GP Lideri Davutoğlu’ndan Erdoğan’a ‘Çin’ tepkisi

Partisinin Kahramanmaraş İl Danışma Kurulu toplantısında açıklamalarda bulunan GP Lideri Davutoğlu, Çin’in Ankara Büyükelçisi’nin Meral Akşener ve Mansur Yavaş’ı hedef alan paylaşımları üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert tepki göstererek, ‘Davos’ta one minute’ diyen Erdoğan bugün Çin’e niye ‘one minute’ diyemiyor?” dedi.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Kahramanmaraş İl Danışma Kurulu toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanal İstanbul’u “vahim bir hata” olarak tanımlayan Davutoğlu, Montrö bildirisine ilişkin “Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açmamak gerekir. Herkes düşünce özgürlüğüne sahiptir ama 104 amiral ültimatom verir gibi bir bildiri yayımlarlarsa bunu makul olarak göremeyiz. Kim hangi maske altında olursa olsun darbe girişimi ya da planlamasında bulunurlarsa böyle bir şeyin karşısında dururuz.” dedi.

Çin Büyükelçiliği’nin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki gösteren Davutoğlu, söz konusu davranışın diplomatik teammüllere aykırı olduğunu ifade etti.

“Dünyanın her yerinde başkentlerde oturan büyükelçiler o ülkenin egemenliğine saygı duymak zorundadırlar” diyen Davutoğlu, “Egemenliğe saygı duymayan büyükelçiler gerektiğinde “istenmeyen adam” ilan edilir ve ülkelerine geri gönderilirler. Küçük veya büyük, hangi ülke olursa olsun kimsenin büyükelçisi Ankara’da ahkam kesemez ve bu aziz millete ders verir gibi bir tweet atamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert tepki göstererek, ‘Davos’ta one minute’ diyen Erdoğan bugün Çin’e niye ‘one minute’ diyemiyor?” diyen Davutoğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Dün karşı karşıya kaldığımız tablo beni derinden üzdü. Dün Ankara’da Çin Büyükelçisi bir tweet atarak Doğu Türkistan konusunda haklı kaygılarını dile getiren Mansur Yavaş ve Meral Akşener’e açıktan tehdit savunarak Türkiye’yi yönetenlere bir ayar vermeye çalıştı. Bütün diplomatik taammüllere aykırıdır. Haddinizi bilin, burası Ankara. Erdoğan Çin’e neden ‘one minute’ diyemiyor? Sayın Erdoğan 3-5 menfaat için Çin’in bu zulmüne sessiz kalmayın. Çin büyükelçisinin yaptığına da sessiz kalmayın. Hangi ülke olursa olsun Ankara’da büyükelçisi ahkam kesemez.

Bu devletin onurunu ve Uygur kardeşlerimizin çektiği çilelere karşı bu milletin vicdanını ayağa kaldırma vaktidir. Çin büyükelçisi bu cesareti nereden aldı? Büyükelçiler merkezden talimat almadan böyle şeyler yapmazlar. Cumhurbaşkanı kendisine ‘aptal olma’ diyen ABD başkanına sessiz kalırsa bugün de Çin’den gelen ayara sessiz kalmak zorunda kalır.

Uzun zamandır Erdoğan’dan ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesini duyuyor musunuz? Erdoğan, Çin’in bu haddinizi bilmez tutumuna sessiz kaldı çünkü aşıda Çin’e muhtaç. Nisan ayında yerli ve milli aşı tamamlanacak diyorlardı ama aşı yok.”

Davutoğlu’nun bir diğer gündem maddesi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısıydı. Daha 65 yaş üstü kişilerin aşılanmasının bitmediğini belirten Davutoğlu, “Daha 65 yaş üstü aşılanmadan AK Parti MKYK’sını neden aşıladınız? Nedir AK Parti MKYK’sının önceliği? Önce vatandaşlar aşılanır sonra yönetenler aşılanır. Bu sebeple yüzlerinin kızarması lazımken Erdoğan ’84 milyonu aynı görüyoruz’ diyor” dedi.

Kendisine AK Parti’den neden ayrıldığının sorulduğunu belirten Davutoğlu, “Geçmişte beraber olduğumuz bu arkadaşları ben tanıyamıyorum artık. Ben bu riyakarlıklarla, yolsuzluklarla, tutarsızlıklarla yan yana duramazdım da onun için uyardım, dinlemediler, ayrıldım. Biz hakikati dile getirdiğimiz için ihraçla tehdit ettiler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin’ karşı çıkamamasının bir başka gerekçesinin ekonomik olduğunu dile getiren Davutoğlu, “Kaçıp giden Hazine ve Maliye Bakanı döneminde 1 milyar dolar SWAP yatırımı var. Çin’e el açmak zorunda kaldılar. Cumhurbaşkanı damadı karşısına çağırıp ‘128 milyar doları ne yaptın?’ diye soramıyor” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, başbakanlığı bıraktığında ülkenin 32 milyar dolar net rezervi olduğu bilgisini paylaşarak, şunları söyledi: “Şimdi eksi 48 milyar dolarda rezerv. Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmek için ülke ülke dolaştılar. Çin de sadece 1 milyar dolar verdi. Sırf Türkiye’nin ümüğünden tutabilmek için.”

Her yerde çiftçilerin, işçilerin, esnafın feryat ettiğini belirten Davutoğlu, şöyle konuştu: “Çiftçinin temel şikayeti ürünü para etmiyor. Alıcı olan vatandaş da şikayetçi. O da o paraya onu alamıyor.

Kısa Çalışma Ödeneği’ni de kestiler. Mevduat ve fonların muafiyetlerini 3 ay uzattılar. Bunlar faizcilere, rantçılara, yandaşa çalışıyorlar. Asgari ücret açlık sınırının altında kalacak. Uçan Türkiye, onların Türkiyesi. Siz ekonominin kaynaklarını cahil ve haddini bilmez bir ekibe ve damadınıza teslim ettiniz.

Esnafımız dert yanıyor. Esnaf ‘Neden onların kongrelerinde virüs dolaşmıyor da neden bizim lokantalarımızda dolaşıyor?’ diye soruyor. Esnafımız Ramazan’da da kepenk kapatacak. Esnaf nasıl iftar yapacak?”

Davutoğlu, Merkez Bankası başkanının Cumhurbaşkanı kararıyla değişimi sonrası TL’deki değişimi şöyle anlattı: “TL yüzde 11-12 değer kaybetti. Borsa yüzde 10 değer kaybetti. TL’nin değer kaybı dolayısıyla devletin döviz kaynaklı iç ve dış borçlarının toplamı 115 milyar TL arttı. Hazine garantili yatırımlar 135 milyar TL arttı. Özel sektöre binen yük ise 275 milyar TL. Toplam 525 milyar TL.”

Kanal İstanbul’u “vahim bir hata” olarak tanımlayan Davutoğlu, son olarak Montrö bildirisine ilişkin şunları söyleyerek sözlerini sonlandırdı: “Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açmamak gerekir. Herkes düşünce özgürlüğüne sahiptir ama 104 amiral ültimatom verir gibi bir bildiri yayımlarlarsa bunu makul olarak göremeyiz. Kim hangi maske altında olursa olsun darbe girişimi ya da planlamasında bulunurlarsa böyle bir şeyin karşısında dururuz.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir