Abuzer Gülpınar kimdir?

1984’te Adıyaman’da dünyaya gelen Abuzer Gülpınar, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı.

Haber Merkezi / Gürpınar halen Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta ve yazı çalışmalarını sürdürmektedir. Şair, Başım Kirazlı adlı ilk şiir kitabı ile 2013 Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü, Kira Kuşları adlı ikinci şiir kitabı ile 2016 Attila İlhan Şiir Ödülü’nü kazandı.

Abuzer Gülpınar, şiirle yazı hayatına başlamış ve 2009’da Berfin Bahar dergisinde yayımlanan ilk şiiri ile de edebiyat ortamına adım atmıştır. Şiirleri Evrensel Kültür, Har, Patika, Düşünbil, Güney, Esmer, Tiroj , Mahsus Mahal, Akatalpa, Eliz Edebiyat, Deliler Teknesi, Lacivert, Sincan İstasyonu, Deve, Mühür, Hayal, Hürriyet Gösteri, Şiirden ve Varlık gibi edebiyat dergilerinde; yazıları ise Taraf, Birgün ve Radikal gazetelerinde yayımlanmıştır. Başım Kirazlı adını verdiği ilk şiir kitabının tamamı yukarıda adı zikredilen dergilerde yayımlanmış şiirlerden meydana gelmektedir. Abuzer Gülpınar, ilk etapta lirik şiirleriyle dikkat çekmiştir. Şiirlerinin dünyayla ilişkisi, sürekli yeniden üretilen insanın bölünmüşlüğünü kapatmak yönündedir.

Gülpınar, şiir anlayışını “Günümüz şiirinde sıkça psikolojik laflara rastlıyoruz. Psikolojik tahliller yapmak, felsefi sözler söylemek şairin işi değil. Kanımca bu psikolojik lafları şiirin vasatlığını kapatmak için yapıyorlar. Bu psikolojik lafların altında düpedüz bir arabesklik var çünkü. İmge salatasının nedeni, soyuttan soyuta zorlama imgeler ve psikolojik laflardır. Ben bu ikisinden de uzak kaldım hep. Sadelik buradan geliyor. Tarkovski sadeliğin ihtişamından bahseder. Onun filmleri böyledir mesela. Sadelik basitlik olarak algılanmamalı. Sanatta en zor yapılan şeydir sadelik. Tarkovski’nin filmlerini bir defa izlemekle anlamak orada kalsın, özet bile yapmak çok zor. Sadedir, mütevazıdır ama derin bir anlam denizinde kaybolur insan. Sade görülen şiirlerim de felsefe, sinema, mitoloji, psikanaliz ile yoğrulmuş şiirlerdir. Bu alanlarda az çok bilgi sahibi olmayan belki kendince bir anlam çıkarır, ancak tam olarak anlayamayacaktır. Benim için imge kısaca nesnel gerçekliğin zihinsel tasarımıdır. İmge modern şiirin ayrılmaz parçasıdır. İmge şiirin soluğudur. Ancak savruk ve yığma imgelerden uzak durmak gerekir. Yine imge şiirsel mesajı özgün biçimde vermeli, kalıp imgelerden kurtulmalıdır” cümleleriyle dile getirmiştir. Kira Kuşları ile Gülpınar felsefe ve mitolojiye yönelmiş ve bu ikinci şiir kitabı hakkında “Her bölüm bir bütün oluşturuyor. Her bölümdeki şiirler birbirinin devamı gibi bile okunabilir. Sonra her şiirde de bunu yapmaya çalıştım. Dizeler ve bölümlerin her birinin bir anlam adası olması için çalıştım. Kira Kuşları’ndaki şiirler, birbirlerinden bağımsız birer bütün olmalarına karşın birbirleriyle ilişki içindedir. Ortak bir evren etrafında örgütlendiklerinden birlikte bir bütüne varırlar.” diyerek şiirde biçim açısından gelmek istediği noktayı ifade etmiştir.

Gülpınar; telaşsız, süssüz ve ustaca bir söylem geliştirerek, güçlü bir uyumla şiirlerini kaleme almıştır. Şiirlerinde aşk ve duyarlılık temalarını ön plana almış, incelikli söyleyişlerle de günümüz şiirinde özgünlüğü yakalamıştır. (Kaynak: http://teis.yesevi.edu.tr)