuştur. Şehre hakim bir noktada bulunan saat kulesinin yüksekliği 15 metredir. Üst kısmında balkon ve dört yönünde saat kadranları bulunmaktadır.

Çankırı: Buğday Pazarı Medresesi

Buğday Pazarı Medresesi; Çankırı’nın Merkez İlçesi, İncili Çeşme Mahallesi, Buğday Pazarı Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Buğday Pazarı Camii avlusunda bulunan Buğday Pazarı Medresesi 18. yy ‘da inşa edilmiştir.

Taş subasman üzerine ahşaptan iki katlı olarak inşa edilen yapı, kuzey güney yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır.

El Sanatları Merkezi olarak düzenlenen eserde Çankırı yöresine ait giyim, kuşam, mutfak eşyaları ile el sanatlarına yönelik malzemeler sergilenmektedir.

Çankırı: Çivitcioğlu Medresesi

Çivitcioğlu Medresesi; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Mimar Sinan Mahallesi, Çivitçioğlu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Büyük Caminin doğu cephesinde yer alan ve 17. yy ‘dan günümüze ulaşan eser avlu içerisinde, iki katlı, doğu batı yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır.

Hücrelerin önünde her iki katta da ahşap revak sırası bulunmaktadır. Eser günümüzde geleneksel Türk süsleme sanatlarının üretildiği ve sergilendiği bir kültür ve sanat merkezi olarak hizmet vermektedir.

Çankırı: Bayramören Köprüsü

Bayramören Köprüsü; Çankırı’nın Bayramören İlçesi, Köprülü Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Melan Çayı üzerinde inşaa edilmiştir.

Bayramören Köprüsü İlçenin dışında Melan Çayı üzerinde kuruludur. İki gözlü, ayakları kesme taştan, diğer kısımları ahşaptandır. Üzerinden yayalar geçebilecek genişlikte inşa edilmiştir.

Kesme taş ayaklar üzerine kalasların bindirilmesi suretiyle farklı bir mimari tarzı vardır. Köprü, alaturka kiremit kaplı çatı ile örtülerek korunmuştur. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte 100-150 yıllık olabileceği tahmin edilmektedir.

Çankırı: Sakaeli Kaya Mezarları – Peri Bacaları

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları; Çankırı’nın Orta İlçesine bağlı Sakaeli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Çankırı’ya 72 km, Orta’ya ise 7 km. mesafededir.

Orta İlçesi Merkezi’nden hareket eden Sakaeli Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Genel olarak Roma ve Bizans Dönemlerine ait olduğu tahmin edilen Sakaeli Kaya Mezarları, köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer almaktadır.  Çakıl taşlı tortul kaya özelliği taşıyan tepenin yüzeyindeki oyukların yere yakın olanları köy halkı tarafından önü kapatılmak suretiyle değişik maksatlarla kullanılmaktadır.

Çeşitli yükseklik ve genişlikteki oyuklar; tek, birbirine geçişli, basamakla inilen iki odalı bölmeli, aydınlatma pencereli  özellikler göstermektedir. Kare, dikdörtgen planlı, düz kubbe ve semerdam tavanlıdırlar. Duvarlara  açılmış küçüklü büyüklü nişler mezar odası ve ikamet  amaçlı  olarak kullanılmıştır. Bir  kısmının girişleri kemerli ve içlerinde ölü sedirleri mevcuttur.

1.5 x 1.5 ile 10.0 x 10.0 m arasında değişen taban ölçüleri, 2-3.5 m arasında değişen tavan yüksekliklerine sahiptirler.  Oyuklar arasında 27 basamakla inilen bir sulu in bulunmaktadır Devrez Çayının akıntısı istikametinde köye 2 km mesafedeki Gelin Kayası mevkiinde peri bacası oluşumları ve aralarındaki kaya mezarları ilginç görünümler oluşturmaktadır.

Çankırı: Alpsarı Göleti

Alpsarı Göleti; Çankırı’nın Korgun İlçesine bağlı Alpsarı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Korgun’dan hareket eden Alpsarı ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Çankırı İl Merkezine 22, Korgun İlçe Merkezine 10 km mesafede bulunmaktadır.  Alanın topoğrafik yapısı ve bu yapıyla bütünleşen bitki örtüsünün güzelliği nedeniyle halkın ilgi duyduğu önemli bir mesire yeridir.

Çevre düzenlemesi  İl Özel İdaresince yapılan alanda restoran, masabanklar, perguleler, yürüyüş yolları, yapay çim saha, kondisyon aletleri bulunmakta, ziyaretçiler gölette deniz bisikletleri ve teknelerle gezi yapabilmektedirler.

Çankırı: Hüyük Yeraltı Şehri

Hüyük Yeraltı Şehri; Çankırı’nın Orta İlçesine bağlı Hüyük Köyü’ne yaklaşık 200 metre mesafede bulunan Höyük Tepesi’nde yer almaktadır.

Hüyük Yeraltı Şehri’ne Orta İlçesi Merkezi’nden hareket eden Höyük Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

MS 3 – 5. yüzyıllarda yapıldığı ve kullanıldığı tahmin edilen yer altı şehri 2005 yılında tespit ve tescil edilmiştir. 2006 ve 2008 yıllarında Müze Müdürlüğünce gerçekleştirilen temizlik çalışmalarıyla; küçük kilisesi, keşiş odaları, sarnıcı ve diğer hayat alanlarıyla komplike bir yapı arz eden çok katlı  kültür varlığı tamamen açığa çıkartılmıştır.

Çankırı: Taş Mescit

Taş Mescit; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Yeni Mahalle, Taş Mescit Caddesi, Meslek Yüksekokulu Yanında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Taş Mescit Çankırı’da Selçuklular Dönemi’nden kalma en önemli yapıdır. Cemaleddin Ferruh Şifahanesi ve Darülhadisi olarak birbirine bitişik inşaa edilen bu iki yapı, mimarlık tarihi bakımından olduğu gibi plastik sanatlar açısından da ilgi odağı niteliğindedir.

Günümüze kadar ulaşan kitabelerinden anlaşıldığına göre Şifahane, Keyhüsrev Oğlu l.Alaeddin Keykubat zamanında Atabey Cemaleddin Ferruh tarafından 1235 yılında yaptırılmıştır. Bundan yedi yıl sonra 1242-1243 yılında Şifahanenin önüne bir Darülhadis ekleten Cemaleddin Ferruh, bu yapılarıyla Çankırı’da ilginç sağlık kurumlarından birisinin kurucusu olmuştur.

Bu iki yapıdan, halk arasında Taş Mescit olarak tanınan Mescit ve Cemaleddin Ferruh’un Türbesi bulunan Darülhadis kısmı, bütünüyle günümüze  ulaşmıştır. Şifahane kısmı ise tamamen yok olmuş durumdadır. Tekkelerin kapatılması kararına kadar bir süre Mevlevihane olarak ta görev yapan Şifaha­nenin yıkılmasına, moloz taştan yapılmış olması ve arazinin durumunun sebep olduğu sanılmaktadır.

Buna karşılık olarak ön tarafa yedi yıl sonra yapılan Darülhadis,  iki katlı olarak kesme taştan yapılmış, dışardan iki duvar ve bir köşe kulesiyle desteklenmiştir. Bu yapıların bir diğer önemi de yapı üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan gelmek­tedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş, devamlı olarak üzerinde durulmuştur. Boyutları1 x 0.25  m olan bu kabartmanın özelliği,  gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir.

Ejderlerin başları karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde “Tıp Sembolü” olarak kullanılmaktadır. Halk arasında su içen yılan olarak da adlandırılan ikinci par­ça ise, diğeri gibi alçak kabartma olarak biçimlendirilmemiş olup başlı başına bir heykel görünümü verilmiştir.

Darülhadis’te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça, kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısımda uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif de günümüzde “Eczacılık Sembolü” olarak kullanılmaktadır. Eser yakın döneme kadar Mevlevihane olarak da kullanılmıştır.