BİSAM Açıkladı: Asgari Ücretli Yüzde 6.2 Daha Fakirleşti

2826 lira olan asgari ücret, resmi verilere göre bile gıda fiyatları karşısında alım gücünü ciddi oranlarda yitirdi. Buna göre asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti. 

Haber Merkezi / Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi’nin (BİSAM) ‘2021 Eylül Ayı Alım Gücü Araştırması’nı açıkladı. Açıklanan rapor, asgari ücretlinin artan gıda fiyatları karşısında hemen hemen tüm ürünlerde alım gücünü ciddi şekilde yitirdiğini ortaya koydu.

Ağustos ayında resmi enflasyonun bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.3 artarken, gıda enflasyonunun yüzde 29.8 olduğunun anımsatıldığı raporda, “Asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti” denildi.

Raporda, “Bugün asgari ücretin, geçen yılki kadar katı ve sıvı yağ alınabilmesi için 3 bin 422 lira, sebze alabilmek için 3 bin 150 lira, süt ve süt ürünleri alabilmek için 3 bin 96 lira, et alabilmek için 3 bin 14 TL lira olması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

BİSAM’ın Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, en fazla alım gücü kaybı yüzde 17.4 ile en çok sıvı ve katı yağda düştü. Sebzelerde alım gücü kaybı yüzde 10.3’e ulaştı.

Raporda, asgari ücretlinin geçen yılın aynı ayına göre süt, peynir ve yumurta grubundaki alım gücü kaybının yüzde 8.7 olurken, bu oranın ette yüzde 6.3, meyvede yüzde 3.6, ekmek ve tahıl ürünlerinde ise yüzde 1.7 olduğu belirtildi.

Raporda, “En çok alım gücü kaybı yaşanan gıda ürünleri için asgari ücretlinin geçen sene ağustos ayındaki alım gücüne ulaşması için ciddi farklar söz konusudur. Örneğin salatalık fiyatlarında yaşanan artış karşısında alım gücünü yaklaşık yarı yarıya yitiren asgari ücretlinin, geliri ile geçtiğimiz seneki kadar salatalık alabilmesi için ücreti 5 bin 314 lira olmalıdır” denildi.

Bu tutarın kabakta 4 bin 358 lira, şeftalide 4 bin 213 lira, taze fasulyede 3 bin 916 lira, tavukta 3 bin 812 lira, ay çiçek yağında ise 3 bin 714 lira olduğu ifade edildi.

Ücretli Çalışan Sayısı Temmuz Ayında Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2021 dönemine ait Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı. Açıklanan verilere göre, ücretli çalışan sayısı temmuzda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,9 artarken 2021 Haziran dönemine göre yüzde 0,5 azaldı.

Haber Merkezi / TÜİK verilerine göre, Haziranda 13 milyon 723 bin olan ücretli çalışan sayısı temmuzda 13 milyon 644 bine düştü.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2021 Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,9 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 12 milyon 307 bin 332 kişi iken, 2021 yılı Temmuz ayında 13 milyon 643 bin 956 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Temmuz ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 10,4, inşaat sektöründe yüzde 14,4 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 10,5 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2021 Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Temmuz ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,5 ve inşaat sektöründe yüzde 3,7 azaldı, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 arttı.

Açlık Sınırı 2.909, Yoksulluk Sınırı 8.263 TL

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Ağustos ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.909,9 TL, yoksulluk sınırı ise 8.263,1 TL olarak tespit edildi.

Haber Merkezi / Yapılan araştırmaya göre Ağustos ayında Temmuz ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 3,09’luk bir artış yaşandı. Ağustos ayında Temmuz ayında göze çarpan en büyük artışlar yüzde 56,3 artışla salatalık, yüzde 43,85 artışla kabak, yüzde 36,14 artışla limon, yüzde 32,79 artışla taze fasulye, yüzde 21,74 artışla karpuz; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 7,15 azalışla patates, yüzde 6,22 azalışla domates, yüzde 5,19 azalışla kuru fasulye madde fiyatlarında yaşandı.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0,64’lük bir artış gözlenirken; Ağustos ayında Temmuz ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 1,19’luk bir artış oldu. Aydınlanma madde fiyatında ise Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi.

Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında yüzde 3,46’lık bir artış gözlendi. Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimin yüzde 12 artışla cilt ve bakım ürünleri madde fiyatlarında olduğu tespit edildi. Bununla birlikte kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 1,25 azalışla ağız ve diş bakım ürünleri fiyatında düşüş gözlemlendi.

Eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 1,47’lik bir artış oldu. Eğitim-kültür madde fiyatlarında Temmuz ayına göre değişimin yüzde 8,51 artışla yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 4,82 artışla yurtiçi hafta sonu turları madde fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 3,65 azalışla tablet, yüzde 1,38 azalışla bilgisayar fiyatlarında düşüş olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ulaşım madde fiyatlarında yüzde 1,75’lik bir artış olduğu belirlendi. Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 15,49 artışla şehirlerarası tren ücreti, yüzde 5,72 artışla araba kiralama ücreti fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte ulaşım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 2,49 azalışla şehirlerarası otobüs ücretinde düşüş gözlemlendi.

Çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 2,49’luk bir artış yaşandı. Çevre ve su madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 5,32 artışla yer ve duvar döşemesi madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında artış gözlendi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre sağlık madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,82’lik bir artış olarak gözlenirken, en göze çarpan değişimlerin yüzde 3,39 artışla hastane yatak ücreti; yüzde 2,04 azalışla laboratuvar tahlil ücretleri fiyatlarında olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında ise ortalama yüzde 0,41’lik bir artış gözlendi. Giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimler yüzde 8,96 artışla sweatshirt, yüzde 3,41 artışla çorap, yüzde 2,2 artışla kuru temizleme ücreti madde fiyatlarında oldu. Bununla birlikte giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 3,84 azalışla elbise, yüzde 3,44 azalışla gömlek, yüzde 3,11 azalışla terlik madde fiyatlarında düşüş gözlemlendi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre haberleşme madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,52’lik bir artış olarak yansıdı. Haberleşme madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 1,48 artışla telefon yedek parçaları madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

100 TL’lik Elektrik Faturasının 23 TL’si Şirketlere Gidiyor!

Özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerinin son 3 yılda 2 kattan fazla arttığına dikkat çeken CHP’li Akın, “Şu anda vatandaşın ödediği her bir elektrik faturasının yüzde 23’ü elektrik üreten şirketleri desteklenmeye gidiyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, vatandaşın faturasına eklenen özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerinin son 3 yılda 2 kattan fazla arttığına dikkat çekerek, “Destekleme amacından saptı. 2018-2020 arasında şirketlere yapılan ödeme yüzde 112 arttı. Şu anda vatandaşın ödediği her bir elektrik faturasının yüzde 23’ü elektrik üreten şirketleri desteklenmeye gidiyor. Kurulan sistem halkın değil şirketlerin lehine. Bu sistemler faturalar düşmesi mümkün değil” dedi.

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre Akın, özel elektrik üretim şirketlerine verilen desteklemelerin vatandaşın faturasına yansıması konusunda Makina Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu ile yaptığı ortak çalışmada doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaşın faturasına yüklenen tutarları ortaya çıkardı. Akın’ın çalışmasında özetle şunlar yer aldı:

“Öyle ya da böyle vatandaşın cebinden alınıyor”

3 çeşit destek var: Özel elektrik üretim şirketlerine yenilenebilir enerji destekleme mekanizması (YEKDEM), yerli kömür santrali desteği ve kapasite mekanizması olmak üzere toplam üç çeşit parasal destek veriliyor. Söz konusu üç destek doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaşın faturalarına yansıtılarak bir yük oluşturuyor. Destekleme adı altında ödenen paranın kamudan çıktığı dikkate alındığında bu paranın öyle ya da böyle vatandaşın cebinden alındığını söylemek mümkün.

Amacından saptı: Destekleme ödemelerinde en büyük payı YEKDEM oluşturuyor. Dünyanın her yerinde yenilenebilir enerji destekleniyor. Şüphesiz Türkiye’de desteklenmesi gerekiyor. Ancak bugünkü haliyle YEKDEM amacından sapmış durumda. YEKDEM’de küçük üreticiler yerine büyük üreticilerin ağırlığı arttı. Büyük kamu santralleri özelleştirildikten sonra YEKDEM kapsamına dahil edildi. Özellikle son 6-7 yılda yaşanan dere tipi HES furyası da sistemin amacından sapmasına neden oldu.

3 yılda katlandı: EPDK tarafından açıklanan ‘faturalandırılan elektrik üretim miktarı’ ile ‘YEKDEM’, ‘yerli kömür’ ve ‘kapasite mekanizması’ ödemeleri karşılaştırılınca özellikle son 3 yılda özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerindeki rekor artış dikkat çekiyor. Yıllık olarak yapılan hesaplamada 2018, 2019 ve 2020 yılı verileri karşılaştırınca elektrik faturalarına doğrudan ya da dolaylı yansıyan tutarın 3 yılda katlandığı gerçeğiyle ortaya çıkıyor.

2018’de her ay 11.09 TL: 2018’de yılında 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye vergi ve fonlar dahil özel şirketlere yapılan destekleme ödemeleri; 9.21 lira YEKDEM, 0.76 lira yerli kömür ve 1.12 lira kapasite destek mekanizması olmak üzere toplam 11.09 lira olarak yansıdı. Başka bir deyişle 2018’de ortalama 150 kilovatsaat tüketim yapan bir haneden doğrudan ya da dolaylı olarak tükettiği elektrik miktarı bedelinin dışında her ay özel şirketlere destek ödemesi adı altında 11.09 lira yansıtıldı.

2019’da hız kesmedi: 2019’de faturalandırılan elektrik miktarı azalmasına karşın özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destek ödemeleri daha da arttı. Buna göre 2019’da ortalama 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye her ay tükettiği elektrik bedelinin dışında 13.67 lira YEKDEM, 1.64 lira yerli kömür ve 1.62 lira kapasite mekanizması olmak üzere toplam 16.92 lira destek ödemesi yansıtıldı. 2019’ds faturalara yansıyan destek ödemesi kalemlerinden YEKDEM yüzde 48; yerli kömür yüzde 115 ve kapasite mekanizması ise yüzde 44 oranında arttı.

Artış iki kattan fazla: 2020’ye de destek ödemesinin yükü artışını sürdürdü. Buna göre 2020’de ortalama 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye 20.14 lira YEKDEM, 1,72 lira yerli kömür ve 1,74 lira kapasite mekanizması olmak üzere toplam 23,62 lira destek ödemesi yansıtıldı. 2018 ile karşılaştırıldığında destek ödemelerindeki artış yüzde 112.98 oldu. Başka bir deyişle 2018-2020 arasında vatandaşa doğrudan ya da dolaylı olarak yansıtılan destek ödemeleri 2 kattan fazla arttı.

Faturanın yüzde 23’ü: 2020’de aylık 150 kilovatsaat tüketim yapan bir abonenin her ay gelen faturasına dolaylı ya da doğrudan yansıtılan ve özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destek ödemelerinin payı yaklaşık yüzde 23 oldu. Başka bir deyişle vatandaşın elektrik faturasında ödediği tutarın yüzde 23’u şirketlere gidiyor.

“Sistem şirketlerin lehine işliyor”

CHP’li Akın, desteklemenin amacının kaliteli hizmet ve düşük fatura olduğuna dikkat çekerek; “Gelinen aşamada sistem amacından saptı. Destekleme artık vatandaşın ucuz enerji alması değil, şirketlerin desteklenmesi ve kurtarılmasına dönüştü. Bu destekleme sistemleri vatandaşın değil, şirketlerin lehine. Sistem mevcut haliyle devam ederse vatandaşın faturası asla düşmez” değerlendirmesinde bulundu.

 

TÜİK Duyurdu: Ekonomi İkinci Çeyrekte Yüzde 21.7 Büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verisini açıkladı. Buna göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 21.7 arttı.

Haber Merkezi / GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; hizmetler yüzde 45.8, sanayi yüzde 40.5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32.4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32.3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25.3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8.5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3.7, inşaat yüzde 3.1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2.3 arttı. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22.7 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.9 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 21.9 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2021 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 52,4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon TL oldu. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 566 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları yüzde 22.9 arttı

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 22.9 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 4,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 20.3 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 59.9, ithalatı ise yüzde 19.2 arttı.

İşgücü ödemeleri yüzde 36.1 arttı

İşgücü ödemeleri, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36.1, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 78.2 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 37.0 iken bu oran 2021 yılında yüzde 32.9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 42.8’den yüzde 49.8’e yükseldi.

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi Temmuz Ayında Arttı

TÜİK’in açıkladığı Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 7,82, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 30,17, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37,99 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 24,54 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Temmuz 2021 Hizmet Üretici Fiyat Endeksi” verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, H-ÜFE temmuzda bir önceki aya göre yüzde 7,82, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 30,17, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37,99 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 24,54 artış gösterdi.

Endeks, geçen yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 39,31, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 30,39, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 13,39, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 164,78, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 22,2, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 28,16 arttı.

Aylık bazda, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 3,27, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 8,28, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 3,16, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 51,1, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 1,72, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 8,13 artış görüldü.

H-ÜFE sektörlerinde yıllık en düşük artış yüzde 6,15 ile telekomünikasyon hizmetlerinde oldu. Bunu büro yönetimi, büro destek ve diğer iş destek hizmetleri yüzde 7,26 ile yayımcılık hizmetleri de yüzde 11,69 ile takip etti.

Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri yüzde 164,78, su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 102,01, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 69,59 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olarak kayıtlara geçti.

Bilgi hizmetleri yüzde 0,61 azaldı

H-ÜFE’ye göre aylık 21 alt sektör daha düşük, 6 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi. H-ÜFE sektörlerinden programcılık ve yayıncılık hizmetlerinde yüzde 28,29, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetlerinde yüzde 7,64, bilgi hizmetlerinde yüzde 0,61 azalış gerçekleşti.

Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri yüzde 51,10, konaklama hizmetleri yüzde 19,78, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 14,88 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Dış Ticaret Açığı Temmuz’da Yüzde 51,3 Arttı

TÜİK ve Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,3 artarak 2 milyar 827 milyon dolardan, 4 milyar 278 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Temmuz ayında yüzde 84,0 iken, 2021 Temmuz ayında yüzde 79,3’e geriledi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı, ‘Temmuz 2021 Dış Ticaret İstatistikleri’ verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; ihracat 2021 yılı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,2 artarak 16 milyar 415 milyon dolar, ithalat yüzde 16,8 artarak 20 milyar 693 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2021 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34,9 artarak 121 milyar 325 milyon dolar, ithalat yüzde 25,8 artarak 146 milyar 802 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İhracat yüzde 8,9, ithalat yüzde 24,0 arttı

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2021 Temmuz ayında yüzde 8,9 artarak 14 milyar 442 milyon dolardan, 15 milyar 720 milyon dolara yükseldi.

Temmuz ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 24,0 artarak 13 milyar 357 milyon dolardan, 16 milyar 566 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Temmuz ayında 846 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 16,1 artarak 32 milyar 287 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 94,9 oldu.

Dış ticaret açığı Temmuz ayında %51,3 arttı

Temmuz ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,3 artarak 2 milyar 827 milyon dolardan, 4 milyar 278 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Temmuz ayında yüzde 84,0 iken, 2021 Temmuz ayında yüzde 79,3’e geriledi.

Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 4,7 azalarak 26 milyar 720 milyon dolardan, 25 milyar 477 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 77,1 iken, 2021 yılının aynı döneminde yüzde 82,6’ya yükseldi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2021 Temmuz ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,1 oldu.

Ocak-Temmuz döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,9 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2021 Temmuz ayında ara mallarının payı yüzde 77,8, sermaye mallarının payı yüzde 12,9 ve tüketim mallarının payı %8,9 oldu.

İthalatta, 2021 Ocak-Temmuz döneminde ara mallarının payı yüzde 76,0, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 10,0 oldu.

En fazla ihracat yapılan ülke Almanya

Temmuz ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 446 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 57 milyon dolar ile ABD, 983 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 803 milyon dolar ile İtalya, 772 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,8’ini oluşturdu.

Ocak-Temmuz döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 10 milyar 832 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 7 milyar 830 milyon dolar ile ABD, 7 milyar 227 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 6 milyar 277 milyon dolar ile İtalya ve 5 milyar 663 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,2’sini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Çin aldı

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Temmuz ayında Çin’den yapılan ithalat 2 milyar 657 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 453 milyon dolar ile Rusya, 1 milyar 630 milyon dolar ile Almanya, 937 milyon dolar ile ABD, 905 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,5’ini oluşturdu.

Ocak-Temmuz döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 17 milyar 800 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 15 milyar 85 milyon dolar ile Rusya, 12 milyar 903 milyon dolar ile Almanya, 6 milyar 885 milyon dolar ile ABD, 6 milyar 490 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 40,3’ünü oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 1,1 azalırken, ithalat yüzde 4,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2021 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 26,4, ithalat yüzde 31,4 arttı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Temmuz ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 2,9’dur. Ocak-Temmuz döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Temmuz döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,0’dır.

Temmuz ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 74,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 13,1’dir. Ocak-Temmuz döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,2’dir. Ocak-Temmuz döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,8’dir.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2021 yılı Temmuz ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,4 artarak 15 milyar 620 milyon dolar, ithalat yüzde 15,7 artarak 19 milyar 841 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Temmuz ayında dış ticaret açığı yüzde 40,4 artarak 3 milyar 7 milyon dolardan, 4 milyar 221 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Temmuz ayında yüzde 82,5 iken, 2021 Temmuz ayında yüzde 78,7’ye geriledi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2021 yılı Ocak-Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 35,3 artarak 115 milyar 122 milyon dolar, ithalat yüzde 26,3 artarak 141 milyar 89 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 2,6 azalarak 26 milyar 665 milyon dolardan, 25 milyar 967 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 76,1 iken, 2021 yılının aynı döneminde yüzde 81,6’ya yükseldi.

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘Elekrtik Zammı’ Çağrısı

Sosyal medya hesabından elektrik şirketlerinin yeni bir zam oranı için onay istediğini ileri süren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak, “Böyle bir şeyi onaylamayı sakın aklından bile geçirme, sakın” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında bir paylaşımda bulunarak, elektrik şirketlerinin yeni bir zam oranı için onay istediğini ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunduğu paylaşımında Kılıçdaroğlu, “Duyuyoruz ki elektrik şirketleri saraydan yeni zam oranı için onay istemişler. Erdoğan, böyle bir şeyi onaylamayı sakın aklından bile geçirme, sakın” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, paylaşımının devamında ise şunları dedi;

“Bırakın zammı, iktidarın elektrik faturasında halka destek vermesi gerekir. Ya fatura inmeli ya halka destek verilmeli. Eğer bu soygun devam ederse biz halkımızla birlikte kararımızı verip, bu şirketlere ve faturalarına karşı adımlarımızı atacağız.”

 

Açlık Sınırı 2 bin 927 TL’ye Yükseldi

Türk-İş, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 927 yoksulluk sınırının 9 bin 533 TL’ye yükseldiğini, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin ise aylık 3572 lira olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından 34 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan, “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının sonuçlarına göre, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 927 yoksulluk sınırı 9 bin 533 TL oldu.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı ise yüzde 22,78 olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2 bin 926,72 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 9 bin 533,28 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3 bin 572,79 TL oldu.

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması geçen aya göre 23 TL, yılbaşına göre 337 TL ve geçen yıla göre 543 TL arttı. Aile bütçesi ise aylık 76 TL, sekiz aylık 1.097 TL ve yıllık 1.769 TL tutarında arttı.

Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,80 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk sekiz ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 13 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 22,78 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,06 olarak hesaplandı.

CHP’den Elektrik Faturalarının Şeffaf Olması Çağrısı

Son bir yılda yüzde 30, son üç yılda ise yüzde 122 oranında artan elektrik faturalarının şeffaf olmadığına dikkat çeken CHP’li Akın, “Vatandaşlardan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor. Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, art arda gelen zamlarla son bir yılda yüzde 30, son üç yılda ise yüzde 122 oranında artan elektrik faturalarının vatandaşı isyan ettirirken; elektrik faturalarının şeffaf olmadığına dikkat çekti.

CHP’li Akın, “Vatandaş elektrik faturasını öderken yalnızca kullandığı elektriğin bedeli değil; enerji şirketlerine dağıtım bedeli ve desteklerden oluşan bedelleri de ödüyor. Faturaların yaklaşık yüzde 30’u dağıtım bedeli, yaklaşık yüzde 25’i ise şirketlere verilen desteklere gidiyor. Vatandaştan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşa ödetilen pek çok bedelin elektrik faturalarında gizlendiğini söyleyen CHP’li Akın, yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi:

“Türkiye’de elektrik faturaları son bir yılda yaklaşık yüzde 30 oranında artmıştır. Ekonominin şahlanacağı iddiasıyla hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin üçüncü yılında elektrik faturalarındaki artış yüzde 122 oranını bulmuştur. Vatandaşlarımızın özellikle 1 Temmuz 2021 tarihinde yapılan yüzde 15 oranındaki zammın ardından gelen faturalara haklı olarak tepki göstermiştir.

“Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var”

Elektrik faturalarının sürekli artması günümüzde temel bir hak olan elektrik hizmetinin vatandaşlarımıza kamusal değil, adeta bir müşteri mantığıyla ulaştırıldığını göstermektedir. İktidar elektrik hizmetinde vatandaşı müşteri olarak görmektedir. İktidarınızda ucuzlayacağı ve hizmetin kalitesinin artacağı vaadiyle elektrik dağıtımı özelleştirilmiştir. 21 bölge halinde özelleştirilen elektrik dağıtımı, faturaları daha da artırmış, dağıtım hatlarında yeterli yatırımın yapılmaması nedeniyle sık sık elektrik kesintileri yaşanmaya başlanmıştır.

Elektrik faturalarına yansıyan dağıtım bedeli, elektrik üretim şirketlerine verilen YEKDEM desteği gibi doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaştan alınan bedeller de gizlenmektedir. Dağıtım bedelinin faturanın neredeyse yüzde 30’unu oluşturduğu, , enerji şirketlerine verilen desteğin payının ise yüzde 25’i bulduğu ifade edilmektedir. Başka bir deyişle vatandaşa fatura edilen bedelin yarısından fazlası elektrik tüketim maliyeti değil, şirketlere verilen dağıtım bedeli ve destekleme ödemesine gitmektedir. Vatandaşlardan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor. Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var.”