Bitlis: Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, Taş Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bir şehri geçmişi ile tanımak istiyorsanız şehirde bulunan müzeye gitmelisiniz. Bitlis’in eski yaşayış tarzını anlatan ve Bitlis’e özgü yöresel zenginliği içinde barındıran Etnografya Müzesi 2005 yılında açılmıştır.

Bitlis merkezinde bulunan bu müze halka ücretsiz hizmet vermektedir. Pazartesi günleri dışında sürekli açık olan müzeye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Etnografya Müzesine gittiğinizde Bitlis yöresine ve tarihine özgü demir işçiliği, halı dokumacılığı, bastonculuk ve körükçülük gibi yöresel el sanatları bulmanız mümkün.

Bitlis’in zengin tarihini ve yöresel güzelliklerini içinde barındıran müze görülmeye değer. Adeta bir tarih sayfasında geziniyor gibi hissedeceğiniz Bitlis Etnografya müzesine gitmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Ahlat’ta bulunan Selçuklu müzesi ve İslâhiye Medresesinde açılan Arkeoloji müzesini de ziyaret edebilirsiniz.

Bitlis: Küfrevi Türbesi

Küfrevi Türbesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, İnönü Mahallesi, Küfrevi Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbe ile birlikte şeyh Muhammet Küfreviye, tekke ve türbe olarak muhtemelen 18.yy.’da yapılmıştır. İki bölümden oluşan eserin ilk kısmında büyük bir giriş kapısının açıldığı dört bölüm halindeki revak.

İkinci kısımda ise türbe yer almaktadır. revakların üzeri kubbelerle örtülü olup kubbeler kuzey güney ve batı duvarları üzerine, doğuda ise duvarlara bitişik yarım sütuncuklar ile bunlar arasında bulunan sivri kemerli üç sütun üzerine oturmaktadır. İkinci kısmı teşkil eden türbe ise barok anlayışla inşa edilmiştir.

Yanında ikinci bir cümle kapısı bulunan türbenin çok girintili çıkıntılı sekizgen planı köşe kenarlarda dairevi kenarlar ve köşe çıkıntıları ile zengin ve hareketli bir görünüm kazanmıştır. Batı kenarı ileri doğru büyükçe bir dikdörtgen çıkıntı meydana getirmekte olup gerek bu kısmın gerekse esas mekanın üzeri kubbe ile örtülmüştür.

Bitlis: Han Hamamı

Han Hamamı; Bitlis’in Merkez İlçesi, Gazi Bey Mahallesi, Nur Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hamamın kitabesi bulunmamakla birlikte, Şeref han’ın vakfiyesinde ismi geçen hamamın bu hamam olduğu sanılmaktadır. Hamamın düzgün olmayan plan düzeni, bulunduğu araziden kaynaklanmaktadır. Buradaki arazinin doğu ve güneyinin kazılmasından dolayı hamamın bir bölümü toprağa gömülmüştür.

Hamamın soyunmalık kısmı oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bu bölüme sonradan yapılan ek binaların arasından girilmektedir. Beşik tonoz örtülü küçük bir bölümden sonra içerisine girilen soyunmalık, orijinal yapımında kare planlı olmasına karşılık sonradan iç kısımların köşeleri doldurulmuş ve sekizgen bir plana dönüştürülmüştür. Bu ölümün üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür.

Soyunmalığın doğusunda bulunan bir koridordan dikdörtgen, beşik tonozlu ılıklık bölüme geçilir. Diğer kapı ile de kubbeli bir bölüme geçilmektedir. Burada diğer hamamlarda rastlanmayan bir özellik de; soyunmalığın bir bölümünde beşik tonozlu küçük bir eyvan meydana getirilerek, kıble duvarına birde mihrap yerleştirilmiş olmasıdır. Zeminden 70 cm. yüksekliğindeki bu bölüm diğerlerinden ayrılmaktadır. Böylece hamam içerisinde bir mescit meydana getirilmiştir.

Hamamın doğusunda büyük bir alanı kapsayan düzgün planlı sıcaklık merkezi, bir kubbe ile örtülmüş. Bu bölüm 4 eyvan ve köşe hücrelerinden oluşmuştur. Buradaki hücreler arazi durumundan dolayı düzensiz bir plan ortaya koymuştur. Bazı hücrelerin genişlemesinde arazinin kayalık oluşu da dikkatleri çekmektedir.

Bitlis: Paşa Hamamı

Paşa Hamamı; Bitlis’in Merkez İlçesi, Gazi Bey Mahallesi, Nur Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Paşa Hamamını 1571 yılında Beylerbeyi Hüsrev Paşa yaptırmıştır.  Paşa hamamı dikdörtgen planlı çifte hamamdır. Hamamın kadınlar ve erkekler kısmı yan yana olup, kadınlar kısmı yıkılmış, yalnızca erkekler kısmı günümüze kadar gelebilmiştir.

Dışarıdan basit bir yapı olarak görülen hamamın, doğu cephesine bir sıra dükkân yapılmıştır. Böylece hamamın XVI. Yüzyül özelliği gölgelenmiştir. Erkekler kısmının soyunmalığı, köşe ve tromplarının yardımı ile beden duvarları üzerine oturan merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Soyunmalığın güney duvarındaki bir kapıdan kare planlı bir hücreye geçilir.

Bunun batısında beşik tonozlu, doğusunda da kubbeli iki hücre bulunmaktadır. Bu kısımların ılıklılık olarak ayrıldığı sanılmaktadır. Kubbeli mekândan kuzey eyvanındaki sıcaklık kısmına geçilir. Bu sıcaklığın dört yanında beşik tonozlu dört eyvan bulunmaktadır.  Günümüze kadar gelebilen kalıntılarından, kadınlar kısmının da aynı düzende olduğu tahmin edilmektedir.

Bitlis: Hatibiye Medresesi

Hatibiye Medresesi; Bitlis Merkez İlçesi, Zeydan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Memi Dede Türbe ve zaviyesinin karşısında bulunan Hatibiye Medresesinin kitabesi olmadığından, kimin tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Medrese yapı üslubuna göre XVI. Yüzyılda yapılmıştır. Günümüzde harap bir durumdadır ancak; Vakıflar Bölge Müdürlüğü zaman zaman restorasyon çalışmaları yapmaktadır.

Hatibiye medresesi blok kesme taştan yapılmıştır. Osmanlı mimarisindeki medrese planlarından çok farklı bir düzendedir. Dikdörtgen planlı medresenin güney batı köşesi bir platform üzerinde olup, buradaki giriş kapısına oniki merdivenle çıkılmaktadır. Bu bölümde büyük bir dershane bulunmaktadır.

Medresenin yan ve arkası kayalıklara dayanmıştır. Bu nedenle de aydınlatma orta kısmın üzerini örten tonoz ve yanlardan sağlanmaktadır. Batı kenarında beşik tonozla örtülü bir eyvanla birleşen bir bölüm bulunmaktadır. Batı kenarından beşik tonozla örtülü dikdörtgen hücrelere geçilmektedir.

Bu hücreden günümüze gelemeyen ancak, izlerinden anlaşılan bir diğer hücreye geçilmektedir. Bu bölüm 5.10X5.05 m. Ölçüsünde dikdörtgen plan düzenindedir. Kalıntılarından medresenin güney batı yönünün bezemeli olduğu sanılmaktadır. Buradan yalnızca güney batı köşesindeki duvarlar günümüze gelebilmiştir. Bu bölümler nişler, örtü motifleri ve silmelerin izleri görülebilmektedir.

Bitlis: Yusufiye Medresesi

Yusufiye Medresesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, İnönü Mahallesi, Çürük Düzü (Esentepe) Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şems-i Bitlisi’nin türbesinin hemen alt kısmında bulunan bu medresenin kitabesi günümüze gelmediğinden kimin tarafından ve ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Yapı üslubundan XVII-XIX yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır.
Yusufiye medresesi yüksek duvarlarla çevrili bir avlunun kenarında düzgün olmayan dikdörtgen planlı bir yapıdır.

Kesme taştan yapılmış medresenin planı L şeklini andırmaktadır. İki sütun ve üç yuvarlak kemerli bir revağın arkasında dört medrese hücresi sıralanmıştır. Bu hücrelerden giriş sağında bulunan hücre, diğerlerinden farklıdır.
Diğer hücreler dikdörtgen ve beşik tonozlu olmasına karşılık, burası kare planlı ve kubbe ile üzeri örtülüdür.

Bu hücrenin dershane olduğu ihtimali yüksektir. Hücreler dışarıya açılan birer pencere ile aydınlatılmıştır. Doğu kenarında L planının ucunu meydana getiren bir hücre daha bulunuyor. Medresenin tümünün üzeri toprak damlıdır. Dershane hücresinin üzeri konik taş külahlı olarak günümüze kadar gelmiştir. Geçmişte vezaevi olarakda kullanılan medrese, restore çalışmaları görmüştür.

Uzunca bir süre bakımsızlıktan yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan ve balicilerinde uğrak yerlerinden biri konumuna gelen Yusifiye Medresesi, şimdi hem koruma altına alınmış hemde hergün onlarca ziyaretçinin akınına uğruyor.

Bitlis: İhlasiye Medresesi

İhlasiye Medresesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, Taş Mahallesi, Gökmeydan Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Medrese, Selçuklular tarafından 1216 tarihinde yaptırılmıştır. Kitabesine göre 1589 tarihinde Bitlis hanlarından 5. Şerefhan tarafından onarılmıştır. Mimari görünüş açısından klasik Selçuklu estetiğinin tüm özelliklerini taşıyan şaheser, dikdörtgen planlı, düz damlı ve kubbesizdir. Ortada heybetli bir tamburu, dört köşesinde silindirik destek kuleleri vardır. Ön cephesindeki süslü portali yapının en güzide bölümüdür.

Zamanının değerli bilim ve sanat adamlarını bünyesinde yetiştiren bu şaheser, giriş dışında üç ana bölümden oluşmaktadır. restore edilen medrese günümüzde Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. Bahçesindeki ziyaretgah olarak kullanılan Şerefhanoğullarına ait Veli Şemsettin, I. Ziyaeddin Han, II.Şerefhan ve Üç Bacılar Türbeleri ile birlikte bir bütünlük arz etmektedir.

Bitlis: Kohoz (Zal Paşa) Hanı

Kohoz (Zal Paşa) Hanı; Bitlis’in Adilcevaz İlçesine bağlı Kohoz Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

Zal Paşa tarafından yaptırılmıştır. Büyük olasılıkla da XVI.yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir. Zal Paşa, Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan II.Selim zamanında görev yapmıştır.

Kohoz Hanı oldukça harap bir durumdadır. Hanın girişi yıkılmış, yalnızca arka ve yan cephelerdeki duvar kalıntıları günümüze gelebilmiştir. Kalıntılara dayanılarak hanın 18.56 X 26.28 m. ölçüsünde dikdörtgen bir planı olduğu anlaşılmaktadır. Kesme taştan olan hanın üst kısmı toprak damla örtülmüştür.

İç mekanı iki sıra halinde, kuzey-güney doğrultusunda payelerle üç nefe ayrılmıştır. Büyük olasılıkla da her sırada üçer paye bulunuyordu. Kalıntılardan bu payelerin sivri kemerler ile birbirlerine ve duvarlara bağlandıkları sanılmaktadır. Payelerin oluşturduğu bölümler diğer yöredeki hanlar gibi tonozlarla örtülü olmalıdır.

Bitlis: Duhan Hanı

Duhan Hanı; Bitlis’in Merkez İlçesine bağlı Duhanşen Köyü, Duhan mevkide yer almaktadır. Bitlis-Diyarbakır Karayolu’nun 30’uncu kilometresindedir.

Hanın kitabesi olmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Hanın mimari üslubundan XVI-XVII.yüzyıllarda Osmanlı döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Enine dikdörtgen planlı olan han, 49.65 X 15.50 m. ölçüsündedir. Yamaçta bulunan hanın girişi ile iki cephesinin büyük bir bölümü tahrip olmuştur.

Han iki bölümden meydana gelmiştir. Hanın her iki bölümüne de ayrı ayrı, ancak aynı cephe üzerindeki sivri kemerli niş içerisine alınmış yuvarlak kemerli kapılardan girilmektedir. Hanın büyük bölümü 34.15 m. boyunda enine dikdörtgendir. İçerisi iki sıra halindeki payelerle üç bölüme ayrılmıştır. Bu payeler birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır.

Üzeri boydan boya beşik tonozlarla Hanın küçük bölümü arazi konumundan ötürü düzgün bir plan göstermemektedir. İçerisi ikişerli dört paye ile üç bölüme ayrılmıştır. Bu payeler birbirlerine ve duvarlara kesme taştan sivri kemerlerle bağlanmıştır. Bu bölümün duvarlarında küçük mazgal pencerelerin oluşu bu kısmın yolculara diğerinin de hayvan ve arabalara ayrıldığını göstermektedir.

Bitlis: El-Aman Hanı

El-Aman Hanı; Bitlis’in Merkez İlçesine bağlı Küllüce Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

El-Aman Hanı geniş bir avlusu ile birlikte beş ana bölümünden oluşmaktadır. Birinci kısım en batıda yer alıp çok kalın kesme taştan yapılmış duvarları yarım silindirik payandaları ile bir rıbat görünümündedir. Plan bakımından doğu batı aksında iki sıra halinde 6 haçvari paye ile üç bölüme ayrılır.

İkinci kısmı teşkil eden kapılı mekan birinci yapının kuzey doğusunda yer alır. Doğu batı istikametinde iki sıra halinde ve her sırada dört paye ve beş sivri kemerle üç uzun nefe ayrılır. Güney kenar ortasında bulunan büyük bir kapı kapalı mekanı esas haçvari bölümüne açılır.

Güney eyvanı en küçük eyvan olup güney kısmında bulunan mekanları kervansarayın diğer kısımlarından ayırır. Dördüncü bölümü teşkil eden ve avlunun güneyinde yer alan hamam ve hamama bitişik hücreler güney doğu köşede girintili çıkıntılı plan meydana getirir. Kervansarayın tamamı kesme taşla yapılmış örtü sistemi tonozlarda taş ve tuğla kullanılmıştır.

Çevresinde başka bir kalıntı veya yapı bulunmayan Han’ın kitabesi yoktur. Doğu-batı doğrultusunda uzunluğu tariben 90 metre; Güney-Kuzey doğrultusunda eni 70 metre gibi muazzam ölçülere sahip, Anadolu’nun en büyük kervansaraylarından biridir. 16. yüzyılda Hüsrevpaşa tarafından yaptırılmıştır.