HDP’li Beştaş: İktidarın En Büyük Korkusu Gerçeklerdir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bugün Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Hapishanelerdeki ölümler, pahalılık, sivil toplum kuruluşlarına kapatma davaları ve kadına yönelik erkek şiddeti HDP’li Beştaş’ın gündemindeydi.

HDP Grup Başkanvekili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizi kadına şiddet ve kadın cinayetleri ayıbından kurtarmakta kararlıyız” sözlerini hatırlatarak, “İstanbul Sözleşmesinden imzasını çeken kim? Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerden kaçınmayan kim? Bu ayıbı yaratan sizlersiniz. Ayrıca kadın cinayetleri bir ayıp olarak nitelendirilemez. Kadına yönelik şiddet de cinayetler de politiktir” dedi.

“Sansürler, yasaklamalar devam ediyor, bunun tek bir amacı var hakikatleri karartmak” diyen HDP Grup Başkanvekili özetle şöyle konuştu:

“İktidarın en büyük korkusu gerçeklerdir”

“AKP – MHP iktidarının uzun yıllardır hakikatleri karartma ve gerçekleri gizleme çabalarını hayatın her alanında görüyoruz. Öyle bir aşamaya geldik ki işkence yapılması soruşturulmuyor. Ama bunun haberlerini yaptığı için soruşturulan ve ceza alan insanlar var.

Çünkü iktidarın derdi işkence yapılması, cinayetlerin işlenmesi değil, bunun kamuoyuna yansıtılmasıdır. Bu iktidarın en büyük korkularından biri gerçeklerdir.

Bu karatma siyasetinin ve politikasının bir diğer yansıması da partimiz hakkında açılan kapatma davasıdır. Partimiz her alanda gerçekleri söyler. Kendileri bu rotayı veremediği için partimize mesnetsiz iddialarla kapatma davasını devam ettiriyor.

Adeta bütün toplumu, 84 milyonu pembe bir fanus içinde sadece kendi verdiği haberlerle beslemek amacındalar. Mesela cezaevlerini örnek verecek olursak, şimdi yönetmelik çıkarılıyor cezaevlerinde olanların dışarıya yansımasını engellenmek istiyorlar. Tamam, engellediniz de dışarıya çıkacak cenazeyi nasıl karartacaksınız. Mesela Ferhan Yılmaz’ın darp ve cebir iziyle, işkence izleriyle çekilen videosunun yayılmasını nasıl engelleyemediyseniz diğer uygulamaları da engelleyemezsiniz.

Enflasyon

Enflasyon yüzde 150’yi buluyor. TÜİK marifetiyle bunu düşük göstermeye çalışıyorlar. Bağımsız kurumlar kendi verilerini açıklamasın diye şimdi alternatif yasa çalışması yapıyorlar. Sanki TÜİK enflasyonu düşük gösterince enflasyon düşmüş oluyor, sanki sofralar zenginleşiyor… ”

Kadına yönelik şiddet bir kırım seviyesine geldi. Her gün kadına yönelik şiddet haberleri hepimizin gündemine düşüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele yerine, kadına yönelik şiddetle mücadele eden kurumları hedef alıyorlar. Mesela Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na yönelik bir dava açıldı. Dehşet verici hakikaten. Kadın cinayetlerine karşı çalışan, kamu yararı için çalışan bir derneği neden kapatmak istersiniz. Çünkü o cinayetlerin üstünü örtmek istiyorsunuz.

Diğeri de Rosa Kadın Derneği, merkezi Diyarbakır’da. Yöneticilerine yönelik iki üç ayda bir operasyon yapılıyor. Onlar da kadın hak ihlalleri üzerine çalışıyor. ‘Kanuna ve ahlaka aykırı’ faaliyet yürütmek nedeniyle Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu hakkında fesih talebiyle açılan dava 1 Haziran’da görülecek. Biz tabii ki o davada olacağız, kadın özgürlük mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.

Bir diğer kapatma davası da Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği’ne yönelik. Tarlabaşı’nda yaşayan kadın ve çocuklar için adeta can simidi olan bu derneğin kapatılmasıyla, bu bölge insanının iktidarın yarattığı yoksulluk, yoksunluk, adaletsizlik, sömürü bataklığında boğulması sonucunu doğuracaktır.

Erkek şiddeti

İktidarın adeta kendisi ve yandaşlarına sunduğu cennet bozulmasın diye geri kalanları cehennem ateşine atmakta hiçbir sakınca görmüyor. Çeteler hakkında neden soruşturma yapmıyorsunuz diye sormak istiyorum. ‘Kadına karşı şiddet ayıbı’ gibi bir kavram kullandı Cumhurbaşkanı geçen günlerde. Bu ayıbı yaratan kim? İstanbul Sözleşmesinden imzasını çeken kim? Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerden kaçınmayan kim? Bu ayıbı yaratan sizlersiniz. Ayrıca kadın cinayetleri bir ayıp olarak nitelendirilemez. Kadına yönelik şiddet de cinayetler de politiktir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir