Taliban’dan Kadın Hakları Açılımı: Mülk Olarak Görülemezler

Afganistan’da 15 Ağustos’ta iktidarı ele geçiren Taliban, kadın haklarına yönelik bir kararname yayımladı. Kararnamede, kadınların mülk olarak görülmemesi ve evlilikte rızalarının olması gerektiğini belirtilirken, kız çocuklarının eğitime erişiminden ve evleri dışında çalışmasından bahsedilmedi.

Haber Merkezi / Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid’in açıkladığı kararnamede, “Kadın bir mülk değil, asil ve özgür insandır. Hiç kimse bir kadını, barış ve düşmanlıkları sonlandırmak adına başkasına veremez” denildi. Kararnamede, evlilik ve kadınların miras haklarından bahsedilirken, kadınların evliliğe zorlanmaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca kadınların ölmüş eşlerinin mallarında hak sahibi oldukları belirtildi.

Mahkemelerin de karar verirken kararnameyi dikkate almaları, dini işler ve enformasyon bakanlıklarının da bu hakları koruyıp teşvik etmesi gerektiği vurgulandı. Ancak kararnamede, uluslararası toplumun başlıca kaygılarından olan kadınların evleri dışındaki etkinliklere ve eğitime erişimlerinden söz edilmedi.

Taliban, 1996-2001 yılları arasındaki ilk iktidar döneminde kadınların yanlarında eş ya da erkek akrabaları olmadan evlerinden çıkmalarını, çalışmalarını ve kız çocuklarının eğitim almalarını yasaklamış, tüm kadınlara burka zorunluluğu getirmişti.

Afganistan Merkez Bankası’nın yurtdışındaki milyarlarca dolarlık rezervlerini ve kalkınma yardımlarını donduran Batılı ülkeler, kaynakların geri verilmesi için aralarında kadın haklarının güvenceye alınmasının da bulunduğu şartlar öne sürüyor. Uluslararası yaptırımlar nedeniyle nakit akışının durma noktasına geldiği ve likidite sıkıntısının yaşandığı Afganistan’da ekonomi çöküşün eşiğinde bulunuyor.

Taliban’dan Uluslararası Örgütlere Yardım Çağrısı

Afgasitan’da yönetimi ele geçiren Taliban’ın Lideri Molla Hasan, uluslararası yardım örgütlerine ülkeye yardımları sürdürme çağrısı yaparak, “Uluslararası bütün yardım kuruluşlarına ülkeye yardımları esirgememelerini ve zor durumdaki halka yardım etmelerini rica ediyorum” dedi. Molla Hasan, halka Taliban rejimine müteşekkir olma çağrısında bulundu.

Molla Hasan, büyük bölümü Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bulunan Afganistan Merkez Bankası’na ait yaklaşık 9 milyar dolarlık rezervlerin serbest bırakılması halinde ülkedeki ekonomik krizin aşılacağını öne sürdü.

Afganistan’da Taliban’ın iktidarı ele geçirmesinin ardından kurduğu geçici hükümetin başbakanı Molla Muhammed Hasan Ahund ilk kez halka hitaben bir konuşma yaptı. 2013 yılında ölen Taliban’ın kurucusu Molla Ömer’e yakın isimlerden Molla Hasan’ın hükümetin kurulmasından yaklaşık üç ay sonra yaptığı konuşma devlet televizyonundan yayınlandı. Molla Hasan konuşmasında uluslararası yardım kuruluşlarına ülkeye yardımları sürdürme çağrısı yaptı.

Merakla beklenen konuşmasında Molla Hasan, halka Taliban rejimine müteşekkir olma çağrısında bulundu. Molla Hasan, ülkedeki yabancı güçlerle mücadele, İslami bir hükümetin kurulması ve ülkede istikrarın sağlanmasına devam edilmesi yönünde Taliban’ın verdiği sözleri tuttuğunu ifade etti.

Taliban’ın iktidarı devralmasından önce de ülkede kıtlık, işsizlik ve fiyat artışlarının olduğunu savunan geçici hükümetin başbakanı, “halkın içinde bulunduğu yokluk ve sıkıntılardan kurtarmak için Allah’ın yardımı ile çaba gösterdiklerini” söyledi.

Molla Hasan, büyük bölümü Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bulunan Afganistan Merkez Bankası’na ait yaklaşık 9 milyar dolarlık rezervlerin serbest bırakılması halinde ülkedeki ekonomik krizin aşılacağını öne sürdü.

Molla Hasan yardım örgütlerine de ülkeye yardımları sürdürme çağrısı yaparak, “Uluslararası bütün yardım kuruluşlarına ülkeye yardımları esirgememelerini ve zor durumdaki halka yardım etmelerini rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Taliban’ın geçici hükümeti kurmasından bu yana halka yönelik bir konuşma yapmadığı için sosyal medya üzerinden eleştirilen Molla Hasan, televizyon yayınlanan konuşmasında uluslararası toplumun kadın ve insan haklarına saygı gösterme ve çoğulcu bir yönetim oluşturulması yönünde Taliban’a yaptığı çağrılara da yanıt verdi. Kurulan geçici hükümetin yüzde 90’ı sadece bir etnik grubun temsilcilerinden yer alırken, hükümette kadın bulunmuyor.

Taliban hükümetinin kadın ve insan haklarına saygı gösterdiğini savunan Molla Hasan, kız çocuklarına yönelik eğitimin başladığını ve bunun geliştirilmesi yönünde umut olduğunu söyledi. Molla Hasan, bu eğitimin İslami esaslara göre yapılacağının da altını çizdi.

Taliban ile ABD hükümeti arasında görüşme

Geçici hükümetin başbakanı Molla Hasan’ın konuşmasının ABD hükümeti ile Taliban arasında gelecek hafta Doha’da yapılması planlanan görüşmesi öncesinde yayınlanması dikkati çekti.

Görüşmede, IŞİD ve El Kaide ile mücadelenin yanı sıra Afganistan’a insani yardım konuları ele alınacak. Bunun yanı sıra, yaklaşık 20 yıl boyunca ABD için çalışan Afganların ve ABD vatandaşlarının güvenli bir şekilde ülkeyi terk etmeleri de gündeme gelecek.

Washington, kapsayıcı bir hükümet kurulmasının yanı sıra azınlık ve kadın haklarına saygı gösterilmesi ve kız çocuklarına eğitim sağlanmasının ülkeye yardım için ön koşullar arasında bulunduğunu belirtiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Afganistan’da 19 Milyon İnsan Açlıkla Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı’na (WFP) göre, bu kış yaklaşık 19 milyon Afgan yetersiz beslenme ve açlıkla karşı karşıya ve 3 milyon çocuk en fazla risk altında olan grup.

Yetkililer çocuklarda yetersiz beslenme vakalarının hızla arttığına dikkat çekiyor. Kandahar’daki Mirwais Hastanesi de çocuklarda yetersiz beslenme vakalarının hızla arttığını bildiren yerlerden.

Dr. Muhamed Sadık, Kandahar’daki Mirwais Hastanesi’nde 38 yıldır çocuk doktoru. Hastane bölgeye hizmet veriyor ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından destekleniyor. Dr. Sadık hastaneye yetersiz beslenme nedeniyle artan sayıda 5 yaşından küçük çocuklar getirildiğini söylüyor.

Dr. Sadık, “Eğer geçen 3 ayla kıyaslayacak olursam, bu ay raporumu hazırlarken rakamların ikiye katlandığını söyleyebilirim. Yani, çocuk hasta kabullerinde yüzde 100 artış var” diyor. Dr. Sadık, Taleban’ın kontrolü ele geçirmesinden sonra çatışmaların azalmasıyla kırsal bölgelerde durumun sakinleştiğini ve daha fazla kişinin tedavi için kente gelebildiğini belirtiyor.

Dr. Sadık, “Şimdi herkes kente gelebiliyor. Önceleri o bölgelerde yetersiz beslenen hastalar vardı ama bize ulaşamıyorlardı. Şimdi herkes bize ulaşabiliyor. Bu nedenle sayı her gün artıyor” ifadelerini kullanıyor.

Dünya Gıda Programı’na göre bu kış yaklaşık 19 milyon Afgan yetersiz beslenme ve açlıkla karşı karşıya ve 3 milyon çocuk en fazla risk altında olan grup. Dr. Sadık yetersiz beslenme vakalarının çoğunluğunun 5 yaşın altındaki çocuklarda görüldüğünü anlatıyor.

Acil gıda ihtiyacı ve 5 yaşından küçük hastaların iki katına çıkmasıyla sağlık ekibi aşırı yoğun. Ve ayrıca aylardır maaş alamıyorlar. Uluslararası yardım taahhütlerine rağmen İnsan Hakları İzleme Örgütü Afganistan’ın insani krizin gerisindeki sorunları çözmesi için daha fazlasını yapması gerektiğini vurguluyor.

(Kaynak: Amerika’nın Sesi)

Afganistan’da Kadınlar Ne Zaman Okula Dönecek?

Taliban’ın Afganistan’da iktidara gelmesinden kısa bir süre sonra, “güvenli” bir öğrenme ortamı oluşturulana kadar kadınların evde kalmaları gerektiğini açıklamıştı. Sadece erkekler ve ilkokul çağındaki kızlar okula devam edebildi.

Haber Merkezi / Bu yönde olumlu bir gelişme yaşandı; tüm kadınlar yakında okula geri dönebilecek. İçişleri bakanlığı sözcüsü Saeed Khosty, El Cezire’ye verdiği demeçte, “Bilgilerime göre, çok kısa bir süre içinde tüm üniversiteler ve okullar yeniden açılacak ve tüm kızlar ve kadınlar okula ve öğretmenlik işlerine geri dönecek” dedi.

Taliban’ın 1996-2001 yılları arasında yönettiği Afganistan’da kadınların ve kızların eğitim görmeleri yasaklanmıştı. 2001 ABD öncülüğündeki işgalden sonra, kadınlar ve kız çocukları okula ve üniversiteye gitmeye başladı. UNESCO’ya göre, kadın okuryazarlığı 2018 yılına kadar yüzde 30’a ulaştı.

Taliban iktidara geldiğinden beri binlerce kişi Afganistan’dan kaçarken, birçoğu haklarını korumak için mücadele ediyor. Kadınların çalışma hakkı, hareket özgürlüğü, eğitim ve siyasi katılım haklarının talep edildiği protestolar, Taliban tarafından kurşun, cop ve kamçı kullanılarak dağıtıldı. Taliban, ayrıca, Kabil’in belirli bölgelerinde izinsiz toplanmaları yasakladı.

Afganistan’da Camiye Bombalı Saldırı: Onlarca Ölü Ve Yaralı

Afganistan’ın Kandahar kentindeki İman Bargah Camii’nde Şii cemaatin Cuma namazı kıldığı sırada düzenlenen bombalı saldırıda en az 16 kişi öldü, 32 kişi de yaralandı. Ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe duyuluyor.

Haber Merkezi / Saldırı sonrası açıklama yapan Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, çok sayıda kişinin yaralandığını ve öldüğünü, soruşturma için bölgeye özel kuvvetlerin gönderdiğini söyledi.

Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Kari Sayed Khosti, ise konuya ilişkin sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Kandahar’daki Şii cemaatine ait bir camide meydana gelen patlamada çok sayıda hemşehrimizin şehit ve yaralı olduğunu öğrenmekten üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Saldırı sonrası AFP’ye açıklama yapan bir görgü tanığı, “patlamalar sırasında cami insanlarla doluydu ve olay yerine en az 15 ambulans gitti” dedi. Bir başka görgü tanığı ise, camide üç patlamanın meydana geldiğini söyledi.

Yine bir başka görgü tanığı da, biri caminin ana kapısında, diğeri caminin güney tarafında ve üçüncüsü de ibadet edenlerin yıkandığı yerde olmak üzere üç patlama duyduğunu söyledi.

Geçen Cuma günüde Afganistan’ın kuzeydeki Kunduz kentinde, yine Şii cemaatin kullandığı bir camiye bombalı saldırı düzenlenmiş, saldırıda en az 50 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıyı IŞİD’in bir kolu olan IŞİD/Horasan olarak bilinen IŞİD/K üstlenmişti.

Afganistan’daki Kanlı Saldırıyı IŞİD-K Üstlendi

Afganistan’ın kuzeydoğusundaki Kunduz kentindeki bir Şii camisine yönelik düzenlenen ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği saldırının sorumluluğunu İslam Devleti / Horasan olarak bilinen IŞİD-K üstlendi.

Haber Merkezi / IŞİD-K, intihar bombacısının Uygur Müslümanı olduğunu, saldırının ise, Afganistan’daki Uygurların sınır dışı edilmek istenmesi nedeniyle yapıldığını açıkladı. Öğlen saatlerinde Şiilere ait camiye düzenlen saldırıda en az 46 kişi hayatını kaybetmiş ve yine en az 143 kişi de yaralanmıştı.

Saldırı, IŞİD-K’nın son bir haftada bir camiye yönelik ikinci saldırısıydı. Ayrıca bu saldırı, IŞİD-K’nın 26 Ağustos’ta Kabil’deki uluslararası havaalanında yaklaşık 170 sivil ve 13 ABD askerinin ölümüne neden olan intihar saldırısından sonra yaptığı en ölümcül saldırıydı.

IŞİD-K, uzun süredir Afganistan’daki Şii Müslümanları hedef alan saldırılar düzenlemekte. Afganistan nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini Şiiler oluşturmakta.

Birleşmiş Milletler, Orta Asya, Rusya’nın Kuzey Kafkasya bölgesi, Pakistan ve Batı Çin’deki Sincan bölgesinden 8.000 ila 10.000 cihatçı savaşçının Afganistan’a geçti bilgisinin yer aldığı yakın zamanlı bir rapor yayınlamıştı.

Taliban, 1’i Çocuk 13 Hazara’yı İnfaz Etti

Uluslararası Af Örgütü tarafından yürütülen bir soruşturmaya göre, Taliban güçleri 30 Ağustos’ta Afganistan’ın Daykundi eyaletinde dokuz teslim olan eski hükümet askeri ve biri 17 yaşındaki bir kız çocuğu olmak üzere 13 Hazara’yı infaz etti.

Haber Merkezi / İnfazların Daykundi eyaletinin Hıdır ilçesine bağlı Kahor köyünde meydana geldiği söyleniyor. Uluslararası Af Örgütü, olaydan sonra kaydedilen görüntülerin ve videoların olayı doğruladığını açıkladı.

Af Örgütü’nün genel sekreteri Agnes Callamard, “Hazaralara yönelik bu soğukkanlı infazların, Taliban’ın önceki Afganistan yönetimi sırasında meşhur oldukları aynı korkunç suistimalleri işlediğinin bir başka kanıtı” olduğunu söyledi.

Taliban sözcüleri Zabihullah Mücahid ve Bilal Karimi ise, olaya ilişkin açıklama çağrılarına henüz bir cevap vermedi.

Af Örgütü, Taliban tarafından Daykundi için  atanan polis şefi Sadıkullah Abed’in olayı reddettiğini ve eyalette bir saldırıda bir Taliban üyesinin yaralandığını söylediğini aktardı.

Hazaralar sıklıkla hedef alınıyorlar

Hazaralar, Afganistan’ın 36 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 9’unu oluşturuyor. Sünni çoğunluklu bir ülkede Şii oldukları için sıklıkla hedef alınıyorlar.

Dünya, Taliban’ın başta Şii Hazaralar olmak üzere kadınlara ve etnik azınlıklara yönelik hoşgörü ve kapsayıcılık vaatlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor. 

Bununla birlikte, kadınlara yönelik yeni kısıtlamalar ve tamamı erkeklerden oluşan bir hükümetin atanması gibi eylemler, uluslararası toplum tarafından dehşetle karşılanmakta.

ABD Genelkurmay Başkanı Milley’den Acı İtiraf: Afganistan’daki Savaşı Kaybettik

ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley, ABD birliklerinin Afganistan’dan çekilmesi ve başkent Kabil’deki tahliye hakkında Silahlı Hizmetler Komitesi’ne yaptığı açıklamada, ABD’nin Afganistan’daki 20 yıllık savaşı ‘kaybettiğini’ kabul etti.

Haber Merkezi / General Mark Milley, açıklamasında, “Afganistan’daki savaşın, Taliban iktidara geldiğine göre istediğimiz şartlarda sona ermediği açık” ifadelerini kullandı. “Savaş stratejik bir başarısızlıktı” diyen Milley, “Savaş son 20 günde, hatta 20 ayda kaybedilmedi” dedi.

Afganistan’daki 20 yıllık ABD askeri varlığına son verilmesi emrini veren ABD Başkan Joe Biden’ın en üst düzey askeri danışmanı olan Milley, “Savaşın kaybedilmesinde çok geriye giden bir dizi hatalı stratejik kararın etkisi de var” ifadelerini kullandı.

Afganistan’daki yenilgiden bir çok ders alındığını söyleyen Genelkurmay Başkanı Milley, açıklamasının devamında, yenilgiye neden olan bir dizi faktörü sıraladı.

ABD, Afganistan’ı neden işgal etmişti?

El Kaide’nin 11 Eylül 2001’de ABD’ye saldırmasından günler sonra, Başkan George W. Bush, ‘Amerikan güçlerinin Afganistan’da konuşlu terörist gruba ve Taliban hedeflerine yönelik saldırılar başlattığını’ duyurmuştu.

Başkan Bush operasyonu, “Dikkatlice hedeflenen bu saldırılar, Afganistan’ın terör operasyonlarının üssü olarak kullanılmasını engellemek ve Taliban rejiminin askeri kapasitesine saldırmak için tasarlandı.” diye tanımlamıştı.

Bush, Afganistan’ın büyük kısmını yöneten Taliban’ın, Afganistan içindeki üslerden saldırı planlayan el Kaide liderlerini teslim etme talebini reddettiğini söyledi. El Kaide liderlerini adalete teslim etmeyi amaçladığını belirten Bush, “Şimdi Taliban bir bedel ödeyecek.” açıklamasında bulunmuştu.

Taliban ve IŞİD-Horasan Rekabetinde Yani Aşama!

Kabil Uluslararası Havaalanı’nda IŞİD-Horasan tarafından düzenlenen saldırı, Taliban ile IŞİD-Horasan arasındaki yoğun rekabeti bir kez daha hatırlattı. Saldırıdaki can kayıpları birçok kişiyi şoke edici olsada, iki örgüt 2015’ten bu yana yoğun çatışmalar içerisinde.

Haber Merkezi / Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, meşru bir siyasi aktöre dönüşürken, IŞİD-Horasan ile Taliban arasındaki çatışmalarında doğası bundan sonra değişecektir. Mücadele bundan sonraki aşamada iki örgüt arasında değil, devlet aygıtını yöneten meşru bir yapıyla, onu yıkmaya çalışan bir örgüt arasındaki bir mücadeleye evrilecek.

Taliban-IŞİD-Horasan rekabetinin bu yeni aşamasını anlamak için geriye bakmak, aynı zamanda IŞİD-Horasan’ın son saldırısını iki grubun ideolojileri ve gündemleri arasındaki orijinal çatışma bağlamında çerçevelemek önemlidir; Geçmişte, iki örgütün Afganistan’da hakimiyet için nasıl rekabet ettiğini anlamak, değerlendirmemize yardımcı olabilecek önemli ipuçları vermektedir.

Kabil Havaalanı’ndaki saldırılar, IŞİD-Horasan’ın, Taliban’ın yönetme ve güvenlik sağlama becerisine şüphe düşürmeyi ve kendi kararlılığını işaret etmeyi amaçlıyor. IŞİD-Horasan, ABD’nin Afganistan’daki güçlerini geri çekmesiyle birlikte, kendisini artık bir devlet aktörü olan Taliban’a karşı konumlandırıyor gibi görünüyor.

IŞİD-Horasan ve Taliban neden çatıştı?

IŞİD-Horasan, Taliban’ı stratejik ve ideolojik bir rakip olarak görüyor. IŞİD-Horasan, Taliban’ın, IŞİD’in küresel hilafet vizyonunu lekelediğini düşünüyor. Ayrıca, IŞİD-Horasan, Taliban’ın ideolojisinin ve yönetim anlayışının bazı yönlerini sapkın olarak görüyor; kendisini bölgedeki tek meşru cihatçı örgüt olarak kabul ediyor. IŞİD-Horasan, Kabil Havaalanı’ndaki gibi saldırılarla, Taliban’ın Batı işbirlikçisi olarak göstermeye çalışıyor.

IŞİD-Horasan ile Taliban, birkaç yıldır Afganistan’ın farklı bölgelerinde çatışıyorlardı. IŞİD’in eski sözcüsü Ebu Muhammed el-Adnani’nin Taliban’ı eleştiren, onu milliyetçi bir hareket olarak ilan eden ve kurucusu Molla Ömer’i kınayan bir açıklaması kamuoyuna yansımıştı.

IŞİD-Horasan ve Taliban arasındaki çatışmaların en şiddetlileri Taliban’dan ayrılan ve IŞİD-Horasan’a katılımların olduğu bölgelerde yaşandı. Bu bölgelerde zaman zaman Taliban ile ABD, IŞİD-Horasan’a karşı zımni işbirliğini geliştirdi.

Kısa ve uzun vadede ne olabilir?

ABD’nin çekilmesiyle, artık bir devlet aktörü olan Taliban ve onu devirmeye çalışan IŞİD-Horasan, rekabetin şimdiye kadarki en şiddetli aşaması başlamaya hazır. Kısa vadede, IŞİD-Horasan, Taliban’ın kontrolündeki bölgelerde sivil alanlara yönelik saldırılarına devam etmesi muhtemeldir. Bu tip saldırılarla Taliban’ın halka güvenliği sağlayamayacağını göstermek istiyor.

IŞİD-Horasan,, Taliban saflarından kopmalar olması için çalışacak. Bu durum, Taliban için tehlikeli, en ufak ideolojik hata, üyelerinin ve destekçilerinin IŞİD-Horasan saflarına katılmasını sağlayabilir. Bu ayrılmalar, IŞİD-Horasan’ın Taliban saflarına sızmaya devam etmesi ve içeriden saldırabileceği derin operasyonel bilgi ve istihbaratta sunuyor.

IŞİD-Horasan, ayrıca Taliban’a karşı diğer cihatçı grupları, ülkede bulunan binlerce yabancı savaşçıyı kendi saflarında toplamaya çalışacaktır. Uzun vadede, IŞİD-Horasan, bölgesel emellerini yeniden ortaya koymaya çalışacaktır. Geçmişte IŞİD-Horasan, ele geçirdiği bölgelerde Irak ve Suriye’dekine benzer idari yapılar inşa etmeye çalışmıştı. Muhtemelen bunu tekrar yapmaya çalışacaktır.

Kabil Uluslararası Havaalanı’na Roketli Saldırı!

Kabil Uluslararası Havaalanı’na roket saldırısı düzenlendi. En az 5 roketin fırlatıldığı saldırıda ABD Hava Savunma Sistemi’nin devreye girdiği ve roketleri engellediği bilgisi paylaşıldı. Saldırıda can ve mal kaybı olup olmadığı ise bilinmiyor.

Haber Merkezi / ABD ordusunun herhangi saldırısı ihtimaline karşı birkaç gündür bölgeye hava savunma sistemleri yerleştirdiği iddia ediliyor. Doğrulanmayan bilgilere göre, roket saldırısı çoklu fırlatmalara sahip bir roket sistemi ile gerçekleştirildi.

İngiliz Independent gazetesi, havalaanına yönelik saldırıda kullanılan beş roketin başarıyla vurulduğu bilgisini paylaştı. Saldırının son 24 saat içinde ABD güçlerinin operasyon yaptığı IŞİD-K  tarafından gerçekleştirildiği tahmin ediliyor.

Askeri uzmanlar ise konuya ilişkin yaptıkları değerlendirme, saldırıların devam edeceğini söylüyor. Uzmanlar, saldırılar IŞİD-K’nin Taliban’ın sahip olduğu silahları kolayca elde edebileceklerini gösteriyor değerlendirmesinde de bulundular.

Bu arada ABD Başkanı Joe Biden’in ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, ABD’nin Afganistan’dan ayrılmak isteyenlerin 31 Ağustos’tan sonra da güvenli geçişini sağlamak için Taliban ile çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Sullivan, ABD’nin 1 Eylül’den itibaren Afganistan’da büyükelçiliği olmayacağını doğruladı, ancak “Horasan’daki İslam Devleti grubuna karşı operasyonları” değerlendireceklerini belirtti.

ABD’li bir güvenlik yetkilisi ise, Hamid Karzai Havalimanı’nda şu anda 1000’den fazla sivilin tahliye edilmeyi beklediğini söyledi.

Havaalanını devralmaya hazır olduklarını açıklayan Taliban yetkilileri, ayrıca ülkenin yeni hükümetini birkaç gün içinde açıklayacaklarını söylediler.