Miyokardit (kalp kası iltihabı) nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Miyokardit, kalp kasının (miyokard) iltihaplanması durumudur. Miyokardit, kalp kasınızı ve kalbinizin elektrik sistemini etkileyerek kalbinizin pompalama yeteneğini azaltabilir ve hızlı veya anormal kalp ritimlerine (aritmiler) neden olabilir. Viral bir enfeksiyon genellikle miyokardite neden olur, ancak bir ilaca verilen reaksiyondan kaynaklanabilir veya daha genel bir inflamatuar durumun parçası olabilir.

Haber Merkezi / Belirti ve semptomlar göğüs ağrısı, yorgunluk, nefes darlığı ve aritmileri içerir. Şiddetli miyokardit kalbinizi zayıflatır, böylece vücudunuzun geri kalanı yeterince kan pompalanmaz. Kalbinizde pıhtılar oluşabilir ve bu da felç veya kalp krizine neden olabilir.

Belirtileri;

Hafif bir miyokardit vakanız varsa veya erken evrelerdeyseniz, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi hafif semptomlarınız olabilir veya semptomlarınız olmayabilir. Ciddi durumlarda, miyokarditin belirti ve semptomları, hastalığın nedenine bağlı olarak değişir. Yaygın miyokardit belirtileri ve semptomları şunlardır;

  • Göğüs ağrısı
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler)
  • Dinlenirken veya fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı
  • Bacaklarınızın, ayak bileklerinizin ve ayaklarınızın şişmesi ile sıvı tutulması
  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı, vücut ağrıları, eklem ağrısı, ateş, boğaz ağrısı veya ishal gibi viral bir enfeksiyonun diğer belirtileri ve semptomları

Çocuklarda miyokardit;

Çocuklarda miyokardit geliştiğinde, aşağıdakileri içeren belirti ve semptomlar olabilir;

  • Ateş
  • Bayılma
  • Nefes alma zorlukları
  • Hızlı nefes alma
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler)

Ne zaman doktora görünmeli?

Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi miyokardit semptomlarınız varsa doktorunuzla iletişime geçin. Bir enfeksiyon geçirdiyseniz, miyokardit belirtileri konusunda dikkatli olun ve ortaya çıkarsa doktorunuza bildirin. Şiddetli semptomlarınız varsa, acil servise gidin veya acil tıbbi yardım arayın.

Nedenleri;

Çoğu zaman, miyokarditin nedeni tanımlanmaz. Olası nedenler şunlardır;

  • Virüsler; Soğuk algınlığına neden olan virüsler (adenovirüs); COVID-19; hepatit B ve C; genellikle çocuklarda hafif bir kızarıklığa neden olan parvovirüs (beşinci hastalık); ve herpes simpleks virüsü
  • Gastrointestinal enfeksiyonlar (ekovirüsler), mononükleoz (Epstein-Barr virüsü) ve Alman kızamığı (kızamıkçık) da miyokardite neden olabilir. AIDS’e neden olan virüs olan HIV’li kişilerde de yaygındır
  • Bakteriler; Stafilokok, streptokok, difteriye neden olan bakteri ve Lyme hastalığından sorumlu kene kaynaklı bakteri de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri miyokardite neden olabilir
  • Parazitler; Bunlar arasında Trypanosoma cruzi ve toksoplazma gibi parazitler vardır ve bazıları böcekler tarafından bulaşan ve Chagas hastalığı denilen bir duruma neden olabilen parazitlerdir
  • Mantarlar; Candida gibi maya enfeksiyonları; aspergillus gibi küfler; ve genellikle kuş pisliklerinde bulunan histoplazma gibi diğer mantarlar, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bazen miyokardite neden olabilir

Miyokardit bazen şu nedenlerlede oluşabilir;

  • Alerjik veya toksik reaksiyona neden olabilecek ilaçlar veya yasa dışı ilaçlar; Bunlar, kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları içerir; penisilin ve sülfonamid ilaçları gibi antibiyotikler; bazı nöbet önleyici ilaçlar; ve kokain gibi bazı yasa dışı maddeler
  • Kimyasallar veya radyasyon; Karbon monoksit ve radyasyon gibi belirli kimyasallara maruz kalmak bazen miyokardite neden olabilir
  • Diğer hastalıklar; Bunlara lupus, Wegener granülomatozu, dev hücreli arterit ve Takayasu arteriti gibi bozukluklar dahildir

Komplikasyonları;

Şiddetli miyokardit, kalp kasınıza kalıcı olarak zarar verebilir ve muhtemelen aşağıdakilere neden olabilir;

