Ayhan Bilgen: Türkiye’nin ihtiyaç ve yol haritasını birlikte geliştireceğiz

“Türkiye sorunlarını dış baskılarla değil, iç dinamik ve dengelerle çözmesi her zamankinden daha zorunlu hale geldiği bir döneme giriyoruz.” diyen Kars Eski Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, “Bunun fikri çerçevesine toplumsal zeminlerde tartışarak Türkiye’nin ihtiyaç ve yol haritasını birlikte geliştireceğiz. Bunu bir platforma ya da hareket mi yoksa bir partiye mi dönüşmesi gerektiği toplumsal karşılığı ile şekillenecektir. ” ifadelerini kullandı.

Partisi HDP’ye yönelik açıklamaları ve tenkitleriyle ‘Yeni bir parti mi kuracak’ tartışmalarının odağındaki tutuklu Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, konuya ilişkin Sözcü yazarı Aytunç Erkin’in sorularını yanıtladı.

Bugünkü köşe yazısında, Ayhan Bilgen’in avukatı ve aynı zamanda kızı olan Hilal Bilgen’in “Hangi HDP?” yazısından sonra kendisini aradığını belirterek “Bu yazımın ardından 6 Ocak 2021’de, Bilgen’in avukatı aynı zamanda kızı Hilal Bilgen’den şu mesaj geldi: ‘Geçen gün babamı cezaevinde ziyarete gittim. Sizin yazılarınızı yakından takip ettiğini ve ‘Hangi HDP’ başlıklı yazınızı özellikle çok beğendiğinin söyledi. Bu konuyu en açıklayıcı sizin ifade ettiğinizi beraberinde teşekkür ettiğini ifade etti” dediğini aktaran Aytunç Erkin, bu mesajın ardından röportaj talebinde bulunduğu ilettiği Ayhan Bilgen’in sorularını yanıtladığını belirtti.

Erkin’in “Siz siyasi olarak kendinizi nerede tanımlıyorsunuz?” sorusuna yanıt veren Bilgen, “Hak temelli siyaseti her şeyin üzerinde gören ve ‘Anadoluculukta’ bir ortak payda inşa etmeyi önemseyen noktadayız. Alevi felsefesinin Orta Çağ Anadolusu’na taşıdığı dayanışma, barış ve kardeşlik mesajının önümüzdeki kutuplaşmayı da aşabilecek bir felsefi miras sunduğuna inanıyorum. Nurettin Topçu’nun isyan ahlâkındaki Sufi, yerli ve devrimci duruşunu sentezleyebileceğimize inanıyorum” cevabını verdi.

HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulunan Bilgen’in “HDP’ye katıldığınıza pişman mısınız?”, “AKP’den teklif mi geldi” şeklindeki sorulara ve ‘yeni muhalefet tarzı’ çıkışına ilişkin sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

18 Ocak’ta sosyal medya hesabınızdan “Türkiye’de yeni bir fikir ve tarza ihtiyaç var. Bunun düşünsel ve toplumsal zeminini oluşturmak gerekiyor. Bunun yeni bir siyasi partiye dönüşme ihtimali, göreceği ilgi ve imkanlarla ilgilidir” dediniz. Bu tartışma yarattı. Açar mısınız? Ne demek istediniz?

Türkiye sorunlarını dış baskılarla değil, iç dinamik ve dengelerle çözmesi her zamankinden daha zorunlu hale geldiği bir döneme giriyoruz. Soğuk Savaş döneminin konjonktürel ve pragmatik özgürlük söylemi yerine Anadolu hafızasındaki dayanışmacı eşitlik anlayışı ile yeni bir paradigma geliştirmemiz gerekiyor. Bunun fikri çerçevesine toplumsal zeminlerde tartışarak Türkiye’nin ihtiyaç ve yol haritasını birlikte geliştireceğiz. Bunu bir platforma ya da hareket mi yoksa bir partiye mi dönüşmesi gerektiği toplumsal karşılığı ile şekillenecektir. Suriye’de yaşanacak muhtemel gelişmelerin Türkiye’de yaşayan Kürtleri de Türkleri de rehin almasına izin vermemeliyiz.

HDP’den açıklamanıza yanıt geldi ve “Temennimiz odur ki Bilgen’in ifade ettiği fikirler bu iktidara payanda olmasın ve iktidar tarafından kullanılmasın…” Bu cevabı nasıl buldunuz?

Ben ihtiyacı ve siyasetteki tıkanmayı aşmayı öncelikli görüyorum. Siyasetteki sorun, iktidarla muhalefet ardındaki kısır çekişmenin bedelini tüm ülkenin ödemesidir. Yeni bir muhalefet tarzı siyasette iktidar olmadan da değişimin önünü açabilir.

HDP’ye katıldığınız için pişman mısınız?

Ben bir insan hakları savunucusu olarak vicdani dayanışma sorumluluğunun gereğini yaptım. Kürtler’in sorununu Türkler’in kendilerine dert etmesi, Alevilerin taleplerini Sunnilerin empatisi ile gündemleştirilmesi hepimiz için öğretici olacağı gibi yeni bir çatının da inşasına zemin oluşturacaktır.

İddia şuydu: Sizin HDP’nin başkanlığına geçmenizi Selahattin Demirtaş engelledi. Demirtaş neden karşı çıkmış olabilir?

Sorunun muhattabı Selahattin Demirtaş olmakla birlikte Türkiye siyasetindeki lider merkezli siyasetin psikolojik etkisinin belirleyici olduğu kanaatindeyim. Liderlik konusunun Max Weber’in karizma tarifiyle değil, toplumsal siyaset penceresinden ele almayı önemsiyorum. Kişilere endeksli siyasi beklenti ve planlamaların partileri felç ettiğini, toplumu pasifize ettiğini ve kurtarıcı bekleyen bir yere ittiğini düşünüyorum.

Kobani (Ayn el Arap) olayları… Siz o gün, 6 Ekim’de HDP MYK toplantısında katıldınız mı? Toplantıda MYK tarafından “Halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz” denilmişti.

Toplantı önceden planlanmadığı için Parti Meclisi toplantısı sonrasında son anda koyulan bir Merkez Yürütme Kurulu olduğu için aynı saatte başka bir programımla çakıştığından katılmadım. Halkın sokaktan çekilmesini sağlayan irade sokağa çıkmasını sağlayan iradeyi de belirler. HDP’ye yüklenen rol de abartılıdır.

Kürt siyasi hareketinin Kandil’den kopması zor mu ya da nasıl kopar?

– Önce silahlı hareketin başladığı sonra legal siyasi arayışların geliştiği ortamlarda bu tabloyu yönetmek kolay değildir. İrlanda’daki durumun tam tersi Türkiye için geçerlidir. Legal siyaset edilgen pozisyon alıp sorumluluktan kaçınmak yerine kendi işine odaklanıp toplumsal hassasiyet ve beklentilere göre yeniden yapılanmalıdır.

Recep Tayyip Erdoğan’dan ya da AKP’den kendilerine katılma teklifi geldi mi hiç?

Bana ulaşan herhangi bir teklif yoktur. Ben siyasal ilkeler ve programlar üzerinden yaklaşırım. Kim sorusundan önce nasıl sorusunun cevabına odaklanmadığımız için bugün siyaset kişisel karizma ve hesaplaşmanın arenasına dönmüştür.

Siyasal İslam’ın geldiği yeri nasıl değerlendiriyorsunuz

Teopolitik, zor zamanların kurtuluş simidi gibi görülse de insanlığın deneyimi göz ardı edilmemelidir. Kiliseyle ilgili Avrupa’da yaşanan süreç tüm insanlık için büyük kazanımlar ortaya çıkarmıştır. Hilafetin bir savunma aracı olarak Osmanlı’nın dağılma döneminde gündeme alınması işgal ve sömürgeye karşı direniş bayrağı hesabını yaptırmıştır. Bugün… Ortadoğu’da dini siyasetle araçsallaştırmak sadece çatışma ve geriye gidişe hizmet eder. Bir ahlak öğretisi olmadan din sadece din savaşlarının aracı olur.

Kars’ta yerel seçimleri HDP kazandı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde, 3’ü büyükşehir olmak üzere 8 il ve 46 ilçeyi kazandı.

HDP’nin kazandığı iller arasında Kars’ta bulunuyor.

Ayhan Bilgen ve Şevin Alaca, Kars Belediyesi eş başkanları oldu.

Ayhan Bilgen Kimdir?

Ayhan Bilgen 1970 yılında Kars’ın Sarıkamış ilçesinde doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi’nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünde yüksek tahsil gördü.

Bunun yanında Özgür Gündem ve Evrensel Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Mazlum-Der Ankara Şube Başkanlığı ve genel yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Mayıs 2006’da kurumda iki yıl için genel başkanlığa seçildi.

30 Mart 2014 Yerel seçimlerinde HDP ‘nin Adana Seyhan ilçesi başkan adayı olmuştur. Daha sonra Haziran 2014’te Halkların Demokrat Partisi’nin ikinci olağan kongresiyle genel başkan yardımcılığına getirildi.

2015 yılında yapılan 25. Dönem Genel Seçimleri’nde Kars’tan HDP milletvekili seçildi. 1 Kasım 2015 tarihinde Türkiye genelinde yapılan erken seçimlerde Kars ilinden tekrar seçilerek 26. Dönem Kars Milletvekili olarak göreve başlamıştır.

2018 Genel Seçimleri, HDP(Halkların Demokratik Partisi ) Kars Milletvekili Adayı oldu. Ayhan Bilgen, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde HDP’nin Kars Belediyesi Eş Başkanı oldu.

Şevin Alaca Kimdir?

Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun olan Şevin Alaca, İstanbul’da mali müşavirlik yapıyor.

Babası Kürt, annesi Çerkes olan Şevin Alaca, Kars doğumludur. Girdiği siyasi davalarla kentte bir döneme damga vuran avukat Abdurrahman Alaca’nın (Edo Dêran) kızı olan Şevin Alaca, kentte sevilen biri durumda.

2015 yılından bu yana HDP içinde aktif bir şekilde yer alan Şevin Alaca, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde HDP’nin Kars Belediyesi Eş Başkanı oldu.

Fotoğraf: Kars Manşet

 

 

 

Ayhan Bilgen: HDP kimsenin şamar oğlanı değil

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, partisinin tüm önergelere “çekimser” kaldığı yönündeki paylaşımlara tepki göstererek, “HDP, kimsenin şamar oğlanı değil” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Partisinin tüm önergelere “çekimser” kaldığı yönündeki paylaşımlara tepki gösteren Bilgen, “Biz ilke olarak muhalefet partilerinin birbirleri üzerinden polemik yapmasını siyaseten şık görmüyoruz” dedi.

“Ülkede iktidarın uygulamalarıyla ilgili eleştirilecek, konuşulacak birçok şey varken muhalefet partilerinin sadece birbirleriyle polemik yapmasını, muhalefetin bir alternatif inşa etmesi bakımından, siyasetçiye güven açısından ciddi bir sorun olarak görüyoruz” diyen, Bilgen, konuya ilişkin açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Ama dün akşamdan beri sosyal medyada paylaşılan bir liste var. Bu liste üzerinden hangi partinin Meclis’te hangi gündemde nasıl davrandığına dair, baştan sona yalan ve uydurma beyanlar paylaşılıyor. Bunu herhangi bir trol yapsa dersiniz ki “profesyonel olarak bu işten geçinenler var, bunu yapıyorlar”. Ama partilerinde önemli konumda olan isimler, milletvekilleri siyasi partilerin performansıyla ilgili bu kadar gerçeklikten uzak bilgiler paylaşıyorsa siyasetçilerin önce kendi tarzıyla, kendi performanslarıyla yüzleşmeleri gerekiyor.

HDP kimsenin şamar oğlanı değil

Kendi paylaştıkları ifadeleriyle “Gazi Meclis’te görüşülen ve kabul edilmeyen konular” diye bir liste. Meclis’te ne görüşülür; kanun teklifleri, araştırma önergeleri görüşülür, denetim faaliyetleri vardır. Bunun bile ayrımını yapmamışlar. Hangi parti hangi önerge üzerinde ne konuşmuş; böyle bir veri de yok. Sadece adeta şans oyunu gibi, skor tahmini yapar gibi şunu görüyorsunuz; İyi Parti bütün önergelere “evet” demiş, CHP bütün önergelere “evet” demiş, iktidar ve MHP ile ilgili yaklaşım gündem değil. HDP de kimsenin şamar oğlanı değil. HDP’nin hanelerinin tamamına “çekimser” ifadesi yazılmış. Sadece zahmet edip tutanaklarına baksalar bu paylaştıkları şeyin hiçbir ciddiyeti olmadığını görürler.

HDP üzerinden tartışma yürüterek koltuk kapmaya çalışmak yanlış hesap 

Bazı İyi Partililer için işler iyi gitmiyor olabilir ya da bazı milletvekilleri adaylık hesapları yapıyor olabilir. Ama bunu başka zeminlerde yapsınlar. Bunu parti içinde çözsünler. HDP üzerinden bir tartışma yürüterek, kendilerine alan açmayı, koltuk kapmayı, pozisyonlarını korumayı hesap ediyorlarsa bu hesap yanlış bir hesap. HDP’nin ne kadar ağır bedeller ödediğini herkes görüyor. Seçilmiş milletvekilleri cezaevinde. Seçilmiş yöneticiler, belediye başkanları her gün tutuklanıyorlar. Kendileri Meclis’e bile gelmeden yalan yanlış evraklar paylaşacaklar, HDP’yi de etkin ve ciddi muhalefet yapmamakla itham edecekler!

Bu resmen sahte evrak ittifakı  

Birileri ittifaktan sahte evrak ittifakını anlıyorsa bizim söyleyecek sözümüz yok. Bu resmen sahte evrak ittifakı. Muhalefetten beklenen bu değildi. Muhalefet ciddi, etkili, umut oluşturacak bir siyaset yapma becerisi gösterseydi 16 yıllık iktidar bu kadar keyfi davranmazdı.

Burada 19 tane önergeyle ilgili hangi partinin ne oy verdiğine dair, hiçbir gerçekliği olmayan şeyler paylaşılmış. Oysa bu Meclis’te sadece 2 haftada 18-19 önerge görüşülür. 3 gün çalışsa 1 haftada en az 9 önerge görüşülür. Biz son iki haftanın çizelgesini paylaşacağız. Bakalım, göreceğiz kim hangi önergeye nasıl yaklaşmış. Bizim açımızdan önergeyi kimin verdiği değil önergenin ne dediği, kimin yararına olduğu önemlidir.

Siyaseti partiler arası polemik zeminine indirirseniz bütün ülke kaybeder 

Siyaseti sadece partiler arası polemik zeminine indirirseniz bütün ülke kaybeder. Bu konuda siyasi partileri grup yönetimlerini milletvekilleri kamuoyuyla bir şey paylaştıklarında daha ciddi davranmaya davet etmelerini bekliyoruz. Biz bu konuyu yarın da Genel Kurul’da gündeme getireceğiz. Açık bir biçimde soracağız. Bunu sosyal medyada paylaşan ve sonra silen milletvekilleri de zahmet edip Genel Kurul’a gelirse bir açıklama yaparlar.

Türkiye’de siyaset can yakıcı sorunlarla karşı karşıya. Böyle basit polemiklerle siyaset meşgul olmazsa daha can yakıcı, sahici sorunlarla ilgili etkin siyaset yapmayı, topluma karşı görevimizi yerine getirmeyi başarırız”