BM Genel Sekreteri Guterres: Suriye Halkından Vazgeçemeyiz

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye’deki insani durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında, Suriye’nin kuzeybatısındaki milyonlarca insana Türkiye üzerinden gönderilen yardımların önemine vurgu yaptı.

Bu bölgedeki insanlara yardım ulaştırılmasını sağlayan BM programının bir yıl daha uzatılması için Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunan Guterres, “Suriye halkından vazgeçemeyiz” ifadesini kullandı.

Suriye’de muhaliflerin kontrolündeki kuzeybatı bölgesine Türkiye sınırındaki Babül Hava Sınır Kapısı üzerinden yardım gönderilmesine imkân tanıyan BM programı 10 Temmuz’da sona eriyor.

Esad rejiminin müttefiki Rusya, söz konusu yardım programının Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini savunuyor. Moskova bu gerekçeyle yardımların Suriye içinden gönderilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak muhalifler bu durumda gıda ve diğer insani yardımların hükümet kontrolüne geçmesinden endişe ediyor.

“Ahlaki bir zorunluluk”

BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Guterres, “Sınır ötesi operasyonlara izin verilmesi konusundaki konsensüsü sürdürmeleri için konsey üyelerine güçlü bir şekilde çağrıda bulunuyorum” dedi. BM Genel Sekreteri, “bölgede yardıma ve korumaya ihtiyaç duyan 4,1 milyon insanın çektiği ızdırap ve savunmasızlığı dikkate almanın ahlaki bir zorunluluk olduğunu” sözlerine ekledi.

Guterres, Suriye’nin kuzeybatısındaki ihtiyaç sahiplerinin yüzde 80’inin kadın ve çocuk olduğunu belirtti.

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu ise toplantıda yaptığı konuşmada, “İnsan hayatına ve BM Antlaşması’na saygı gösteren biri böyle hayati bir sistemi aksatmaya nasıl vesile olabilir?” ifadesini kullandı.

Ayda 800 kamyon yardım

Guterres’in bir yıl daha uzatılmasını talep ettiği BM operasyonlarında Türkiye’den Suriye’ye ayda yaklaşık 800 kamyon yardım ulaştırılıyor. Yardım programının uzatılması için BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’den hiçbirinin veto etmemesi koşuluyla en az dokuz üyenin onayı gerekiyor.

BM Güvenlik Konseyi 2014 yılında Suriye’de muhaliflerin kontrolündeki bölgelere Irak ve Ürdün’ün yanı sıra Türkiye’deki iki sınır kapısından insani yardım geçisine izin vermişti. Ancak daha sonra Rusya ve Çin’in itirazları üzerine geçiş noktaları Türkiye’deki Babül Hava Sınır Kapısı’yla sınırlandırıldı.

Karadeniz’deki Mayınlar Tahıl Ticaretini Engelliyor

Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna’dan tahıl tedariği yolunu açarak küresel gıda krizi kaygılarını gidermeye çalışırken, Karadeniz’e yerleştirilen yüzlerce mayın, herhangi bir anlaşmaya varılmasından sonra bile çözümü aylar sürecek bir kabus anlamına geliyor.

Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Ukrayna ve Rusya’nın kıyılarının bulunduğu Karadeniz, tahıl, petrol ve petrol ürünleri nakliyatında kritik öneme sahip.

Ukrayna hükümeti yetkilileri, Rusya’nın 24 Şubat’ta başlattığı işgal öncesinde dünyanın dördüncü büyük tahıl ihracatçısı olan Ukrayna’nın elinde bulunan 20 milyon ton tahılın ihraç edilemediğini bildiriyor.

Ukrayna ve Batılı liderler, Moskova’yı, Ukrayna limanlarını işlevsiz hale getirmek ve bunun sonucunda gıda ürünlerini bir silah olarak kullanmakla suçluyor. Rusya ise tahıl ihracatının akışının yeniden sağlanması için Batılı ülkelerin yaptırımları kaldırmasını talep ediyor.

Ancak herhangi bir anlaşmaya varılsa ve Ukrayna limanları yeniden açılsa da Ukrayna ve Rusya’nın denize yerleştirdiği mayınlar, denizcilik yetkililerine göre aylar boyunca gemi nakliyeciliğini sekteye uğratmaya devam edecek.

Tahıl ürünlerinin denizlerden geçişini sağlamak için çaba gösteren kurumlardan biri olan BM’ye bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü’nden bir sözcü, “Deniz mayınları liman girişlerine döşendi ve bazı çıkışlar batırılmış mavna ve vinçlerle bloke edildi. Limanlardaki deniz mayınlarının tamamını temizlemek birkaç ay sürer” dedi.

Gıda fiyatları

Uluslararası Tahıl Konseyi, küresel tahıl üretiminin 2022-2023 sezonunda talebin gerisinde kalacağını tahmin ediyor.

Ukrayna tahılına erişimin kesilmesi, mevcut arzı daha da daraltacak ve küresel açlığın daha önce hiç olmadığı seviyelere tırmanmasıyla ekmek, makarna gibi temel gıda ürünlerinin fiyatlarını arttıracak, gıda enflasyonunu körükleyecek.

Batılı deniz taşımacılığı yetkilileri, Ukrayna’da limanların civarına ne tür mayınlar döşendiğinin netlik kazanmadığını söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Mart ayında Reuters haber ajansına, Rusya’nın döşediği 372 deniz mayınının “R-421-75” tipi olduğunu, bunların Ukrayna donanmasında kayıtlı olmadığını ve Ukrayna donanması tarafından kullanılmadığını bildirmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı, Mart’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Odesa, Oçakov, Çoromonsk, Yujni limanlarının girişine 400 mayın döşediğini bildirmişti.

Rus istihbarat dairesi FSB de yine Mart’ta, Ukrayna’nın limanları yakınında bağlı oldukları kablolardan kopan mayınların Karadeniz’e sürüklendiğini kaydetmiş, Ukrayna ise FSB’nin uyarısının yanlış olduğunu, denize sürüklenen mayınlar hakkında bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, bazı mayınları Ukrayna’nın döşediğini söyledi ve ”BM anlaşmasının 51’inci maddesiyle garanti altına alınan meşru müdafaa hakkımız kapsamında denize mayın döşedik” dedi.

Rusya Savunma Bakanlığı 26 Mayıs’ta Mariupol limanının mayınlardan temizlendiğini bildirdi ve yabancı hükümetleri, “Mariupol’daki gemi sahiplerine gemilerini daimi olarak demirledikleri yerlere çekmeye teşvik etmeye” çağırdı.

Ukrayna’daki limanlarda 84 yabancı gemi mahsur kalmış bulunuyor. Bu gemilerinin birçoğu tahıl taşıyor.

Mayın tehlikesi uyarı işaretleri bulunan Odesa’daki plajlarsa kapalı. Bazı mayınlar Türkiye ve Romanya’ya kadar ulaştı.

Deniz taşımacılığı kanallarını açmak için çalışan bir başka örgüt olan Uluslararası Nakliyecilik Odası’nın Genel Sekreteri Guy Platten, “Şu anda gemilerin limanlara giriş ve çıkış yapmaları güvenli değil. Mayınlar temizlenene kadar durum değişmeyecek” dedi.

Ukrayna kıyıları yakınlarında şimdiye kadar yedi gemi mayına çarptı, bunlardan ikisi battı. İki denizciyse yaşamını yitirdi. Londra’daki sigorta şirketleriyse tüm bölgeyi yüksek risk kategorisine aldı.

Mayın temizleme

Ukrayna kıyılarındaki mayınları temizlemek için başlatılacak girişim, 1980’li yıllarda İran-Irak savaşından bu yana mayın temizleme konusunda atılacak en büyük adım olacak.

İngiltere Kraliyet Donanması’ndan emekli Gerry Northwood, döşenen mayın türleri ve bunların nereye döşendiği konusundaki istihbarata daha işin en başında ihtiyaç olduğunu söyledi.

Denizcilik güvenliği firması MAST’ta danışmanlık yapan Northwood, “Mayın temizleyicilerin mayınların yerini tespit etmesi ve imha işlemi için uzaktan kumandalı sualtı araçlarına ihtiyacı olacak” dedi.

İngiliz Kraliyet Donanması’ndan emekli Koramiral Duncan Potts, Karadeniz genellikle gel-gitin ve da güçlü akıntıların çok olmadığı bir deniz olsa da yüzeydeki mayınların zaman içinde uzak mesafeler kat edebileceğini söyledi.

Batılı hükümetlere danışmanlık yapan Potts, “Deniz yüzeyinde bir yere bağlı olmadan serbest dolaşan mayınlar, düşmanınıza olduğu kadar size de yönelik bir tehdittir” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, üst düzey BM yetkililerinin son 10 gündür tahıl ürünlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla Ankara, Brüksel, Kiev, Moskova ve Washington’da temaslarda bulunduğunu söyledi.

Bir Avrupa Birliği (AB) yetkilisi, mayın temizliği için birliğin yapabilecekleri hakkında konuşmanın tamamen varsayıma dayalı olduğunu, döşediği mayınları Rusya’nın temizlemeye başlaması gerektiğini söyledi.

Reuters’a konuşan yetkili, “Bu sağlanana kadar deniz koridorları olmayacak. Ukrayna’ya savunmadan vazgeçmeleri için baskı yapmayacağız. Varılacak her türlü anlaşma Ukrayna tarafından kabul edilebilir olarak tanımlanmalı” dedi.

Denizcilik kaynakları, hangi ülkelerin donanmalarının mayın temizliğine katılacağına ilişkin bir anlaşma gerekeceğini, Rusya’nın çabalarına duyulan güvensizlik nedeniyle ticari firmalar ve sigorta şirketleri için bu anlaşmanın kabul edilebilir olmasının şart olduğunu bildirdi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

7 Milyonu Aşkın Ukraynalı 44 Farklı Ülkeye Sığındı

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Ukraynalı mültecilerin durumuna ilişkin verileri güncelledi. Ukrayna’daki savaşın bugün dünyanın en büyük mülteci krizlerinden birine neden olduğu, milyonlarca mültecinin komşu ülkelere sığındığı, çok daha fazlasının da ülke içinde yerinden edildiği belirtildi.

UNHCR, savaşın başladığı 24 Şubat’tan bu yana 44 farklı ülkeye 7,3 milyon Ukraynalı mültecinin sığındığını, bazı bölgelerde Rus ordusunun etkisini kaybetmesiyle 2,3 milyon Ukraynalı mültecinin de ülkelerine geri döndüğünü kaydetti.

BM Mülteciler Yüksek Komiser Yardımcısı Raouf Mazou, Ukraynalı mültecilerin sığındığı ülkelerden veri alma ve analiz kapasitesini daha güçlendirdiklerini belirterek, “Veri toplama ve analiz kapasitesini arttırmamız etkili bir insani müdahale sağlamak, kritik ihtiyaçları karşılamak, geleceği daha iyi planlamak için çok önemli” dedi.

Avrupa’daki 4,8 milyon Ukraynalı mülteciden 3,2 milyonunun, “Geçici Koruma Statüsü” veya benzeri ulusal koruma planlarına kayıtlı olduğu kaydedildi.

Ukrayna’daki güvenlik durumu kırılgan olmaya devam etse de komşu ülkelerle sınır hareketinin karşılıklı olarak sürdüğü de ifade edildi. Bazı Ukraynalı mültecilerin ülkelerindeki son durumu değerlendirmek, mülklerini kontrol etmek, aile üyelerini ziyaret etmek veya ailelerini göç ettikleri ülkelere getirmeye yardımcı olmak için Ukrayna’ya geri döndükleri, bazılarınınsa ülkelerine temelli geri dönme niyeti taşıdığı belirtildi.

“Akdeniz’de ölüm ve kayıplar arttı”

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin dikkat çektiği diğer bir konu da Akdeniz yoluyla denizden Avrupa’ya sığınmak isteyen mülteci ve göçmenlerin sayısı 2015 yılına göre azalmış olsa da ölüm ve kayıp sayısının artması oldu.

2015’te bir milyondan fazla mülteci ve göçmenin Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaştığı ve bunun bir rekor olduğu belirtilirken, 2018’de 141 bin 500, 2019’da 123 bin 700, 2020’de 95 bin 800, 2021 yılında 123 bin kişinin Avrupa ülkelerine sığındığı kaydedildi. 2020’de bin 881, 2019’da bin 510 ve 2018’de 2 bin 277’den fazla kişinin denizde ya boğulduğu ya da kayıp olarak kayıtlara geçtiği ifade edildi.

BM: Akdeniz, Mülteciler İçin Daha Ölümcül Hale Geldi

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Shabia Mantoo, BM’nin Cenevre ofisinde bir basın toplantısı düzenledi. Mantoo, 2015 yılından bu yana Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmak isteyen mültecilerin sayısının azaldığını, fakat söz konusu geçişler sırasında yaşanan can kayıplarının arttığını açıkladı.

“Akdeniz’den Avrupa’ya geçmeye çalışan mülteci ve göçmenlere ilişkin bildirilen rakamlar 2015’te olduğundan daha düşük olsa da yolculuklar daha ölümcül hale geliyor” değerlendirmesine yer verilen açıklamda Akdeniz’den Avrupa’ya geçişlerle ilgili sayısal veriler de paylaşıldı.

BMMYK’nın paylaştığı veriler özetle şöyleydi:

“Üç milyondan fazla mülteci ve göçmenin Akdeniz’den Avrupa’ya geçtiği ve bu açıdan zirvenin görüldüğü 2015 yılından bu yana, bu yolculukları yapanların sayısında COVID-19 pandemisinden de önce başlayan bir düşüş eğilimi var. 2021 yılında 123 bin 300 bireysel geçiş bildirildi. Bu sayı, 2020 yılında 95 bin 800, 2019’da 123 bin 700 ve 2018 yılında 141 bin 500 idi.

“Düşen geçiş sayılarına rağmen ölü sayısında ciddi bir artış oldu.

Geçen yıl Akdeniz ve kuzeybatı Atlantik’te 3 bin 231 kişinin öldüğü veya kaybolduğu bildirildi. Bu sayı, 2020 yılında bin 881, 2019 yılında bin 510 ve 2018 yılından 2 bin 277’nin üzerindeydi.

Çok daha fazla sayıda kişi ise Sahra Çölü ve uzak sınır bölgelerinden karayoluyla gelirken hayatını kaybetmiş veya kaybolmuş olabilir.”

Uluslararası topluma çağrı

BMMYK Sözcüsü Mantoo ayrıca mültecilerin geçişi sırasında en fazla ölüm ve suistimallerin yaygın olarak Eritre, Somali, Cibuti, Etiyopya, Sudan ve Libya rotalarında görüldüğünü ifade etti:

Yolculukları sırasında, mülteciler ve göçmenlerin, Sahra Çölü’nü geçmek için kaçakçılara güvenmekten başka fazla bir seçeneği yok. Bu da onları yüksek suistimal risklerine maruz bırakıyor. Libya ve Tunus’tan, çoğu kişiler denizi geçerek İtalya ve Malta’ya ulaşmaya çalışıyor.”

Sözcü Shabia Mantoo, Akdeniz’de mülteci ölümlerinin önlenmesi ve Avrupa yolculuğuna çıkan kişilerin korunması için uluslararası topluma daha fazla eylem çağrısında bulundu.

1,6 Milyar Kişi Ukrayna-Rusya Savaşın Olumsuz Etkileriyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler’in (BM) Küresel Kriz Müdahale Grubu (GCRG), Rusya’nın komşusu Ukrayna’yı işgaliyle 24 Şubat’tan bu yana 106 gündür devam eden savaşın dünyadaki gıda, enerji ve finans sistemleri üzerindeki etkisini ele alan yeni bir politika belgesi yayınladı.

Buna göre, dünyanın 94 ülkesinde tahminen 1,6 milyar insan savaşın yarattığı krizin en az bir boyutuna maruz kalmış durumda. 1,2 milyar insan ise hem gıda, hem enerji, hem de finans sistemlerinde savaşın olumsuz etkileri ile karşı karşıya kalan “kusursuz fırtına” ülkelerinde yaşıyor.

Politika belgesinde paylaşılan verilere ilişkin açıklama yapan BM Genel Sekreteri António Guterres de “Ukrayna’daki savaşın dalgalanma etkileri hiçbir ülkenin veya topluluğun kaçamayacağı ciddi bir hayat pahalılığı krizi yarattı” değerlendirmesinde bulundu.

Savaş ve gıda güvensizliği

1,6 milyar kişinin savaş sebebiyle artan gıda ve petrol fiyatlarıyla başa çıkmakta güçlük çektiğini hatırlatan Guterres, bu yıl 47 milyon kişinin daha gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

BM Genel Sekreteri rapora ilişkin BM Genel Merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Savaşın gıda güvenliği, enerji ve finans üzerindeki etkisi sistematik, şiddetli ve hızlanıyor. Savaş, eşi benzeri görülmemiş bir açlık ve yoksulluk, sosyal ve ekonomik kaos getiriyor” dedi:

Mesaj, net ve ısrarlı: Ülkeler hayat ve geçim kaynaklarını kurtarmak için şimdi harekete geçmeli.

Guterres ayrıca Ukrayna tahılının güvenli ve engelsiz bir şekilde Karadeniz üzerinden ihracatının sağlanması çağrısında bulundu.

BM verilerine göre, pandemiden önce ciddi oranda gıda güvensizliği yaşayan kişilerin sayısı pandemi öncesinde 135 milyon iken 2-yıllık pandemi sürecinde 276 milyona yükseldi. Savaşın yarattığı dalgalanma etkilerinin ise bu rakamı 323 milyona yükselteceği tahmin ediliyor.

“Gelecek 18 ay kritik önemde”

Politika belgesinde paylaşılan verilere ilişkin konuşan BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan da “Şimdiye kadarki en ciddi hayat pahalılığı ile karşı karşıyayız” dedi.

“Mevcut gıda krizi, 2023’te hızla küresel boyutlarda bir gıda felaketine dönüşebilir” uyarısında bulunan Grynspan, Ukrayna tahılı ve Rusya gübresinin ihracatı olmadan gıda krizine çözüm bulunamayacağını ve bu nedenle gelecek 18 ayın kritik önem taşıdığını söyledi.

Ukrayna tahılının ve Rusya gübresinin dünyaya ihracı için Moskova’da geçen günlerde temaslarda bulunan Grynspan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye ziyaretinin ardından Ukrayna tahılının dünyaya ihracı konusunda tarafların anlaşmaya yakın olup olmadığı ve küresel gıda krizinden kimin sorumlu tutulması gerektiği ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

Şu aşamada söyleyebileceğim tek şey görüşmelerin yapıcı olması, daha fazlasını söyleyemem… En önemli şey savaşı durdurmak, öyle değil mi? Ama şu da bir gerçek, hatırladığım kadarıyla 63 ülke ihracat konusunda 109 kısıtlama uyguluyor. Piyasalara daha fazla kısıtlama uygulanmaması önemli bir çağrı. Dolayısıyla siyasi kısmı ile ilgili yorum yapmayacağım ama teknik açıdan önemli olan – Genel Sekreterin de söylediği gibi – savaşı durdurmak.

(Kaynak: Bianet)

Türkiye’de 14,8 Milyon Kişi Yeterli Beslenemiyor

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı’nın (WFP) gerçek zamanlı veri paylaştığı “Açlık Haritası”na göre, bugün (6 Haziran) itibariyle 92 ülkede toplam 866 milyon kişi yeterli gıda tüketmiyor.

WFP verileri, 36 ülkede 333 milyon kişinin halihazırda yetersiz beslendiğini, 56 ülkede 533 milyon kişinin ise yetersiz beslendiğinin tahmin edildiğini gösteriyor. Buna göre, toplam nüfusa oranla yetersiz gıda tüketimi oranın en yüksek olduğu 10 ülke şu şekilde:

  • Afganistan (40,4 milyonluk nüfusun 37,4 milyonu)
  • Somali (12,3 milyonluk nüfusun 11,3 milyonu)
  • Nijer (22,4 milyonluk nüfusun 16,4 milyonu)
  • Mali (19,1 milyonluk nüfusun 11,5 milyonu)
  • Güney Sudan (11 milyonluk nüfusun 6,3 milyonu)
  • Moritanya (4,4 milyonluk nüfusun 2,5 milyonu)
  • Timor-Leste (1,3 milyonun 700 bini)
  • Burkina Faso (19,8 milyonun 10,9 milyonu)
  • Suriye (18 milyonun 9,3 milyonu)
  • Yemen (15,1 milyonun 15,1 milyonu)
  • Kongo (105,9 milyonun 48,8 milyonu)
  • Lesotho (2,1 milyonun 1 milyonu)

Türkiye verileri ne söylüyor?

WFP’nin Türkiye ile ilgili verilerine göre, 82,3 milyon nüfuslu ülkenin 14,8 milyonu yeterli gıda tüketemiyor.

Bu, üç ay öncesi ile karşılaştırıldığında 410 bin kişinin daha yetersiz beslenme yaşadığını, bir ay öncesi ile karşılaştırıldığında ise 50 bin kişinin yeterli gıda tüketememeye başladığı anlamına geliyor.

Aynı veriler, 5 yaş altı çocukların yüzde 1,7’sinin akut yetersiz beslenme, yüzde 6’sının ise kronik yetersiz beslenme yaşadığını ortaya koyuyor. Yetersiz beslenme oranının en yüksek olduğu il ilse yüzde 20,25 ile Şırnak.

Ukrayna’dan Kaçanların Sayısı 6,5 Milyona Yaklaştı

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Rusya’nın işgali nedeniyle Ukrayna’yı terk edenler 6,4 milyonu geçerken, Ukrayna’nın doğusundaki Luhansk bölgesinde şiddetli çatışmaların yaşandığı aktarıldı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Alman Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamaya göre, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başladığı 24 Şubat tarihinden bu yana 6 milyon 400 binden fazla insan Ukrayna’yı terk etmek durumunda kaldı. Bu insanlardan 3,4 milyonu komşu Polonya’ya sığınırken, 943 bini Romanya’ya, 888 bini Rusya’ya ve 627 bini de Macaristan’a gitti.

Komşu olmayan ülkelere giden Ukraynalıların sayısında Almanya, Çekya ve İtalya’nın başı çektiği kaydedildi. Alman İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 700 binden fazla Ukraynalı sığınmacı savaşın başlamasından bu yana ülkeye giriş yaparken, ilgili ülkelerden yapılan açıklamalara göre bu rakam Çekya için 348 bin ve İtalya için 118 bin olarak belirlendi.

UNHCR aynı zamanda yurt dışından Ukrayna’ya 1,9 milyon kişinin girdiğini açıkladı. Kurum, bu rakamın kalıcı olarak ülkelerine dönenlerle birlikte geçici olarak dönenleri de kapsadığını belirtti.

Ukrayna’nın doğusunda çatışmalar

Öte yandan, Ukrayna’nın doğusunda yer alan Luhansk bölgesindeki Syevyerodonetsk ve Lısıçansk şehirlerinde ağır çatışmaların devam ettiği ifade edildi. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından Pazar günü yapılan açıklamada, Ukrayna birliklerinin mevzilerinin bölgedeki tüm cephe hattı boyunca Rus topçuları tarafından bombalandığı belirtildi.

Açıklamada, Rus birliklerinin Syevyerodonetsk’in kuzeyi, doğusu ve güneyindeki kasabalara saldırdığı ancak bu kasabaları ele geçiremediği bilgisi paylaşıldı. Lısıçansk’tan Donetsk bölgesindeki Bahmut’a giden yolun güneyindeki köylerde de çatışmaların aynı derecede şiddetli geçtiği aktarıldı.

Rus ordusu günlerdir Donetsk bölgesinden, Syevyerodonetsk ve Lısıçansk çevresindeki Ukraynalı gruplara ikmali kesmeye çalışıyor. Ukrayna kaynaklarına göre, önceki gün bu iki şehir arasından akan nehrin üzerindeki bir köprü Rus birlikleri tarafından imha edildi.

Rusya Savunma Bakanlığı, son 24 saat içinde Donbas’taki beş silah deposu da dahil olmak üzere yaklaşık 40 hedefe havadan saldırı düzenlendiğini açıkladı. Ayrıca ülke çapında 580’den fazla hedefe roket ve topçu ateşi açıldığı da aktarıldı.

Rus hava saldırıları yoğunlaşıyor

Ukrayna’dan yapılan açıklamaya göre, Rusya, Ukrayna genelinde hava saldırılarını yoğunlaştırıyor. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, Rus ordusunun “tüm bölgede füze ve hava saldırılarını” sürdürdüğünü ve bunların “yoğunluğunu artırdığını” söyledi. Açıklamada, Moskova’nın hava kuvvetlerini ülkedeki “önemli altyapıyı yok etmek için” giderek daha fazla kullanmakla itham etti.

Ukrayna parlamentosu da halihazırda var olan sıkı yönetimi ve genel seferberliği 90 gün daha uzattı. 23 Ağustos’a kadar geçerli olacak sıkı yönetim ve seferberliği, Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenskiy Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı 24 Şubat günü ilan etmişti.

Birleşmiş Milletler’den ‘Küresel Gıda Krizi’ Uyarısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterresi Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaşın tarım ürünlerinin fiyatlarının artmasına yol açtığını hatırlattı; savaşın ve fiyatlardaki artışın devam etmesi halinde küresel gıda krizi yaşanabileceğini söyledi.

Guterres, özellikle az gelişmiş ülkelerde ve yoksul halklarda gıda güvenliğinin savaş sebebiyle daha ciddi bir tehlike altına girdiğini belirtti.

Ukrayna’dan yapılan gıda ihracatının savaş öncesi seviyeye dönmemesi halinde dünyanın yıllarca sürecek bir kıtlıkla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ukrayna’da üretilen ve dünya genelinde ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayan ayçiçek yağı ve bazı tahıl ürünleri, limanların kapalı olması nedeniyle ülkeden ihraç edilemiyor. Bu da arzı düşürürken fiyatları artırıyor.

BM verilerine göre küresel gıda fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttı.

Çarşamba günü New York’ta konuşan Guterres, “Savaş on milyonlarca insanı gıda güvensizliğinin sınırlarına itti, bu da yetersiz beslenme, geniş kitlelerde açlık ve nihayetinde kıtlığa yol açabilir.” dedi:

“Birlikte harekete geçersek dünyada herkese yetecek kadar gıda var. Ancak bu sorunu bugün çözmezsek gelecek aylarda küresel gıda yokluğuyla karşı karşıya kalabiliriz.”

Ukrayna’nın gıda üretimi konusunda bir adım atılmadığı takdirde krize etkili bir çözüm bulunamayacağını belirten Guterres, Rusya ve Belarus’ta üretilen gübrenin de küresel piyasaya ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Guterres, bu konuyla ilgili Rusya ve Belarus’la yoğun iletişim halinde olduğunu; ABD ve Avrupa Bilriği (AB) ile de görüşerek ithalatı normal seviyelere çekmeye çalıştığını söyledi.

Guterres’in açıklamaları, Dünya Bankası’nın dünyadaki gıda güvensizliği sorununa çözüm için 12 milyar dolarlık daha fon ayırdığı açıklamasıyla aynı güne denk geldi.

Savaş öncesinde Rusya ve Ukrayna, dünyanın tahıl ihtiyacının yüzde 30’unu karşılıyordu. Ukrayna dünyanın “ekmek sepeti” olarak anılırken limanlarından her ay 4,5 milyon ton tarım ürünü ithal ediliyordu.

Rusya’nın 24 Şubat’ta başlayan askeri harekatından bu yana arz büyük oranda azaldı ve dünya genelinde fiyatlar uçtu. Cumartesi günü bir diğer kritik tahıl üreticisi olan Hindistan’ın da ihracatı durdurduğunu açıklamasının ardından fiyatlar daha da yükseldi.

BM’ye göre şu an bir önceki hasattan elde edilen yaklaşık 20 milyon ton tahıl, Ukrayna’dan çıkarılamıyor. Eğer küresel piyasaya çıkışına izin verilirse dünya genelinde büyük bir rahatlama yaratacak.

(Kaynak: BBC Türkçe)

BM’den ‘Fosil Yakıt Kirliliğine Son Vermeli’ Çağrısı: Zaman Kalmadı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını genişletmeyi öngören 5 maddelik bir planın tanıtımını yaptı.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) yayımladığı 2021 iklim durumu raporunda, sera gazı yoğunlaşması, okyanus sıcaklığı, deniz seviyeleri ve okyanus asitlenmesinin geçtiğimiz yıl rekor seviyelerde artış gösterdiğini bildirmişti. Raporda son yedi yılın kaydedilen en sıcak 7 yıl olduğu belirtildi.

BM Genel Sekreteri Guterres raporun açıklanmasından yalnızca günler sonra, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Tek evimizi yakıp kül etmeden önce fosil yakıt kirliliğine son vermeli ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmalıyız. Zamanımız kalmadı.” ifadelerini kullandı.

Guterres, “Bugünün İklim Durumu raporu, insanlığın iklim kriziyle mücadeledeki başarısızlığının iç karartıcı bir göstergesidir. Küresel enerji sistemi bozuldu ve bu da bizi iklim felaketine daha da yaklaştırıyor.” şeklinde konuştu.

BM’nin 5 maddelik planında neler yer alıyor?

Guterres planında, teknoloji transferinin teşvik edilmesi ve batarya dolumu gibi yenilenebilir teknolojiler üzerinde fikri mülkiyet korumalarının kaldırılması çağrısında bulunuyor.

İkinci olarak, Guterres yenilenebilir teknolojiler için kullanılan hammaddelere ve tedarik zincirine erişimi kolaylaştırarak genişletmeyi amaçlıyor. Bunların şu an için yalnızca birkaç güçlü ülkede yoğunlaştığı belirtiliyor.

BM Genel Sekreteri ayrıca, hükümetlerin güneş ve rüzgar enerjisi projelerini hızlandırmak gibi yenilenebilir enerjileri teşvik edecek reformlar yapmasını talep ediyor.

Planın dördüncü maddesinde, hükümetlerin şu an yılda yarım trilyon doları bulan fosil yakıt sübvansiyonlarına son vermesini istiyor. Guterres, “İnsanlar benzindeki yüksek fiyatlardan muzdarip haldeyken petrol ve gaz endüstrisi çarpık bir pazardan milyarlarca dolar kazanıyor. Bu skandal sona ermeli” ifadelerini kullandı.

Guterres son olarak kamu ve özel sektörde yenilenebilir enerjilere yönelik yılda en az 4 trilyon dolar değerinde yatırım yapılması gerektiğini söylüyor. BM Genel Sekreteri halihazırda fosil yakıtlara yönelik sübvansiyonların yenilenebilir enerjiden 3 kat daha fazla olduğunun altını çiziyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Ukrayna’da Bir Ayda 100 Çocuk Hayatını Kaybetti

Rusya-Ukrayna savaşı bugün (13 Mayıs) itibariyle 79. gününde devam ederken Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ülkedeki çocukların durumuna ilişkin dün bir açıklama yaptı.

UNICEF yetkilisi Omar Abdi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyine verdiği brifingde, savaşın bir “çocuk hakları krizi yarattığını” söyledi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaşta okullara yönelik saldırılara ve çocukların eğitim hakkının elinden alındığına dikkat çeken Abdi, son bir ayda Ukrayna’da yaklaşık 100 çocuğun öldüğünü belirtti.

Okulların askeri amaçlar için kullanıldığını ve geçen hafta UNICEF destekli 15 okulun savaşta zarar gördüğünü de ifade eden UNICEF yetkilisi, okullara yönelik saldırılara son verilmesi çağrısında bulundu.

Bu bağlamda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) BM Daimi Temsilci Yardımcısı Richard Mills savaşın başından bu yana Rusya’nın her gün ortalama 22 okulu hedef aldığını söylerken Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia Rusya ordusuna yönelik suçlamaları reddetti. Nebenzia, yanıtında “Ukrayna’da çocuklara tarihin doğru öğretilmediğini” savundu.

Ukrayna’nın BM Büyükelçisi Sergiy Kyslytsya ise Rusya’yı “Ukraynalı çocukları kaçırmak ve yasa dışı evlatlık vermekle” suçladı.

Mariupol’deki son durum

Ukrayna Başbakan Yardımcısı İrina Vereşçuk da dün Telegram kanalından bir açıklama yaparak Azovstal Metalurji Fabrikası haricinde Rusya kontrolüne geçen liman kenti Mariupol’deki duruma ilişkin konuştu.

Vereşçuk, esir tutulan Rusya askerlerine karşılık fabrikadaki ağır yaralı 38 askeri tahliye etmek için yapılan müzakerelerin çok zor ilerlediğini belirtti.

Özellikle bazı politikacılar ile gazetecilerin kamuoyuna yaydıkları müzakere içeriğine ilişkin açıklamaların toplumu yanlış bilgilendirmekle kalmayıp aynı zamanda müzakere sürecini de olumsuz etkilediğini kaydeden Başbakan Yardımcısı, “İnsanların hayatı söz konusu. Yalvarıyorum, bilmediğiniz şeyler hakkında halka açık yorumlardan kaçının” dedi.

Vereşçuk, devam eden müzakerelerin sadece Azovstal’daki ağır yaralı 38 askeri kurtarmak için yürütüldüğünü vurgulayarak, “Adım adım çalışıyoruz. Şu anda 38 ağır yaralıyı takas edeceğiz ve sonra devam edeceğiz. Bazı medya kuruluşlarının ortaya attığı 500 veya 600 kişinin takası konusunda şu anda herhangi bir müzakere yok” ifadelerini kullandı.

“Mariupol harabeye döndü”

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, BM İnsan Hakları Konseyi’nde Ukrayna için yapılan özel oturumda Ukrayna’da savaşın sivillere verdiği zarara dair konuştu. Bachelet, Mariupol’e atıfla, “Bir zamanlar dört başı mamur haldeki şehir, şu an harabeye dönmüş durumda” dedi.

Mariupol’de halkın “hayal edilemez korkular” yaşadığını söyleyen Bachelet, “Can kayıpları ve hasara dair manzara netleşince Mariupol’deki sivil ölümlerinin binlerle sayılacağını tahmin ediyoruz” dedi.

Bachelet, Azovstal endüstri bölgesinde de şiddetli çatışmaların sürdüğünü kaydederek, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve BM’nin gayretleri sayesinde buradaki metalurji fabrikasından 500’ün üzerinde sivilin tahliye edilmesinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

“Rusya birliklerinin sivillere tecavüzde bulunduğu” iddialarına ilişkin Bachelet, “Ofisimiz ülke çapında onlarca tecavüz vakasını doğruladı ve diğer iddiaları da incelemeyi sürdürüyor” dedi.

(Kaynak: Bianet)