Deri kanseri nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Cilt kanseri veya deri kanseri, birçok nedenden dolayı ciltte oluşan kötücül (malignant) büyümedir.

Deri; epidermis, dermiş ve subkutis olmak üzere 3 katmandan oluşmaktadır.

Epidermis: Derinin en üst katmanı epidermistir. Epidermis çok incedir ve yaklaşık 0,05-0,1 mm kalınlığındadır. Derinin alt katmanlarını ve organları dış etkenlere karşı korur. Keratinositler, epidermisin asıl hücre türleridir. Bu hücreler, vücudu koruyan deriye yardım eden keratin adlı önemli bir proteini üretirler. Epidermisin en dışta kalan kısmına korun (stratum korneum) adı verilir. Bu kısımda ölü keratinositler yenileri ile değiştirilir. Bu katmandaki hücreler, düz şekilleri nedeniyle skuamöz hücreler olarak adlandırılır. Yaşayan skuamöz hücreler, korunun (stratum korneum) altında bulunur. Bu hücreler bulundukları dış kısımdan epidermisin en alt kısmına yani taban katmanına hareket ederler. Taban katmanındaki hücreler, taban hücreleri olarak adlandırılmaktadır. Görevleri yeni keratinler oluşturmak için bölünmektir. Böylece, deri yüzeyinde zamanla azalan daha eski keratinositlerin yerini alır.

Melanositler, epidermiste bulunan melanoma (cilt kanseri) dönüşebilen hücrelerdir. Bu deri hücreleri, cilde bronz veya esmer rengi veren melanin adı verilen kahverengi pigmentleri üretir. Melanin, derinin daha alt katmanlarını güneşin bazı zararlı etkilerinden korur. Birçok kişide cilt güneşe maruz kaldığında melanositler bu pigmentlerden daha fazla üreterek cildin bronzlaşmasına neden olur. Epidermis, cildin daha alt katmanlarından bazal bir zar ile ayrılır. Bu önemli bir yapıdır. Çünkü cilt kanseri ilerlediğinde bu bariyere ve daha alt katmanlara doğru gelişir.

Dermiş: Derinin orta katmanına verilen addır ve epidermise göre çok daha kalın bir katmandır. Deriye dayanıklılık ve elastikiyet veren kollajen adlı protein tarafından tutulan kıl folikülleri, ter bezleri, damarlar ve sinirler bulundurur.

Subkutis: Derinin en alt katmanına subkutis adı verilir. Subkutis ve dermişin en alt kısmı, kollajen ve yağ hücre ağını oluşturur. Subkutis, vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Ayrıca bu katman, vücut organlarını yaralanmalara karşı korumaya yardımcı olan şok emici etkiye sahiptir.

Cilt kanseri türleri:

Melonom Cilt Kanseri

Melanom, deriye rengini veren melanosit adı verilen hücrelerde başlayan bir cilt kanseridir. Malign melanom veya kutanöz (cilt kaynaklı) melanom olarak adlandırılır. Melanom cilt kanseri hücrelerinin çoğu melanin üretmeye devam ettiği için tümör genellikle kahverengi veya siyah renktedir. Ancak, bazı melanomlar melanin üretmez.

Bu durumda kanser pembe, sarımsı kahverengi hatta beyaz olarak görülebilir. Melanom cilt kanseri, deride doğuştan var olan veya sonradan ortaya çıkan benler üzerinde kanser oluşabilir ve saçlı deri, ayak tabanı dahil vücudu kaplayan derinin herhangi bir yerinde görülebilir.

Melanom cilt kanseri, erkeklerde boyun ve sırt bölgelerinde; kadınlarda bacaklar, boyun ve yüzde sık görülmektedir. Ancak kanser avuç içi, ayak tabanı, tırnak içinde de gelişebilir. Tüm bunların yanında nadir de olsa göz, ağız, genital veya anal bölgede de oluşabilir. Erken evrede teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir kanser türü olan melanom hızlı yayılım gösterdiğinde tedavi şansını azaltan bir kanser türüne dönüşebilir.

Diğer cilt kanseri türleri:

Bazal hücreli ve skuamöz hücreli kanserler çoğunlukla baş, boyun ve kollar gibi güneşe fazla maruz kalan bölgelerde görülür. Ancak, bunun yanında vücudun başka bölgelerinde de rastlanmaktadır.

Bazal Hücreli Karsinom: En sık görülen cilt kanseridir. Çoğunlukla düz, sert, bulunduğu bölge soluk renkli veya ufak bir kazada bile kolay kanayabilen küçük, tümsekli, pembe veya kırmızı, şeffaf, parlak, inci büyüklüğünde şişlikler bulunan bir kanserdir. Ortası çökük ve alanı mavi, kahverengi veya siyah renktedir. Büyük bazal hücreli karsinomlar, kabuklu veya yayılan bir alana sahiptir.

Skuamöz Hücreli Karsinom: Sıklık olarak ikinci sırada görülen cilt kanseridir. Büyüyen bir yumru gibi gözükebilir. Çoğunlukla sert, pul pul veya kabuklu bir yüzeyi vardır. Bunun yanında yavaş gelişen düz, kırmızı lekeli bir görünüme de sahip olabilir. Bu cilt kanserlerinin her ikisi de, normal deriden çok az bir değişiklik göstererek düz bir alanda gelişebilir.

Aknitik keratoz aynı zamanda solar keratoz olarak da bilinir. Bazen deride kanser öncesi oluşan bir durum olabilir ve güneşe fazla maruz kalınması sonucu ortaya çıkar. Aknitik keratoz, genellikle pembe-kırmızı veya deri renginde küçük, sert veya pul pul noktalardır. Genellikle yüzde, kulaklarda ellerin üstünde ve kollarda başlar. Ancak, vücudun güneşe maruz kalan diğer bölgelerinde de görülebilir. Aknitik keratoz genellikle çok sayıdadır. Bazıları skuamöz hücreli kanserlerin içinde gelişebilir. Bazıları ise aynı kalır veya tek başına ilerler.

Deri kanserinin belirtileri nedir?

Deri kanseri diğer kanser türlerine göre kendini daha kolay belli etmektedir. Ciltte oluşan 1 aydan daha uzun süredir geçmeyen yaralar, sonradan oluşan ve geçmeyen lekeler, yarım santimetreden daha geniş koyu renk benler, uzun süre sebat eden ve geçmeyen kızarıklar deri kanserinde önemli belirtiler olabilir. Bu belirtiler gözlemlendiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.   Özellikle ailesinde çok sayıda beni olan, açık tenli kişiler; vücutlarında yarım santimetreden büyük kahverengi-siyah benlerini olası kanser riskine karşı düzenli olarak kontrol ettirmelidirler.

Deri kanserinin nedenleri nedir?

Deri kanserinin ana nedenleri arasında güneşe korumasız şekilde çıkılması gelmektedir. Güneş ışınlarına direkt maruz kalmak, zararlı ışıkların emilmesine neden olmaktadır. Bu da cilt üzerinde lekelere neden olur. Bu lekelerin çok olması kişinin yoğun güneş hasarına maruz kaldığını ve deri kanseri açısından riskli olduğunu gösterir. Her güneş lekesi deri kanserine döner diyemeyiz ama melanoma cinsi kanserlerin bazı türleri bu şekilde başlayabilir. Bunun yanında tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma da deri kanserine sebep olmaktadır. Son yıllarda solaryum kullanımının artması da deri kanserlerinin artmasında rol oynamaktadır.

Deri kanserinin risk faktörleri nedir?

Bronzlaşma amacı ile korumasız şekilde uzun süre güneş ışınlarına maruz kalanlar, sarışın-mavi gözlü-çilli olanlar, ailesinde deri kanseri öyküsü olanlar, radyoterapi alan kişiler, arseniğe maruz kalanlar deri kanserine yakalanma açısından daha risklidirler. Bunun yanında kabarcıklı güneş yanığı olması kişide deri kanserine yakalanma riskini 2-3 kat arttırabilmektedir.

Deri kanserinin komplikasyonları nedir?

Tedavi edilmeyen deri kanseri; yerleştiği kısımda deformitelere neden olduğu gibi, beyin, sinir ve kemiklerde hasarlara neden olmaktadır. Melanoma tipi özellikle ölümcül olabilmektedir.

Deri kanseri için doktor randevusu öncesi neler yapılmalıdır?

Deri kanserinde doktor randevusu öncesinde vücudun iyi incelenmesi gerekmektedir. Var olan benler, cilt lekeleri ile sonradan ortaya çıkan ve geçmeyen lekeler belirlenmeli ve doktora bunun hakkında detaylı bilgi verilmelidir.

Deri kanserinin tetkik yöntemleri nelerdir?

Deri kanserinde kişinin kendi kendini muayenesi önem taşımaktadır. Var olan lekeler, benler, yanık izleri ve son dönemde bunlarda oluşan değişiklikler tanıda önem taşımaktadır. Doktor tarafından ciltteki renk, biçim ve yapı değişiklikleri detaylı olarak incelenmektedir. Fizik muayenenin yanında şüpheli görülen bölgelerden örnek alınarak biyopsi yapılmaktadır.

Deri kanserinin tedavi yöntemleri nelerdir?

Deri kanserinde dört farklı tedavi seçeneği yer almaktadır. Radyoterapi, kemoterapi, lazer cerrahisi ve cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Lazer cerrahisinde kanserli hücreleri yok etmek için lazer ışınları kullanılmaktadır. Radyoterapide kanserli bölge küçültülmeye çalışılmaktadır. Kemoterapide ilaçlar ile kanserli hücrelerle baş edilmektedir. Cerrahi tedavide ise kanserli bölgelerin çıkarılması tedavi edilmektedir.

Deri kanseri hastaları için yaşam stili önerileri

Deri kanseriyle yaşamamak için öncelikle bu kansere karşı önlem alınmalıdır. Güneş ışınlarına direk maruz kalınmamalı ve mutlaka koruyucu kremler kullanılmalıdır. Solaryum gibi yapay ışık kaynaklarından uzak durulmalı. Bunun yanında X ışınlarına maruz kalmamak için özellikle bu alanda görevli sağlık çalışanlarının gerekli önlemleri alıp uygun aralarla kontrol muayenelerini yaptırmaları gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir