İstanbul: Serpuş Hanı

Serpuş Hanı; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Galata Semti sınırları içerisinde yer alır. 

Avlusuz hanlardan biridir. Bir Bizans yapısının temelleri üstüne 18. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır.

Dış duvarlar taş ve tuğla örgü düzeni ve sivri kemerli pencereleriyle dönemin Osmanlı Hanları görünümündedir.

İstanbul: Saksı Han

Saksı Han; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Azapkapı semti sınırları içerisinde yer almaktadır.

Mimarisi ve yapım tekniğiyle İstanbul hanlarından ayrılmaktadır.

Bir Ceneviz yapısının ticaret hanına dönüştürüldüğü sanılmaktadır. Avlusuz, iki katlı bir yapıdır.

İstanbul: Zülfaris Sinagogu

Zülfaris Sinagogu,; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Galata Semti sınırları içerisinde yer alır.

17. yüzyıldan beri mevcut olan bu sinagogun bugünkü binası 19. yüzyıla aittir.

Neve Şalom Sinagogu inşa edilmeden önce bir çok dini törenin icra edildiği bu sinagog, birkaç yıldan beri fiili hizmette bulunmamaktadır.

Ancak, 1992 yılı kutlama etkinlikleri programı içinde sinagogun dini yapı kimliği kaybedilmeden “500 Yıllık Huzurlu Yaşam Müzesi’ne” dönüştürülmesi kararlaştırılmıştır.

İstanbul: Aşkenazi Sinagogu

Aşkenazi Sinagogu; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Yüksek Kaldırım Caddesi’nde yer alır.

Sayıları 1.000’in altına düşen Aşkenaz ritine mensup Musevilerin, bir zamanlar İstanbul’da bulunan birkaç sinagogundan halen hizmette kalan tek sinagogdur.

Sinagog, Avusturya kökenli Aşkenazlar tarafından yaptırılmış olup, Avrupa stili cephesi ve Polonya etkili tahta pagoda stilindeki Ehal ve Teva’sı (dua kürsüsü) ile geleneksel Seferad ve Romaniot sinagoglarından farklı bir görünüm arz eder.

İstanbul: İtalyan Sinagogu

İtalyan Sinagogu; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Galata Semti, Şair Ziya Paşa yokuşu üzerindedir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan, özellikle İtalyan ve Avusturya tebaalı Musevilerin kurduğu bu sinagog, 1886 yılında hizmete girmiştir.

Gotik stilde cephesi ve mermer merdivenleri ile görülmeye değer bir sanat eseridir.

İstanbul: Piyale Paşa Camii

Piyale Paşa Camii; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Kaptanpaşa Semti, Sel Sokak üzerinde yer alır.

Mehmet Piyale Paşa 1573 yılında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.

Kesme taş ve tuğla düzenindeki yapı, 6 kubbeyle örtülüdür. Tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

Mihrap ve çevresi yazılı çinilerle kaplıdır. Caminin mihrap yönünde Piyale Paşa Türbesi bulunmaktadır.

Kesme taştan, sekiz köşeli, kubbeli yapı 1577 yılında yapılmıştır. İçte, 12 sanduka yer almaktadır.

İstanbul: Nusretiye Camii

Nusretiye Camii; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Tophane Semti, Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde yer alır.

II. Mahmut tarafından 1825-1826 yıllarında Mimar Kirkor Balyan’a yaptırmıştır.

Yapı, baroktan ampir üsluba geçişin ilk örneklerindendir. Bu yüzden iki üslubun da özelliklerini taşımaktadır. Kare planlı, tek kubbeli bir yapıdır.

Dıştan, kubbenin köşelerine barok üslupta kuleler yerleştirilmiştir. Son cemaat yerini dört köşe mermer sütunlara oturan üç kubbe örter.

İki ince minare, ikişer şerefeli ve yivlidir. Cami dışındaki iki sebil ve şadırvan Türk mimarisinin özgün örneklerindendir.

İstanbul: Arap Camii

Arap Camii; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Galata Semti sınırları içerisinde yer almaktadır.

Camii 717 yılında Arapların kenti kuşatması sırasında yapılmıştır. Latin egemenliği sırasında Dominikus rahiplerine verilmiştir.

Dikdörtgen planlı ve 22 sütuna dayanan ahşap tavanla örtülüdür. Mihrap duvarına bitişik çan kulelerine benzeyen dört köşe minare ve altından geçen dehliz caminin belirgin özellikleridir. Duvarları kesme taş ve tuğla dizilidir.

Kanuni Sultan Süleyman zamanında tekrar camiye dönüştürülen kilise, 1734, 1868 ve 1913 yıllarında onarılmıştır.

1913 yılındaki onarımda son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap ve minberi mermerdendir. Arkasındaki avluda, sekiz mermer sütunlu, kubbeli şadırvan vardır.

İstanbul: Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Galata Semti sınırları içerisinde yer almaktadır.

1732’de Sultan I. Mahmut tarafından annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır. Günümüzde önem arz eden tarihi çeşmeler arasındadır.

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi’nin taş tezyinatı, klasik devir Türk sanatının sadeliğine aykırı düşecek derecede yüklü olmakla beraber gözü rahatsız etmez. Kullanılan motiflerin aralarında Batı sanatından sızmış bazı unsurların da varlığı, Türk sanatında Lâle Devri üslûbu olarak adlandırılan yabancılaşma safhasına işaret etmektedir.

Ancak bu yabancılaşma klasik Türk zevkine henüz çok aykırı düşmemektedir. Böylece Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi’ni Türk sanatının bir devrini temsil eden en değerli ve güzel eserlerinden biri olarak görmek mümkündür.

İstanbul: Tophane Çeşmesi

Tophane Çeşmesi; İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Tophane Semti sınırları içerisinde yer alır.

Sultan I.Mahmud tarafından yaptırılan bu tarihi çeşme 1732 yılında inşa ettirilmiştir. Bu yapının önemi, İstanbul’un üçünçü büyük çeşmesi olması ve şehrin en yüksek duvarlı sebili olmasıdır.

Yapının mimarı Mehmet Ağa’dır. Bu çeşme için mimara 76.000 kuruş 84 akçe ödendiği kayıtlarla sabittir.

Çeşme kare planlı olarak inşa edilmiştir. Osmanlı Devletinin klasik süsleme anlayışından biraz farklı olarak bezemelerinde barok üslup yaygın olarak kullanılmıştır.

Çeşmenin dört cepheside mermerler ile kaplanmış, bu mermerlerin üzeri de zarif oymalar ve kabartmalar ile süslenmiştir. Sivri kemer kullanımı, nişler, niş içindeki süslemeler klasik Osmanlı süslemelerini akla getirse de kubbe altı saçakları barok mimari özelliği hissettirmektedir.

Çeşmenin üzerine işlenmiş olan çiçek demetleri, natürmortlar, natüralist motiflerin yanında günümüzün katkıları da bulunmaktadır.

Bir süre kullanıma kapalı olan çeşme 2006 yılında restore edilerek bu zengin süslemelerine ek olarak 40 metrekarelik 23 ayar altın varak kullanımı ile gösterişi arttırılmıştır. Bugün hala su hizmeti vermeye devam etmektedir.