ATO Başkanı Baran: İstatistiklerdeki İşsizler Nerede?

ATO Başkanı Gürsel Baran, “Herkes Türkiye gelişsin istiyor ama bu gelişimi sağlayacak sanayi ve ticarette çalışacak nitelikli eleman olmak istemiyor. İşsizlik ve istihdam bir an önce çözüme kavuşturulması gereken bir konu halini aldı. İstatistiklerdeki işsizler nerede?” diye konuştu.

Haber Merkezi / ATO Başkanı Baran, işsizlik oranının eleman arandığında ‘sıfır’a yaklaştığını belirterek, “Türkiye’de işsizlik var ancak eleman aradığınızda kimse başvurmuyor, başvursa da işi beğenmiyor” dedi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerde yüzde 10,6 düzeyinde olan işsizlik oranının, eleman arandığında “sıfır”a yaklaştığını belirterek, “Türkiye’de işsizlik var ancak eleman aradığınızda kimse başvurmuyor, başvursa da işi beğenmiyor. Herkes Türkiye gelişsin istiyor ama bu gelişimi sağlayacak sanayi ve ticarette çalışacak nitelikli eleman olmak istemiyor. İşsizlik ve istihdam bir an önce çözüme kavuşturulması gereken bir konu halini aldı. İstatistiklerdeki işsizler nerede?” diye konuştu.

ATO Başkanı Gürsel Baran, yaptığı yazılı açıklamada, 3 milyon 399 bin işsizin bulunduğu Türkiye’de işverenlerin inşaattan sağlığa, tekstilden mobilyaya kadar pek çok sektörde istihdam edecek nitelikli eleman bulmakta zorluk yaşadığına dikkat çekti. Sorunun işsizlikten ziyade mesleksizlik olduğunu dile getiren Baran, “207 üniversitenin bulunduğu ülkemizde, 3 milyonu ön lisans olmak üzere yaklaşık 7,5 milyon üniversite öğrencimiz eğitim görüyor. Bu üniversitelerden mezun olan gençlerimizin bir bölümü eğitim gördüğü alanda aradığı işi, üyelerimiz olan işverenlerin de yine bir bölümü faaliyet gösterdiği alanda aradığı elemanı bulamıyor. Karşılıklı bu arayış, hem bireyler hem işletmeler için zaman kaybı başta olmak üzere birçok kayba yol açıyor” dedi.

Türkiye’de genç işsizlik oranının yüzde 22,7 düzeyinde olduğunu hatırlatan Baran, işsizlerin çoğunun kamuda istihdam edilmek istediğini söyledi. Yerel yönetimlerde iş için gönderilmiş binlerce özgeçmişin beklediğini kaydeden Baran, “Ülkemizde işsizlik sorununun çözümü için atılacak adımlardan biri de kamunun istihdam deposu olduğu algısının yıkılmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Unumuz, yağımız, şekerimiz var ama bir türlü helva yapamıyoruz”

Eğitimin sektör ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini kaydeden Baran, “Ülkemizin geleceği, aydınlık umutlarımız olan gençlerimiz, hayatlarının en güzel yıllarını meslek edinmek için geçiriyor, bazı branşlarda ihtiyaç olmadığı halde eğitim görüyor. Üniversite mezunu gençlerimizin çoğu mezun olduğu alanda iş bulamazken, reel sektör temsilcileri olarak bizler ise ihtiyacımız olan alanlarda yetişmiş işgücü bulamıyoruz. Unumuz, yağımız, şekerimiz var ama bir türlü helva yapamıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin nitelikli ara eleman ihtiyacına dikkat çeken Baran, “Her beş gencimizden birinin işsiz olduğu ülkemizde sanayicimiz, tüccarımız istihdam edecek ara eleman bulamıyor. Oto camcısından, tornacıya, kalıpçıdan sıvacıya, pazarlamacıdan, depocuya kadar birçok meslek alanında ara elemana ihtiyacımız var” dedi.

Ülkede geçici koruma altında bulunan Suriyeliler ile Afganların kayıt dışı olarak istihdam edildiğine dair bilgilerin kendisine ulaştığını anlatan Baran, “Nitelikli ara eleman istihdam etmek için önemli bir maliyet üstlenen tüccar ve sanayicimiz, bu maliyeti üstlenmeden kayıt dışı istihdam sağlayanlarla rekabet etmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin büyümesini gelişmesini hepimiz istiyoruz”

Türkiye’nin nüfus projeksiyonunu, üretim hedefini dikkate alarak ihtiyaç duyulan alanlarda yeni fakülteler açması gerektiğini kaydeden Baran, hâlihazırda üniversite mezunu olup da yeni meslek edinmek isteyen gençlerin Mesleki Eğitim Merkezleri’ne başvurarak eğitim alabileceğini hatırlattı. Baran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşsizlik de eleman bulamama da sadece ekonomik değil sosyal ve psikolojik boyutları olan bir sorun. Türkiye’nin büyümesini gelişmesini hepimiz istiyoruz ve bunun yolunun üretim ve ihracattan geçtiğini biliyoruz. Gençlerimizi memur olma hedefine hapsolmaktan kurtarmamız, üretmenin, çalışmanın verdiği zevkin, mutluluğun ışığını gözlerine yerleştirmemiz lazım”