  • Kalp yetmezliği; Tedavi edilmeyen miyokardit, kalbinizin kasına zarar vererek kanı etkili bir şekilde pompalayamaz. Şiddetli vakalarda, miyokarditle ilişkili kalp yetmezliği bir ventriküler destek cihazı veya kalp nakli gerektirebilir
  • Kalp krizi veya felç; Kalbinizin kası yaralanırsa ve kan pompalayamazsa, kalbinizde biriken kan pıhtı oluşturabilir. Bir pıhtı kalbinizin atardamarlarından birini tıkarsa kalp krizi geçirebilirsiniz. Kalbinizdeki bir kan pıhtısı yerleşmeden önce beyninize giden bir atardamara giderse, felç geçirebilirsiniz
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler); Kalp kasınızın zarar görmesi aritmilere neden olabilir
  • Ani kalp durması; Bazı ciddi aritmiler kalbinizin durmasına neden olabilir (ani kalp durması). Hemen tedavi edilmezse ölümcüldür

Önleme;

Miyokardit için özel bir önleme yoktur. Bununla birlikte, enfeksiyonları önlemek için aşağıdaki adımları atmak yardımcı olabilir;

  • İyileşene kadar viral veya grip benzeri bir hastalığı olan insanlardan kaçının. Viral semptomlardan hastaysanız, başkalarına maruz bırakmaktan kaçının
  • Hijyen; Düzenli el yıkama, hastalığın yayılmasını önlemeye yardımcı olabilir
  • Riskli davranışlardan kaçının; HIV ile ilişkili miyokard enfeksiyonu kapma şansınızı azaltmak için güvenli seks yapın ve yasa dışı uyuşturucu kullanmayın
  • Kenelere maruz kalmayı en aza indirin; Kenelerin bulaştığı bölgelerde vakit geçiriyorsanız, cildinizin mümkün olduğu kadar çoğunu örtmek için uzun kollu gömlekler ve uzun pantolonlar giyin. Kene veya böcek kovucular uygulayın
  • Aşılarınızı yaptırın; Miyokardite neden olabilen kızamıkçık ve grip hastalıklarına karşı koruma sağlayanlar da dahil olmak üzere önerilen aşılar konusunda güncel kalın

Teşhis;

Erken teşhis, uzun süreli kalp hasarını önlemenin anahtarıdır. Fizik muayeneden sonra doktorunuz miyokarditiniz olduğunu doğrulamak ve şiddetini belirlemek için bir veya daha fazla test isteyebilir. Testler şunları içerebilir;

  • Elektrokardiyogram (EKG); Bu noninvaziv test, kalbinizin elektriksel modellerini gösterir ve anormal ritimleri tespit edebilir
  • Göğüs röntgeni; Bir röntgen görüntüsü, kalbinizin boyutunu ve şeklini ve ayrıca kalp yetmezliğini gösterebilecek kalbin içinde veya çevresinde sıvı olup olmadığını gösterir
  • MR; Kardiyak MR, kalbinizin boyutunu, şeklini ve yapısını gösterecektir. Bu test, kalp kası iltihabı belirtileri gösterebilir
  • Ekokardiyogram; Ses dalgaları, atan kalbin hareketli görüntülerini oluşturur. Bir ekokardiyogram, kalbinizin büyümesini, zayıf pompalama işlevini, kapak problemlerini, kalp içinde bir pıhtı veya kalbinizin etrafındaki sıvıyı tespit edebilir
  • Kan testleri; Bunlar, beyaz ve kırmızı kan hücresi sayımlarının yanı sıra kalp kasınıza zarar veren belirli enzimlerin seviyelerini ölçer. Kan testleri, virüslere ve miyokarditle ilişkili bir enfeksiyonu gösterebilecek diğer organizmalara karşı antikorları da tespit edebilir
  • Kalp kateterizasyonu ve endomiyokardiyal biyopsi; Bacağınızdaki veya boynunuzdaki bir damara küçük bir tüp (kateter) yerleştirilir ve kalbinize geçirilir. Bazı durumlarda doktorlar, iltihaplanma veya enfeksiyon olup olmadığını kontrol etmek için laboratuvarda analiz için küçük bir kalp kası dokusu örneğini (biyopsi) çıkarmak için özel bir alet kullanırlar

Tedavi;

Çoğu durumda, miyokardit kendi kendine veya tedavi ile iyileşir. Miyokardit tedavisi, kalp yetmezliği gibi nedene ve semptomlara odaklanır.

Hafif vakalarda, kişiler en az üç ila altı ay boyunca rekabetçi sporlardan kaçınmalıdır. Vücudunuzun miyokardite neden olan enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olacak dinlenme ve ilaç tedavisi ihtiyacınız olan tek şey olabilir.

Antiviral ilaçlar mevcut olmasına rağmen, çoğu miyokardit vakasının tedavisinde etkili oldukları kanıtlanmamıştır.

Dev hücreli ve eozinofilik miyokardit gibi bazı nadir viral miyokardit türleri, bağışıklık sisteminizi baskılamak için kortikosteroidlere veya diğer ilaçlara yanıt verir. Lupus gibi kronik hastalıkların neden olduğu bazı durumlarda, tedavi altta yatan hastalığa yöneliktir.

Miyokardit kalp yetmezliğine veya aritmilere neden oluyorsa, doktorunuz sizi hastaneye yatırabilir ve ilaçlar veya başka tedaviler reçete edebilir. Bazı anormal kalp ritimleri veya ciddi kalp yetmezliği için, kalbinizde kan pıhtılaşması riskini azaltmak için size ilaçlar verilebilir.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yahya Kemal Beyatlı kimdir? Hayatı, Eserleri

2 Aralık 1884’te Üsküp’te dünyaya gelen Yahya Kemal Beyatlı’nın asıl adı Ahmed Agâh’tır. 1 Kasım 1958′ de tedavi için gittiği Paris’te hayatını kaybetti. Yahya Kemal Beyatlı İstanbul Vefa Lisesi’ni bitirdikten sonra Paris’e gitti. Paris’te 9 yıl kaldı. Fransız Edebiyatı’nı ve edebiyatçılarını yakından tanıma olanağı buldu. Onlardan etkilendi.

Haber Merkezi / Doğu Dilleri Okulu’na devam ederek Arapça ve Farsça ‘sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. İstanbul’a dönüşünde Darüşşafaka, Medresetü’l-Vâizin ve Darülfünûn’da tarih ve edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı’na katıldı. 1923’te Urfa Milletvekili seçildi, sonraki yıllarda Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul’dan Milletvekilli seçilerek TBMM’de görev aldı. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevlerde bulundu, Türkiye’yi temsil etti. Pakistan Büyükelçiliği görevindeyken emekli oldu ve yurda döndü.

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden birisidir. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı, kendine özgü bir şairdir. Sanatta ve edebiyatta gelenekçiliği sürdürmüş, millî ve manevî değerlere bağlı kaldı. Şiirlerinde sese, ritime, musikiye önem verdi ve şiirde ve mükemmelliği ardı. “Ok” adlı şiirini heceyle, diğer bütün şiirlerini aruzla yazdı. Şiirlerinde Fransız şairlerden Charles Baudaleire ve Arthur Rimbaud’un etkisi görülmektedir.

Doğunun ver batının sentezini yapmaya çalıştı. Yaşadığı sürece şiirlerini kitap hâline getirmemiş; ancak ölümünden sonra kurulan Yahya Kemal Enstitüsü’nün yardımı ile şiirleri kitap halinde basılmış; bir çoğu da, başta Münir Nurettin Selçuk ve Osman Nihat Akın olmak üzere ünlü bestekârlar tarafından bestelenmiştir. Endülüs’te Raks, Aziz İstanbul, Rindlerin Ölümü, Sessiz Gemi… gibi. Ayrıca Nedimden sonra şiirlerinde İstanbul’u en çok dile getiren şairdir.

Eserleri;

Şiir; Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş, Bitmemiş Şiirler

Düzyazı; Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi Hikayeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Edebiyata Dair, Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Tarih Musahabeleri, Mektuplar-Makaleler

Yasin Erol kimdir? Hayatı, Eserleri

1967 yılında Ankara’nın Haymana İlçesi’nde dünyaya gelen Yasin Erol, ilk ve ortaöğrenimini Polatlı’da tamamladı. Ankara Üniversitesi DTCF Kütüphanecilik Bölümünü bitirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünde çalışıyor.

Haber Merkezi / Varlık, Yasakmeyve, Türk Dili, Edebiyat ve Eleştiri, Deliler Teknesi, Sincan İstasyonu, Kum, Papirüs, Sanat Çevresi, Yapı Kredi Yıllığı vb. dergilerde şiiri ve şiir üzerine yazıları yayımlandı. Güney Kore Çeviri Enstitüsü ile Güney Kore Edebiyatçıları Derneği’nin davetlisi olarak 2005 yılında gittiği Güney Kore’de, Asya Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen uluslararası bir toplantıda ülkemizi temsil etti.

İlk şiir kitabı Bu Aşk Öykü Tutmaz ile duygu ile düşünceyi harmanlayan bir şiir anlayışını ortaya koyar. İmgelerle süslediği dilini farklı mısralar kurarak zenginleştirir. İkinci kitabı Sizi Hiç Sevmiş Miydim’de de imgelerle zenginleştirdiği şiir dilini ve mısra anlayışını, hayal gücünün sınırsızlığı ve ironiyle birleştirerek kullanır. Hayatın ve aşkın izini sürdüğü şiirler yazar.

“Düşünen Çocuktur Baba”

yıllar önce bir gece babam
unutup yorganın altında
gözleri çakmak çakmak çocuğu
anlattı anneme tane tane
dünyada ondan daha güzel başakların olduğunu

ertesi gün sofrada
annem bir tuhaf bakarken babama
anladım onun
anneden çok bir kadın olduğunu

bir gün toprakta uyurken
karıncaların tanrısı kadar sessiz
eğilip yeryüzünün en güzel yüzüne
dedim anne
senden başkasını sevse de bu adam
korkma ben varım
çünkü düşünen çocuktur baba

“Şiir ve Sen”

Habersiz bir yağmur gibi
Her gün yağıyorsun içime
Sevinçlerinde ucu ucuna yaşayan bir aydınlık
Bana çocukların sevdiği bir denizi
Önceliği uçurtmalara tanıyan gökyüzünü
Yön arayıcılarının kullanmadığı geceyi
Ve sadece yüzünden sevilen bir şehri getir
Yoksa gelmem sana
Ben aşkta önümü görmek isterim

Bir an önce ikna et o karanfili
O şiirden çıkıp gelsin
Ve eleştirmenlere söyle
Edip Cansever türü bir incelik gösterip
İncitmesinler ölen şairlerin şiirlerini
Saygıdandır
Biraz bekle hele bir ustalar uyusun
Yoksa gelmem sana

Sıkıyönetimlerde yalnız başına dolaşan
Mahkemelerde tanıklığı kabul edilmeyen
Ve bir kibrit alevinde
İnce bir fikir gibi parlayan
Her şairi barındıracak bir şiirin içine girip de
Kapısını penceresini aralamadan
Gelmem sana

Şiir ve sen
Öylesine nazlı ve duyarlısınız ki
Sol yanımda tarafsız bir orman
Sağ yanımda taraflı bir ağaç
Çağır beni
Derelerin denizleri görme düşü gibi
Al beni
Dışarısı yağmur
İçimde bir yaprak büyür gibi

Yasin Mortaş kimdir? Hayatı, Eserleri

30 Mayıs 1967 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesine bağlı Birecik (Alimpınar) Köyü’nde dünyaya gelen Yasin Mortaş, Afşin Lisesi (1986), Sağlık Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü (1993) mezunu. Bir kamu kurumunda çalışıyor. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.

Haber Merkezi / Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Yasin Mortaş’ın şiirleri; Kırağı, Dolunay, Dergâh, Yedi İklim, Hece, Türk Edebiyatı, Türk Dili, Harman, Edep, Lika, İnsan Saati, Yalnız Ardıç, Alkış, Güneysu, Şardağı, Derkenar, Dergibi, Mor Taka, Mostar, Ada, Mavi Çınar, Genç Kalemşorlar, Gülbang, Bir Edebiyat Yaprağı, Mefkûre, Yoldaki Kalemler, Hece Taşları, Mevsimler, Sükut, Usare, Edebistan, Yeşil Afşin, Afşin’in Sesi, Milli Eğitim Dergisi gibi çeşitli dergilerde yayımlandı.

Şiirlerini 1997 yılında “Güvercin Vadisi Şiirleri” adlı kitapta topladı. Ayrıca birçok şiir antolojisinde yer almış, ulusal ve Uluslararası birçok şiir etkinliğine katılmıştır. Fotoğraf sanatıyla da ilgilenen Yasin Mortaş, National Geographic başta olmak üzere birçok fotoğraf ödülü ve sergileri bulunuyor.

“Eylül”

eylül
ki kelimelerin
hazan mevsimi
bütün lügatlerden düşmüş
sarı kağıtlara
üşümüş bir kitap gibi
aşkı gönenmiş
yaprakları çıkarılmış
yalnızlığa dair

eylül
bütün baharları
şimdiden dökmüş
üzerinden

“Gölgesinde Üşürüz Aşkımızın”

gözlerinin seli tuttu
parmaklığa kapandı deniz
gün görmedi karanlık
seniaydınlık unuttu
unuttu bendeniz

yokuşlar gün yorgunuyken
deprem oluyor uzaklarda
topraklara kan veriliyor
leyla ile mecnun gibi
aşklar kuruluyor

adem ve havvanın
gölgesini bölüşürüz aşkımızca
kapanırız uçsuz bucaksız sevgilere
vuslata düşürürüz dorukları
ve yılları

Yaşar Bedri Özdemir kimdir? Hayatı, Eserleri

1956 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Yaşar Bedri Özdemir, Trabzon Lisesi’nde okudu. Bağıracağım adlı ilk şiir kitabı bu yıllarda yayımlandı. 1980’de Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirinde Kadın konulu teziyle mezun oldu. Bir süre öğretmenlik yaptı.

Haber Merkezi / 1990’da kurduğu reklam şirketinde reklamcılığın yanı sıra yazarlık, ressamlık ve fotoğrafçılık yaparak sanat hayatına devam etti. İlk şiiri 1975’te Kelebek gazetesinde yayımlandı. İlk roman denemesi olan Yarın Güneş Doğmayacak adlı eseri 1975’te Hizmet (Trabzon) gazetesinde tefrika edildi.

Ayrıca; Kuzey Haber, Karadeniz, Yeni Şafak, Akit ve Posta gazeteleri ile Yeni Defne, Yazko, Türkiye, Ezgi, Yaba, Ankara Sanat, Mavi, Milliyet Sanat, Morköpük, Oluşum, Türk Dili, Çağdaş Türk Dili, Adam Sanat, Kedi, Gelecek, Kardelen, Türk Edebiyatı, Edebiyat ve Eleştiri, Edebiyat Ortamı, Düş Çınarı, Ülke, Hüner, Yedi İklim, Yörünge, İktibas, Dergâh, Yansıma, Motosiklet Dünyası, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Sonsuzluk, Bir Gün, Ada ve Mor Taka dergilerinde yazı ve şiirleri yayımlandı.

Ezgi, Çıkın ve Mor Taka dergilerini çıkardı. 1976’dan itibaren 16 resim sergisi açtı; açık hava ve karma resim sergilerine katıldı. Türkiye’nin ilk motosiklet gezginlerindendir. Yolculuk yazılarını kendi çektiği fotoğraflarla Moto News, Motosiklet Dünyası ve Rasim Aydın dergilerinde yayımladı. Hâlen Trabzon’da reklamcılık yapmakta, doğa ve portre fotoğrafları çekmekte; yapımcı, yönetmen, senaristlik yapmaktadır.

Cabülka romanı ile Tuzla belediyesi Roman birinciliği, 2004 Ömer Seyfettin hikâye üçüncülüğü, 2005 Ümraniye hikâye birinciliği, 2005 Homeros Bursa’da Zaman ile makale mansiyonu, 2013 Ahmet Hamdi Tanpınar hikâye birinciliği, 2014 Ahi Evran senaryo yarışması birinciliği ödüllerini kazandı.

Yaşar Bedri, kültür dünyamızın renkli isimlerinden birisidir. Çok yönlü kişiliği ile denenmemiş olanı deneme özelliklerine sahiptir. Dilindeki ayrıcalık, kelimelerinin özgün oluşundan kaynaklanır. Hece ile şiir yazmaya karşı çıkmıştır. Modern ile gelenekseli eserlerinde buluşturmuş, bir yandan mesellerin şairi olmuştur. Adını Koyamadığım’da gerçeklikten kopmadan gerçeküstü arayışı ile keşfe çıkar.

Bâbil’i Beş Geçe’de mesellerle çağdaş anlatım tekniğini, arkaik deyişlerle yerel söylemi yakalar. Cabülka-Yolcu ile Derviş Meseli’nde lirizmin öne çıktığı mesnevi geleneğinin izleri vardır. Bu eserinde, doğuya özgü bir türü modern kurmaca ile düzyazıya döker. Mevlana ile başlayp Yunus’la bitirdiği Âh Minyatürleri’nde gelenek ve lirizmi nasıl ustaca harmanladığını gösterir. Şiirlerinde ve Cabülka romanında devam ettirdiği mesel geleneği, Rüya Korkusu hikâyelerinde de görülür.

Yaşar Miraç kimdir? Hayatı, Eserleri

9 Eylül 1953’de Trabzon’da dünyaya gelen Yaşar Miraç, ilkokul ve ortaokulu Trabzon’da okudu. Trabzon lisesinden mezun oldu. Okumak ve çalışmak amacıyla Almanya’ya gitti, onbeş ay sonra döndü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / İstanbul’da Yeni Türkü yayınlarını kurdu ve yönetti. Tekrar Almanya’ya gitti ve orada evlendi. Uzun süre Almanya’da Türkçe öğretmenliği yaptı. 1999 yılında Türkiye’ye döndü. Hastalığı nedeniyle emekli oldu.

İlk şiirleri Trabzon’da yerel gazetelerinde yayımlandı. Başından beri halk edebiyatını özümsemiş ve özgün bir ses olarak insanlık, barış, demokrasi, gurbet, sıla konulu, türkü tadında, coşkulu, akışkan, imgeleri çarpıcı ve yeni, dur durak tanımaz çağdaş şiirler yazan Miraç’ın şiirleri 1975’ten sonra Militan, Sanat Emeği, Milliyet Sanat Dergisi, Türk Dili ve Yusufçuk, Yazko Edebiyat dergilerinde yer aldı. Şiirleri değişik dillere çevrildi.

Eserleri; Trabzonlu Delikanlı, Şili ile Söyleşi, Gül Ekmek, Taliplerin Ağıdı, Çan Deresi Türküleri, İçli Şarkılar, Trabzon’dan Çıktım Yola, İstanbul Bir Kırmızı Gül, Yurdumun İşçileri, Barış Günlerinin Gümüş Denizi, Güleriz Ağlanacak, Karadeniz Hırçın Kız, Lazcaz

Ödülleri; 1980 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü / Trabzonlu Delikanlı ile, 1982 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü / Dilsiz Sevdalılar ile

“Ozan Ağıdı”

ben şimdi gidiyorum
bensiz yalnız yıldıza

ölmedim ben diyorum
ışık oldum sonsuza

o kırk telli sazımla

gitmedim geliyorum
türkülerimle size

ben şimdi uçuyorum
bensiz güz gönlünüze

kırk kanatlı kuşumla

“Yaralı”

bir yaralı sevdalıyım
göğsümün gürgün pınarı
gonca güller karanfiller
moran gelincikler kanar

bir kırık badem dalıyım
yurdumun yorgun kuşları
ala şahinler turnalar
yuvaları dağıtılan
toy kanatları kırılan
emekcen gurbet kuşları
sürgün kuşlar bana konar

bir çamlıbel maralıyım
ayça sudan içmedeyken
gökten bala geçmedeyken
avcılar ağına düştüm
yarıldı gönsümün narı
yaralıyım yaralı
defne
dalım
sarın
beni
yaralıyım yaralıyım
gövercinim örtün beni
ırmaklarım yunun beni
yıldızlarım malaklarım
dağlara kaçırın beni

Yaşar Nabi Nayır kimdir? Hayatı, Eserleri

1908 yılında Üsküp’te dünyaya gelen Yaşar Nabi Nayır, 1981 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi. Nayır, Üsküp’te mahalle mektebine başladı. Balkanların içinde bulunduğu karmaşa ve 1912 yılında başlayan Balkan Savaşları nedeniyle sürekli olarak annesiyle beraber İstanbul ile Üsküp arasında gidip geldi. Bu sebeple Kadıköy’de Osmangazi İlkokulu, Torosyan Ermeni Okulu, Üsküp İrfan Mektebi ve Üsküp Fransız Okulu gibi çeşitli okullara devam etti.

Haber Merkezi / 1924 yılında ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. Babasını henüz dört yaşındayken kaybeden Yaşar Nabi, ailesinin geçimini sağlayabilmek adına Galatasaray Lisesi Ticaret ve Bankacılık bölümünü tercih ederek 1929’da buradan mezun olmasının ardından 1933 yılına kadar bankacı olarak çalıştı. Daha sonra Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yazarlık ve çevirmenlik (1934-1940) yapan yazar, 1940-1943 yılları arasında Türk Dil Kurumu’nda, 1943-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda görev yaptı.

Edebiyata şiir ile başlayan Yaşar Nabi, 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini 1946 yılında Ankara’dan İstanbul’a taşıdı ve Varlık Yayınlarını kurdu. Bu tarihten itibaren vefatına kadar olan tüm zamanını yayıncılıkla geçirdi. Uluslararası P.E.N. Yazarlar Derneği’nin Türkiye Başkanlığını da yürüten Yaşar Nabi Nayır, Türk kültür hayatına yaptığı katkılar dolayısıyla 1979 yılında Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne layık görüldü. 1981 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Daha çok yayıncı kimliği ile tanınan Yaşar Nabi, edebiyata ilk adımını şiirle atmıştır. Lise edebiyat öğretmeninin teşvikiyle ilk şiirlerini Çocuk Dünyası dergisinde yayımlar. Daha sonraki şiirleri ise Servet-i Fünun (1926), Yeni Kitap (1927-1928), Hayat (1928), Muhit (1932-1933), Çığır (1933), Ülkü (1933) gibi dergilerde yayımlanır. 1928 yılında arkadaşlarıyla birlikte Yedi Meşale isminde bir kitap çıkarır. Ziya Osman Saba, Cevdet Kudret Solok, Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Muammer Lütfi Bahşi, Kenan Hulusi Koray’ın aralarında bulunduğu bu grup, yeni bir edebî anlayış getirme iddiasındadır.

Kitabın önsözünde açıkladıkları sanat anlayışlarına göre yenilik ve canlılık arayan bu grup eserlerini Meşale’de yayımlar. Şiirlerini hece ölçüsüyle ve olabildiğince sade bir dille yazmaya gayret eden Yaşar Nabi, Kahramanlar (1929, 1970), Onar Mısra (1932) adında şiir kitapları yayımlamıştır. Zamanla şiirden uzaklaşarak Bir Kadın Söylüyor (roman, 1931), Adem ve Havva (roman, 1932), Bu da Bir Hikâyedir (hikâye, 1935), Sevi Çıkmazı (hikâye, 1935), Mete (oyun, 1933), İnkılâp Çocukları (oyun, 1933), Beş Devir (oyun, 1933), Köyün Namusu (oyun, 1933), Radyofonik Öyküler (oyun, 1979) gibi edebiyatın diğer alanlarında da eserler verir.

Yaşar Nabi deneme, makale, eleştiri, gezi yazısı türlerinde de eserler vermiştir. Balkanlara yaptığı gezi sonrasında buradaki Türklerin durumu ve tarihî Türk mirası üzerine düşüncelerini kaleme aldığı Balkanlar ve Türklük (1936) adlı eserinin yanı sıra Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937), Nereye Gidiyoruz (1948), Yıllar Boyunca (1959), Atatürkçülük Nedir? (1963), Atatürk Yolu (1966), Edebiyat Dünyamız (1971), Dost Mektupları (1972), Değişen Dünyamız (1973), Çağımıza Ters Düşenler (1975) gibi eserleri fikrî temeldeki çalışmalarıdır. Ayrıca Ahmet Haşim (1952), Ömer Seyfettin (1952), Tevfik Fikret (1952), Homeros (1952), Molière (1953) gibi biyografi ve Genç Neslin En Güzel Hikâyeleri (1937), Türk Nesir Antolojisi (1952), Başlangıcından Bugüne Türk Şiiri (1968), Günümüz Türk Hikâyeleri (1977) gibi antoloji çalışmaları da bulunmaktadır.

Yaşar Nabi’nin edebiyata bir diğer katkısı ise çeviri alanındadır. “Balkanların Gorkisi” olarak tanınan Romen yazar Panait Istrati ve Balzac başta olmak üzere Fransızcadan çeviriler yaptı. Istrati’den kitap formatında ilk çevirileri yapan Yaşar Nabi, bunları Varlık Yayınlarından art arda çıkararak Balkan edebiyatından bir sanatçının Türkiye’de tanınması noktasında önemli bir adım atmıştır.

Yaşar Nabi Nayır’ın kültür-sanat camiasına en önemli katkısı ise Varlık dergisidir. 1933 yılı Temmuz’unda yayınına başladığı dergi çalışmalarını vefatına kadar aralıksız sürdürür. O kadar ki İkinci Dünya Savaşı yıllarında silah altına alındığında bile dergi formalarını düzenleyip yayına hazırladığından kendi anılarında bahseder. Türk edebiyatının en uzun soluklu dergisi olan Varlık, birçok genç kalemin edebiyat camiasına kazandırılmasında ve bir sanat ocağı olma noktasında ciddi bir öneme sahiptir. Aynı zamanda 1946 yılında kurduğu Varlık Yayınları ile edebiyat dünyasına önemli eserler kazandıran Yaşar Nabi Nayır’ın bir yayıncı olarak en önemli katkısı da bu noktada kendini gösterir. Yerli yazar ve şairlerin yetişmesi ve tanınması kadar yabancı sanatçıların da Türk edebiyatında tanınmasında önemli bir role sahiptir. Cengiz Aytmatov, Kırımlı Cengiz Dağcı, Kıbrıslı Özker Yaşın ve Panait Istrati’yi Türk okurlarına tanıtan Yaşar Nabi Nayır’dır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Ziya Gökalp kimdir? Hayatı, Eserleri

23 Mart 1876 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Ziya Gökalp, 25 Ekim 1924 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Gökalp’in gerçek adı Mehmet Ziya’dır. İlk eğitimini amcasından aldı. 18 yaşında girişiminde bulundu. Bir yıl sonra İstanbul’da Baytar Mektebine kaydoldu. Jön Türkler’den etkilendi ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı.

Haber Merkezi / Eylemleri nedeniyle tutuklandı, bir yıl cezaevinde kaldı. Diyarbakır’a sürgüne gönderildi. Orada memur olarak görev yaptı. ttihat ve Terakki’nin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. “Peyman” gazetesini çıkardı. Selanik’te toplanan İttihat ve Terakki Kongresi’ne Diyarbakır delegesi olarak katıldı, örgütün yönetim kuruluna üye seçildi. İttihat Terakki İdadisi’nde sosyoloji dersleri verdi. Bir yandan da “Genç Kalemler” dergisini çıkardı. Diyarbakır’dan Meclis-i Mebusan’a seçildi, İstanbul’a taşındı. Türk Ocağı’nın kurucuları arasında yer aldı.

Derneğin yayın organı “Türk Yurdu” başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası, Yeni Mecmua’da yazılar yazdı. İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji dersleri verdi. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizler tarafından Malta’ya sürgün edildi. İki yıl sürgünde kaldı. Serbest kalınca Diyarbakır’da Küçük Mecmua’yı çıkardı. Cumhuriyet sonrası Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığı’na atandı ve  Ankara’ya yerleşti. 2. Dönem Diyarbakır’dan millet vekili seçildi.

“Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” diye adlandırdığı bir düşünce çerçevesinde ürünler verdi.  Batı’nın teknolojik ve bilimsel gelişmesini sağlayan pozitif bilim anlayışını benimsedi. Dini, toplumsal birliğin sağlanmasında yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi. Toplumsal modeli, Emile Durkheim’in teorik temellerini kurduğu “dayanışmacılık” temelinde şekillendi. Bireyi temel alan liberalizm ile sınıfsız toplumu temel alan Marksizm’e karşı mesleki örgütleri temel toplum birimi olarak kabul eden solidarizmde karar kıldı.

Eserleri; Kızıl Elma, Türkleşmek / İslamlaşmak / Muasırlaşmak, Yeni Hayat, Altın Işık, Türk Töresi, Doğru Yol, Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyet Tarihi (ölümünden sonra), Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (ölümünden sonra), Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri I

Zeynep Uzunbay kimdir? Hayatı, Eserleri

11 Temmuz 1961 yılında Sivas’ın Gemerek İlçesi’nde dünyaya gelen Zeynep Uzunbay’ın asıl adı Zeynep Özdemir’dir. 1979 yılında Kayseri Sağlık Meslek Lisesi’ni, 1985’te de Gazi üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dil ve Edebiyatı bölümünü bitirerek mezun olmuştur.

Haber Merkezi / İlk olarak Tokat’ta bir süre hemşirelik yapmış, ardından öğretmenliğe geçmiş yapmıştır. Zeynep Uzunbay’ın ilk şiiri “Bekleme Beni”dir ve 1993 yılında Çağdaş Türk Dili dergisinde yayımlanmıştır. Uzunbay’ın şiirleri ve çeşitli konulardaki yazıları ağırlıklı olarak Varlık, Damar, Yeni Biçem, gibi dergilerde yayımlanmıştır. 1995 yılında Uzunbay, “Sabahçı Su Kıyıları” isimli dosyasıyla Çankaya Belediyesi ve Damar Dergisi Yarışması’nda üçüncü olmuştur.

1998 yılında yayımlanan Yaşamaşk isimli kitabıyla da Uzunbay, 1998 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’ne değer görülmüştür. 2004 yılında yayımlanan şiir kitabı Kim’e Uzunbay’a Karşıyaka Homeros Şiir Ödülü’nü kazandırır. Uzun yıllar Edebiyatçılar Derneği üyeliği yapmış olan Uzunbay dernek çerçevesinde de birçok etkinlikte görev almıştır. Uzunbay, ilerleyen yıllarda özellikle çocuklar için öyküler kaleme almış, roman, inceleme ve deneme türünde de eserler vermiştir. Şiirleri İtalyanca ve İngilizceye çevrilmiştir.

Zeynep Uzunbay’ın şiirinde ortaya çıkan en bariz özelliği kendine özgü biçimde geliştirdiği kelimelerle ilişkisidir. Şair, kelimelerde şiiri bağlamında çeşitli deformasyonlara giderek onlardan yeni biçim ve anlamlar çıkarmaya çalışır. Böylelikle şiirlerine yeni kapılar aralar. Ortaya çıkan bu yeni oluşumlar onun şiirini daha çarpıcı ve özgün kılar. Uzunbay’ın şiiri genel olarak akıcı, sade ve açık olarak tanımlanır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Kim Kardashian, son paylaşımlarıyla sosyal medyayı salladı

Dünyadaki en cazip bekar kadın benzetmesi yapılan Kim Kardashian, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son paylaşımlarla adeta sosyal medyayı salladı. Kardashian, fotoğraflarını “anlaman için değil” notuyla paylaştı.

Haber Merkezi / Tatil keyfi yapmaya devam eden Kim Kardashian, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımlarla hayranlarına “keyfim yerinde” mesajını verdi.

40 yaşındaki Kardashian, krem rengi plaj kıyafetiyle verdiği pozları “anlaman için değil” notuyla paylaştı. Kim Kardashian’ın fotoğrafına 4 milyona yakın beğeni geldi.

Eşi Kanye West’e boşanma davası açtıktan sonra onlarca flört teklifi aldığı belirtilen Kim Kardashian için dünyadaki en cazip bekar kadın benzetmesi yapılıyor.

Kardashian, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla takipçilerinin beğenisini kazanıyor. Kardashian’ın yaptığı paylaşımlardan bazılarını sizler için derledik: